88 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 88
Article Özel Askeri ve Güvenlik Firmalarının Montreuk Dokümanı Muvacehesinede İnsani Devletler Hukuku'na Bağlılığı(2011) Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Law; LawGünümüzde devletler yahut uluslararası örgütler tarafından gerçekleştirilen uluslararası askeri operasyonlarda özel askeri ve güvenlik firmalarından yararlanılmasının yaygın bir uygulama haline geldiği görülmektedir. Uluslararası askeri operasyonlarda yer alan özel askerlik ve güvenlik firması çalışanlarının İnsani Devletler Hukuku (İDH) çerçevesinde sorumluluğunun olup olmadığı ve varsa bu sorumluluğun hukuki dayanağı olarak nelerin gündemde olduğu makalenin içeriğini oluşturmaktadır.Article FEDERAL ALMANYA ÖRNEĞİNDE AB ADALET DİVANI KARARLARININ KESİN HÜKÜM KARAKTERİNE SAHİP ULUSAL MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ(2019) Arsava, Ayşe FüsunAlman hukuku AB Adalet Divanı kararlarını yargılamanıniadesi nedeni olarak kabul etmemektedir. Şüphesiz Birlik hukukununöngördüğü Äquivalenz prensibi (uyumluluk) AB Adalet Divanı’nın vediğer AB yargısı içinde yer alan mahkemelerin kararlarının tüm üyedevletlerde aynı sonuçlar doğurmasını gerektirmektedir. Bu tür birmukayese edilebilirlik Alman hukukunda AİHM kararları bakımındansöz konusu olmamasına karşın Federal Alman Anayasa mahkemesikararları bakımından söz konusudur. Bu nedenle birçok durumdaFederal Alman Anayasa Mahkemesi Kanunu’nun 79. maddesinin kıyasen AB Adalet Divanı kararlarına uygulanması gündeme gelmektedir. Federal Alman Anayasa Mahkemesi kanunun ilgili maddesininkıyasen uygulanması yerine bu çerçevede bir kanun değişikliğininyapılması daha rasyonel gözükmektedir.Article Dance of the Corporate Veils: Shareholder Liability in the United States of America and in the Republic of Turkey(2008) Davıs, B. E. Wendy; Hızır, SerdarThe foundation of corporate law is the existence of a legal entity separate from its shareholders, thus shielding shareholders from liability for corporate obligations. Courts have rarely, and with trepidation, pierced through this corporate veil to impose liability on shareholders for corporate malfeasance. These instances have become more common in recent decades, suggesting that corporate investors and parent corporations acquiring subsidiaries need to be diligent to minimize their risk. In this article two academicians discuss the consequences of wrongdoing and mismanagement underlying the pros and cons of the systems adapted by both countries.Article Yapı Denetim Görevini Kötüye Kullanma Suçu(2023) Köprülü, Timuçin2001 yılında yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’la, aslında idarenin sorumluluğunda bir faaliyet olan yapı denetiminin belli durumlarda yapı denetim kuruluşlarınca yerine getirilmesi düzenlenmiştir. İlgili Kanun’un amacı can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Ceza hükümlerini içeren Kanun’un 9. maddesinde ise yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla yeni iş almaktan men cezası uygulanmasını gerektiren fiiller nedeniyle görevini kötüye kullanan ortaklarının, yöneticilerinin, mimar ve mühendislerinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, proje müellifi gerçek kişilerle laboratuvar görevlilerinin cezalandırılacağı belirtilmektedir. Son şeklini alana kadar birkaç değişikliğe uğramış olan 9. madde son hâliyle suçun maddi unsurları bakımından uygulamada sorunlar çıkarabilecek niteliktedir. Ayrıca düzenlemenin bir kısmının