18 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 18
Master Thesis Poli (n- Metilanilin) Eklenmiş Gümüş Nanopartiküllerin Antibakteriyel Aktivitesinin Araştırılması(2022) Aldarajı, Mostafa Kamıl Maala; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Muratİnsanlar, hayvanlar ve mahsuller, belirli bakteri türlerinin neden olduğu birçok hastalıktan muzdarip olabilir. Bu bakterilerin, karşılaşabilecekleri en uygun araçları belirlemek için derinlemesine araştırılması gerekir. Bu bakteri türleri arasında (Escherichia coli) ve (Staphylococcus aureus) bulunur. Gümüş, bakterileri yok edebilecek bazı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip olduğu için bu bakterilerin yayılmasının tedavisinde kullanılan en önemli mineral elementlerden biridir. Etkinliği incelenen bu özelliklerden biri Nanoteknolojidir. Bunlar 1 ila 100 nanometre arasında değişen parçacıklardır. Bu parçacıkların dış zarlara nüfuz edebildiği ve hücreye girebileceği bulunmuştur. Bunu kullanarak, protein üretimini durdurmak için çalışır ve gümüş nanopartiküller ile bulunan yüksek toksisite nedeniyle canlı hücreyi öldürmeye başlar. Ek olarak, gümüş nanopartiküllere poli (n-metil anilin) ilave edildi. PNMA 0.025 M monomer çözeltisi ile hazırlandı. Elde edilen PNMA kürelerinin boyutu 200-550 nm arasındadır. Poli (N-metil anilin) gümüş nanopartikülleri (PNMA-AGNP'LER) başarıyla hazırlamak için oksidatif kimyasal polimerizasyon ve sıvı emprenye yöntemleri kullanıldı. Elde edilen partikülleri karakterize etmek için SEM, TEM, EDX ve ICP-Oe'ler kullanıldı. Bu bileşiklerin; PNMA ve Ag-Pnma'nın Escherichia coli ve Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel etkileri incelenmiş ve bu bileşiklerin penisilin/streptomisin ortak antibiyotiği ile etkileri karşılaştırılmıştır.Master Thesis Amin Borandan Hidrojen Üretilmesi için Üzerine Bimetalik Gümüş-bakır Nanoparçacıkları Eklenmiş Silika Kaplı Kobalt Ferrit Manyetik Nanoparçacıkların Hazırlanması(2016) Mohammed, Salma S. Abdalla; Kaya, MuratHidrojen en önemli temiz enerji kaynaklarından biri olarak bilinmektedir ve mobil uygulamalar için hidrojen taşıyıcı sistemler ve bu sistemlerden hidrojen eldesini sağlayacak metodların geliştirilmesi çok önemlidir. Literatürde olarak metal hidrürler, kimyasal hidrürler, organic moleküller, metal organic kafes yapıları ve karbon nanotüpler gibi hidrojen depolama malzemeleri ile ilgili bir çok yayın bulunmaktadır.Bunlar arasında kimyasal hidrürler yüksek hidrojen depolama kapasiteleri sebebi ile büyük ilgi görmektedir. Kararlılığı ve toksik olmaması yanında kütlece 19.6 % oranında hidrojene sahip olması sebebi ile amin boran önemli bir bidrojen depolama malzemesi olarak bilinmektedir. Uygun katalizör kullanımı ile normal şartlarda 1 mol amin borandan 3 mol hidrojen eldesi mümkündür. Amin borandan hidrojen eldesinde kinetic parametrelerin iyileştirilmesi için yüksek etkiye sahip katalizörlerin heliştirilmesi, hidrojen enerjisinin mobil uygulamaları için çok önemlidir. Bunun yanında katalizörün reaksiyon ortamından ayrılması ve tekrar kullanımı, üstesinden gelinmesi gereken diğer önemli konulardır. Bu çalışmada, amin borandan hidrolitik olarak hidrojen eldesin için katalizör olarak manyetik olarak ayrılabilen CoFe2O4@SiO2 destek malzemesine