Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    Pankreatikoduodenektomi Sonrası Gelişen Postoperatif Pankreatik Fistül İçin Erken Bir Belirteç Olarak C-reaktif Protein
    (2025) Kerem, Mustafa; Emral, Ahmet Cıhangır
    Amaç: Pankreatikoduodenektomi (PD) sonrası gelişen klinik olarak anlamlı postoperatif pankreatik fistül (CR-POPF), cerrahi sonrası morbiditenin en önemli nedenlerinden biri olup, sekonder komplikasyonlara da zemin hazırlamaktadır. CR-POPF’nin erken dönemde tanınması, zamanında müdahale ve uygun dren yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, postoperatif 3. gün (POD 3) serum C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin CR-POPF gelişimini öngörmedeki değerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Mart 2020 ile Şubat 2025 arasında merkezimizde PD uygulanan 112 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Total veya distal pankreatektomi yapılanlar, neoadjuvan tedavi alanlar, kontrolsüz diyabeti olanlar, immünsüprese hastalar ve pankreas dışı anastomoz kaçağı gelişenler çalışma dışı bırakıldı. Postoperatif 3. gün serum CRP düzeyleri, dren amilaz konsantrasyonu ve drenaj hacmi kaydedildi. CR-POPF, Uluslararası Pankreas Cerrahisi Çalışma Grubu (ISGPS) kriterlerine göre tanımlandı. ROC eğrisi analizi ile CRP düzeylerinin tanısal performansı değerlendirildi. Ayrıca, çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile CR-POPF için bağımsız risk faktörleri belirlendi. Bulgular: CR-POPF, 17 hastada (%15,2) gelişti. Bu hastalarda pankreas duktus çapı anlamlı şekilde daha dar ve doku yapısı daha yumuşaktı (p < 0,01). ROC analizinde, POD 3 CRP düzeyi >161 mg/L olan hastalarda CR-POPF gelişimini öngörmede AUC 0,77, sensitivite %82,4 ve spesifisite %66,3 olarak bulundu. Lojistik regresyon analizinde, dar pankreatik duktus çapı ve yumuşak pankreas dokusu CR-POPF için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç: Pankreatikoduodenektomi sonrası 3. gün serum CRP düzeylerinin yüksek olması, CR-POPF gelişimini öngörmede anlamlı bir belirteçtir. CRP düzeylerinin rutin postoperatif değerlendirmeye dahil edilmesi, erken risk sınıflamasını kolaylaştırarak hasta yönetimi ve dren çekilme zamanlamasında klinik karar sürecine katkı sağlayabilir.
  • Article
    Distal Pankreatektomi Sonrası Pankreatik Fistül Gelişimini Tahmin Etmede İnflamatuar İndekslerin Rolü
    (2025) Kerem, Mustafa; Emral, Ahmet Cıhangır; Çetinkaya, Gökay
    Amaç: İnflamatuar belirteçlerin, distal pankreatektomi sonrası pankreatik fistül gelişimini tahmin etmedeki önemi, bu konuda yapılan çalışmalarla yeterince derinlemesine incelenmemiştir. Bu çalış-ma, distal pankreatektomi yapılan hastalarda postoperatif inflamatuar indekslerin, özellikle SII (siste-mik immün inflamasyon indeksi), NLR (nötrofil-lenfosit oranı) ve PLR (trombosit-lenfosit oranı), pank-reatik fistül gelişimi ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Materyal ve Metod: Bu retrospektif çalışmada, Ocak 2020 ile Aralık 2023 arasında pankreatik kanser nedeniyle distal pankreatektomi uygulanan hastalar analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler, pankreatik fistül (B ve C dereceleri) gelişen hastaların, üçüncü postoperatif günde elde edilen laboratuvar sonuç-larına dayalı olarak hesaplanan SII, NLR ve PLR verileri retrospektif olarak incelenerek yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya, belirlenen kriterlere uyan 72 hasta dahil edildi. Bu hastaların 25'inde (% 34.7) pankreatik fistül gözlemlendi. Bu çalışmada, BMI ve yumuşak pankreatik doku pankreatik fistül gelişimi için istatistiksel olarak anlamlı risk faktörleri olarak bulundu (her ikisi için p=0.02). Postoperatif üçün-cü günde ölçülen SII ve NLR, pankreatik fistül gelişiminin istatistiksel olarak anlamlı prediktörleri olurken, postoperatif PLR’nin pankreatik fistül gelişimini tahmin etmede istatiksel anlamlı sonuç vermediği görüldü. SII’nin pankreatik fistül gelişiminin tahmin edilmesinde NLR'den daha güçlü bir prediktör olduğu görüldü. Sonuç: Bu çalışma, inflamasyonla ilişkili indeksler olan SII ve NLR'deki artışın, distal pankreatektomi sonrası pankreatik fistül gelişiminin tahmin edilmesinde etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, PLR'nin pankreatik fistül gelişimini tahmin etmede etkili olmadığı görüldü.