4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Master Thesis 2008 Küresel Krizi ve Sonrasında Finansal Piyasalarla İlgili Alınan Tedbirlerin İncelenmesi ile Türkiye'ye İlişkin Değerlendirmeler(2015) Yılmaz, Gözde; Yanık, Zeki2008 Küresel Ekonomik Krizi tarihte tüm dünyayı farklı oranlarda da olsa etkileyenbir krizdir. Bu kriz gelecekte yaşanabilecek krizler için önemli bir ders niteliğindedir. Bu nedenle yaşanılan krizle ilgili alınan tedbirler büyük önem arz etmektedir.2000'li yıllar boyunca sürekli artış gösteren konut fiyatları olumlu bir hava yaratıp, mortgage kredisi kullanmaya insanları teşvik etmiştir. Yüksek ve orta gelirli kesim için sorun yaratmayan mortgage sistemi düşük gelirli ailelere kredi açılmasıyla birlikte krize ortam hazırlamıştır.Finansal piyasalar kriz için temel neden olmamakla birlikte sorumlusu olarak gösterilmektedir. Çünkü krize aracılık eden türev ürünler üretmiş denetim yetersizliğiyle de spekülatif oyunlara maruz kalmıştır. Dolayısıyla 2008 Küresel Kriz'i türev araçların riskini bir kez daha gözler önüne sermekle birlikte düzenlemelerde serbestleşmenin ve finansal piyasalarda denetimin önemini ortaya çıkarmıştır.Master Thesis Comparative Analysis of Development Trends of Stock Markets in Turkey in Automotive and Iron and Steel Sectors(2024) Demir, Gökçe; Yanık, ZekiBir ticaret aracı olan para, teknolojinin de gelişmesiyle geçmişten günümüzde birçok değişimlere uğramıştır. Teknolojinin gelişmesi parayı sanal ortamlara taşımış ve aracı kurumların da katkılarıyla kazançlara yol açılmıştır. Artık günümüzde vazgeçilmez olan para transferleri, internet alışverişleri gibi işlemlerin yanında kazanç elde etmek amacıyla hisse senedi alım ve satımları da yapılmaya başlanmıştır. Borsalar yatırımcılara güvenilir ve şeffaf bir birim olma fırsatı sunarken hisse senedi alım satımı zamanla hız kazanmıştır. Güvenilir bir ortamda yaptığı yatırımlarla kazanç elde eden yatırımcıların sayısı her geçen gün artmaktadır. Türkiye' de özellikle son yıllarda borsaya olan talebin artması büyük orta ve küçük ölçekli birçok yatırımcının aynı platformda birleşmesine sebep olmuştur. Hepsinin tek bir amacı olup maddi kazanç elde etmektir. Hisse senedi piyasasındaki artış veya düşüşlerin yatırımcı açısından maddi kazanç ve kayıplara yol açtığı bilindiğine göre bu kayıpları en aza indirgemek için analiz yapılması kaçınılmazdır. Bir şirkete ait pay senedi (hisse senedi) satın almak isteyen yatırımcı şirketin genel durumunu varlıklarını göz önünde bulundurup gelecek kazanç ve kayıplarını tahmin etme yükümlülüğündedir. Doğru analiz kazanç doğururken yanlış tahmin kayıplara yol açmaktadır. Bu çalışmada hisse senedi piyasasında otomotiv sektöründe yedi şirket, demir çelik sektöründe yedi şirket olmak üzere toplam on dört şirket incelenmiştir. Otomotiv sektöründen; Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ASUZU), Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. (DOAS), Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (FROTO), Karsan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KARSN), Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş.(OTKAR), Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOASO) ve Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. (TTRAK) analiz edilmiştir. Demir çelik sektöründen Çuhadaroğlu Metal Sanayi ve Pazarlama A.Ş. (CUSAN), Erciyas Çelik Boru Sanayi A.Ş. (ERCB), Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (EREGL), İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.