ıslak emdirme yöntemi ile ekelenmiş gümüş-bakır nanoparçacıklarının hazırlanması için kolay bir yöntem rapor edilmiştir. Hazırlanan katalizör oda sıcaklığında amin borandan hidrojen eldesi reaksiyonunda mükemmel katalitik aktivite göstermiştir. İlk çevrim frekansı 146 dk-1 olarak hesaplanmıştır. Buna ek olarak, CoFe2O4@SiO2 destek malzemesi üzerine eklenmiş AgCu nanoparçacıklar, kaydadeğer kararlılık ve tekrar kullanılabilme kabiliyeti göstermiştir ve amin borandan hidrojen eldesinde 10. kullanımda bile tam çevrimde hemen hemen ilk aktivitesini korumuştur.Master Thesis Manyetik-pedot-tio2 Nanokompozit Malzemenin Hazırlanması ve Fotokatalitik Uygulaması(2016) Erabe, Naden Mohammed Alı; Kaya, MuratGeleneksel atık su arıtma yöntemlerinin kirletici maddeleri etkili bir şekilde uzaklaştırılmasında yetersiz kalması nedeniyle yeni, etkili ve düşük maliyetli tekniklerin araştırılmasına neden olmuştur. Sıkı çevresel düzenlemelere katkı sağlamak için, bu organik maddelerin oksidasyonu önemlidir. Radikaller, sık sık kullanılan diğer yükseltgenlerle kıyaslandığında mükemmel bir oksitleme gücüne sahiptirler ve tam olarak bozulmayı sağlarlar. Geliştirilmiş oksidasyon prosesleri (AOPs) adı verilen yöntemler, homojen ve heterojen fotokatalitik yöntemleri kapsar. Bu yöntemlerde, yarıiletkenin aktivasyonu elektron ve deliklerin oluşmasına neden olur. Bu deliğin su ile tepkimesi hidroksil radikalini oluştururken, kirleticileri ortadan kaldırmak için bir seri indirgenme-yükseltgenme tepkimelerinin meydana gelmesini sağlar. Bu günlerde, özellikle TiO2'in yarı iletken fotokatalizör olarak kullanımı, havada ve su atık endüstrisinde elverişli olarak kullanılabilmesi nedeniyle önemlidir. Düşük maliyetli, çevre dostu, sürdürülebilir işleme metotlarının elde edilebilmesini sağlar. Ancak, küçük boyutta fotokatalizör parçacıklarının, büyük hacimlerdeki sudan uzaklaştırılması için daha fazla çaba gereklidir. Bu da, kullanımında büyük bir dezavantaja neden olmaktadır. Bu tezde, yüksek fotokatalitik aktivitesi ve iyi-ayırma özelliği olan malzeme elde edebilmek için, manyetik, geri dönüştürülebilir, yeni bir SiO2-CoFe2O4/PEDOT/TiO2 nanokompozit malzemenin fotokatalizör olarak kullanılabilmesi için hazırlanışı ile ilgili basit bir prosedür önermekteyiz. Nanokompozit katalizörün karakterizasyonu taramalı elektron mikroskopu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), yüksek çözünürlüklü geçirimli elektron mikroskobu (HR-TEM), SEM ile birleştirilen enerji dağılım X-Ray ve Raman spektroskopisi teknikleri ile yapılmıştır. SiO2-CoFe2O4/PEDOT/TiO2 nanokompozit malzemenin fotokatalitik aktivitesi metilen mavisinin UV ışığı altında boya giderimi ile araştırılmıştır. Ayrıca, TiO2 ve PEDOT'un fotokatalitik aktivitesi, son yapı ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, PEDOT polimerin varlığı ve TiO2 ile PEDOT arasındaki sinerjik ilişki, fotokatalitik tepkimede önemli bir rol oynar. Yüksek fotokatalitik aktivitesinin yanında, SiO2-CoFe2O4/PEDOT/TiO2 nanokompozit malzemenin, manyetik olarak ayrılma avantajı vardır. PEDOT içermesi, fotokatalitik aktivitesini arttırmasının yanı sıra, manyetik nanoparçacıklarının eklenmesi, son yapının manyetik özelliğinin de olmasına olanak sağlar.Doctoral Thesis Yakın Kızılötesi Bölgede