Search Results

Now showing 1 - 10 of 1865
  • Master Thesis
    Türk Spor Teşkilatının Sorunları ve Yeniden Yapılanması
    (2008) Gül, Çiğdem; Bircan, İsmail
    21. yüzyılda bilim, teknoloji ve iletişimdeki hızlı gelişmeler ve bunun sonucunda oluşan hızlı değişimler, artan rekabet koşulları, yeni yönetim biçimi ve anlayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bu durum örgütlerde değişme ve yeniden yapılanmayı zorunlu kılmıştır. Bu değişim ve yeniden yapılanmaya uyum günümüz örgütlerinin en başta gelen sorunlarından biri olmuştur.Bu araştırma, Türk Spor Teşkilatının tarihsel gelişiminden itibaren bugüne kadar yapılanma süreçlerine değinilmiş, mevcut yasalar incelenerek bu yasaların uygulanabilirliği irdelenmiştir. Avrupa'daki spor yapılanması ele alınarak ülkemizdeki var olan yapılanma ile karşılaştırılmış, Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün spordaki sorunları ve bu sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur.Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı ile başlayıp Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile devam eden Türk Spor Yönetiminin tarihsel gelişiminin her döneminde sporu yeniden yapılanmaya götürecek çeşitli yasalar çıkarılmış fakat gerek ülkedeki siyasi yapılanmalar, atanma koşulları, ekonomik nedenler gerekse yasaların uygulanma alanlarının bulunamamasından dolayı planlanan pozitif yapılanma değerlerine hala ulaşılamamıştır. Koyulan yasalar bazında bakıldığında yeniden yapılanma alanında eksiklikler yoktur. Fakat mevcut yasaların uygulanamamasından ve siyasi kutuplaşmalardan dolayı sporun yönetiminde söz sahibi kurumlar belirledikleri pozitif yükselmeyi beklenen oranlarda gösterememişlerdir. Halen var olan tesisler zamanında yapılamamakta, bölgenin ihtiyaç ve beklentileri belirlenerek tesis planlamasına gidilememektedir. Okullardaki beden eğitimi ders saatleri düşürülerek çocukların küçük yaşta spor branşlarında profesyonelleşmeleri, yeteneklerini keşfetmelerinin önünde engel oluşturmaktadır. Sporcuların sosyal güvenlikleri hala bir sonuca ulaştırılamamış, amatör sporcular kendi imkânlarıyla sağlık kurumlarından yararlanmaktadırlar.
  • Master Thesis
    Kosova`nın Nihai Statüsü: Tarihi Süreç ve Günümüzdeki Geişmelerin İncelenmesi
    (2006) Önen, Ahmet Meriç; Olcay, Bülent
    Kosova, coğrafi konumu nedeniyle Balkanlar'ın düğüm noktasını oluşturan ve stratejikbakımdan önemli bir bölgedir. Bu nedenle tarihsel süreç içinde birçok medeniyetin ilgi odağıhaline gelmiştir. Bu gün ise Kosova'lı Arnavutlar bağımsız bir devlet olmak yolundamücadele vermektedir.Yugoslavya Cumhuriyeti farklı etnik kökenleri barındıran yapısıyla, II nci DünyaSavaşı'ndan sonra kurulmuştur. Tito'nun ölümü ve dünya konjonktüründe meydana gelendeğişiklikler, Yugoslavya'yı parçalanma sürecine taşımıştır. Federasyonu oluşturan devletlerbağımsızlıklarını bir bir elde ederken, Kosova'lı Arnavutların bağımsızlık yönünde talepleriSırp güçleri ve Miloşeviç tarafından şiddet olayları ve birçok insanlık suçunun işlenmesinintemel nedenini teşkil etmiştir.Sırplar Kosova'nın Ortodoks ve Slav kültürünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve bunedenle Kosova'nın Sırbistan'ın ayrılmaz bir parçası olduğu tezini savunurken, Kosova'lıArnavutların yıllardır baskı gördüklerini, Kosova topraklarında çoğunluğu oluşturmalarınedeniyle Sırbistan yönetiminden bağımsız talep etmeleri Kosova Sorununun temelini teşkiletmektedir.Miloşeviç Yönetimi'nin Kosovalı Arnavutlara yönelik şiddet olaylarını durdurmak amaçlı,1999 yılında NATO Birlikleri'nin Kosova'ya yaptığı harekat sonrasında, 1244 sayılı GüvenlikKonseyi kararı ile Kosova için özerk bir yönetim kurulması kabul edilmiştir.BM kontrolünde geçen altı yıllık süreçte Kosova'lı Arnavutlar bağımsızlık için mücadelevermişlerdir. BM, Kosova'nın bağımsız devlet olabilme standartlarını henüz taşımadığıyönünde kararlı olmasına rağmen, BM öncülüğünde Sırbistan ve Kosova arasında bağımsızlıkiçin müzakerelere başlanmıştır. 2006 yılı Kosova bağımsızlık mücadelesinde önemli bir yılolacaktır. Sırbistan-Kosova ve BM'in katılımı ile gerçekleşecek görüşmelerde Kosova'nın2006 yılı sonunda koşullu bir bağımsızlık statüsünün kabul edilmesi beklenmektedir.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Anxiety and Depression After Cesarean: Non-Pharmacological Evidence Based Practices;
    (Dokuz Eylul University, 2022) Terzioğlu,F.; Gençbaş,D.; Boztepe,H.; Doğu,N.; Akdeniz,C.; Yüceer,B.
