Search Results

Now showing 1 - 10 of 29
  • Master Thesis
    İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği
    (2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.
  • Master Thesis
    Sivil Savunma ve Seferberlik Hizmetlerinde Görevli Kamu Personelinin Problem Çözme Becerisi, Mobbinge Uğrama ve Motivasyon Durumlarını Belirlemeye Yönelik Bir Alan Çalışması
    (2015) Albayrak, Alişan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sivil savunma personelinin görevi sırasında problem çözme becerisini kullanması gerekir. Yaptığı işlere bağlı olarak psikolojik şiddete uğrama olasılığı vardır ve motivasyonları düşebilir. Bu araştırmanın amacı sivil savunma ve seferberlik görevini yürüten kamu personelinin problem çözme beceri algısının, psikolojik şiddete uğrama ve motivasyon durumlarının belirlenmesidir. Araştırma tanımlayıcı türde bir alan araştırmasıdır. Araştırmaya sivil savunma uzmanları derneğinin düzenlediği etkinliğe katılan 900 kişinin 619'u gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, İş Yerinde Psikolojik Şiddet Algısı Ölçeği,Problem Çözme Envanteri ve Motivasyon ölçekleri kullanılmıştır. Problem çözme envanteri toplam cronbach alfa değeri ,89, İş Yerinde Psikolojik Şiddet Algısı Ölçeği toplam cronbach alfa değeri ,95, Motivasyon Ölçeği toplam cronbach alfa değeri ,90 olarak bulunmuştur. Katılımcıların genel olarak problem çözme becerilerini yüksek algıladıkları, yarıya yakınının psikolojik şiddete uğradığı, çoğunluğunun motivasyonunun yüksek olduğu belirlenmiştir. Problem çözme beceri algısı ile psikolojik şiddet alt bölümleri arasındaki ilişkinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. İş yerinde Psikolojik şiddet Algısı Ölçeği alt bölümlerinin kendi aralarındaki ilişkinin genel olarak pozitif yönde ve yüksek kuvvette olduğu görülmüştür. Problem çözme becerileri konusunda kendini yeterli olarak algılama arttıkça motivasyon ölçekleri alt önermeleri olan başarı, ilişki ve güç ihtiyacının anlamlı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Psikolojik şiddet arttıkça motivasyonun düştüğü, problem çözme becerileri konusunda kendini yeterli olarak algılamanın motivasyonu artırdığı belirlenmiştir. Problem çözme becerisi eğitimi, psikolojik şiddette neler yapılabileceği ve motivasyonu artırıcı etkinlikler eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulabilir. Anahtar Sözcükler: sivil savunma, problem çözme, psikolojik şiddet, motivasyon
  • Master Thesis
    Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı Üzerine Bir Araştırma
    (2019) Öztürk, Gülay; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sağlık turizmi, insanları turistik amaçlı seyahat etmeye yönelten en önemli neden olarak değerlendirilen 'sağlık' kapsamında gerçekleştirilen turizm etkinliklerini ifade etmektedir. Bu etkinlikler dâhilinde bireyler, ya kaybolan sağlıklarını tekrar kazanabilmek adına ya da sağlıklarını çok daha uzun süreli koruyabilmek için taleplerinin karşılanmasını beklemektedirler. Sağlık ve turizm ilişkisi, hem olumlu hem olumsuz yönleri olan bir ilişki olarak değerlendirilmektedir. Sağlık turizmi, hem somut hem de soyut anlamda ülkelere birçok fayda sağlamaktadır.Sağlık turizminin önündeki en büyük engellerden biri de, 'duygusal güvenlik' ihtiyacı olarak ifade edilmektedir. Sonuç olarak sağlık turizmi hasta gönderen ve hasta tedavi eden ülkeler için etik sorumluluklar gerektiren bir hizmet faaliyetidir. Bu bağlamda da sağlık turizminde etik; saygı, bilerek zarar vermeme, iyilik yapma ve adalet gibi temel prensiplerin gözetilmesini gerektirmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, 'Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı' bağlamında; sağlık, turizm, sağlık turizmi ve uluslararası sağlık hizmetleri kavram ve süreçlerinin belirli boyutları ile belirlenmesi, dünya