Yüksek Işık-ısı Çevrimine Sahip Özgün Nanoyapıların Hazırlanması ve Fototermal Etkinliklerinin Araştırılması(2023) Güner, Zuhal Selvi Vanlı; Kaya, MuratNano boyutlu malzemelerin geniş yüzey alanı-hacim oranı, geçmişten bugüne kadar keşfedilen beklenmedik mekanik, elektriksel ve optik özellikler sayesinde yeni ve heyecan verici araştırma alanlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu özellikler sayesinde nano-yapılar moleküler görüntüleme, erken hastalık teşhisi, doku mühendisliği, atık su arıtma, gıda paketleme, UV koruması, endüstriyel katalizörler, elektronik, piller ve kuantum bilgisayarlar alanlarında geniş bir uygulama alanı sunmaktadır. Hem altın nanoparçacıkların hem de manyetik nanoparçacıkların, ışık ısı çevrimi son zamanlarda deneysel ve teorik olarak incelenmektedir. Ancak daha önce de belirtildiği gibi bu dönüşüm özelliği her nanomalzemenin yapısına ve bileşimine bağlı olarak farklılık göstermektedir. Farklı nanoparçacık yapılarının dekore ve organize edilmesi ile nanoparçacıkların plazmonik özellikleri geliştirilerek ışıktan ısıya yüksek dönüşüm elde edilmesi mümkün gözükmektedir. Bu bilgiler ışığında, benzerlerinden farklı optik özellikleri nedeniyle yüksek ışık-ısı dönüşümüne sahip nanoyapıların hazırlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla içi boş altın nanoparçacıklar ve silika kaplı manyetik demir oksit nanoparçacıklar üzerinde çalışılmıştır. Bu amaçla, içi boş altın nanoparçacıklar ve silika kaplı manyetik demir vi oksit nanoparçacıklar hazırlanmış ve daha sonra küçük boyutlu altın nanoparçacıklar ve gümüş-altın bimetalik nanoparçacıklar ile bezenmiştir. Bu çalışmada dört farklı nanoyapı hazırlanmış ve bunların ışığı ısıya dönüştürme kapasitesi araştırılmıştır. Bu yapılardan ilk ikisi, 24 nm boyutunda ve 5-10 nm kalınlığında kabuğa sahip içi boş altın nanoparçacıklar (HAuNPs) üzerine 1-3 nm boyutunda altın (AuNPs) ve gümüş-altın bimetalik nanoparçacıkların (AgAuNPs) eklenmesiyle hazırlanmıştır. (HAuNPs-AuNPs, HAuNPs-AgAuNPs). Üçüncü ve dördüncü parçacık yapıları, sırasıyla silika kabuk ile kaplanmış manyetik demir oksit nanoparçacıkların üzerine 1-3 nm boyutunda hem altın nanoparçacıklar ve altın-gümüş bimetalik nanoparçaçıklar eklenerek hazırlanmıştır(Fe3O4-SiO2-AuNPs, Fe3O4-SiO2-AgAuNPs). Hazırlanan yapıların karakterizasyonu, yüksek çözünürlüklü transmisyon elektron mikroskobu (HR-TEM), enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi (EDX), ultraviyole ve görünür spektroskopi (UV-Vis) ve titreşimli numune manyetometresi (VSM), ve hazırlanan yapıların fototermal etkileri, çözelti içinde, 808 nm dalga boyunda ışık kaynağı kullanılarak araştırılmıştır.Master Thesis Amin Boranın Dehidrojenlenmesi için Bakır Nanoparçacık Eklenmiş Politiyofenin Hazırlanması(2017) Alablaq, Salha; Kaya, MuratNanokatalizörler sahip oldukları büyük yüzey-hacim oranları sebebi ile yüksek katalitik aktivite gösteren malzemeler olarak bilinmektedirler. Koloidal nanoparçacıkların sulu çözeltileri gibi homojen nanokatalizörler ise reaksiyonun oluşması için kullanılan başlangıç maddeleri ve oluşan ürünler ile aynı fazda bulunmaktadır. Bu tip katalizörlerin heterojen katalizörlere karşı başlıca avantajı sahip oldukları yüksek seçicilik olarak sayılabilir. Ancak düşük termal