15 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 15
Master Thesis Betonarme Binalarda Optimum Perde Duvar Alanının Kat Planı Alanına Oranının Belirlenmesi(2019) Al-ageedı, Mustafa Khalıd Abdullah; Tunç, GökhanDepremlerin sayıca fazla olması nedeniyle, binalar için sismik analiz ve tasarımın incelenmesi önemli bir ihtiyaç haline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, betonarme binalarda en uygun perde duvar alanının kat planı alanına olan oranını belirlemek için yapısal analizler yapılmıştır. Bu amaçla farklı bina ve duvar ölçülerinde toplam 20 bina modeli paket program kullanılarak üretilmiş. Farklı bina yüksekliklerinin yapısal davranışlarına etkisini anlamak için sırası ile yirmi ve otuz katlı iki tür bina seçilmiştir. Perde duvarlar üzerinde farklı perde duvar alanının kat alanına olan oranları değiştirilerek parametrik bir çalışma yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, bina modelleri perde duvar içeren ve içermeyen binalar olmak üzere hazırlanmıştır. Perde duvar içeren modellerde hem x hem de y yönlerinde sırası ile % 0.5, % 1 ve % 1.5 oranlarına sahip perde duvar kullanımı sağlanmıştır. Bu modellerin her biri, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2019 (TBDY 19) ve Amerikan Bina Yönetmeliği 2016 (ASCE 7-16) yönetmeliklerine göre belirlenen kuvvetler kullanılarak mod birleştirme yöntemine (response spectrum method) deprem analizine tabi tutulmuştur. Binaların, deprem tehlikesi en yoğun olan Avcılar, İstanbul'da konumlandırıldığı ve tamamının ofis türü bina olduğu varsayılmıştır. Toplam yüksekliği nedeniyle otuz katlı olan bina, TBDY 19'daki koşullara göre yüksek bina olarak tasarlanmış ve analizi yapılmıştır. Böylelikle, yüksek binaların optimum perde duvar alanı oranına olan etkisi yapılan analizlerle anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu kapsam dahilinde optimum perde duvar alanının toplam kat alanına oranı belirlenirken şu parametreler detaylı olarak incelenmiştir: (a) bina periyotları, (b) taban kesme kuvveti ve perde duvarların karşı koyduğu kesme kuvveti miktarı ve (c) yatay deplasmanlar ile kat öteleme miktarları. Sonuç olarak, perde duvar alanının kat alanına olan oranı şayet % 1.5'a eşit ise yapısal açıdan optimum çözümün üretildiği görülmüştür.Master Thesis Betonarme Kirişler için Irak'taki Güçlendirme ve Onarım Yöntemleri(2015) Mohammed, Anas Malık; Tunç, GökhanDarbe yüklemesi dolayısıyla kirişlerde kayma veya eğilme kayıpları, yahut her ikisi de ortaya çıkabilir. Bu araştırma kapsamında, yerelde Irak'ta bulunan ham maddeler kullanılarak yapısal elemanların nasıl tamir edileceğinin metodolojisi analitik ve sonlu eleman yöntemleriyle sunulmaktadır. Irak genelinde hasar görmüş yapısal elemanların rehabilitasyonunda ve tamiratında mevcut durumda fiber destekli polimer (FRP) bileşimli malzemeler kullanılmaktadır. Bu çalışma içerisinde Irak'ta yerel olarak özellikle kirişler için kullanılan malzemelere dayalı çok sayıda yöntem araştırılmakta ve açıklanmaktadır. Özellikle, patlamadan dolayı hasar görmüş kirişlerin tamir ve rehabilitasyonunda etkili çözüm önerisi sunan FRP'ler incelenmektedir. Bu çalışmada, patlamadan dolayı oluşan hasarın etkilerini anlamak ve güçlendirme metotlarının etkinliği belirlemek amacı ile FRP'li ve FRP'siz toplam dokuz adet betonarme kiriş ACI-318-2011'e ve ACI-440-2R'ye göre inecelenmektedir. Bu kirişler aynı zamanda ANSYS yazılımı kullanılarak sonlu elemanlar yöntemine göre de modellemeleri yapılmıştır. Sonuçlar, FRP'nin toplam sapmayı azalttığını, kapasite ve kayma direncini artırdığını göstermektedir. ANSYS