Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Review
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    Akciğer Kanserinde İmmünoterapi ve Tedavide Multidisipliner Yaklaşım
    (Turkish Assoc Tuberculosis & Thorax, 2020) Karadurmuş, Nuri; Kaya, Akın; Göksel, Tuncay; Yılmaz, Ülkü; Tülek, Necla
    Akciğer kanseri dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca nedeniolmaya devam etmektedir. Son 20 yılda kanser biyolojisi ve patogenezi hakkındaki bilgiler artmış, immün kontrol noktası inhibitörleri (İKNİ) kullanımasunulmuş ve böylece solid kanserlerin tedavisinde önemli bir dönem başlamıştır. Bu derlemede; tedavide yenilikler, immünoterapi ve tedavide multidisipliner yaklaşım çerçevesinde akciğer kanseri ele alınmıştır. Küçük hücreli dışıakciğer kanseri (KHDAK) en sık görülen ve özellikleri nedeniyle İKNİ tedavisinden ideal olarak yararlanabilecek akciğer kanseri türü olması nedeniyleyazının odak noktasını oluşturmuştur. Bu derleme, akciğer kanseri tedavisindeimmünoterapi yaklaşımının göğüs hastalıkları başta olmak üzere tüm branşlarda multidisipliner farkındalığını artırmayı ve yönetimi hakkında bilgi sağlamayıamaçlayan ilk Türkçe derlemedir. Ayrıca bu derleme, KHDAK tedavisinde İKNİkullanımına ilişkin son klinik çalışmaların dikkat çekici sonuçlarını sunmasıaçısından önem teşkil etmektedir. İmmünoterapi kanser tedavisinde yeni bir dönem başlatmıştır ve İKNİ tedavisinin kendine özgü etki mekanizması yeni bazı advers olay grubunun ortaya çıkmasına nedenolmuştur, bunlar arasında pnömonitis özellikle önemlidir ve advers olaylar konusunda gerektiğinde hastaların ilgili uzmanlık dalları ilekonsülte edilmesi gerekmektedir. Akciğer kanserinde tedavi, hastanın özellikleri, histolojik özellikler, genetik durum göz önünde bulundurularak her bir hastaya özel planlanmalı ve akciğer kanserli bir hastanın tanısal değerlendirilmesi ve en uygun şekilde tedavisi içingöğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji uzmanlık dalları arasında işbirliği sağlanmalıdır. Bununla birlikte, aile hekimleri de akciğer kanserinin erken tanınmasında ve ayrıca hastalarını tütün bırakmayı teşvik ederekkanserin önlenmesinde önemli rol oynayabilirler. Ayrıca, toplumda farkındalık yaratmak ve erken tanı için akciğer kanseri yönündentarama çalışmaları yapmak hedeflenmelidir
  • Article
    Tedavi Alan Kronik Hepatit B Hastalarında Serum Kantitatif Hbsag Düzeyi ile Viral Yük Arasındaki İlişkinin Araştırılması
    (Pamukkale University, 2020) Demirelli, Meryem; Tülek, Necla; Temoçin, Fatih; Yücel, Doğan; Erdinç, Fatma Şebnem; Ertem, Günay
    Amaç: Yakın geçmişe kadar HBsAg sadece hepatit B enfeksiyonun tanısında kullanılırken, günümüzde serum HBsAg kantitasyonu (qHBsAg)’nun, hepatit B virüsü (HBV) enfeksiyonunun viral monitörizasyonunda kullanılabileceğine dair veriler artmaya başlamıştır. Bu çalışmada inaktif hepatit B taşıyıcıları ile kronik aktif hepatit B hastaları arasındaki qHBsAg ile HBV DNA düzeyleri karşılaştırılmış ve tedavi başlanmış hastalarda tedavi süresince qHBsAg ile HBVDNA seyri izlenerek aralarındaki ilişki değerlendirilmiştir. Gereç ve yöntem: Çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nde yapılmıştır. Kronik hepatit B (KHB) tanısıyla tedavi alan 71 hasta ve inaktif HBsAg taşıyıcısı 74 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalarda serum qHBsAg düzeyleri Elecsys HBsAg II cihazı ile çalışıldı. Bulgular: Nükleoz(t)id analoğu ile tedavi edilen hastalarda 6. ve 12. aydaki serum qHBsAg düzeyi ile HBVDNA arasında pozitif yönde bir korelasyon görüldü ve her iki parametrenin altı ay ve bir yıllık izlemindeki düşüş istatiksel olarak anlamlı bulundu (qHBsAg 6ay p=0,03, qHBsAg 12 ay p=0,001, HBV DNA 6 ay p=0,001, HBV DNA 12 ay p=0,001). Peg-IFN tedavisi alan kronik hepatit B hastalarında ise serum qHBsAg düzeyi ile HBVDNA arasında tedavi başlangıcı ve 6. ayında anlamlı bir ilişki olmayıp tedavi sonunda pozitif yönde korelasyon görüldü. PEG-IFN tedavisi alan hasta grubunda ise qHBsAg seviyeleri ile HBV DNA arasındaki korelasyon tedavi sonunda anlamlı (p=0,01) olarak saptandı.