    The purpose of this review is to examine the non-pharmacological evidence-based practices of anxiety and depression after a cesarean section delivery. Postpartum anxiety and depression have increased in the last decade, the rates of postpartum depression are around 13% worldwide. In the postpartum period, women may experience anxiety and depression due to the operation they have undergone; such as being in an unfamiliar environment, facing new technological equipment and encounters with the medical teams, the post-operative pain, the new roles women undertake as mothers. One of the factors that increase anxiety and depression in the postpartum period is the type of delivery. In Turkey, the rate of cesarean delivery is comparatively high, which is approximately 52%. Anxiety and depression after cesarean section develop due to fear and concern such as the complications that may occur during and after the mother's anesthesia, the possibility delaying breastfeeding her baby, and experiencing pain. Non-pharmacological evidence-based applications such as reiki, acupressure, hand and foot massage, yoga, reflexology, aromatherapy, skin to skin care, nursing care protocols were found to be effective in studies conducted to reduce anxiety and depression after cesarean-section. Nurses who have critical roles and responsibilities in pre-and post-cesarean care practices are recommended to include these evidence-based non-pharmacological practices in routine care practices. © 2022, Dokuz Eylul University. All rights reserved.
  • Article
    DEMOKRASİ VE MALİ YETKİLER İLİŞKİSİNDE YENİ BİR SOLUK
    (2019) Müftüoğlu, Zeynep
    Demokrasi ve mali yetkiler özellikle 13. yüzyıldan bu yana sıkı bir ilişki içinde olmuş; birbirine paralel bir gelişim izlemiştir. Odak noktasında bütçe hakkı olmak üzere geniş bir kapsama sahip olan bu ilişkinin; 2018 yılının Aralık ayında kamuya açılan “Avrupa’nın Demokratikleşmesi için Manifesto” ile bir yandan gelenekselleşmiş izleri ve önemi tekrar ortaya çıkmış bir yandan da bu ilişkiye yeni bir soluk getirilmiştir. Bu önemden ve güncel gelişmelerden yola çıkarak çalışmada, demokrasi ve mali yetkiler arasındaki ilişkinin tarihçesi ve aşamaları özetlenmekte ardından söz konusu Manifesto incelenerek tarihi gelişim ile ortak noktaları ve farklılaştığı noktalar ele alınmaya ve yorumlanmaya çalışılmaktadır.