sonuçlarının doğruluğunu kontrol etmek amacı ile kayma ve eğilme açısından kiriş kapasitesinin gerçek değerlerinin hesaplanması amacı ile ACI-318-2011 ve ACI440-2R-2008'e göre FRP tasarımları kullanılarak bir Visual Basic programı geliştirilmiştir. Visual Basic programından elde edilen sonuçlar ANSYS'den elde edilenlerle karşılaştırılmıştır.Master Thesis Kompozit Kolon-betonarme Kiriş Birleşim Bölgelerinin Deneysel Analizle Davranışının Belirlenmesi(2020) Dakhıl, Abdulrrahman A.; Tunç, Gökhan; Mertol, Halit CenanBu tezde, yüksek ve sınırlı süneklik düzeylerine sahip çelik-betonarme kompozit çerçevelerin deprem performansları deneysel olarak incelenmiştir. Yapılan deneysel çalışma ile SRC kolon ve betonarme kiriş kompozit birleşim bölgelerinin depreme karşı davranış ve hasar görebilirlik özelliği ile bu birleşim bölgelerinin deprem enerjisini elastik olmayan deplasmanlar yardımı ile soğurabilme yeteneği araştırılmış ve konu detaylı olarak irdelenmiştir. Bu kapsamda, akademik kaynak taraması yapılarak kolon-kiriş bağlantısının tasarımı ve davranışı için yeni bir bakış açısı elde edilmeye çalışılmıştır. Tez çalışmasında verimlilik esasına dayalı deprem mühendisliği kavramı çerçevesinde kullanılan temel tasarım parametresi ise sünekliktir. Bu çalışma ile yürürlükteki Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) uyarınca detayları elde edilen kompozit kolon-kiriş bağlantılarının tasarım gereği ihtiyaç duyulan değişken süneklik taleplerine göre davranışının belirlenmesi hedeflenmiştir. Kolon-kiriş bağlantılarındaki eksikliklerin ve enerji soğurma kapasitelerinin belirlenmesini müteakip, ½ ölçek oranındaki çerçeveler belirlenen süneklik hedeflerine uygun olarak tasarlanmış, deneysel ölçüm cihazları yerleştirilerek, testleri ve analizleri gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, bağlantı noktalarına deplasman kontrollü yatay tersinir çekme ve basınç kuvvetleri ile sabit eksenel yük uygulanmıştır. Deneysel çalışmalarda kullanılan parametreler ise şunlardır: kolon donatı oranı, bağlantı ebat oranı, eksenel yük ve yatay tersinir yükler. Yapılan deneyler neticesinde SRC kolon-betonarme kirişlerden oluşan çerçevelerde ilave kolon donatı miktarlarının deprem davranışını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.Master Thesis Farklı Özelliklere Sahip Binaların Birinci Doğal Titreşim Peryodlarının Hesaplanması Üzerine Bir Çalışma(2015) Shon, Bashar Azeez; Tunç, GökhanDeprem mühendisliği tasarımında bir binann birinci doğal titreşim peryodunun belirlenmesi büyük önem arz eder. Farklı bina yönetmeliklerinde, bu konu hakkında değişik sınırlamalar olduğu bir gerçektir. Bu çalışmada farklı kat adetlerine ve taşıyıcı sistem özelliklerine sahip sadece betonarme binalar incelenmiştir. Bu kapsamda 21 ayrı taşıyıcı sisteme sahip binalar toplamda 105 adet modelle ticari bir paket program olan ETABS kullanılarak oluşturulmuştur. Binaların deprem mühendisliği analiz aşamasında, 2007 Türkiye Deprem Yönetmeliği'ne göre oluşturulan özel tasarım spektrumları kullanılmıştır. Sadece peryodlar değil yatay deplasman değerleri de detaylı bir şekilde incelenmiş ve 1997 ile 2007 Türkiye Deprem Yönetmelikleri'ndeki sınırlamalar ile ASCE 7-10'da verilen sınır değerler kullanılarak gerekli mukayeseler yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı farklı taşıyıcı sistemlere sahip binaların en gayri müsait durumdaki deprem kuvvetlerine göre oluşacak dinamik davranışlarının belirlenmesi olarak özetlenebilir. Taşıyıcı sistem türü, kat adetleri ve plandaki boyutsal oranlar bu tezin kapsamı içerisine dahil edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, toplam 5 farklı kat özelliğine sahip sırası ile 10, 20, 30, 40 ve 50 katlı binalar modellenmiştir. Paramterik çalışmaya bağlı analiz sonuçları tartışılmış ve Türkiye ile Amerika'daki mevcut peryod denklemlerdeki etkileri incelenmiştir.Master Thesis Farklı kat planlarına sahip betonarme binalar üzerinde rüzgar ve deprem yüklerinin mukayeseli çalışması(2020) Khalıd, Nooruldeen Tareq; Koçyiğit, Filiz Bal; Tunç, GökhanÇok katlı binalar pek çok ülkede yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yüzden, bu tür binalar üzerinde hem deprem hem de rüzgâr yüklerinden dolayı oluşan yatay yüklerin etkisinin araştırılması ve çalışılması zorunludur. Bu çalışmada, farklı yükseklik, geometrik şekil ve kat planlarına sahip seçili yüksek katlı binalar üzerinde deprem ve rüzgâr yüklemesinin sonuçları karşılaştırılmıştır. Herhangi bir perde duvarın kat planında yer alması ile sahip farklı kesit özelliklerinin (kare veya dikdörtgen olması) binalar üzerindeki davranışa olan etkisi çalışmanın bir kapsamını oluşturmuştur. Bu kapsamda farklı yüksekliklere sahip 10, 20, 30 ve 40 katlı toplamda 26 adet bina ETABS programı kullanılarak modellenmiştir. Binaların tamamının Sinop şehir merkezi içerisinde ve deniz kıyısında yer aldığı varsayılmıştır. Rüzgâr yükleri, Türk Standartları 498 (TS 498) ve Amerikan yönetmeliği, ASCE 7-16'ya uygun olarak hesaplanmıştır. Deprem yükleri için güncel Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ndeki (TBDY 2019) Mod Birleştirme Yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda binalara 2 farklı deprem yer hareketi uygulanmıştır; tekrar periyodu 475 yıl olan DD2 ve tekrar periyodu 43 yıl olan DD4. DD2 deprem yer hareketi bütün binalara uygulanmış, DD4 ise DD2 ile birlikte sadece 40 katlı binaya yüksek bina kategorisine girdiği için uygulanmıştır. Rüzgâr ve deprem yüklerine bağlı olarak ortaya çıkan analiz sonuçları maddeler halinde verilen şu parametreler esas alınarak incelenmiş ve karşılaştırılmıştır: (a) taban kesme kuvvetleri, (b) çatı katı yer değiştirmesi, (c) doğal periyod değerleri ve (d) göreceli kat ötelemeleri. Analiz sonuçlarına göre DD2 tür depremin binalar üzerindeki etkisi rüzgâr yüklemelerine göre çok daha etkili olmuştur. TS 498 ve ASCE 7-16 yönetmeliklerine uygun olarak hesaplanan rüzgâr yükleri mukayese edildiğinde sırası ile 10 ve 40 katlı binalarda TS 498'e göre belirlenen rüzgâr yüklerinin daha etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte 20 ve 30 katlı binalarda ise ASCE 7-16'ya göre hesaplanan rüzgârın daha baskın olduğu belirlenmiştir. Binaların kat planlarına bakıldığında ise geometrik şekilden bağımsız olarak çekirdek perdeli kat planınım hem deprem hem de rüzgâr yükleri etkisi altında daha etkili olduğu görülmüştür.Master Thesis Betonarme Kaplı Çelik Kompozit Kolonlar ve Betonarme Kirişlerin Sonlu Elemanlar Yöntemine Göre Analizi(2021) Othman, Mohammed Moatasem Othman; Tunç, Gökhan; Mertol, Halit CenanKompozit yapı sistemi, betonarme yapı sistemi ve çelik yapı sistemi olmak üzere iki ana yapısal sistem içermektedir. Bu çalışmada, kompozit kolon-kiriş bağlantısının kesme ve eksenel yük göçmeleri altındaki dinamik davranışını incelemek amacı ile daha önce laboratuvarda test edilen iki numune LS-DYNA yazılımı ile modellenmiştir. İlk numune Yüksek Süneklikli (HD), ikincisi Düşük Süneklikli (LD) olup, donatı detayları Türk Deprem Yönetmeliğine (TEC 18) göre tasarlanmış ve sonrasında da analiz sonuçları deney numunelerinin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada, incelenen numune modellerinin