9 results
Search Results
Now showing 1 - 9 of 9
Article HAFİF AGREGALI YAPISAL BETON VE TÜRKİYE GERÇEĞİ(Bilim ve Teknoloji, 2013) Tunç, GökhanTürkiye‟deki inşaat sektörünün büyük çoğunluğubetonarme yapılardan oluşmaktadır. Betonarme, beton ve donatı çeliğinin birlikte çalışma ilkesine dayalı kompozit bir malzeme olarak tariflenebilir. Bu yazıda betonarmeyi oluşturan iki bileşenden beton malzemesi üzerine yoğunlaşılacaktır. Beton; içerisinde farklı karışım oranlarında çimento, agrega ve su ihtiva eden bir yapı malzemesi türüdür. Ülkemizde üretilen yapısal beton türü, birim hacim ağırlığı 2.4 t/m3 olarak tanımlanan normal ağırlıklı betondur. Gelişmiş ülkelerde ise normal ağırlıklı betonun yanında daha hafif agregalarla oluşturulan hafif ağırlıklı beton türünün de yapısal beton olarak yaygın bir şekilde kullanıldığını görmekteyiz.Article TÜRKİYE’DEKİ KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ MODELİNİN İYİLEŞTİRİLMESİNE AİT ÖNERİLER(2015) Tunç, Gökhan; Özsaraç, EmrahBu makale, kamu özel işbirliği (KÖİ) modeli kullanılarak Türkiye'de inşa edilen projeler üzerine yapılan çalışmanın sonuçlarını içermektedir. KÖİ modelinin uygulandığı ülkelere özgü olarak özel sorunlar içerdiği bilinen bir gerçek olup, bu sorunların Türkiye'deki gelişimine ve farklılaşmasına yazıda değinilecektir. KÖİ modeline ait konular önce mühendislik sonra da hukuki yönlerini içerecek şekilde iki ayrı kategoride ele alınacaktır. Modelin mühendislik yönü, sözleşme ve inşaat yönetimi perspektiflerinden araştırılarak incelenecektir. Çalışmanın hukuki konuları içeren kısmında ise Türkiye'ye özgü yaşanılan sorunlar ele alınacaktır. Bu kapsamda, kamu ve özel sektörü çevreleyen belirsizlikler ve sorunları vurgulamak amacıyla güncel mevzuat ve yasalar ile yönetmelikler incelenip değerlendirilecektir. Böylelikle, KÖİ modelinin Türkiye'deki gelişim süreci mercek altına alınmış olacaktır. Finansman durumu ile sözleşme ve ruhsat projeleri de KÖİ modelini oluşturan anahtar nitelikteki risk parametreleri olarak bu yazıda ele alınacaktır. Modelin, Türkiye’ye adaptasyon sürecinde yaşanan zorluklar da incelenerek tarihsel gelişimine dair bilgiler aktarılacaktır. Özellikle son yıllarda yaygın olarak kullanılan Kentsel Dönüşüm Projeleri ile KÖİ modeli arasındaki ilişkiden de bahsedilecek ve modelin Türkiye’ye adaptasyon sürecinde yaşanılanlar tartışılacaktır.Article İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ VE ÖNERİLER(Bilim ve Teknoloji, 2015) Tunç, GökhanBu yazıda, İnşaat Mühendisliği eğitiminden ve öğrencilerin gerçek hayata dönük uyumlarının sağlıklı hale getirilmesine engel olan problemlerden bahsedilecektir. Konunun pek çok popüler dergi, gazete ve makalelerde detaylı olarak incelendiği düşünülürse, bu yazıda önerilere ait nispeten genel bir çerçeve çizilecek ve bu çerçeve içerisinde kalınarak gerekli görülen bilgiler kısa özetler halinde okuyucuya aktarılacaktır.Article İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDE GÜZEL YAZI YAZMA SANATI VE ÇİZİM BECERİLERİ(Yapı Dergisi, 2017) Tunç, GökhanMühendis kelimesi Arapça kökenli bir kelime olup hendese yani geometri bilen kişi olarak