kararlılıkları, ciddi metal kirliliği ve reaksiyon ortamından geri kazanımındaki zorluk homojen katalizörlerin karşılaştığı başlıca zorluklardır. Bu zorlukların üstesinden gelebilmek için heterojen nanokatalizörler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tür katalizörlerde metal nanoparçacıklar silika, alumiyum ve karbon temelli malzemelerin üzerine sabitlenmektedir. Günümüzde ise bazı polimer destek malzemeleri kolay ve ucuz üretim metodları sebebi ile büyük ilgi toplamaktadır. Hidrojen en önemli temiz enerji kaynaklarından biri olarak bilinmektedir. Bu sebeple metal hidrürler, kimyasal hidrürler, organik moleküller, metal organik kafesler ve karbon nanotüpler gibi hidrojen depolama malazemelerinin üretimi için birçok çalışma yapılmaktadır. Bu hidrojen depolama malzemleri arasında kimyasal hidrürler yüksek hidrojen depolama kapasitesine sahip olmaları sebebi ile büyük ilgi görmektedir. Kimyasal hidrürler arasından amin boran, yüksek hidrojen depolama kapasitesi (kütlece 19.6 %), yüksek kararlılık ve düşük toksisiteye sahip olması sebebi ile büyük önem kazanmıştır. Uygun katalizör kullanımı ile ılımlı şartlarda 1 mol amin borandan 3 mol hidrojen eldesi mümkündür. Amin borandan hidrojen eldesinde kinetik parametrelerin iyileştirilmesi için yüksek etkiye sahip katalizörlerin geliştirilmesi, hidrojen enerjisinin uygulamaları için çok önemlidir. Bu tezde, amin borandan sulu ortamda hidrojen eldesi için politiyofen üzerine bakır nanoparçacıkların eklendiği katalizörün hazırlanması için uygun bir yöntem sunulmaktadır. Bunun için ilk olarak politiyofen destek malzemesi hazırlanmıştır. Daha sonra bakır iyonları ıslak emdirme yöntemi ile polimer destek malzemesinin üzerine eklenmiştir. Bu aşamadan sonra bakır iyonları sodium borohidrür kullanılarak indirgenmiş ve bakır nanoparçacıklar elde edilmiştir. Daha sonra hazırlanan katalizörün katalitik aktivitesi ortaya çıkarılmıştır. İlk çevrim frekansı 11.8 dk-1 olarak bulunmuştur. Buna ek olarak, hazırlanan katalizörün kararlılığı ve tekrar kullanılabilme kapasitesi bulunmuştur. Hazırlanan katalizör oldukça iyi kararlılık ve tekrar kullanılabilme kapasitesine sahiptir. Bakır eklenmiş politiyofen katalizörü amin boranın hidrolitik olarak dehidrojenlenmesindeki beşinci tekrar kullanımından sonra benzer aktivite göstermiştir.Master Thesis Amin Borandan Hidrojen Üretilmesi için Paladyum Nanoparçacıkları Eklenmiş Politiyofenin Hazırlanması ve Karakterize Edilmesi(2017) Aljaraı, Sumaıa Ahmed Muftah; Kaya, MuratGünümüzde nanoyapıya olan katalizörler katalitik etkinlikleri sebebi ile oldukça yüksek ilgiye sahiptirler. Bu nedenle istenilen büyüklüğe ve etkinliğe sahip katalizörlerin hazırlanmasına yönelik prosedürlerin geliştirilmesine yönelik oldukça fazla çaba sarfedilmektedir. Etkili bir katalizör hazırlamak için başlıca etkenlerden biri uygun destek malzemesinin hazırlanmasıdır. Uygun destek malzemesi nanoparçacıkların topaklaşmasını engelleyerek katalitik aktivitenin sabit kalmasını sağlar ve kolay ayrılması ile tekrar kullanım performansını artırır. Destek malzemeleri arasında polimerler ucuz olmaları, kolay hazırlanmaları ve kararlılıkları sebebi ile iyi birer aday olarak sayılmaktadır. Hidrojen en önemli yeşil enerji kaynaklarından biri olarak