Search Results

Now showing 1 - 10 of 29
  • Master Thesis
    İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği
    (2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.
  • Master Thesis
    Sivil Savunma ve Seferberlik Hizmetlerinde Görevli Kamu Personelinin Problem Çözme Becerisi, Mobbinge Uğrama ve Motivasyon Durumlarını Belirlemeye Yönelik Bir Alan Çalışması
    (2015) Albayrak, Alişan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sivil savunma personelinin görevi sırasında problem çözme becerisini kullanması gerekir. Yaptığı işlere bağlı olarak psikolojik şiddete uğrama olasılığı vardır ve motivasyonları düşebilir. Bu araştırmanın amacı sivil savunma ve seferberlik görevini yürüten kamu personelinin problem çözme beceri algısının, psikolojik şiddete uğrama ve motivasyon durumlarının belirlenmesidir. Araştırma tanımlayıcı türde bir alan araştırmasıdır. Araştırmaya sivil savunma uzmanları derneğinin düzenlediği etkinliğe katılan 900 kişinin 619'u gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, İş Yerinde Psikolojik Şiddet Algısı Ölçeği,Problem Çözme Envanteri ve Motivasyon ölçekleri kullanılmıştır. Problem çözme envanteri toplam cronbach alfa değeri ,89, İş Yerinde Psikolojik Şiddet Algısı Ölçeği toplam cronbach alfa değeri ,95, Motivasyon Ölçeği toplam cronbach alfa değeri ,90 olarak bulunmuştur. Katılımcıların genel olarak problem çözme becerilerini yüksek algıladıkları, yarıya yakınının psikolojik şiddete uğradığı, çoğunluğunun motivasyonunun yüksek olduğu belirlenmiştir. Problem çözme beceri algısı ile psikolojik şiddet alt bölümleri arasındaki ilişkinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. İş yerinde Psikolojik şiddet Algısı Ölçeği alt bölümlerinin kendi aralarındaki ilişkinin genel olarak pozitif yönde ve yüksek kuvvette olduğu görülmüştür. Problem çözme becerileri konusunda kendini yeterli olarak algılama arttıkça motivasyon ölçekleri alt önermeleri olan başarı, ilişki ve güç ihtiyacının anlamlı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Psikolojik şiddet arttıkça motivasyonun düştüğü, problem çözme becerileri konusunda kendini yeterli olarak algılamanın motivasyonu artırdığı belirlenmiştir. Problem çözme becerisi eğitimi, psikolojik şiddette neler yapılabileceği ve motivasyonu artırıcı etkinlikler eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulabilir. Anahtar Sözcükler: sivil savunma, problem çözme, psikolojik şiddet, motivasyon
  • Master Thesis
    112 Acil Sağlık Hizmetleri'nde Çalışan Personelin İş Doyumu: Ankara İli Örneği
    (2015) Düzova, Sibel; Tengilimoğlu, Dilaver
    Teknoloji ve tıp alanındaki hızlı ilerlemeler, kentleşme, dünya nüfusunun artması, sağlık hizmetlerinin sunumunda belirgin değişikliklere neden olmuştur. Tıbbın tarihiyle paralel gelişmeler gösteren ve acil tıbbın hastane öncesi ortama uzantısı olan Acil Sağlık Hizmetleri dünyada son otuz yılda önem kazanmış ve bu alanda hızlı değişimler yaşanmaya başlanmıştır. 7 gün 24 saat hizmet sunulan bu birimlerde, işle ilgili sağlık sorunlarının artması, çalışanlara yönelik sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddetin giderek yaygınlaşması üzerine ASH araştırmacıların dikkatini çekmiş ve konuya daha fazla önem verilmeye başlanmıştır. 112 çalışanları işleri gereği bulaşıcı hastalıklar, stres ve şiddete maruz kalabilen ve zaman içerisinde ruhsal, duygusal ve fiziksel sağlıklarına etki eden birçok faktörle karşılaşmaktadırlar. İş doyumu bu faktörlerden sadece bir tanesidir. Kişilerin başarılı, mutlu ve üretken olabilmelerinin en önemli gereklerinden biri olan iş doyumu; İşin bireye sağladıklarının algılanması ile oluşan hoşnutluk duygusudur. İş doyumu her meslekte önemlidir. Çalışanların iş doyumu meslek grupları arasında farklılıklar gösterebileceği gibi, aynı meslek grubunda, kurumlar arasında bile farklılık gösterebilmektedir. Bu çalışmada 112 