Anayasa’ya uygunluğu da tartışmalıdırArticle ANONİM ŞİRKETLERDE BORÇLANMA YASAĞINA AYKIRILIK TEŞKİL EDEN FİİLLERİN CEZAÎ SONUÇLARI*(2014) Hızır, Serdar; Merki, DuyguAnonim şirketlerde borçlanma yasağı (TTK m. 358, 395/2), 6102 sayılı(yeni) Türk Ticaret Kanununun öngördüğü önemli yeniliklerden biridir.Yasağa ilişkin düzenlemeleri ihlâl eden fiiller için TTK m. 562de özel bircezaî yaptırım hükme bağlanmıştır. Fakat bu düzenlemeleri doğrudan ihlâletmemesine rağmen hukuka aykırı olarak değerlendirilebilecek borçlanmaişlemlerinin de güveni kötüye kullanma suçuna (TCK m. 155) nedenolabileceği, Kanun koyucu tarafından açıkça ifade edilmiştir. İşte buçalışmada, TTK m. 562de öngörülen cezai yaptırım ile güveni kötüyekullanma suçu, anonim şirkete borçlanma yasağına aykırılık teşkil edenfiiller çerçevesinde ve çeşitli açılardan ele alınacaktır.Article Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi(2014) Yılmaz, Kumru KılıçoğluTürk Medenî Kanunumuz, eşler arasındaki yasal mal rejimini düzenlemiş; ancak bu rejime tabi olunmasını zorunluluk haline getirmeyip, eşlerin dilerlerse, başkaca bir mal rejimi de seçebilmesi amacıyla, seçimlik mal rejimlerine de yer vermiştir.Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi de, kaynak kanunumuz olan İsviçre Medeni Kanunundan farklı olarak, bizim hukuk sistemimizde kabul edilen seçimlik bir rejim türü olarak karşımıza çıkmaktadır.TMK m.244'te tanımlaması yapılan bu rejimin, edinilmiş mallara katılma rejimiyle benzer yanlarının varlığına rağmen; özellikle tasfiye aşamasında farklılıklar karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda, öncelikle paylaşmalı mal ayrılığının tanımı yapılmış olup; bir sonraki bölümde, diğer mal rejimi türleriyle aralarındaki farklar kısaca belirtilmiş; son olarak da TMK m. 244-255 düzenlemeleri ele alınarak tartışılmıştır.Article EŞLERİN PAYLI MÜLKİYETLERİ(2014) Kılıçoğlu, Kumru YılmazTaşınır ya da taşınmaz bir eşya üzerinde, hak sahibine kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisi veren, mülkiyet hakkı, hak sahibinin sayısına göre tek başına mülkiyet ve birlikte mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılırken; birlikte mülkiyet de kendi içinde, elbirliği halinde mülkiyet ve paylı mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Paylı mülkiyet, TMK md.688de birden çok kimsenin, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belirli paylarla malik olduğunu şeklinde düzenlenmiş olup, devamı maddelerde, hak sahibinin hak ve borçları düzenlenmiştir. Konumuz ise, eşler arasında paylı mülkiyet olup; yasal önalım hakkından farklı olan yasal alım hakkı düzenlemesine yol açan bu kavram ile, eşlerin bir eşya üzerindeki paylı mülkiyetlerinin koşulları belirlenmekte, hakkın kullanılma sınırlarının çizilmektedir.Article \"ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu\"nun Ticaret Hukuku Açısından Değerlendirilmesi(2017) Göle, Osman Celal; Aydoğan, GökhanPara piyasalarında kredi araçları ile finansman yaratmanın ön koşulu alacaklı konumundaki kişide borcun ifa edileceğine yönelik güvenin sağlanmasıdır. Güven ihtiyacını gideren en temel hukuki araçlar ise ayni ve şahsi teminatlardır. Ayni teminat türü olan rehin esas itibarıyla Türk Medeni Kanununun (TMK) \"Eşya Hukuku\" kitabında düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Ticaret Hukukunun ayrı bir disiplin olarak ortaya çıkmasını sağlayan basitlik, sürat, güven gibi ihtiyaçların giderilmesine yönelik özel düzenlemeler, bu konunun da farklı bir şekilde ele alınması ihtiyacını doğurmuştur. Nitekim, bu çerçevede ilk olarak, 1971 tarihli 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu (TİRK)1 ile özel düzenlemeler öngörülmüştür. Ancak, bu Kanun, uygulamanın ihtiyaçlarına yeterince cevap veremediği gerekçesiyle 01 Ocak 2017 tarihinde yürürlükten kaldırılmış; yerine de aynı tarihte 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu (TİTRK) yürürlüğe girmiştir.Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu; rehin hakkının konusu ve tarafları yönünden Ticaret Hukuku, hakkın özü açısından Medeni Hukuk, borçlunun borcunu ödemediği takdirde söz konusu olacak süreç bağlamında İcra ve İflas Hukuku, cezai müeyyideleri bakımından da Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku disiplinlerinin kesişim noktalarında yer almaktadır. Bu çalışmada ise Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu kapsamında kurulacak rehin sözleşmelerinin tarafları, şekli, içeriği, konusu ve ilgili diğer yeni düzenlemeler Ticaret Hukuku açısından incelenmiştir.Article Banka Teminat Mektubu - Hukuki Niteliği ve Çeşitleri(2014) Songur, Damla G.; Ceylan, ÇiğdemGünümüzde banka teminat mektupları ticari hayatta sıklıkla kullanılan bir gayrinakdi kredi türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek ülke içi ticari ilişkiler gerekse milletlerarası ticari ilişkiler ile borç ilişkilerinde taraflar arasındaki güvenin sağlanması ihtiyacını ve bunun sonucu olarak da banka ticaret mektubu kurumunu doğurmuş; söz konusu gelişmelere paralel olarak teminat mektupları her geçen gün gelişmiş ve çeşitlenmiştir. Teminatın bağımsız bir kurum, özellikle banka gibi ticari itibarı olan bir güven kuruluşu tarafından verilmesi ise uygulamada banka teminat mektuplarını yaygınlaştırmıştır. Ticari ilişkiler nedeniyle bir araya gelen ve sözleşmeler kuran tarafların birbirlerini tanımamaları, sözleşmenin karşı tarafının edimini hiç ya da gereği gibi ifa edip etmeyeceği konusunda bir güven sorunu yaşanmasına neden olmakta ve bu güven eksikliği banka teminat mektuplarının önemini arttırmaktadır. Nitekim banka teminat mektupları, bankaların üzerlerinde yer alan meblağı ilk talepte ve herhangi bir araştırma yapmaksızın ödemeleri, arkalarında kredibilitesi hususunda itimat edilen banka tüzel kişiliğinin bulunması bakımından güvenli olması, alınmasının muhatap (alacaklı) için masrafsız, çabuk ve basit olması dolayısıyla alacaklıların alacaklarını güvence altına almak için en çok tercih ettikleri bir teminat türüdür. Çalışmamızda öncelikle teminat mektubu kavramına değinildikten sonra teminat mektubunun hukuki niteliği ve buna bağlı olarak tarafları arasındaki ilişkiler üzerinde durulacaktır. Son olarak banka teminat mektubunun çeşitlerine yer verilecektir.Article Uluslararası Hukuk ve Bm Teşkilatındaki Değişimler(2015) Arsava, Ayşe FüsunUluslararası hukuk tarafından düzenlenen alanlar arttıkça uluslararası hukukun parçalanması (fragmentation) bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Birbirine ters düşen çıkarların ve konuların uluslararası hukuk tarafından düzenlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir. Bu çerçevede genel uluslararası hukuk düzenlemelerinden kaçış yerine belli alanlarda bölgesel düzenlemelere yönelişten söz edilmektedir. Bu durum BM örgütünün ve kurumsal yapısının değişimi tartışmalarını gündeme getirmektedir. Makale uluslararası hukukun bütünleştirilesi ve parçalanması arasındaki gerilime ve yeni gelişimlere ışık tutmak amacıyla hazırlanmıştır.