örnekleri kapsamında sağlık turizminin değerlendirilmesi ve sağlık turizminde hasta haklarının ve etik değerlerin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaçla tasarlanan çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamada temel araç olarak uygulanan anket; biri sağlık turizminde hasta hakları ile ilgili görüşleri ölçmek, diğeri sağlık turizminde etik sorunsalı ile ilgili görüşleri ölçmek amacıyla iki farklı ölçek kullanılarak hazırlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Örneklemine ise araştırmaya katılmayı kabul eden 125 sağlık turizmi hastası alınmıştır. Çalışmada 'yaş grubu' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında ve 'hastane türü' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu ile bağımlı değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır.Bu araştırmanın temel amacı, 'Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı' bağlamında; sağlık, turizm, sağlık turizmi ve uluslararası sağlık hizmetleri kavram ve süreçlerinin belirli boyutları ile belirlenmesi, dünya örnekleri kapsamında sağlık turizminin değerlendirilmesi ve sağlık turizminde hasta haklarının ve etik değerlerin incelenmesi olarak belirlenmiştir.Bu amaçla tasarlanan çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamada temel araç olarak uygulanan anket; biri sağlık turizminde hasta hakları ile ilgili görüşleri ölçmek, diğeri sağlık turizminde etik sorunsalı ile ilgili görüşleri ölçmek amacıyla iki farklı ölçek kullanılarak hazırlanmıştır.Bu araştırmanın evrenini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Örneklemine ise araştırmaya katılmayı kabul eden 125 sağlık turizmi hastası alınmıştır. Çalışmada 'yaş grubu' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında ve 'hastane türü' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu ile bağımlı değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır. Hasta hakları konusunda geliştirilmesi gereken konular; hastaların sorularına yeterli cevaplar verilmesi ve bilgilendirmeleridir. Bu çerçeve de personelin nitelikleri önem arzetmektedir. Sağlık kurumuna gelmeden önce alınan bilgilerin uyuşmazlığı, aracı kuruluşların sağladığı yetersiz ve etik olmayan bilgiler, inanç ve değerlere uygun olmayan tıbbi uygulamalar, sağlık turizminin geliştirilmesi için çözülmesi gereken etik problemler arasındadır. Hasta hakları konusunda geliştirilmesi gereken konular; hastaların sorularına yeterli cevaplar verilmesi ve bilgilendirmeleridir. Bu çerçeve de personelin nitelikleri önem arzetmektedir. Sağlık kurumuna gelmeden önce alınan bilgilerin uyuşmazlığı, aracı kuruluşların sağladığı yetersiz ve etik olmayan bilgiler, inanç ve değerlere uygun olmayan tıbbi uygulamalar, sağlık turizminin geliştirilmesi için çözülmesi gereken etik problemler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Hasta Hakları, Etik
  • Master Thesis
    Hekim performansının teşhis ilişkili gruplara dayalı ödemesi
    (2016) Bulut, Özlem; Tengilimoğlu, Dilaver
    Karmaşık hizmet ve organizasyon yapısına sahip olan sağlık kurumlarının performanslarının değerlendirilmesinde, sağlık hizmeti sunumu alanında hastanelerin ürettiği hizmetin puanlandırılmasına katkı sağlayan Teşhis İlişkili Gruplar sisteminin ülkemizde de kullanılabilirliğini göstermek ve bu alanda öncülük etmek üzere bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde sağlık tesislerinin performans değerlendirmesi ve verimliliklerinin ölçülmesi konusunda dünyada ve ülkemizde uygulanan örnekler ve uygulama yöntemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise TİG'in tarihçesi, dünyada kullanım alanları ve genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise ülkemizdeki TİG'in tarihçesi, TKHK'da TİG uygulamaları ve performans değerlendirme çalışmalarında TİG'in kullanılabilirliği ve deneysel