94 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 94
Article Yeniden Çeviride Zamana Karşı Bağlam: The Jungle Book Üzerinden Yeniden Çeviri Hipotezinin Yeniden İncelenmesi(2023) Özer, Özge BayraktarRudyard Kipling Türkçeye ilk olarak bir çocuk edebiyatı eseri olan The Jungle Book’un 1936 yılında yayınlanan çevirisi (Cengel Kitabı) ile kazandırılmıştır. Söz konusu ilk çeviriyi günümüze kadar pek çok yeniden çeviri takip etmiştir. Bu çalışma, The Jungle Book eserinin beş farklı Türkçe çevirisi üzerinden yeniden çeviri hipotezinin temel varsayımlarını yeniden sınamayı amaçlamaktadır. Yeniden çeviriler hem birbirleriyle hem de ilk çeviriyle metne bağlı ve kültüre özgü unsurlar açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda benimsenen yöntem açısından, çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, incelenen çevirilerin yayınlandığı dönemlerdeki sosyo-bağlamsal koşulları odağına alan artsüremli bir inceleme yer almaktadır. İkinci kısımda ise yeniden çeviri hipotezini yeniden sınamak üzere eşsüremli incelemeye yer verilmiştir. Sunulan karşılaştırmalı örneklere dayanarak, yeniden çeviri hipotezinde öne sürüldüğü gibi ilk çeviri ve yeniden çeviriler arasında, erek odaklı yaklaşıma yönelik doğrusal bir ilerlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yerine, çevirinin üretildiği ve yayımlandığı dönemin bağlamsal faktörlerinin, çevirmenlerin çeviri seçimlerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, hipotezin doğrulanması ya da yanlışlanmasında, vaka analizi yöntemindeki örnek metin seçimlerinin de etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, yeniden çeviri kavramı ve yapısına ilişkin daha güvenilir bulgular için artsüremli ve eşsüremli incelemenin bütüncül bir anlayışla bir arada yapılması önerilmiştir.Book Part Citation - Scopus: 1Boundary-Element Method in Microfluidics(Springer Science+Business Media, 2015) Çetin, Barbaros; Baranoğlu, BesimArticle KAHRAMANMARAŞ ÇOCUK ABALARINDA NAZARLIK(2016) Kuru, Songül; Kırkıncıoğlu, Zeynepİnanç sistemine bağlı olarak gelişen toplumlarda, sembolik ifadeler, kişisellikten öte, toplumca kabul gören ortak değerleri yansıtmışlardır. Semboller, bir arada yaşayan insanların ortak özelliklerini, inançlarını, göreneklerini temsil ederek ve onların diğerlerinden ayrılmasını sağlamaktadır. Yaşam, doğum, üreme, korunma vb. gibi insanlığın ortak döngüleri üzerine kurgulanan semboller, önceleri mağara duvarlarında ve mitolojilerde yer alırken, daha sonra dokuma ve desenleme tekniklerinin geliştirilmesiyle, bu görevi dokumalar üstlenmiştir. Dokuma ürünlerine uygulanan desenlerle; doğum, bereket, beslenme, ölüm, korunma ile ilgili birçok anlam yüklemiştir. Korunma ile ilgili motiflerin başında nazar, nazarlıklar gelmektedir. Anadolu'da önemli inançlardan birisi de nazar inancıdır. Arapça bakış anlamına gelen nazar, Türkçede de aynı manada kullanılır. Çalışmanın amacı; Türk kültüründe önemli yeri olan nazar konusu hakkında bilgi vermek ve Kahramanmaraş çocuk abalarında bulunan nazar ve koruma ile ilgili motifler ve süslemeleri fotoğraf ve çizimlerle irdeleyerek değerlendirmektir. Betimsel yöntemin kullanıldığı araştırmada, Anadolu gelenek ve göreneklerine göre çocukları nazardan korumayla ilgili inançlardan bahsedilmiştir. Kahramanmaraş çocuk abalarında geleneksel öğeler içeren nazara karşı koruyucu motifler, çeşitli malzeme ve objelerden yapılan süslemeler ve ifade ettiği sembolik anlamlar yorumlanarak öneriler getirilmiştirBook Part Citation - Scopus: 4Stress, Coping, and Social Media Use(IGI Global, 2022) Demirtepe-Saygılı, D.Social media has become a part of people’s lives and many psychological processes are suggested to be related with social media use. This chapter examines social media use from a stress and coping perspective. Social media can be a stressor for users with the content of posts they see, with a fear of