tariflenir. Mühendisin günümüzdeki tanımı ise Türk Dil Kurumu tarafından “İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse” olarak yapılmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere teknolojiye dayalı alanlarda çalışan ve üretim yapan mühendisler, hem teknik hem de sosyal alanlarda uzmanlaşmış kişilerdir. Bu kişiler, mesleklerinin gereklerini bilimsel verilere dayalı belirli kurallar çerçevesinde yerine getirirler. Bu yazıda, bu tür kurallar silsilesi özellikle inşaat mühendisliği açısından ele alınacak ve mühendis yetiştiren eğitim kurumlarımızda artık yeterince önem verilmeyen fakat mühendisliği tarifleyen önemli bir tanım üzerine yoğunlaşılacaktır. Tanım, mühendisin geometri ile ilgisini ve bu ilginin akademik ve özel hayatta yaratacağı faydaları tarifleyecektir. Dolayısı ile geometrik şekillerin uyumluluğu mühendislik yaşamına aktarılırken şeklin ve şekille ortaya çıkan güzel yazı yazma sanatının inceliklerine değinilecektir. Ayrıca güzel yazı yazma sanatından başlayıp son ürünün teşhirine kadar devam eden süreçteki analitik ve çözümleme aşamalarına ait konular da özetle ele alınacaktır.Article Türkiye’de ve Dünyada Yüksek Binalar(2022) Tunç, GökhanYüksek binalar, gelişen inşaat teknolojisi ve yapı tasarımı yöntemleri nedeni ile özellikle büyük şehirlerde yaygınlaşmaktadır. Bir binayı yüksek yapan kavram, binanın incelendiği döneme göre değişkenlik göstermektedir. Bu makalede yükseklik mimari bir tanım kapsamından çıkarılarak yapısal bir tanım olarak incelenmiştirArticle Türkiye’de Deprem Performansına Dayalı Bina Kimlik Bilgilerinin Oluşturulmasına Yönelik Çalışma ve Öneriler(2021) Aral, Merşa; Tunç, GökhanTürkiye tektonik konumu itibariyle yıkıcı etkileri olan büyük magnitüdlü depremleri üretebilen fay hatlarına sahip aktif bir deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bu konumu itibarı ile ülke her an deprem tehlikesiyle karşı karşıyadır. Depremlerin yer ve zaman ile ilgili özelliklerinin tahmin edilemez oluşu, insanların bu tür bir doğal afete konutlarında veya çalışma ortamında yakalanma ihtimallerini de yüksek riskli hale getirmektedir. Bu yüzden zaman geçirilen mekânı temsil eden binaların ve yapıların deprem sırasında veya sonrasındaki performansları önemli bir değerlendirme kriteri haline gelmektedir. Bu çalışmada, konutlar özelinde gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılarak kullanıcının (tüketicinin) mekânın yapısal sağlamlığına yönelik endişeleri ve beklentileri ele alınacaktır. Dolayısı ile yaşam alanını tarifleyen binaların teknik özellikleri ile depreme dayanıklılık durumuna ait bilgilerin tüketiciye nasıl ulaşacağı bu çalışmanın özünü teşkil edecektir. Bu kapsam dâhilinde binalar için kimlik bilgisi oluşturulmasına yönelik altyapı çalışması hakkında detaylı bilgiler verilecek, gerekli görüş ve önerilerde bulunulacaktır. Bu öneriler doğrultusunda bilinçli tüketici kitlesinin oluşumu hedeflenerek depremin yaratabileceği yıkıcı etkiler ve can kaybının en az düzeyde gerçekleşmesi sağlanmış olacaktır.Article DEPREME DAYANIKLI BİNA, BİLİNÇLİ TÜKETİCİ VE GÜVEN KAVRAMLARI ÜZERİNE İNCELEME VE