simülasyonlarla ek ödeme önerileri ele alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı faaliyet gösteren sağlık tesislerinin, Ekim 2015 – Mart 2016 arasında altı aylık döneme ilişkin yatan hasta verileri analiz edilerek sağlık tesislerinde fiilen çalışan 117.742 hekimin ek performans ücretlerinin; vaka karma indeksi, bağıl değer gibi TİG ödeme parametrelerine göre ödenmesi konusu ele alınmıştır.Daha adil bir ödeme tablosu oluşturabilmek için ek ödeme sisteminde sadece performans puanı yerine; performans puanı ve vaka karma indeksi kombine bir şekilde kullanılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Teşhis İlişkili Gruplar, Performans Değerlendirme, Vaka Karma İndeksi, Bağıl Değer
  • Master Thesis
    Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği
    (2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Zaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt Çalışanları
  • Doctoral Thesis
    Sağlık Çalışanlarına Göre Medikal Turizm Endeksi Faktörlerinin Değerlendirilmesi
    (2021) Köroğlu, Gönenç; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışmanın amacı, medikal turizmde rekabet gücünü etkileyen faktörlerin sağlık profesyonelleri gözüyle Türkiye açısından ortaya konmasıdır. Bu amaç aynı zamanda Türkiye'nin sağlık turizminde rekabet önceliği sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma Türkiye'de çalışmakta olan 388 sağlık çalışanı üzerinde anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda gelişmekte olan medikal turizm hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler adına avantaj sağlayacak nitelikler barındırmaktadır. Ülkelerin güçlü oldukları alanların farkına varıp bu alanlarda daha yoğun çalışmasına, zayıf oldukları alanları geliştirmesine ve potansiyel sağlık turisti çekmesi için ne yapması gerektiğine dair hazırlanmış olan bu tez dünyadaki belirli sağlık turizmi konumlarını ele almaktadır. Ülkeler yalnızca sağlık turizmi sunmakla kalmayıp, sağlık hizmeti öncesi, sırası ve sonrasında da tamamlayıcı hizmetler sunmaktadır. Medikal turizmde rekabet edecek ülkelerin hangi alanlarda ne gibi rekabet üstünlüğüne sahip olduklarının belirlenmesi, potansiyel medikal turistlerini hangi alanlarda kendilerine çekebilmeleri ancak oluşturulacak bir endeks ile ortaya çıkarılabilir. Çalışma medikal turizmin bileşenlerinin ortaya konması ve bu bileşenlerin ağırlıklarının analitik yöntemlerle belirlenmesi açısından hem çalışma alanına önemli bir katkı hem de teoride önemli bir kaynak olma niteliğindedir. Çalışmada, uluslararası geçerliliği olan açıklayıcı faktör analizine dayalı bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma sonunda medikal turizmin maliyet, destinasyon, sağlık kurumları ve insan kaynakları olmak üzere dört bileşenden oluştuğu, ayrıca bu bileşenlerinin birbirine yakın ağırlıkta olduğu bulunmuştur.
  • Master Thesis
    Kamu Hastanelerinde Merkezi Satın Alma, Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri: Sivas - Kayseri - Tokat - Yozgat Örneği
    (2015) Keskin, Yunus Emre; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknoloji baş döndüren bir hız ile gelişmeye devam ederken her alanda bilgiye erişim hızlanmış ve kolaylaşmış bulunmaktadır. Bu hızlı değişim sürecinde, sağlık hizmetlerinin finansal acıdan kesintisiz sürdürülmesi ve değişime uyumun doğru tercihlerle yapılması büyük önem taşımaktadır. Değişim sürecine uyumun sistemsiz ve gelişigüzel çabalar ile elde edilemeyeceği açıktır. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında teşkilat yapısını 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirmiş ve Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı üç farklı kuruma ayrılmıştır. Değişen teşkilat yapısının yanında satın alma birimlerinde çalışan personelde ortak bilinç oluşturacak ve tüm çalışanların katkılarını sağlayan bir sistem oluşturulmuştur. Bu çalışmada Sağlık Bakanlığının satın alma maliyetlerini azaltmak ve hastanelerde hizmet standardını sağlamak için 2013 yılı itibari ile uygulamaya konulan Merkezi Satın Alma Sisteminin amacına ulaşıp ulaşmadığını, varsa aksayan yönlerini tespit edilmeye çalışılacak ve Merkezi Satın Alma Sisteminin daha etkin ve faydalı olabilmesi için yapılabilecek çalışmalar hakkında öneriler ortaya konulacaktır. Bu bağlamda yapılan alan çalışmasında Sivas, Kayseri, Tokat, Yozgat illerinde Merkezi Satın Alma birimlerinde çalışan 128 personele anket uygulanarak veri toplanmıştır. Veriler SPSS 15,0 istatistik programı ile farklı istatistiki yöntemler (t testi, çapraz tablolar) kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların uzmanlaşmış personel eksikliği var mı sorusuna verdikleri cevaba baktığımızda 108 (% 84,4) kişinin uzmanlaşmış personel eksikliğini kabul ettiği görülmektedir. Yine katılımcıların Merkezi Satın Alma Sistemi konusunda 5'li likert ölçekli sorularda en çok katıldıkları ifadenin 3,96 (± 1,21) ortalaması ile 1. soru (Merkezi Satın Alma Sistemi maliyetlerin düşürülmesi için gereklidir.) olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamu Hastaneler Birliği, Merkezi Satın Alma, Maliyet, Tedarik Zinciri
  • Master Thesis
    Türkiye'den Medikal Turizm Kapsamında Hizmet Alan Hastaların Memnuniyetlerinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2014) Taş, Demet; Tengilimoğlu, Dilaver
    TAŞ, Demet. Türkiye'den Medikal Turizm Kapsamında Hizmet Alan Hastaların Memnuniyet Düzeyinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2014 Sağlık turizmi ve medikal turizm son on yıldır özellikle tüm dünyada gelişme göstermiş ve ülkeler için alternatif bir turizm olarak gelir kaynağı haline dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler ve sağlık turizmine olan talep artışı rekabeti artırmakla kalmayıp, hem hizmet veren kuruluşlar da hem de gelen hastaların seçiciliklerini artırmıştır. Kuruluşlar, yabancı hastaları cezp edebilmek için farklı arayış içine girmişler ve öncelik olarak hastaların (müşterilerin) istek, beklenti, memnuniyet ve şikâyetlerini dikkate almaya başlamışlardır. Bu çalışmada, medikal turizm için Türkiye'ye gelen yabancı hastaların memnuniyet değerlendirmesi yapılmıştır. Hastanelerin sağlık turizmine ne kadar hazır olduğunun belirlenmesi, ihtiyaçlarının saptanması ve alternatif çözüm önerilerinin sunulması amaçlanarak, medikal turizmde ilk 3'te yer alan Ankara ilinde, kamu hastanelerine başvurup yatarak tedavi gören yabancı hastalara anket uygulanmıştır. Dünya'da medikal turizmde Hindistan düşük fiyatlarıyla pazarda ilk sırada yer almıştır. Hindistan'ı takip eden diğer destinasyon ülkeler; Tayland, Malezya, Singapur ve ABD'dir. Türkiye bu sıralamanın içinde yer almak için her geçen gün gelişim göstermekte ve her geçen yıl hasta sayısını artırmaktadır. 2011 yılında bu sayı 156.176 iken, 2012 yılında ise 261.999'a yükselmiştir. En çok başvuran hastalar; Almanya, Libya ve Rusya'dan gelmişlerdir. Türkiye'ye medikal turizmde tercih eden yabancı hastaların yaşı, cinsiyeti, medeni durumu, eğitimi, hastane giderlerini karşılama durumu, mesleği, uyruğu, ilk başvuru durumu ve tanıtımlar memnuniyet düzeylerini etkilediği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler; 1-Sağlık turizmi, 2-Medikal turizm, 3-Müşteri memnuniyeti, 4-Yabancı hasta
  • Master Thesis
    Sağlık Kurumlarında Toplam Kalite Yönetimi Uygulamalarının Çalışan İş Doyumu ve Örgütsel Bağlılığına Etkisi
    (2021) Işık, Yurdagül; Tengilimoğlu, Dilaver