bilinmektedir. Bu nedenle hidrojen depolama malzemelerinden hidrojen üretiminde kullanılmak üzere uygun kalatlizörlerin dizayn ve üretimleri oldukça önemlidir. Metal ve diğer kimyasal hidrürler, organik moleküller, metal organik kafes yapıları ve karbon nanotüpler gibi katı hidrojen depolama malzameleri arasında amin boran (AB) yüksek hidrojen bileşenine (19.6 wt %) sahip olması, kararlılığı ve toksik olmaması sebebi ile en önemli hidrojen depolama malzemesi olarak bilinmektedir. Uygun ve etkili bir katalizörün kullanılması ile yapıda bulunan tüm hidrojenin ılımlı şartlar altında alınması mümkündür. Bu sebeple amin borandan hidrojen eldesinde etkili katalizörlerin kullanımı için etkili katalizörlerin üretilmesi, hidrojen enerjisinin gelişmesi ve yaygın kullanımı için çok önemlidir. Bu tezde, amin borandan hidrolitik olarak hidrojen eldesi için katalizör olarak politiyofen destek malzemesine ıslak emdirme yöntemi ile eklenmiş paladyum nanoparçacıklarının hazırlanması için kolay bir yöntem rapor edilmiştir. Hazırlanan katalizör oda sıcaklığında amin borandan hidrojen eldesi reaksiyonunda iyi bir katalitik aktivite göstermiştir. İlk çevrim frekansı 28.9 dk-1 olarak hesaplanmıştır. Buna ek olarak, politiyofen destek malzemesi üzerine eklenmiş Pd nanoparçacıklar, kaydadeğer kararlılık ve tekrar kullanılabilme kabiliyeti göstermiştir.Master Thesis Preparation and Characterization of Silver- Pesee Film Deposited on Ito Glass Surface as a Surface Enhanced Raman Scattering Substrate(2015) Alshuwaılı, Raisan Kadhım Taresh; Kaya, Murat; Cihaner, AtillaYüzeyde Güçlendirilmiş Raman Saçılması (SERS), vibrasyonların spektral parmakizlerini vermesi, yüksek hassasiyeti ve suya karşı düşük hassasiyeti gibi etkileyici özellikleri sebebiyle, pekçok kimyasal ve biyolojik molekülün tespiti ve karakterizasyonunda kullanılan, oldukça ilgi çeken bir tekniktir. SERS tekniğinin en önemli noktalarından biri, en iyi güçlendirmeyi sağlayabilmek için, ideal bir yüzey morfolojisine sahip substratları hazırlama gerekliliğidir. Bu çalışmada, indiyum kalay oksit (İTO) kaplı camın uzerine yüzeyde güçlendirilmiş Raman aktif polimer ortamlı gümüş nanoparçacıksubstratın, yeni, kolay, guvenilir ve tekrarlanabilir, tek aşamalı elektrokimyasal yöntemle hazırlanışı sunulmaktadır. Gümüş nanoyapıların, yüzeyde homojen dağılımını sağlamak için, poli(4,7-di-2,3-dihidrotieno [3,4-b][1,4]dioksin-5-il-2,1,3- benzo selenadiazol) (PESeE), destekleyici madde olarak kullanılmıştır. Hazırlanan substratların morfolojileri, Alan Salım Taramalı Elektron Mikroskobu (FE-SEM) ile incelenmiştir. PESeE polimer filminin kalınlığının ve polimer film üzerindeki gümüş parçacıkların miktarının, SERS sinyallerine olan etkisinin yanısıra, hazırlanan substratların tekrarlanabilirliği ve kararlılığı da çalışılmıştır. Yeni SERS substratlarının özelliklerinin geliştirilmesinde, Raman probu olarak, parlak kresil mavisi (BCB) kullanılmıştır.Master Thesis Amin boranın hidrolitik dehidrojenlenmesinde kullanılmak üzere silika kaplı kobalt ferrit manyetik parçacıklar üzerine tutturulmuş bimetalik paladyum-bakır nanoparçacıkların hazırlanması ve karakterizasyonu(2015) Al-aqbı, Talaat Hıkmat Hashım; Kaya, Murat; Cihaner, AtillaMetal nanoparçacıklar, son on yılda katalitik sistemlerde