Search Results

Now showing 1 - 10 of 33
  • Article
    Konut Kullanıcılarının Kentsel ve Sosyal Yaşam Kalitesi Farkındalığı: Ankara/çayyolu-prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Örneği
    (2015) Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Industrial Design; Industrial Design
    1980 sonrasında küreselleşme ve dinamikleri; ekonomik bütünleşme politikaları ile birlikte sosyal, kültürel ve siyasal uyum süreçlerive özellikle sermayeyi kentsel gelişmeye yönlendirmesiyle kentsel mekânı da biçimlendirmektedir. Türkiye de de küreselleşmedalgasıyla; neo liberal politikalar çerçevesinde yaşanan ekonomik değişim sürecinde, kent mekânı rant sektörü için en karlı yatırımalanına dönüştürülmektedir. Konut sektörü, etkin ve yaygın pazarlama stratejileriyle bu sürece hızla ve kolaylıkla dâhil edilmiştir.Bu gelişmede kentsel ölçekte son onlu yıllarda Ankara/Çayyolu, orta-üst ve üst gelir grubundaki kullanıcılarıyla, ekonomik ve sosyalolarak ayrışmaktadır. Bu ayrışma, fiziksel ve mekânsal kalite düzeyi yüksek olan konut alanlarında belirgindir. Ancak, konut kalitesininölçülebilir fiziksel ve mekânsal standartlarıyla birlikte, kullanıcının sosyal ve kültürel isteklerinin karşılanması, yaşam kalitesindeönem kazanmaktadır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada, konut alanlarında kullanıcıların fiziksel ve toplumsal çevre algısı ile kalitekapsamındaki talepleri ve farkındalığı, örneklem alan olarak seçilen Ankara-Çayyolu- Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı mahallesindeincelenmektedir. Bu mahallenin 1980lerle başlayan var oluş öyküsünde, neo liberal politikalar ve kentsel mekânı biçimlendirmeyeteneği baş aktör iken, kullanıcıların bu öyküdeki varlığı, yaşam kalitesi ve farkındalıkla tanımlanmaktadır. Böylece elde edilençıkarsamalar, yaşanabilir konut alanlarının oluşturulmasında yönlendirici olacaktır.
  • Article
    TÜRKİYE'DE YAPILAN HOMOFOBİ ÇALIŞMALARINA GENEL BİR BAKIŞ
    (2018) Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin Metin; Metin-orta, İrem
    Eşcinsel bireyler, toplumda önyargı ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu türden olumsuz tutum ve davranışları tanımlamak amacıyla araştırmacılar homofobi kavramını ortaya koymuştur. Homofobi, toplumun her alanını ilgilendiren ve farklı disiplinler tarafından çalışılması gereken önemli bir konudur. Özellikle, örneklemleri Türkiye'den seçilen homofobi çalışmalarının sayısı son yıllardabelirgin bir artış göstermiştir. Ancak, bu çalışmalar farklı disiplinler tarafından yürütülmekte, yöntem, örneklem, ölçüm araçları ve analiz türleri bakımından pek çok farklılık göstermektedir. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı, homofobi üzerine yapılmış olan, Türkiye örneklemli görgül, kuramsal ve derleme türündeki bilimsel makaleleri bir araya getirmek ve bulguları özetleyerek sistematik bir şekilde ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, ulusal ve uluslararası bilimsel dergide yayınlanan 35 adet makale çalışmaya dâhil edilmiş ve temel bulgular özetlenerek okuyucuya sunulmuştur. Bu çalışmalar: a)Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik tutumları ve bunlarla ilişkili olan sosyal psikolojik değişkenleri ele alan çalışmalar, b)eşcinselliğe ilişkin tutumların ölçülmesi amacıyla ölçeklerin geliştirildiği veya Türkçe'ye uyarlandığı çalışmalar, c)eşcinsellerin/LGBT bireylerin nasıl algılandıkları ve onlara ilişkin kalıpyargıları ele alan çalışmalar, d)eşcinsel/LGBT bireylerin sosyal ve bireysel alanda karşılaştıkları sorunları ve bunların sosyal ve psikolojik sonuçlarını ele alan çalışmalar ve son olarak e)eşcinsellere ilişkin tutumların değişip değişmediğine odaklanan çalışmalar şeklinde gruplandırılabilir. Bu derleme, alan yazınına, eksik olan noktaların tespit edilmesi ve gelecek çalışmalarda ele alınabilecek konulara yol göstermesi bakımından katkı sağlamaktadır.