ASH' de çalışan personelin iş doyum düzeylerinin ölçülmesi ve buna etki eden faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı nitelikte bir araştırma olarak yürütülmüştür. Şubat 2015 itibari ile Ankara İl Ambulans servisinde çalışan 262 personel çalışmaya katılmıştır. Veriler demografik bilgiler anket formu ve Minnesota iş doyum ölçeği ile toplanmıştır. Çalışma sonucunda Ankara 112 İl Ambulans Servisi çalışanlarının Minnesota iş doyum ölçeğine verdikleri cevaplar doğrultusunda genel olarak içsel doyumlarının yüksek olmasına rağmen dışsal doyumlarının özellikle yöneticiler, çalışma ortamı, terfi olanakları vb. konularda doyumsuzluk yaşadıkları görülmüştür. Anahtar Sözcükler; 112 Acil Sağlık Hizmetleri, ASH Çalışanları, iş doyumu
  • Master Thesis
    Sağlık Yönetim Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Sağlık Yöneticileri Tarafından Kabul ve Kullanımı: Ankara İli Örneği
    (2016) Demircan, Fatih; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bilgi ve iletişim teknolojilerinde ki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Sağlık bilgi sistemleri ise sağlık hizmetlerini sunan hastane yöneticilerinin, karar verme süreçlerinde bilgileri derlemektedir.Sağlık hizmetleri karmaşık yapısı gereği bilişim teknolojilerine bağımlılığı sürekli artmaktadır. Hastanelere kayıt edilen ve saklanan tıbbi verilerin kapasitesi sürekli artmakta ve sürekli büyüme göstermektedir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrardan ulaşma zor bir hal alırken, artık bu işlev daha çok önemli hale gelmektedir. Bu bağlamda sağlık bilişimi; sağlık hizmetinin bilgi toplumu insanına yakışır biçimde sunulması, bilişim teknolojilerinin etkili biçimde kullanıldığı hastanelerin çağdaş bir anlayışla yönetilmesi, toplumun sağlık sorunlarının saptanması, hizmetlerin planlanması ve sağlık düzeyini artırılması için ihtiyaç duyulan bilginin toplanarak bilimsel değerlendirmeler yapabilecek sağlık çalışanı yetiştirmede kullanılmasıdır.Bu çalışmada Ankara'da faaliyet gösteren 16 kamu hastanesinde (12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi) görev yapan 108 hastane yönetici ile yapılan anket çalışması sonucu sağlık bilgi sistemleri ve iletişim teknolojilerine bakış açısı öğrenilmeye çalışılmış ve sağlık kurumlarında bilgi teknoloji kullanım sürecinde öneriler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler : Bilgi Sistemleri, Bilgi sistemleri yapısı, Sağlık Bilişim Sistemleri, Bilgi Teknolojileri Sorunları ,Teknolojik değişimlere karşı direnç
  • Master Thesis
    Sağlık Yöneticilerinin Yaşam Kalitesinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2014) Güney, Zeynep; Tengilimoğlu, Dilaver
    Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yaşam kalitesi, bireylerin yaşadıkları kültür ve değerler sistemi içerisinde amaçları, beklentileri, ilgi alanları ve yaşam standartları doğrultusunda hayattaki pozisyonları nasıl algıladıklarıdır. Sağlık yöneticileri yoğun çalışma temposu ve bununla beraber yürütmek zorunda oldukları görevleri, sağlıklarını koruyabilme, arkadaşlık, aile ilişkileri ve benzeri konularda fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak büyük bir yük altına girmektedirler. Araştırma, Ankara ilindeki Sağlık Yöneticilerinin yaşam kalitelerini değerlendirmeye yönelik tanımlayıcı bir çalışma olarak planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmada örnekleme yapılmamış, hastanede çalışan bütün yöneticilerin araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir Araştırmada 221 sağlık yöneticisiyle ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Yüz yüze görüşme tekniği ile iki bölümden oluş an bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü 11 soruluk sosyo-demografik özellikleri içeren sorulardan, ikinci bölümü ise SF–36 (Short Form 36) yaşam kalitesi ölçeğinden oluşmaktadır. Sağlık yöneticisinin, SF-36'nın boyutlarından