54 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 54
Research Project Lineer Olmayan Üçlü Schrödinger Denklemi İçin Yapı Koruyan Sayısal Yöntemler(2016) Ertuğ, Sevim; Aydın, AyhanA nonlinear implicit energy-conserving scheme and a linearly implicit mass-conserving scheme are constructed for the numerical solution of a three-coupled nonlinear Schrödinger equation. Both methods are second order. The numerical experiments verify the theoretical results that while the nonlinear implicit scheme preserves the energy, the linearly implicit method preserves the mass of the system. In addition, the schemes are quite accurate in the preservation of the other conserved quantities of the system. Elastic collision, creation of new vector soliton, and fusion of soliton are observed in the solitary wave evolution. The numerical methods are proven to be highly efficient and stable in the simulation of the periodic and solitary waves of the equation in long terms. Dispersive analysis of the equation and the numerical methoda is investigated.Research Project Türkiye\\'nin Sağlık Politikasının Avrupalılaşması ve Yerel Aktörlerin Rolü(2015) Yılmaz, Gözde; Özdemir, Burcu; Yılmaz, Tolga-Research Project Türkiye'deki Akarsu Köprüleri İçin Güvenlik-değerlendirme Yöntemi ve Oyulma Riski Analizi; Kastamonu Pilot Uygulaması(2017) Akay, Hüseyin; Yanmaz, Ali Melih; Koçyiğit, Önder; Şeker, Nurettin; Yılmaz, Meriç; Koçyiğit, Müsteyde BadunaTürkiye?de meydana gelen akarsu köprülerinin yıkılma veya ağır hasar görme olayları incelendiğinde, bu olayların genellikle taşkınlar sırasında veya hemen sonrasında yaşandığı görülmektedir. Köprülerin çoğunun ise ayaklarındaki aşırı oyulma, ayaklar arasındaki açıklığın akımla taşınan katı malzemenin birikmesiyle daralarak köprü membaında ve açıklığında su seviyesinin artması, hidrolik sıçrama meydana gelmesi gibi hidrolik etkenler nedeniyle zarar gördüğü tespit edilmiştir. Ülkemizde köprü tasarım aşamasında yapısal projelendirme kriterlerine azami dikkat gösterilmekte ancak hidrolik etkenler yeterince dikkate alınmamaktadır. Köprü trafiğe açıldıktan sonra ise zaruri durumlar haricinde herhangi bir gözlem, ölçüm, güvenlik-değerlendirme veya oyulma ölçümü, tahkiki veya bakım/onarım yapılamamaktadır. Dolayısıyla doğal veya insan kaynaklı nedenlerle akarsu taban seviyesi değişimleri, oyulma veya birikme olayları ve bunların yarattığı hidrolik etkenler ile köprü üzerindeki etkileri bilinememektedir. Çalışma kapsamında pilot bölge olarak Kastamonu bölgesi seçilmiştir. KGM?de 15. Bölge olarak bilinen bölgede özellikle hidrolik nedenlerin etkili olduğu ve oyulmanın gözlemlendiği farklı akarsular üzerinde bulunan 5 adet köprü (Bartın I, Bartın III, Filyos V, Çatalzeytin, Gökçebey (Tefen)) seçilmiştir. Projede hidrolojik, hidrolik ve köprü oyulma risk değerlendirme çalışmaları ile arazi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Hidrolojik çalışma kapsamında havzaya ait sayısal haritalarla birlikte meteorolojik ve akım gözlem verileri yardımıyla HEC-HMS yazılımı kullanılarak havzanın hidrolojik değerlendirilmesi yapılmış ve havzanın taşkın potansiyelinin belirlenmesi için morfometrik parametreler seçilerek hesaplanmıştır. Hidrolik çalışma kapsamında bir boyutlu HEC-RAS modeli yardımıyla akarsu yatağından farklı yinelemeli taşkın debileri geçmesi durumunda köprü açıklığı tipi, ayak sayısı, ayak şekli ve boyutları kullanılarak akarsu boyunca taban ve su yüzü profilleri belirlenmiştir. Köprülerde yıllık oyulma riskinin belirlendiği HYRISK yazılımı kullanarak ise oyulma risk analizi yapılmıştır. Saha çalışmalarında köprülerde gözlemsel muayene yapılmış, akarsu tabanı ve farklı köprü noktalarında ölçümler yapılarak akarsu taban değişimleri ile ayaklarda oyulma olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda akarsu köprüleri için