  • Article
    Sosyal Temsil Kuramı Bağlamında Kurumsal Reklamlar: Türk Hava Yolları Örneği
    (2014) Çetin, Muharrem; Eşiyok, Elif Sönmez
    Moscovici tarafından geliştirilen sosyal temsil kuramının, iletişim alanı başta olmak üzere çeşitli çalışma ve araştırmalarda kuramsal çerçeve olarak kullanıldığı görülmektedir. Sosyal temsillerde esas amaç bilinmeyen bir olguyu, önceden bilinen ve tanıdık olan kavramlarla açıklamaktır. Benzer şekilde kurumların vurgulamak istedikleri yönlerinin iletilmesi amacına hizmet eden kurumsal reklamlarda, hedef kitlenin önceden bildiği ve aşina olduğu kavram ve simgeler kullanılmaktadır. Bu noktadan hareketle, çalışmada kurumsal reklamlar sosyal temsil kuramı bağlamında ele alınarak incelenmiştir. Araştırmada bir hava yolu şirketi olan ve dünyanın farklı noktalarına uçuşlar gerçekleştiren Türk Hava Yollarının kurumsal reklam örnekleri, sosyal temsil kuramı paradigmaları çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmiştir.
  • Article
    PERSONEL UYGULAMALARININ ÖRGÜTSEL BAĞLILIK VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞIN İŞTATMİNİNE ETKİLERİ
    (2015) Akbolat, Mahmut; Işık, Oğuz; Tengilimoğlu, Dilaver
    Çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının eşitlik, evrensel personel uygulamaları, iş arkadaşlarına güven, politik engellenmişlik ve uzmanlığa yatırım algılarının örgütsel bağlılığa ve örgütsel bağlılığın da iş tatminine etkisini ortaya çıkarmaktır. Sakarya'da faaliyet gösteren iki hastanede görevli 196 işgörenden anket yöntemi ile elde edilen verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli, bağımsız örneklerde t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, evrensel personel uygulamaları, iş arkadaşlarına güven ve uzmanlığa yatırımın örgütsel bağlılık üzerine pozitif; politik engellenmişliğin negatif etkisi bulunmaktadır. Ayrıca örgütsel bağlılığın da iş tatmini üzerinde pozitif yönlü etkisi bulunmaktadır. Buna karşılık, eşitliğin örgütsel bağlılık üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır
  • Article
    Güven Köprüleri Kurmak: Mavi ve Beyaz Yakalı İşgücünde Sosyal Zayıflatmanın İş Biçimlendirme Üzerindeki Etkisinde Güvenin Aracılık Etkisi
    (2023) Kibaroğlu, Gamze Güner; Tosun, Burcu; Günerkibaroglu, Gamze
    Bu çalışma, dinamik ve değişken çevresel koşullar içinde organizasyonların hayatta kalması için vazgeçilmez olarak kabul edilen iş biçimlendirme üzerindeki sosyal zayıflatmanın etkisini ve bu etkide örgütsel güvenin rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, çalışma bu etkileşimlerin mavi ve beyaz yakalı personel üzerindeki etkilerinde potansiyel farklılıklara odaklanmaktadır. Ampirik veriler, Türkiye sivil havacılık sektörünün en üst düzeyinde yer alan beş şirketin toplam 416 mavi ve beyaz yakalı çalışanından toplanmıştır. Veri seti Smart PLS 4 ve IBM SPSS 26 kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, örgütsel güvenin, sosyal zayıflatma ile iş biçimlendirme arasındaki ilişkide aracılık rolü üstlendiğini sergilemektedir. Aracılık etkisi mavi yakalı personel arasında kısmi, beyaz yakalı çalışanlar arasında ise tam aracılık etkisi göstermektedir. Temel bulgularının ötesinde, bu çalışma iş biçimlendirmeye ve örgütsel güvene dair olumsuz ve sapkın davranışların yol açtığı sonuçların anlaşılmasında bilimsel bir bakış açısı sunmaktadır. Ayrıca, iş biçimlendirmeye ve örgütsel güvene sosyal zayıflatmanın etkisini mavi ve beyaz yakalı çalışanlar çerçevesinde ele alarak mevcut literature katkıda bulunmaktadır.