  • Article
    Experimental Study and Theoretical Investigation of High Temperature Proton Exchange Membrane Fuel Cell Micro-Cogeneration Application
    (Turkish Soc thermal Sciences Technology, 2018) Devrim, Yilser; Ozgirgin Yapici, Ekin; Energy Systems Engineering
    In this study, a house hold micro-cogeneration system is designed using high temperature proton exchange membrane (HTPEM) fuel cell. HTPEM type fuel cells gain the highest interest lately, due to their advantages in terms of increasing efficiency and power quality, reducing harmful emissions and flexibility of operation with respect to the other fuels. The micro-cogeneration system involves producing both electrical energy and hot water and/or vapor together in an economical way, utilizing single fuel (HTPEM fuel cells) for household applications. During the operation of the fuel cell, for high efficiency and stable power production, the access heat of the stack should be removed constantly and the temperature of the stack should be held stable. Heat recovered from the designed innovative cooling system is used for acquiring energy for heating water. This way, thermal efficiency is almost doubled compared to simple cycle. In the scope of this study, 225 W HTPEM fuel cell stack is designed and tested at 160 degrees C operation temperature with hydrogen gas and air. During operation, for homogenous distribution of temperature among the cells, for a short start up period leading to a fast required steady state temperature and for constantly removing the access heat produced in the cell, the cell stack is cooled by using a cooling fluid (Heat Transfer Oil 32- Petrol Ofisi). Selection of insulation material type and thickness for the cell stack is done using natural convection and radiation loss calculations. For the most efficient operating conditions, micro-cogeneration system water inlet and exit temperatures, water and cooling fluid flow rates, convenient pipe diameter and pump power calculations are done to finalize the design. With the cogeneration system designed during the studies, by recovering the access heat of the insulated HTPEM cell stack, district water with initial temperature of 15-20 degrees C is heated around 50 degrees C. Data gathered during studies indicate that fuel cell micro-cogeneration application is highly viable.
  • Article
    Bilim - Teknoloji ve Sanat
    (Bilim ve Teknoloji, 2012) Ünver, Erdem
    1. bölümde çağdaş toplumların ve bireylerin temel özelliklerini belirleyen bilim, teknoloji ve sanatın benzeşen ve ayrılan yönleri maddeler halinde açıklamıştı. Sözü edilen madde başlıkları: 1- Hedef, Amaç ve Araç Boyutu, 2- Gelişim ve Değişim, 3- Egemen Olma, 4- Güdüleme, 5- İletişim ve Etkileşimdi. Bu bölümde bu üç kavramın karşılaştırılması yapısal ve işlevsel açıdan değerlendirilecektir.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Firma Büyüklüğü ve Sahiplik Yapısını Etkileyen Sektöre Özgü Firma Belirleyicilerinin Analizi: İmkb'de Sektörel Karşılaştırma
    (2011) Karabıyık, Hilal; Arslan, Mehmet
    Araştırmanın amacı, reel sektörde faaliyet gösteren firmaların kurumsal yönetim mekanizmaları ile sektörel farklılıkları değerlendirilerek firma büyüklüğü ve sahiplik yapısının özelliklerinin belirlenmesi ve bu yapıların şirketlerin finansal performans göstergelerine etkisinin saptanarak aralarındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Araştırmaya konu olan firmalar, 2003-2010 yılı arasında İMKB'de işlem gören firmalar arasından seçilmiştir. Bu firmaların sektörel farklılıkları yansıtması amacıyla; imalat sanayi, enerji ve teknoloji olmak üzere üç farklı sektörde yer almasına dikkat edilmiştir. Yine analize tabi tutulan firmaların 3 aylık konsolide mali tabloları esas alınmıştır.Araştırma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vekâlet teorisine ağırlık verilerek yönetim ve yönetimin teorik temelleri incelenmiştir. İkinci bölümde, kurumsal yönetim kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise İMKB'de işlem gören firmalar üzerinde sektöre özgü farklılıklar dikkate alınarak sektörel özelliklerin firma büyüklüğü ve sahiplik yapılarına etkileri analiz edilmiştir.Araştırmada; betimsel istatistik, faktör analizi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi olmak üzere dört ayrı istatiksel analiz kullanılmıştır. Bağımlı değişken firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı, bağımsız değişken ise sektörel özellikler olarak belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; halka açılma oranı, I. büyük ortak payı imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji sektöründe orta, teknoloji ve bilişim sektöründe düşük seviyelerdedir. Personel sayısı ise imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji ve teknoloji sektöründe halka açılma oranıyla eş değer seyir izlemektedir. Halka açılma oranı ve I. büyük ortak payı kıyaslandığında, hâkim hissedarın kontrol üzerinde payı yüksek buna bağlı olarak dağınık sahiplik yapısı düşük, denetim ve azınlık hissedarın yönetimde söz sahibi olanağı kısıtlıdır. Bu nedenle de vekâlet maliyetlerinin düşük olduğu ve kurumsal yönetim uygulamalarının zayıf olduğu sonucu çıkarılabilir. Personel sayısı ve öz sermaye oranına göre analizde, genel itibariyle büyük ölçekli ve sermaye yoğun firmalar mevcuttur. Sektörün yapısını belirleyen toplam finansal performans açısından ise, enerji sektöründe yüksek, imalat sanayinde orta, teknoloji ve bilişim sektöründe ise en düşük düzeydedir.