(ISDMR), İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. (IZDMC), Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KRDMD) ve Kocaer Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KCAER) temel analiz yöntemiyle analiz edilmiş, bilançoları ve gelir tabloları incelenmiş ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Temel analiz için Kap (Kamuyu Aydınlatma Platformu) ve İş Yatırım' dan 2022/12, 2021/12 ve 2020/12 dönemlerine ait verileriler alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Hisse Senedi, Borsa, Temel Analiz, Mali Analiz, BilançoMaster Thesis Finansal Türev Ürünlerden Forward Sözleşmelerinin Muhasebe İşlemleri ve Vergilendirilmesi(2023) Ortaç, Cenk Selçuk; Yanık, ZekiI. ve II. Dünya Savaşları çok sayıda ülkenin üretim yapısının zarar görmesine, ekonomik anlamda üretimin azalmasına bireysel ve toplumsal ihtiyaçların karşılanamamasına neden olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşından sonra başlatılan ekonomilerin yeniden yapılandırılmasında en önemli sorun, yeterli mali kaynağın, finansal birikimin olmamasıdır Küreselleşme olgusu ile yatırım ve ticari faaliyetlerin giderek artması beraberinde finansmana olan ihtiyacı artırmıştır. Artan finansman ihtiyacının klasik araçlar (para, senet, çek vb) ile karşılanmasında ortaya çıkan güçlükler, prosedürlerin uzunluğu ve miktar bakımından ortaya çıkan yetersizlikler yeni finansman araçlarının yaratılmasına sebep olmuştur. Çok çeşitli şekillerde ortaya çıkan finansman araçları ile yatırımların ve ticari faaliyetlerin finansmanı sağlanırken diğer taraftan ekonomik yapılarda karşılaşılan krizlere bağlı olarak karşılaşılan fiyat dalgalanmalarına bağlı risklerin azaltılma çabaları da finansman araçlarının çeşitliliğini artırmıştır. Finans piyasalarında türev ürün olarak nitelendirilen finansman araçları günümüz ekonomilerinde önemli bir yere sahiptir. Çalışma konusu olarak seçilen forward sözleşmeler ve bu sözleşmelere dayalı olarak yapılan işlemler türev ürünler arasında öne çıkmaktadır. Muhasebeleştirmenin sözleşmelerinin kapsamı ve amacını kavrayacak şekilde yapılması gerekir. Bu durum işletmelerin mali durumlarının gerçekçi olarak belirlenmesi ve vergilendirmesi açısından büyük öneme sahiptir. Bu tez çalışmasının kapsamında öncelikle türev ürünlerin neler olduğu ve forward sözleşmelerin tanımı, amaçları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde ise forward işlemlerin uluslararası muhasebe standartları ve ulusal muhasebe standartlarına göre muhasebe kayıtlarının yapılmasına ilişkin esaslar ve sorunlar irdelenmiştir. Üçüncü bölümde ise forward sözleşmelere dayalı olarak elde edilen gelirlerin Türk Vergi Sisteminde yer alan yasal düzenlemelere göre nasıl vergilendirildiği detaylı olarak örnekleri ile açıklanmıştır.Master Thesis Uluslararası Sermaye Hareketlerinin Fiyat İstikrarı ve Finansal İstikrar Çerçevesinde Değerlendirilmesi(2014) Tüzün, Muhtar; Yanık, ZekiBu çalışmada uluslararası sermaye akımlarına yön veren belirleyicilerinin neler olduğuna değinilmiş ve bu bağlamda sermaye akımlarına ihtiyaç duyan gelişmekte olan ekonomilerin enflasyon, büyüme ve cari açık çerçevesinde değerlendirilmesine gayret edilmiştir. Küresel kriz sonrasında 'finansal istikrar' söyleminin çok tekrarlanır hal alması özellikle tüm dünyadaki merkez bankalarını 'finansal istikrar' terimini çok kullanır duruma getirmiştir. O kadar ki, gelişmiş ülkelerde yaşanan çok düşük enflasyon ortamında, finansal istikrar fiyat istikrarının önüne geçer hale gelmiştir. Bu çalışmada son olarak finansal istikrarsızlık tanımından hareket ile çok farklı ülke gruplarında yapılan çalışmaların sonuçları değerlendirilmiştir. Ülke uygulamaları göstermiştir ki finansal istikrar olmadan fiyat istikrarının sağlanması ve korunmasının olanaksız olduğu kabul edilmekle birlikte asıl sorun, finansal istikrarın resmi sorumlusunun kim olacağı üzerinde düğümlenmektedir. Finansal istikrarın sorumlusunun kim olacağı 'finansal istikrar' ve 'finansal istikrarsızlık' kavramlarından ne anlaşıldığı ile yakından ilgilidir. Çalışmada 'finansal istikrar olmadan fiyat istikrarı sağlanamaz ve korunamaz' söyleminden hareketle, finansal istikrarın sorumlusu olarak sadece merkez bankasının gösterilmesinin doğru bir yaklaşım olamayacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Büyüme, Enflasyon Hedeflemesi, Finansal İstikrar, Fiyat İstikrarı, Para Politikası