kapsamlı bir envanter ve güvenlik-değerlendirme algoritması geliştirilmiştir. Ayrıca algoritmanın KGM tarafından uygulanabilmesi için mevcut olanaklar göz önüne alınarak bir sistem önerilmiştir.Research Project Mesleklerarası Simülasyon Eğitiminin Jinekolojik Onkolojide Palyatif Bakım Yeterliliklerinin Kazandırılmasına Etkisi(2019) Terzioğlu, Füsun; Şahan, Fatma UsluBir eğitim müdahale çalışması olarak gerçekleştirilen projede karma yöntem kullanılmıştır. Projenin nicel bölümü, mesleklerarası simülasyon eğitiminin öğrencilerin jinekolojik onkoloji palyatif bakım yeterliliklerine, disiplinlerarası eğitim algısına ve ekip çalışması tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrol müdahale çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Projenin nitel bölümü, öğrencilerin mesleklerarası jinekoloji onkoloji palyatif bakım eğitiminde simülasyon kullanımı konusunda görüş, düşünce ve önerileri belirlemek amacıyla odak grup görüşmeleri yapılarak gerçekleştirilmiştir. Projenin örneklemini dört farklı meslek grubundan 84 öğrenci (Hemşirelik: 22; Diyetisyen: 23; Sosyal Hizmet Uzmanı:22; Doktor: 17) oluşturmuş ve öğrenciler dört gruba ayrılmıştır. Tüm öğrenciler ?Jinekolojk Onkolojiye Yönelik Mesleklerarası Palyatif Bakım Eğitimi?ne katılmış, eğitimden bir hafta sonra müdahale gruplarına yüksek geçerlikte simülasyon, hibrit simülasyon ve her iki simülasyon yöntemi birlikte uygulanmış, kontrol grubuna hiç bir simülasyon yöntemi uygulanmamıştır. Projenin nicel verileri, Öğrencilerin Tanıtıcı Özellikleri İle İlgili Veri Toplama Formu, Palyatif Bakım Konusunda Yeterliliklerinin Belirlenmesi Yönelik Soru Formu, Disiplinler Arası Eğitim Algısı Ölçeği, Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği ile toplanmıştır. Veri toplama araçları öğrencilere eğitim öncesinde, simülasyon uygulamalarından hemen sonra ve simülasyon uygulamasından 3 ay sonra uygulanmıştır. Projenin nitel bölümü müdahale gruplarında yer alan 27 öğrenci ile gerçekleştirilmiş, müdahalelerden bir hafta sonra nitel veriler toplanmıştır. Projede, mesleklerarası simülasyon eğitiminde yüksek geçerlikte simülasyon ve hibrit simülasyon uygulamalarının öğrencilerin palyatif bakım yeterlilikleri (p=0,001), disiplinlerarası eğitim algısı (p=0,001) ve ekip çalışması tutumları (p=0,012) toplam puan ortalamalarını anlamlı düzeyde arttırdığı belirlenmiştir. Nitel görüşmeler sonucunda öğrencilerin palyatif bakıma yönelik bilgi ve farkındalıklarının arttığı, ekip çalışmasının önemini daha iyi anladıkları, lisans eğitim müfredatlarında mesleklerarası eğitimin ve bu eğitimde simülasyon kullanımının önemini kavradıkları belirlenmiştir.Research Project Saç Metallerde Akma Yüeyi Tespiti için Eş Zamanlı Sıcaklık ve Genleme Ölçümüne Dayalı Yeni Bir Deneysel Yaklaşımının Geliştirilmesi(2012) Karadoğan, Celallettin; Özdemir, İzzet; Argeşo, Ahmet Hakan; Herkiloğlu, Oğuzhan-Research Project Donör-akseptör Düzeninde Yeni Bir Bileşik Grubununtasarımı, Sentezi ve İletken Polimerlerinin Uygulama Alanları(2011) Cihaner, Atilla; Tirkeş, Seha; Atak, Samed-Research Project Okzim Türevli Ligandlar İçeren Yeni Plantik(ıı) Komplekslerinin Sentezi, Elektrokimyasal Karakterizasyonu ve Antioksidatif Antikanser Etkileri(2012) Özalp, Şeniz Yaman; Emrullahoğulları, Mustafa; İşgör, Sultan Belgin-Research Project Lineer Olmaya Üçlü Schrödinger Denklemi için Yapı Koruyan Sayısal Yöntemler(2016) Aydın, Ayhan; Ertuğ, Sevim-Research Project Anti-bakteriyel Çekirdek-kabuk Tipi Eseksenli Elektroeğirilmiş Kompozit Pcl/kitosan Yara İyileşme Materyalleri(2017) Şaşmazel, Hilal TürkoğluTamamlanan projenin amacı, eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanarak, kitosanın poli (?