  • Article
    Anne Duyarlığı ve Erken Dönem Bağlanma-temelli Ebeveynlik Destek ve Müdahale Programları
    (2016) Orta, İrem Metin; Sümer, Nebi; Metin-orta, İrem
    Psikolojik gelişim bakımından yaşamın ilk yılları en kritik dönemdir. Bu yıllarda ilgi ve bakım veren kişinin duyarlığı, çocuğun ihtiyaçlarına uygun ve zamanında karşılık verebilmesi, güvenli bağlanmanın gelişimi ve optimal duygu düzenleme becerisinin kazanılması için önemlidir. Bu nedenle, Batı ülkelerinde anne duyarlığını arttırmayı amaçlayan çeşitli erken dönem destek ve müdahale programları geliştirilmiştir. Bu programlar sadece çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini değil, toplumun ve ülkenin refahını da dolaylı olarak etkileyen, özkaynakları ve sosyal kapitalini güçlendiren temel araçlardır. Bu yazıda esas olarak bağlanma-temelli ebeveynlik destek ve müdahale programlarının önemine ve etkisine değinilmektedir. Bu bağlamda, hangi tür programların anne duyarlığı ve çocukların optimum gelişimi üzerinde daha etkili olduğu ve bu etkinin farklı örneklemlere genellenebilirliği tartışılmaktadır. Bunun yanı sıra, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinde önemli role sahip olan ilgi-bakım davranışlarına ve bunları etkileyen faktörlere değinilmektedir. Bu derlemenin bir amacı da hem uygulanan mevcut programların hem de ileride geliştirilecek programların daha etkili olabilmesi için gerekli özellikleri belirleyerek araştırmacılara ve uygulayıcılara yararlı bir kaynak sağlamaktır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sınırlı sayıdaki uygulanan programların etkinliğini artırmak ve yeni programları planlamak bakımından bu derleme önemli bir adım oluşturacaktır
  • Article
    Evlat Edinilmiş ve Biyolojik Ebeveyniyle Yaşayan Çocukların Davranışsal ve Duygusal Sorunları ve Bağlanma Düzeyleri ile Anne Babalarının Çocuk Yetiştirme Stillerinin Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi
    (2014) Altınoğlu, İkiz Dikmeer; Erol, Neşe; Gençöz, Tülin
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, evlat edinilmiş ve biyolojik ailesi yanında yaşayan çocukların davranışsal ve duygusal sorunlarını, çocukların bağ- lanma ilişkileri ve ebeveynlerinin çocuk yetiştirme stilleri kapsamında karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Yöntem: 6-18 yaşları arasındaki 61 evlat edinilmiş çocuk (34 kız, 27 erkek) ve yaş/cinsiyet bakımından eşleştirilmiş biyolojik ailesi yanında yaşayan 62 çocuk (35 kız, 27 erkek) ile bu çocukların anne-babaları araştırmaya dahil edilmişlerdir. Ölçümler hem anne-babalardan, hem de çocuklardan elde edilmiştir. Anne babalar çocukları için 6-18 Yaş Çocuk ve Gençler için Davranış Değerlendirme Ölçeği (CBCL) ve Okul Çağı Çocukları için Mizaç Ölçeğini, kendileri için de Temel Kişilik Özellik- leri Ölçeği ve Çocuk Yetiştirme Stilleri Ölçeğini doldurmuşlardır. Ço- cuklar, anne ve babaları ile ilgili algılarını belirtmek için Kerns Güvenli Bağlanma Ölçeği ile Çocuk Yetiştirme Stilleri Ölçeğini kullanmışlardır. On bir yaşından büyük çocuklar ek olarak 11-18 Yaş Grubu Gençler için Kendini Değerlendirme Ölçeğini de doldurmuşlardır. Bulgular: Evlat edinilmiş çocukların hiç bir ölçümde, biyolojik aile- leriyle yaşayan akranlarından farklı olmadıkları saptanmıştır. Alan ya- zınından farklı olarak, çocuğun evlat edinilme yaşı sorun davranışı ile ya da anne babasına bağlanması ile ilişkili bulunmamıştır. Öte yandan, çocuğun evlat edinildiğini öğrenme yaşı ile sorun davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, çocuğun özel durumunu öğrenme yaşı ge- ciktikçe sorun davranışlarının da arttığı saptanmıştır. Sonuç: Yaşanılan sorunlar tek başına evlat edinilmiş olmaya bağlı değil- dir, gelişimsel süreç içinde ele alınmalıdır.
