Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    GÖNÜLDEN PAYLAŞIMLA BARIŞ
    (İz Dergisi, 2013) Selçuk, Fatma Ülkü
    Barış içinde yaşam, insanın güvenlik, denge, istikrar, uyum, huzur gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi açısından önemlidir. Son birkaç yüzyıl, dünya barışının nasıl sağlanacağı konusunda farklı görüşlere sahne olmuştur. Liberaller serbest ticaretin ve uluslararası örgütlerin önemine vurgu yaparlarken, sosyalistler üretim ve paylaşım ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiğine odaklanmışlardır. Çevre konusundaki farkındalığın artması ise insanın dünyada yalnız olmadığını hatırlatmış, sürdürülebilir bir yaşamın olanakları daha fazla araştırılır olmuştur. Barışla bağlantılı akademik çabalar, dünya savaşlarının, bölgesel, ülkeler arası ve ülke içi çatışmaların patlak verdiği bir ortama rağmen devam etmiştir. Bu metin de silahlar yerine insanların konuştuğu, anlaştığı bir dünya için gönülden iletişimin ve paylaşımın önemine dikkat çekmek üzere 2011 yılında ‘Mekan ve Kültür’ Sempozyumunda sunmuş olduğum basılmamış tebliğimin bazı bölümlerini içermektedir.
  • Article
    SİYASİ ÇATIŞMALARIN ÇÖZÜMÜNDE ŞİDDETSİZ İLETİŞİM MODELİNİN OLANAK ve KISITLILIKLARI
    (2017) Selçuk, Fatma Ülkü
    Bu makalede, Rosenberg\"in şiddetsiz iletişim modelinin, etnik gruplar arası siyasi çatışmaların çözümü açısından sunduğu olanak ve kısıtlılıklar çok düzlemli bir çerçeve üzerinden değerlendirilmektedir. Modelin çatışma çözümüne ve insan doğasına dair kabulleri, ruh ve sinir bilim bulgularına göndermede bulunarak irdelenmektedir. Modelin analizinden hareketle, şiddetli çatışmalara yol açma ve barış inşası sürecini tıkama potansiyelleri bakımından farklılaşan bireysel kapasitelerin göz önünde bulundurulmasının önemi vurgulanmaktadır. Travmaların zincirleme etkisinin ve şiddet döngüsünün kırılabilmesi bakımından, çok düzlemli bir çözümleme çerçevesi benimsenmesinin ve mezo ve makro düzlemlerde yer alan teorilerin insan doğasına dair kabullerinin ruh ve sinir bilim bulgularını takip ederek yenilenmesinin faydalı olduğu ortaya konmaktadır
  • Article
    Demokrasi ve İnsan Doğası
    (Bilim ve Teknoloji, 2014) Selçuk, Fatma Ülkü
    Tarihin farklı dönemlerinde oy verme ve yönetme konusunda yetki sınırlaması olmuştur. Bu sınırlama, sınıfsal farklılıklardan kaynaklanabileceği gibi, cinsiyet farklılığından veya etnik farklılıklardan da kaynaklanabilmiştir. Ayrıca, akıl sahibi olma, siyasetle uğraşacak yeterli boş zamanı olma, temel eğitim almış olma gibi ölçütlerin de gündeme getirildiği görülmüştür. Günümüzde ayrıntılarda farklılıklar görülse de (örneğin hükümlülüğe, askerliğe dair düzenlemeler kısıtlamalar getirebilmektedir) pek çok ülkede reşit, kendi kararını verebilecek ehliyete sahip yurttaşlar, seçme hakkına sahiptir. Bu yazıda, seçme, oy verme, seçilme ve yönetme haklarına dair ehliyet konusu, kişilik bozuklukları çerçevesinde tartışılacaktır. Zira günümüzde, kişilik bozuklukları, akıl hastalığı statüsünde sayılmayıp bu bozukluklardan muzdarip olanlar genelde cezai ehliyeti haiz bireyler olarak değerlendirilir. Halbuki, yönetim konumlarında bulunan insanlar, başkalarının kaderini etkileyecek kararlar vermektedir. Bu kararlar, yaşamsal öneme de sahip olabilmektedir.