arzu edilen uygulamaları nedeniyle oldukça dikkat çekmiştir ve bu parçacıkların bu tür sistemlerde kullanılması homojen ve heterojen katalizörler arasında köprü görevi yapmasını, diğer bir deyişle, yarı-homojenimsi (ya da çözünür heterojen) sistemlerinin oluşturulabilmesi için umut verici olarak düşünülmektedir. Çıplak nanoparçacıklar yüksek yüzey enerjileri nedeniyle kararlı değillerdir ve katalitik dönüşüm gerçekleşirken koagüle olmaya meyillidirler. Öte yandan, filtrasyon teknikleri 100 nm'den daha küçük çapa sahip olan nanoparçacıklarını ayırmada yeterli olmamaktadır. Bu koşullar altında, pahalı ultrasantrifüj yöntemi, ürün ve katalizörü ayırmak için tercih edilmektedir. Çıplak nanoparçacıkların dezavantajlarını ortadan kaldırmak, kararlılıklarını geliştirmek, ve yeniden kullanılabilir katalizörler elde etmek için, nanoparçacıkların inorganik destek üzerinde immobilizasyonu katalitik verim için istenilen özellikleri sağlar. Yüksek hidrojen depolama kapasitesi (19.6 % wt) ve düşük molekül kütlesi sayesinde, ammonyak boranın (NH3BH3) hidrolitik dehidrojenlenmesi için nanokompozit katalizörlerde yapılan yenilikler, bu katalizörlerin katı hidrojen taşıyıcısı olarak kullanılabilmesi için gereklidir. Bu tezde, ıslak emdirme yöntemiyle, silika kaplı manyetik parçacıklar üstünde desteklenen paladyum ve bakır bimetalik nanoparçacıklarını içeren yeni ve tekrarlanabilir katalizör sistemi hazırlanmıştır. Pd2+ ve Cu2+ iyonlarının silika kaplı kobalt ferrit nanoparçacıklarına eklenmesinden sonra, NH3BH3 ile birlikte Pd2+ ve Cu2+ iyonlarının silika kaplı manyetik nanoparçacıkların yüzeyinde, yerinde indirgenmesi sonucunda istenilen nanoparçacıklar elde edilir. Nanokompozit katalizörlerin karakterizasyonu indüktif olarak eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES), X-ışını kırınımı (XRD), X-ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), yüksek çözünürlüklü- geçirimli elektron mikroskobu (HR-TEM) ve N2 adsorpsiyon–desorpsiyon teknikleri ile yapılmıştır. Silika kaplı kobalt ferrit (PdCuNPs/SiO2-CoFe2O4) parçacıkları üstünde desteklenen paladyum-bakır bimetalik nanoparçacıkları, oda sıcaklığında, başlangıçta 238 dk-1'lik çevrim frekansı sağlar, bu değer hem soy metal olmayan katalizörlere hem de soy metal içeren, ammonyak boranın hidrolitik dehidrojenlenmesi tepkimesinde kullanılan homojen ve heterojen katalizörlere göre daha yüksek katalitik aktiviteye sahip olduğunu gösterir. Bu katalizör sistemlerinin en önemli avantajlarından biri, katalizörün mıknatıs yardımıyla reaktör duvarında toplanabilmesi ve sürdürülebilir katalitik aktivite özelliği sayesinde, 5 defaya kadar geri dönüşümünün olması, bu katalizörün mükemmel bir şekilde yeniden kullanılabileceğini gösterir.Master Thesis Silika Kaplı Kobalt Ferrit Manyetik Parçacıklar Üzerine Tutturulmuş Bimetalik Paladyum-nikel Nanoparçacıkların Kullanımı ile Amin Borandan Hidrojen Üretilmesi(2016) Arakeze, Abdulmunem Abourawı Mohammed; Kaya, MuratGünümüzde katalitik sistenlerdeki yüksek aktiflikleri sebebi ile metal nanoparçacıklar ilgi çekmektedir. Metal nanoparçacıklardan hazırlanan katalizörler homojen ve heterojen katalizörler arasında bir köprü olarak bilinirler. Metal nanoparçacıklar sahip oldukları yüksek yüzey enerjileri sebebi ile sabit