aldıkları puanlar, sosyo-demografik ve çalışma yaşamıyla ilgili bazı özelliklere göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 30-39 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, yaşam kalitesinin ruhsal özellikleriyle ilgili boyutlarında düşük, fiziksel özellikleriyle ilgili boyutlarında daha yüksek puanlar almıştır. Kadın sağlık personelinin yaşam kalitesi puanları erkeklerin yaşam kalitesi puanlarından daha yüksektir. Yaş ilerledikçe, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Bekar sağlık personeli, yaşam kalitesi boyutlarının çoğunda yüksek puanı almıştır. İdari Mali İşler Şube Müdürü/Yardımcısı grubu, genel sağlık boyutu hariç bütün yaşam kalitesi boyutlarında diğer meslek gruplarına göre daha düşük puan almıştır. Toplam çalışma süresi uzadıkça, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Araştırma grubunun yaşam kalitesi boyutlarından aldıkları puanlar ortalaması yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, sağlık yöneticileri; yaşam kalitelerinin yaş, çalışma süresi, toplam hizmet süresi, çalışma şekli durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar sözcükler: 1. Yaşam Kalitesi 2. SF-36 3. Sağlık Yöneticileri
  • Master Thesis
    Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı Üzerine Bir Araştırma
    (2019) Öztürk, Gülay; Tengilimoğlu, Dilaver
    Sağlık turizmi, insanları turistik amaçlı seyahat etmeye yönelten en önemli neden olarak değerlendirilen 'sağlık' kapsamında gerçekleştirilen turizm etkinliklerini ifade etmektedir. Bu etkinlikler dâhilinde bireyler, ya kaybolan sağlıklarını tekrar kazanabilmek adına ya da sağlıklarını çok daha uzun süreli koruyabilmek için taleplerinin karşılanmasını beklemektedirler. Sağlık ve turizm ilişkisi, hem olumlu hem olumsuz yönleri olan bir ilişki olarak değerlendirilmektedir. Sağlık turizmi, hem somut hem de soyut anlamda ülkelere birçok fayda sağlamaktadır.Sağlık turizminin önündeki en büyük engellerden biri de, 'duygusal güvenlik' ihtiyacı olarak ifade edilmektedir. Sonuç olarak sağlık turizmi hasta gönderen ve hasta tedavi eden ülkeler için etik sorumluluklar gerektiren bir hizmet faaliyetidir. Bu bağlamda da sağlık turizminde etik; saygı, bilerek zarar vermeme, iyilik yapma ve adalet gibi temel prensiplerin gözetilmesini gerektirmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, 'Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı' bağlamında; sağlık, turizm, sağlık turizmi ve uluslararası sağlık hizmetleri kavram ve süreçlerinin belirli boyutları ile belirlenmesi, dünya örnekleri kapsamında sağlık turizminin değerlendirilmesi ve sağlık turizminde hasta haklarının ve etik değerlerin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaçla tasarlanan çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamada temel araç olarak uygulanan anket; biri sağlık turizminde hasta hakları ile ilgili görüşleri ölçmek, diğeri sağlık turizminde etik sorunsalı ile ilgili görüşleri ölçmek amacıyla iki farklı ölçek kullanılarak hazırlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Örneklemine ise araştırmaya katılmayı kabul eden 125 sağlık turizmi hastası alınmıştır. Çalışmada 'yaş grubu' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında ve 'hastane türü' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu ile bağımlı değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır.Bu araştırmanın temel amacı, 'Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı' bağlamında; sağlık, turizm, sağlık turizmi ve uluslararası sağlık hizmetleri kavram ve süreçlerinin belirli boyutları ile belirlenmesi, dünya örnekleri kapsamında sağlık turizminin değerlendirilmesi ve sağlık turizminde hasta haklarının ve etik değerlerin incelenmesi olarak belirlenmiştir.Bu amaçla tasarlanan çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamada temel araç olarak uygulanan anket; biri sağlık