- kaprolakton) (PCL) ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan ve bu sayede, kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğrilebilirliğinin tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, hücre-materyal ilişkisinin, anti-bakteriyel etkinin ve harekete dayanıklılığın aynı anda önem arz ettiği yara iyileşme materyalleri geliştirilmesidir. Bu sebeple tamamlanan projede, doku iskelelerinin üretimi için pek çok yöntem arasından öne çıkan eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanılarak, kitosanın PCL ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan bir malzemenin üretilmesi hedeflenmiştir. Böylece, dış katmandaki (kabuk) kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile iç katmandaki (çekirdek) PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğirilebilirliği tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, biyouyumluluğun yanı sıra anti-bakteriyel performansın ve esnekliğin de önem arz ettiği yara iyileşme uygulamalarında kullanılmak üzere bir malzeme geliştirilmesi düşünülmüştür. Literatürde bu şekilde geliştirilmiş PCL/kitosan çekirdek-kabuk tipi kompozit fiberlerden oluşan bir yara iyileşme materyalinin bulunmaması sebebiyle son derece özgün olan bu projenin ana kapsamında, PCL çekirdek (iç katman) ve kitosan kabuk (dış katman) olmak üzere eşeksenli kompozit fiberlerden oluşan yara iyileşme materyallerinin eşeksenli elektroeğirme yöntemiyle üretimi gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda en başarılı parametreler olarak kitosan besleme hızı 2 μL, PCL besleme hızı 15 μL, düse-toplayıcı arasındaki mesafe 15 cm ve uygulanan voltaj 25 kV değerleri belirlenmiştir. Daha sonra bu parametrelerle, SEM görüntülerinden elde edilen ortalama fiber çapı ile ortalama gözenek boyutu, TEM analizi ile elde edilen morfolojik bilgiler ve XPS analizi ile elde edilen yüzey kimyası ve çekme testi sonucu elde edilen mekanik özellikleri arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca, özellikle hedeflenen yara örtü materyali uygulamalarında önem arz eden şişme oranı, su absorplama ve su hapsetme (retention) kapasiteleri gravimetrik yöntem kullanılarak, gaz geçirgenliği kapasitesi ise ASTM E96 standardında belirtilen şekilde ölçülerek hesaplanmıştır. Örneklerin ASTM F- 1635-95 standardında belirtildiği şekilde lizozim içerikli PBS ile in vitro bozunma (degradasyon) deneyleri yürütülerek bozunma tayinleri gravimetrik ölçümlerle yapılmıştır ve SEM analizinden elde edilen görüntülerle bu süreç izlenmiştir. Projenin son aşamasında, tüm üretim parametreleri optimize edilen ve karakterizasyon çalışmaları sonucu belirlenen fiziksel ve kimyasal özellikleriyle bu parametreler arasındaki ilişkisi kurulan bu yara iyileşme materyalinin, hem L929 ATCC CCL-1 fare fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-materyal etkileşimi ve hem de Staphylococcus aureus (gram pozitif) ve Escherichia Coli (gram negatif) bakterileri kullanılarak anti-bakteriyel performansı incelenmiştir. Standart MTT testi, hemositometrik sayım ve çeşitli boyama ve görüntüleme teknikleri kullanılarak materyallerin hücre-materyal etikileşimleri; disk difüzyon testi ve inhibisyon tayini yapılarak anti-bakteriyel performansları belirlenmiştir. Tüm bu in vitro testlerin sonucunda, en yüksek hücre yapışması ve 3 boyutlu hücre büyümesi ile aynı zamanda anti-bakteriyel etki performansı gösteren malzemelerin, optimum üretim parametreleri ile bunların sonucu elde edilen fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenerek proje tamamlanmıştır. Söz konusu bu başarılı doku iskeleleri ile önümüzdeki dönemlerde hayvan çalışmalarının başlatılması öngörülmektedir. Planlanan bu hayvan çalışmaları için uygun bir hayvan modelinin belirlenmesi ve buna ait prototip çıkarılması düşünülmektedir.Research Project Önüretimli Beton Kiriş-kolon Bağlantıları için Yapısal Çelik Elemanların Kullanıldığı Alternatif Bağlantıların Geliştirilmesi(2012) Baran, Eray; Baran, Mehmet-