değillerdir ve katalitik uygulamalarda birleşerek büyük parçacıklar oluşturma eğilimindedirler. Bunun yanında bu nanoparçacıkları reksiyon ortamından uzaklaştırmak çok zordur. Bunları ayırmak için filtreleme ve santrifuj işlemleri uygulanmaktadır. Sadece metal nanoparçacıkların kullanımından doğan dezavantajları ortadan kaldırmak ve kararlılığı arttırmak ve tekrar kullanımı olan katalizörler elde edebilmek için nanoparçacıkların inorganik destek malzemeleri üzerine sabitlenmesi gerekmektedir. Bu tezde, silika kaplı manyetik parçacıklar üstünde desteklenmiş paladyum ve nikel bimetalik nanoparçacıklarını içeren yeni bir katalizör sistemi hazırlanmıştır. Pd2+ ve Ni2+ iyonlarının silika kaplı kobalt ferrit nanoparçacıklarına eklenmesinden sonra, NH3BH3 ile birlikte Pd2+ ve Ni2+ iyonlarının silika kaplı manyetik nanoparçacıkların yüzeyinde indirgenmesi sonucunda istenilen bimetalik nanoparçacıklar elde edilmiştir. Nanokompozit katalizörlerin karakterizasyonu indüktif olarak eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES), X-ışını kırınımı (XRD), X-ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), yüksek çözünürlüklü- geçirimli elektron mikroskobu (HR-TEM) ve N2 adsorpsiyon–desorpsiyon teknikleri ile yapılmıştır. Silika kaplı kobalt ferrit (PdNiNPs/SiO2-CoFe2O4) parçacıkları üstünde desteklenen paladyum-bakır bimetalik nanoparçacıkları, oda sıcaklığında, başlangıçta 197 dk-1'lik çevrim frekansı sağlamıştır. Bu katalizör sistemlerinin bir diğer önemli avantajı ise, katalizörün harici bir mıknatıs yardımıyla reaktör duvarında toplanabilmesi ve sürdürülebilir katalitik aktivite özelliği sayesinde tekrar kullanılabilmesidir.Master Thesis Titanyum Dioksit ve Manyetik Nanoparçacık İçeren Yüksek Kükürt İçerikli Polimerik Kompozitlerin Sentezi ve Fotokatalitik Uygulamaları(2022) Topcuoğlu, Mert; Kaya, Murat; Cihaner, AtillaDoğada en çok bulunan elementlerden birisi olan kükürt zehirli olmayıp açık havada depolanmasına rağmen yanıcı bir katıdır. Her yıl petrol rafinerilerinden yan ürün olarak yaklaşık 70 milyon ton kükürt elde edilmesine rağmen bu devasa miktardaki kükürtün kullanım alanı çok sınırlıdır. Bu nedenle elementel kükürtün katma değeri yüksek ürünlere (polimerler gibi) dönüştürülmesi ve endüstride büyük miktarlarda kullanım bulmasını sağlamak önemlidir. Bu projede bitkisel yağ asitleri kullanarak yeni yüksek kükürt içerikli polimerik malzemelerin sentezi ve metilen mavisi gideriminde kullanılacak fotokatalizör için destek malzemesi olarak kulanımı hedeflenmiştir. Bu amaçla ters vulkanizasyon yöntemi ile elemental kükürt ve yağ asiti, linolenik asit (LnA), kopolimerizasyonu gerçekleştirilmiştir. Elde edilen polikükürt kopolimerin fotokatalitik etkinliği solar simulator altında metilen mavisinin bozunmasında denenmiştir. Daha sonra polikükürt kopolimere manyetik nanoparçacık ve titanyum dioksit nanoparçacık eklenerek tekrar hazırlanmış ve kompozit malzeme, poly(S-r-FA)-TiO2-MNP, elde edilerek fotokatalitik etkinliği incelenmiştir. Daha sonra kompozit malzeme ile kararlılık çalışması yapılmıştır. Hazırlanan mazlemelerin karakterizasyonları SEM, TEM, EDX, FTIR ve NMR kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Boya derişimindeki azalma UV-Vis spektrometresi ile takip edilmiştir.