    Gelişen teknoloji, küreselleşme, iletişim ağlarının artması, eğitim ve gelir düzeyindeki artışlar ile birlikte insanların beklentileri de artmıştır. Hastalar kendilerini güvende hissedecekleri kurumlarda tedavi olmayı istemekte, personel iş doyumunun yüksek olduğu kurumlarda çalışmayı tercih etmektedir. Hizmet alanında faaliyet gösteren diğer sektörlerden farklı olarak sağlık hizmeti veren kurumların maddi güce ve teknolojik donanıma sahip olmalarının yanında nitelikli iş gücüne sahip olmaları da çok önemlidir. Çünkü sağlık hizmeti sunumundaki hatalar insanın hayatını kaybetmesine varan ciddi kayıplar ile sonuçlanabilmektedir. Sağlıkta kalitenin temel göstergelerinden birisi hasta ve çalışan güvenliğidir. Bir hastanenin kalite belgesine sahip olması demek, hasta bakım kalitesinin belirli bir standartta olduğunun, hasta ve çalışan güvenliğinin sağlandığının önemli göstergelerindendir. Bu araştırma, sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel bir hastanede uygulanan kalite uygulamalarının, çalışan iş doyumu ve örgütsel bağlılığı üzerine etki durumunu değerlendirmek ve kalite çalışmaları ile çalışan iş doyumu ve örgütsel bağlılığı arasındaki ilişkiyi ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan 462 çalışan oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda Toplam Kalite Yönetimi algısı ile iş doyumu arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Standart regresyon katsayısına göre, Toplam Kalite Yönetimi Algısı değişkenindeki 1 birim artışın İş Doyumu değişkeninde 0,743 birim artışa neden olduğu görülmüştür. Ayrıca Toplam Kalite Yönetimi Algısı ile Örgütsel Bağlılık arasındaki ilişki de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Standart regresyon katsayısına göre Toplam Kalite Yönetimi Algısı değişkenindeki 1 birim artışın Örgütsel Bağlılık değişkeninde 0,457 birim artışa neden olduğu görülmüştür.
  • Master Thesis
    İş Yerinde Oluşan Stresin Çalışanlar Üzerindeki Etkileri; Acil Servis Hizmetleri Kapsamında Bir Uygulama
    (2011) Çevik, Meral; Tengilimoğlu, Dilaver
    Stres, kaçınılmaz etkenlerin bireyin psişik dengesini bozması ile ortaya çıkan gerilim ve zorlanma halidir. Her ne kadar hayat şartları ve iş koşulları açısından, bireylerin hayatları farlılık gösterse de, herkes belli bir ölçüde stresten etkilenmektedir. İşe bağlı stres, performansı düşürür, iş kazalarına sebep olur, çalışanların ilişkilerini bozar, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açar, ayrıca çok derin psikolojik ve fizyolojik zararlar oluşturur. Ancak insanın amacına ulaşması ve motive olması için makul bir stres olumlu etki yaratmaktadır. Yani belli bir seviyeyi aşmadıkça stresin insanı çalışmaya teşvik ettiği ve başarısını arttırdığı söylenebilir.Araştırma, iş yerinde oluşan stresin, acil serviste çalışan doktor ve hemşireler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve analitik bir araştırma olarak planlanmıştır.Araştırma, Ankara'da bulunan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Özel Medicana ve Özel Bayındır Hastane'lerinden yazılı ve sözlü izinler alınarak, Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 131 sağlık çalışanı ile anket tekniği gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı iş yükünün fazla olduğunu ifade etse de, mesai süresinde işlerini bitirememe kaygısı taşımadıkları, işlerini eve taşımadıklarını, yeni eklenen sorumlulukları başkasına devretmek yerine kendileri üstlendikleri belirlenmiştir. Hem mükemmel bir eş, hem mükemmel bir çalışan, hem mükemmel bir ebeveyn olmanın katılımcılar için önemli olduğu belirlenmiştir. İş yükünün çalışanlar üzerinde önemli bir stres faktörü olmadığı görülmüştür. Stresin çalışanlarda en fazla yorgunluk, gerginlik, baş ağrısı ve uykusuzluk şikayetlerine neden olduğu belirlenmiştir. Çalışanların sosyodemografik özellikleriyle stresin olumsuz etkileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Stres ölçeğine göre toplam stres puanı 28,031±3,792 (minimum 18, maksimum 38)'dir. Bu da acil servis çalışanlarının stres düzeyinin yüksek olduğunun göstergesidir.