turizminde hasta hakları ile ilgili görüşleri ölçmek, diğeri sağlık turizminde etik sorunsalı ile ilgili görüşleri ölçmek amacıyla iki farklı ölçek kullanılarak hazırlanmıştır.Bu araştırmanın evrenini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Örneklemine ise araştırmaya katılmayı kabul eden 125 sağlık turizmi hastası alınmıştır. Çalışmada 'yaş grubu' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında ve 'hastane türü' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu ile bağımlı değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır. Hasta hakları konusunda geliştirilmesi gereken konular; hastaların sorularına yeterli cevaplar verilmesi ve bilgilendirmeleridir. Bu çerçeve de personelin nitelikleri önem arzetmektedir. Sağlık kurumuna gelmeden önce alınan bilgilerin uyuşmazlığı, aracı kuruluşların sağladığı yetersiz ve etik olmayan bilgiler, inanç ve değerlere uygun olmayan tıbbi uygulamalar, sağlık turizminin geliştirilmesi için çözülmesi gereken etik problemler arasındadır. Hasta hakları konusunda geliştirilmesi gereken konular; hastaların sorularına yeterli cevaplar verilmesi ve bilgilendirmeleridir. Bu çerçeve de personelin nitelikleri önem arzetmektedir. Sağlık kurumuna gelmeden önce alınan bilgilerin uyuşmazlığı, aracı kuruluşların sağladığı yetersiz ve etik olmayan bilgiler, inanç ve değerlere uygun olmayan tıbbi uygulamalar, sağlık turizminin geliştirilmesi için çözülmesi gereken etik problemler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Hasta Hakları, Etik
  • Master Thesis
    Hekim performansının teşhis ilişkili gruplara dayalı ödemesi
    (2016) Bulut, Özlem; Tengilimoğlu, Dilaver
    Karmaşık hizmet ve organizasyon yapısına sahip olan sağlık kurumlarının performanslarının değerlendirilmesinde, sağlık hizmeti sunumu alanında hastanelerin ürettiği hizmetin puanlandırılmasına katkı sağlayan Teşhis İlişkili Gruplar sisteminin ülkemizde de kullanılabilirliğini göstermek ve bu alanda öncülük etmek üzere bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde sağlık tesislerinin performans değerlendirmesi ve verimliliklerinin ölçülmesi konusunda dünyada ve ülkemizde uygulanan örnekler ve uygulama yöntemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise TİG'in tarihçesi, dünyada kullanım alanları ve genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise ülkemizdeki TİG'in tarihçesi, TKHK'da TİG uygulamaları ve performans değerlendirme çalışmalarında TİG'in kullanılabilirliği ve deneysel simülasyonlarla ek ödeme önerileri ele alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı faaliyet gösteren sağlık tesislerinin, Ekim 2015 – Mart 2016 arasında altı aylık döneme ilişkin yatan hasta verileri analiz edilerek sağlık tesislerinde fiilen çalışan 117.742 hekimin ek performans ücretlerinin; vaka karma indeksi, bağıl değer gibi TİG ödeme parametrelerine göre ödenmesi konusu ele alınmıştır.Daha adil bir ödeme tablosu oluşturabilmek için ek ödeme sisteminde sadece performans puanı yerine; performans puanı ve vaka karma indeksi kombine bir şekilde kullanılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Teşhis İlişkili Gruplar, Performans Değerlendirme, Vaka Karma İndeksi, Bağıl Değer
  • Master Thesis
    Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği
    (2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Zaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt Çalışanları
  • Master Thesis
    Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde Hasta-personel İletişiminin Hasta Memnuniyetine Etkisi