  • Master Thesis
    11 Eylül 2001 Terörist Saldırısı Neticesinde Abd'nin Güvenlik Algılamalarındaki Değişiklik
    (2007) Bektaş, Buket; Bal, İdris
    Bu çalışma'da 11 Eylül sonrası süreçte, ABD'nin benimsediği yeni güvenlikstratejileri ve uygulamaya koyduğu ?Önleyici Saldırı? doktrini, arka planı ve sonuçlarıele alınarak incelenmiştir. Bu çerçevede, ABD'nin mevcut politikalarının olumsuzyansımaları ve hatalı yönleri de ele alınmaktadır.Çalışma'nın ortaya koymaya çalıştığı temel görüş, 11 Eylül sonrasında,ABD'nin ulusal güvenlik kavramını, küresel bir güç olması sebebiyle,küreselleştirmesi ve bu çerçevede güvenlik sorununu yanlış algılayarak, yanlışpolitikaları uygulaması ve bunun sonucunda, içinden çıkılamayan bir güvenlikbunalımına ya da güvenlik sendromuna, gerek dünyayı; gerekse kendisini sürüklemişolmasıdır. Bu tespitler yapılırken, çalışma boyunca, öncelikle 11 Eylül öncesiAmerikan dış politikası, klasik temelleri ve uygulamalarıyla ortaya konulmaya veanlaşılmaya çalışılmıştır. Bu yapılırken, Amerikan dış politikasının geçen zaman vedeğişen uluslararası koşullar çerçevesinde ne şekilde dönüşüm gösterdiği tarihsel birperspektifle ifade edilmeye çalışılmıştır. Bunu takiben; 11 Eylül olaylarına sebebiyetveren küresel terörün temelleri ifade edilmeye çalışılarak, 11 Eylül olaylarına kadargelen süreç tahlil edilmeye çalışılmıştır. Bu arka plan bazında, ABD'nin 11 Eylülsonrası geliştirdiği yaklaşımlar ve uygulamaya koyduğu yasal düzenlemeler hakkındadetaylı bilgi sunularak, 11 Eylül sonrası Amerikan stratejisinin dayandığı noktalarirdelenmiştir.Çalışma'da 11 Eylül öncesi sürecin üzerine 11 Eylül sonrası yaklaşım vepolitika farklılıkları oturtularak, analitik bir yaklaşımla, ABD'nin, 11 Eylül sonrasındamuğlaklaşan ?güvenlik? kavramını, ne şekilde ?güvensizlik? kavramıyla özdeş halegetirdiği ifade edilerek; küreselleşen bir dünyada güvenliğin ve güvensizliğinküreselleşmesinin yarattığı olumsuz sonuçlar ve etkileri incelenmektedir.Anahtar Kelimeler: 11 Eylül, önleyici saldırı, küresel güvensizlik, güvenlikbunalımı, güvenlik sendromu,
  • Conference Object
    Bar code localization by image processing;
    (2005) Öktem,R.; Çetin,A.E.
    This paper addresses the problem of bar code recognition by use of image processing. Bar codes are composed of parallel alternating dark-light stripes; hence they also appear as parallel lines connected at some orientation in a binary edge map. The proposed algorithms exploit that feature and use morphology and free angle thresholding for localization. Edge map is formed by Sobel operator and binary subband decomposition separately, and the two methods are compared in terms of time complexity and performance. Detailed discussion of test results are also presented. ©2005 IEEE.
  • Conference Object
    Producing Synthetic Speech From Turkish Text Via a Single Sound Synthesizer Ic;
    (2010) Tora,H.; Cengizler,Ç.
    In this study, new speech sounds were created for Turkish letters from the allophones listed in SpeakJet Magnevation complex sound synthesizer IC, which is intended for English, by selecting and paring the most similiar phonems. Consequently, Turkish Text to Speech synthesizer was implemented with minimum enviroment elements and no physical modification on IC. Paring based on SAMPA showed that all Turkish phonems can be obtained from English allophones with high compatibility. The text to speech and paring algorithm presented herein is developed to be embedded in a microcontroller and capable to vocalize a random Turkish text with SpeakJet IC.