çatlak ve göçme davranışları, yük-deplasman eğrileri, sönümleme ve rijitlikteki azalma araştırılmıştır. Ayrıca, çelik profilin kolon kesidinde bulunup bulunmaması, kullanılan betonun basınç mukavemet değerleri, çelik profil türü ve süneklik gibi parametrelerin değiştirilmesiyle çerçevelerin performansının nasıl etkileneceğine yönelik iki modele dayalı ön çalışma esas alınarak LS-DYNA'da 12 numune daha oluşturularak gerekli analizler yapılmıştır. Sonuçlar, sonlu eleman modellerinin deneysel teste yakın bir sonuç verdiğini, ayrıca sünekliği yüksek numunenin düşük süneklikli numuneye göre nispeted daha iyi sismik performans sergilediğini göstermektedir. Ayrıca, parametrik çalışma, çeliğin türünden bağımsız olarak çerçevedeki çeliğin kullanılabilirliğinin çerçevenin sismik performansını iyileştirmek için en önemli parametre olduğunu, daha sonra önem açısından ikinci parametre olarak beton kalitesinin geldiğini, çelik profil türünün ise ikinci parametre olduğunu göstermektedir. Analiz sonuçlarına göre komposit kolonlu çerçevelerde kesme donatısı oranınını çerçevenin dinamik davranışı üzerinde çok büyük bir etkisi olmadığı görülmüştür.Article Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine Göre Betonarme Yüksek Binaların Tasarımı(2021) Tunç, Gökhan; Tanfener, TuğrulYeni Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 19) Performansa Dayalı Tasarım ilkelerine uygun olup aynı zamanda ABD’deki the Pacific Earthquake Engineering Research Center tarafından yayınlanan “Guidelines for Performance-Based Seismic Design of Tall Buildings,” adlı tavsiye niteliği taşıyan yönetmelikten de bazı kısımlar içermektedir. Bu makalede yeni deprem yönetmeliğinin bir önceki yönetmeliğe (DBYBHY 07) göre avantaj ve dezavantajları incelenecek, özellikle yüksek bina tasarımı üzerindeki etkileri araştırılacaktır. Bu kapsamda biri tünel kalıp inşaatına uygun diğeri ise moment aktaran süneklik düzeyi yüksek çerçeveli sistemden oluşan, toplamda 2 adet 30 katlı konut binası hem yeni hem de bir önceki deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanacak ve analizleri yapılacaktır. Deprem analizi ve tasarım sonuçları kullanılarak TBDY 19’un günümüzde pek çok büyük şehirde inşa edilen özellikle yüksek binalar üzerindeki etkisi incelenecektir. Analiz sonuçları sırası ile seçili olan yapısal elemanlardaki taban kesme kuvveti, eksenel yük, kesme kuvveti ve eğilme momenti değerlerini içerecektir. Analiz ve tasarım sonuçlarına göre ortaya çıkan sonuçlar incelendiğinde ise yeni deprem yönetmeliğinin bir önceki yönetmeliğe göre her iki bina türü için de daha fazla deprem yükleri ürettiği görülmüştür.Article Public Policy and the Turkish Construction Sector(2015) Tunç, GökhanThis article discusses public policy as it has been adapted to the Turkish construction sector. The problems related to current policy are discussed along with their remedies. The power struggle that exists among the entities representing the government and the private sector are investigated. The lack of trust that exists in the construction sector is also evaluated as a key roadblock to quality management. In the recommendations section, solutions to such problems are proposed. Overall, the intent of this article is to elevate the quality of Turkey’s construction sector by eliminating and/or rehabilitating existing public policy.Master Thesis Rijit Bodrumlu ve Perde Duvarlı Binaların Yapısal Analiz ve Tasarımı(2015) Khayyat, Zaınab Kamal Ahmed; Tunç, Gökhan; Tunç, Gökhan; Tunç, Gökhan; Civil Engineering; Civil EngineeringBinaların deprem tasarımları temellerinin