    (2014) Koçak, Nihal; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar ve olgularla ilgili değişmeleri haber veren, bunlarla ilgili bilgileri birbirine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu toplulukta ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimine iletişim denir. İletişim, insan hayatının önemli bir parçasıdır. İletişim sürecini anlayabilmek için çeşitli iletişim modelleri oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çeşitli iletişim araçları da bu süreçte kullanılabilir. Öte yandan, hekim ve diğer sağlık çalışanları yoğun iş temposunun yanı sıra iletişim araçlarını ve iletişim yöntemlerini kullanarak geniş çerçevede birçok değişik insanla iletişim içinde olmak ihtiyacındadır. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının en çok iletişimde bulunmak zorunda olduğu insanlar hastalar ve hasta yakınlarıdır. Dolayısıyla hekim, diğer sağlık çalışanları ve hastalar bazı iletişim becerilerini kazanmış olmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı, Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran hastaların demografik karakterlerini ortaya çıkarmak, hasta – personel iletişimini etkileyen faktörleri ve hasta personel iletişiminin memnuniyete etkisini belirlemektir. Bu çalışmaya Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 18 yaşından büyük 400 hasta alınmıştır. İletişim kurulabilen hastaların demografik bilgileri ve personelle iletişimleri hakkında bilgi toplandı. Acil serviste kim tarafından karşılandığı, doktor ve hemşirelerin iletişim becerileri ve davranışları, acil serviste tetkik ve tedavi sürerken hastalığı ve yapılan tetkikler için bilgi verilmesi ile tetkikler için bekleme süresi hakkındaki iletişimin memnuniyete etkisi ve acil serviste gördüğü tüm bakım ile ilgili memnuniyeti hususlarında hastaya sorular soruldu. İstatistiksel analiz, SSPS 20,0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak yapıldı. Sonuç olarak, hasta personel iletişimini en fazla etkileyen faktörün hemşire ve doktor davranışı olduğu tespit edilmiştir. Hasta – personel iletişimini etkileyen bir diğer önemli faktör ise, tetkik ve tedavi sürerken hastalara işlemler hakkında bilgi verme durumu olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hasta-personel iletişimi, hasta memnuniyeti.
  • Doctoral Thesis
    Sağlık Çalışanlarına Göre Medikal Turizm Endeksi Faktörlerinin Değerlendirilmesi
    (2021) Köroğlu, Gönenç; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışmanın amacı, medikal turizmde rekabet gücünü etkileyen faktörlerin sağlık profesyonelleri gözüyle Türkiye açısından ortaya konmasıdır. Bu amaç aynı zamanda Türkiye'nin sağlık turizminde rekabet önceliği sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma Türkiye'de çalışmakta olan 388 sağlık çalışanı üzerinde anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda gelişmekte olan medikal turizm hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler adına avantaj sağlayacak nitelikler barındırmaktadır. Ülkelerin güçlü oldukları alanların farkına varıp bu alanlarda daha yoğun çalışmasına, zayıf oldukları alanları geliştirmesine ve potansiyel sağlık turisti çekmesi için ne yapması gerektiğine dair hazırlanmış olan bu tez dünyadaki belirli sağlık turizmi konumlarını ele almaktadır. Ülkeler yalnızca sağlık turizmi sunmakla kalmayıp, sağlık hizmeti öncesi, sırası ve sonrasında da tamamlayıcı hizmetler sunmaktadır. Medikal turizmde rekabet edecek ülkelerin hangi alanlarda ne gibi rekabet üstünlüğüne sahip olduklarının belirlenmesi, potansiyel medikal turistlerini hangi alanlarda kendilerine çekebilmeleri ancak oluşturulacak bir endeks ile ortaya çıkarılabilir. Çalışma medikal turizmin bileşenlerinin ortaya konması ve bu bileşenlerin ağırlıklarının analitik yöntemlerle belirlenmesi açısından hem çalışma alanına önemli bir katkı hem de teoride önemli bir kaynak olma niteliğindedir. Çalışmada, uluslararası geçerliliği olan açıklayıcı faktör analizine dayalı bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma sonunda medikal turizmin maliyet, destinasyon, sağlık kurumları ve insan kaynakları olmak üzere dört bileşenden oluştuğu, ayrıca bu bileşenlerinin birbirine yakın ağırlıkta olduğu bulunmuştur.