  • Article
    Kamu Hizmetlerinde Biçimsel Ölçütte Çözülme ve Anayasa’nın 128. Maddesinin I. Fıkr Ası
    (2013) Sever, Dilşad Çiğdem
    İdare hukukunun temel kavramı sayılabilecek kamu hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşanmaktadır. Bu dönüşümün birinci görünümü kamu hizmetlerinde daralma yaşanması, ikincisi ise kamu hizmetlerinin özel kişiler eliyle ve özel hukukla görülmeye başlanmasıdır. Bu bağlamda, hangi hizmetlerin kamu hizmeti olmaktan çıkarılamayacağı ya da özel hukukla gördürülemeyeceği günümüzde kamu hizmeti ve hatta genel olarak kamu hukuku bakımından en önemli tartışmalardan biri- dir. Bu tartışmanın kilit noktası ise Anayasanın 128. Maddesinin birinci fıkrası hükmü ve bu hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından yorumlanmasıdır. Genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin kapsamının ne olduğu kamu hizmetlerinin biçimsel ölçütünü de belirlemektedir. Bu nedenle çalışmada maddenin anlamı ve Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili kararlarındaki yaklaşımı değerlendirilmiştir.
  • Article
    İş Hukukunda Disiplin Cezaları
    (2011) Süzek, Sarper
    İş hukukunda işverenlere belirli koşulların varlığı halinde disiplin cezası verme yetkisi tanınmış, Ancak hukukumuzda Fransız hukukundan farklı olarak işverenin disiplin cezası uygulama yetkisinin koşullarını, kapsamını, sınırlarını, usulünü, itiraz ve yargısal denetimini, bu yetkinin kullanılmasına karşı işçilere getirilen güvenceleri hükme bağlayan genel bir düzenleme yer verilmemiştir. Buna karşılık İş Kanunu ve Borçlar Kanununda konu ile ilgili bazı hükümler yer almaktadır. Oysa, işverence tek taraflı olarak işçilere disiplin cezası verilebilmesi, bu hakkın kötüye kullanılması olasılığını güçlü hale getirir. Bu nedenle, işverene tanınmış olan disiplin cezası uygulama yetkisinin koşullarının belirlenmesi ve bu yetkinin kullanılmasının sınırlanması iş hukukunun önemli sorunlarından birini oluşturur. Makalede konu bu boyutları ile ele alınmıştır.
  • Article
    YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU’NDA AİLE İKAMET İZNİ: AİLE HAYATI HAKKI MI? AİLE BİRLEŞİMİ HAKKI MI?
    (2017) Elçin, Doğa
    Aile birleşimi, aile üyelerinin, başka bir ülkede hukuka uygun şekilde diğer bir deyişle düzenli bir şekilde yaşayan ya da çalışmakta olan diğer aile üyelerine katılmasıdır. Aile ikamet izni, yabancıların temel hak ve özgürlüklerinden biri olan aile hayatı hakkı ile ilgilidir. Aile hayatı hakkı pek çok uluslararası sözleşmede düzenlenmiştir. Aile birleşmi hakkı ise görece daha az sözleşmede açıkça yer almaktadır. Aile ikamet izni Türk yabancılar hukukunda ilk kez Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu makalede, Anayasal ilkeler, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatı ışığında Türk hukukunda aile ikamet iznine ilişkin hükümler değerlendirilmiştir