ÖNERİLER(2015) Tunç, GökhanTürkiye inşaat sektöründe “Tüketici” bilinci, özellikle deprem sırası ve sonrasında yapılması gerekenlere odaklanmıştır. Deprem öncesinde yapılması gerekenler konu ile ilgili teknik personelin görev kapsamına dahil edilmiş ve Tüketici’nin bu konudaki bilinçlenmesi ise yüzeysel düzeyde bırakılarak neredeyse tamamen göz ardı edilmiştir. Bu yazıda, daha bilinçli bir tüketici kitlesinin nasıl yaratılacağı, depreme dayanıklı bina kavramının ihtiyaç duyulan yeni yapılanmalarla nasıl iyileştirileceği ve güven kavramının nasıl tesis edileceği hususlarına ait görüş ve önerilerde bulunulmuştur. Bu öneriler doğrultusunda inşaat çarkının yeniden sağlıklı olarak dönmesi için ileriye dönük hedefler belirlenmiş ve bu hedeflere nasıl ulaşılacağına dair atılması gereken adımlardan bahsedilmiştir.Article Ay'da Yaşam Alanı Yapıları(Yapı Dergisi, 2015) Tunç, GökhanUzay'a yapılacak olan seyhatlerin ilk basamağını Ay'a yolculuk oluşturur. Bu seyahatler genel olarak Uzay ve Ay ortamını keşfetmeye ve bilimsel çalışmalar yapmaya yönelik olsa da önümüzdeki yıllarda Ay kolonileri, Ay otelleri ve Ay habitatları gibi projelerin gerçekleştrilmesiyle seyahatlerin farklı bir boyuta ulaşacağı beklenmektedir. Ayrıca baş döndürücü hızda ilerleyen teknolojik gelişmeler ve bilgi birikimi kullanılarak uzaya yapılacak seyahatlerin sadece astronotlarla değil farklı meslek gruplarında çalışan insanları da içerecek şekilde yapılması planlanmaktadır (Erdem, 2012). Bu tür projelerin hayata geçirilmesi için Ay ortamıda üs inşası bilim insanları tarafından öncelikli hedef olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda; Ay yolculuğunun tarihçesi, Ay üssünün kurulmasındaki sebepler, alan ve malzeme seçimi, yapım sistemleri ve mimari formları hakkında bu yazıda bilgi verilecek, okuyucu Uzay'da planlanan yaşam alanı hakkında da bilgilendirilecektir.Article Cumhuriyetin İlk Yıllarında Meydana Gelen Depremler Sonrası Uygulamalar ve İlk Türk Deprem Yönetmeliği(Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Tunç, GökhanDepremin tanımı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) resmi internet sayfasında da yer aldığı üzere şu şekilde yapılmıştır: “Deprem, tektonik kuvvetlerin veya volkan faaliyetlerinin etkisiyle yer kabuğunun kırılması sonucunda ortaya çıkan enerjinin sismik dalgalar hâlinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü kuvvetle sarsması olayıdır”. Ülkemiz coğrafyasının %93’ü deprem kuşağında yer alıp, nüfusumuzun ise %98’i depremle beraber yaşamak zorundadır. Bu rakamlar ve şu ana kadar yaşanılan acı hatıralar depreme dayanıklı yapı tasarımının ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayan güçlü verilerdir. Bu yazıda, Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizde yaşanılan önemli depremlere ve bu depremlere ait bazı yorum ve görüşlere yer verilecektir. Bu kapsamda yüzey dalga büyüklüğü, Ms = 6.0 ve üstünde yıkıcı etkileri olacağı öngörülen toplam 39 deprem AFAD sitesinden filtrenerek incelemeye alınmıştır. Bunların içerisinden tarihi kayıtlara göre can ve mal kaybına neden olan dokuz deprem yazının içeriğini oluşturmuştur.