rijit bağlantılı olarak çalıştığı mesnet koşullarına bağlı olarak genellikle dinamik analiz sonuçlarına göre yapılır. Binanın üzerine oturduğu elastik zemin özellikleri ise genellikle analiz ve tasarım aşamasında ihmal edilir. Rijit ve elastik bağlantılı mesnetlere sahip binaların depremsiz ve depremli davranışları arasında oluşacak farklılıklardan dolayı zeminin güvenlik ve maliyet parametreleri üzerindeki etkilerini çalışmak büyük önem arz eder. Elastik zemin davranışı, binadaki taşıyıcı sistemin rijitliğini mesnet koşulları nedeni ile azaltacağından dolayı doğal titreşim peryotlarında artışa neden olur. Bu çalışmada, rijit bodrumlu perde duvarların dinamik davranışı incelenecektir. Bu kapsamda betonarme olarak seçilmiş iki ayrı kat planı çalışılacaktır. Çalışılacak binaların, farklı kat sayılarına ve kalınlıklara sahip radye temeller üzerine oturduğu varsayılacaktır. Farklı mesnet koşulları da binaların analiz ve tasarımı aşamasında incelenecek parametrelerden biri olacaktır. Zeminin elastik davranışını temsil edebilmek amacı ile bir dizi yatay ve düşey yay mesnetleri kullanılacaktır. Ayrıca, farklı mesnet koşullarına ait sonuçlar birbirleri ile mukayese edilecek; analiz ve tasarım açısından en uygun olan mesnet koşulu tartışılacaktır.Article Orta Yüksek ve Yüksek Betonarme Binalarda Optimum Perde Duvar Alanının Belirlenmesi Üzerine Parametrik Çalışma(2020) Tunç, Gökhan; Ageedı, Mustafa Khalid AlBu makalede, betonarme binalarda en uygun perde duvar alanının kat planı alanına olan oranını belirlemek için farklı bina ve duvar ölçülerine sahip toplam 40 bina üzerinde yapısal analizler gerçekleştirilmiştir. Farklı bina yüksekliklerinin yapısal davranışlarına etkisini anlamak için sırası ile 20, 30 ve 40 katlı üç tür bina seçilmiştir. Farklı perde duvar alanlarının kat planı alanına olan oranları değiştirilerek perde duvarlar üzerinde parametrik bir çalışma yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, bina modelleri perde duvar içeren ve içermeyen binalar olmak üzere hazırlanmıştır. Perde duvar içeren modellerde x ve y yönlerinin toplamında sırası ile % 0.5, % 1, % 1.5 ve % 2.0 oranlarına sahip perde duvar kullanımı sağlanmıştır. Bu modellerin her biri, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 18) ve Amerikan Bina Yönetmeliği 2016 (ASCE 7-16) yönetmeliklerine göre belirlenen deprem kuvvetleri kullanılarak mod birleştirme yöntemine uygun olarak deprem analizlerine tabi tutulmuştur. Toplam yapı yüksekliği nedeniyle 30 ve 40 katlı olan binalar, TBDY 18'deki koşullara göre yüksek bina olarak tasarlanmış ve analizleri yapılmıştır. Böylelikle, yüksek binaların optimum perde duvar alanı oranına olan etkisi anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu kapsam dahilinde optimum perde duvar alanının toplam kat alanına oranı belirlenirken şu parametreler detaylı olarak incelenmiştir: (a) bina periyotları, (b) taban kesme kuvveti ve perde duvarların karşı koyduğu kesme kuvveti miktarı ve (c) maksimum yatay deplasmanlar ile göreli kat öteleme miktarları. Ayrıca, etkili perde duvar kullanımının yapısal analizler üzerindeki etkisini araştırmak amacı ile % 2.0 perde oranına sahip bina örnek olarak ele alınmıştır. Sonuçlara göre en uygun perde duvar alanı, 20 ve 30 katlı binalarda sırası ile yaklaşık olarak % 1.5 ve % 2.0 olarak değerlendirilmiştir. Fakat 40 katlı binada ihtiyaç duyulan perde duvar alanı % 2.0’den biraz fazla olarak ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, % 2.0 oranına sahip farklı bir perde duvar yerleşimi ile hedeflenen yük taşıma oranına ulaşılacağı belirlenmiştir.