negative evaluation, as an unhealthy attachment to social media accounts, and as a result of cyberbullying. Social media use can also be a problem-focused coping as a source of information, an emotion-focused coping as a distraction, and a source of social support. Lastly, it can be a predictor or a part of well-being as well as a moderator or mediator between coping and well-being. After elaborating on social media use as a part of the coping process, implications for research and practice are discussed. The key points from a coping viewpoint are specified for users, parents, teachers, and professionals. While problematic use of social media can be part of dysfunctional coping and a worse well-being, healthy use can help individuals deal with stresses and lead to a better well-being. © 2022 by IGI Global. All rights reserved.Article ŞEFFAFLIK DÜZEYLERİ HALKA AÇIK BANKALARIN KÂRLILIK ORANLARINI ETKİLİYOR MU? KURUMSAL YÖNETİM TEMELLİ BİR ARAŞTIRMA(2023) Tümer, Tolga; Sayar, Zafer; Sayar, Ali Rıza ZaferKurumsal yönetim alanında öncü olan bankalar, kurumsal yönetimin temel ilkelerinden birisi olan şeffaflık aracılığıyla paydaşlarıyla iletişim sağlamaktadırlar. Kurumsal yönetim teorilerine göre, pay-daşlarla ilişkilerin olumlu olmasının finansal performansı ve kârlılığı arttıracağı öngörülmektedir. Bu çalışma, “Gerçekten şeffaflık bankaların kârları üzerinde olumlu etkide bulunuyor mu?” sorusunu istatistiki olarak araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma sonuçları, halka açık bankaların şeffaflık düzeyleri ile kârlılık oranları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın bulgularına göre; halka açık bankaların şeffaflık düzeyi, pozitif yönde en çok ROE’yi ve vergi öncesi kârı içeren kârlılık oranlarını etkilemektedir.Conference Object Citation - WoS: 1An Undergraduate Curriculum for Deep Learning(Ieee, 2018) Tirkes, Guzin; Ekin, Cansu Cigdem; Sengul, Gokhan; Bostan, Atila; Karakaya, MuratDeep Learning (DL) is an interesting and rapidly developing field of research which has been currently utilized as a part of industry and in many disciplines to address a wide range of problems, from image classification, computer vision, video games, bioinformatics, and handwriting recognition to machine translation. The starting point of this study is the recognition of a big gap between the sector need of specialists in DL technology and the lack of sufficient education provided by the universities. Higher education institutions are the best environment to provide this expertise to the students. However, currently most universities do not provide specifically designed DL courses to their students. Thus, the main objective of this study is to design a novel curriculum including two courses to facilitate teaching and learning of DL topic. The proposed curriculum will enable students to solve real-world problems by applying DL approaches and gain necessary background to adapt their knowledge to more advanced, industry-specific fields.Article Citation - Scopus: 19Creep and shrinkage behavior of high-strength concrete and minimum reinforcement ratio for bridge columns(Precast/Prestressed Concrete Institute, 2010) Mertol,H.C.; Rizkalla,S.; Zia,P.; Mirmiran,A.This paper summarizes the findings of an extensive research program that examined the shrinkage and creep behavior of high-strength concrete (HSC) up to a strength of 18 ksi (124 MPa). Creep and shrinkage strains of 60 specimens were monitored for up to two years. The variables considered in this investigation were the concrete compressive strength, specimen size, curing type, age of concrete at loading, and loading stress level. Research findings indicate that the current American Association of State Highway and Transportation Officials' AASHTO LRFD Bridge Design Specifications could be used to estimate the creep coefficient and shrinkage strain of HSC up to 15 ksi (103 MPa). However, the current AASHTO LRFD specifications do not provide appropriate predictions for concrete compressive strength greater than 15 ksi (103 MPa). A revised time-development correction factor is proposed to obtain better predictions for HSC up to 18 ksi (124 MPa). For HSC compression members, the current AASHTO LRFD specifications require an excessive amount of minimum longitudinal reinforcement to account for the long-term effects due to shrinkage and creep. Based on an analysis, a new relationship is proposed for the required minimum reinforcement ratio.Article Yas Sürecine İlişkin Sosyal Temsiller Üzerine Niteliksel Bir Çalışma(2020) Balcı, Büşra Bahar; Korkmaz, LemanSosyal temsiller halihazırda bildiğimiz şeyleri ya da yeni tanıştığımız kavramları anlamak ve onları iletmek içinkullanılan bir yoldur. Bu araştırmanın amacı ise, yürütülen iki farklı çalışma ile yasa ilişkin sosyal temsillerinaraştırılmasıdır. Birinci çalışmada Türkiye’de sıklıkla kullanılan 3 internet sözlüğünde (Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlükve Instela) “yas” başlığı altına yazılmış 171 tane girdi incelenmiş ve anlamlı tematik birimlere ayrılmıştır. Çalışma2’de çevrimiçi veri toplama platformu üzerinden katılımcılardan “yas” denildiğinde akıllarına gelenleri yazmalarıistenmiştir. Bu soruya cevap veren 93 katılımcının cevabı, birinci çalışmada olduğu gibi anlamlı tematik birimlereayrılmıştır. Yapılan içerik analizleri sonucunda her iki çalışmada, “Yas Sürecindeki Duygusal Tepkiler”, “YasSürecini Tanımlayıcı / Betimleyici İfadeler”, “Yas Sürecindeki Bilişsel Tepkiler”, “Yas Sürecindeki DavranışsalTepkiler”, “Yas Sürecindeki Psikopatolojik Tepkiler”, “Kolektif Yas” ve “Yasa İlişkin Olumlu Atıflar” olmak üzere7 ortak tematik birime ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak sadece Çalışma 1’de “Yas Sürecinin Sanattaki Yansımaları /Yasın Sanatla İfade Edilmesi” tematik birimine ulaşılmıştır. Alan yazında yasa ilişkin çalışmalar genellikle kişilerleyüz yüze yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Bu araştırma, internet sözlüklerini kullanması ve bireylere anketaracılığı ile yasa ilişkin doğrudan soru sorması açısından alan yazındaki diğer çalışmalardan yöntemsel olarakfarklılaşmaktadır. Ayrıca, Türkiye’de yasın sosyal temsillerine dair daha önce yürütülen bir çalışma olmadığı için, buçalışmanın alan yazına katkı sunacağı düşünülmektedirBook Part Achieving Business Benefits From ERP Systems(IGI Global, 2008) Mishra, A.Enterprise resource planning (ERP) systems are becoming popular in medium and large-scale organizations all over the world. As companies have to collaborate across borders, languages, cultures, and integrate business processes, ERPs will need to take globalization into account, be based on a global architecture, and support the features required to bring all the worldwide players and processes together. Due to the high cost of implementation for these systems, organizations all over the world are interested in evaluating their benefits in the short and long terms. This chapter discusses various kinds of business benefits in a comprehensive way in order to justify the acquisition and implementation of ERP systems in organizations in the present global context. © 2008, IGI Global.Conference Object Citation - WoS: 1THE USE OF CUMULANTS FOR VOICED-UNVOICED SEGMENTS IDENTIFICATION IN SPEECH SIGNALS(Ieee, 2014) Uslu, Baran; Tora, HakanIn this study, voiced-unvoiced classification performance of Turkish sounds using skewness and kurtosis is examined. The analyses show that higher order cumulants can be employed as a feature in voiced-unvoiced classification that is vital in speech processing applications. Furthermore, it has been shown that cumulants are also useful for identifying voiced and unvoiced segments in noisy speech signals.

