Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Master Thesis
    Poli (n- Metilanilin) Eklenmiş Gümüş Nanopartiküllerin Antibakteriyel Aktivitesinin Araştırılması
    (2022) Aldarajı, Mostafa Kamıl Maala; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Murat
    İnsanlar, hayvanlar ve mahsuller, belirli bakteri türlerinin neden olduğu birçok hastalıktan muzdarip olabilir. Bu bakterilerin, karşılaşabilecekleri en uygun araçları belirlemek için derinlemesine araştırılması gerekir. Bu bakteri türleri arasında (Escherichia coli) ve (Staphylococcus aureus) bulunur. Gümüş, bakterileri yok edebilecek bazı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip olduğu için bu bakterilerin yayılmasının tedavisinde kullanılan en önemli mineral elementlerden biridir. Etkinliği incelenen bu özelliklerden biri Nanoteknolojidir. Bunlar 1 ila 100 nanometre arasında değişen parçacıklardır. Bu parçacıkların dış zarlara nüfuz edebildiği ve hücreye girebileceği bulunmuştur. Bunu kullanarak, protein üretimini durdurmak için çalışır ve gümüş nanopartiküller ile bulunan yüksek toksisite nedeniyle canlı hücreyi öldürmeye başlar. Ek olarak, gümüş nanopartiküllere poli (n-metil anilin) ilave edildi. PNMA 0.025 M monomer çözeltisi ile hazırlandı. Elde edilen PNMA kürelerinin boyutu 200-550 nm arasındadır. Poli (N-metil anilin) gümüş nanopartikülleri (PNMA-AGNP'LER) başarıyla hazırlamak için oksidatif kimyasal polimerizasyon ve sıvı emprenye yöntemleri kullanıldı. Elde edilen partikülleri karakterize etmek için SEM, TEM, EDX ve ICP-Oe'ler kullanıldı. Bu bileşiklerin; PNMA ve Ag-Pnma'nın Escherichia coli ve Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel etkileri incelenmiş ve bu bileşiklerin penisilin/streptomisin ortak antibiyotiği ile etkileri karşılaştırılmıştır.
  • Master Thesis
    Gümüş Nanoparçacık Eklenmiş Pedot'un Hazırlanması ve Antibakteriyel Analizi
    (2022) Khaleel, Haneen Ayad; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Murat
    Hastane aracılıklı enfeksiyon (HAE) prevalansı yüksek olduğunda, antibakteriyel kaplamaların kullanılması, sıklıkla etkileşime giren hastane yüzeylerinde (örneğin klavyeler, itme plakaları veya yatak rayları) ve genellikle hastane kaynaklı enfeksiyonun altında yatan bakteriyel kontaminasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir. Nano. parçacıkler ve polimerler kombinasyonu, bir dizi gram negatif ve gram pozitif bakteriye karşı güçlü antibakteriyel etki gösterir. Bu çalışmada nanoparçacıklr, HAE' lari önlemek için antibakteriyel yüzeyler olarak polimer ile birleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, gümüşnanoparçacıklar eklenmiş PEDOT hazırlayarak Escherichia Coli ve Staphylococcus Aureus gibi hastanelerde bulunan yaygın patojenlere karşı antimikrobiyal etkinliğinin test ederek enfeksiyonları önlemek için uygun bir kaplama malzemesi yapmaktır. (PEDOT) kimyasal polimerizasyon işlemi ile EDOT ve demir (III) klorür (FeCl3) varlığında sentezlendi. Sıvı emprenye tekniği ile gümüş nanoparçacıklar PEDOT'a bağlandı ve daha sonra madde pelet yapmak için preslendi. Antibakteriyel aktivite disk difüzyon yöntemleri kullanılarak test edilirken, bu çalışmada hazırlanan malzemeler hastanelerde HAE larda azalma potansiyeli göstermektedir. Gümüş nanoparçacıkların ve PEDOT'un özelliklerinden dolayı, bakteri üremesinin önlenmesi insan vücudu üzerinde herhangi bir zararlı etki olmadan yapılabilir. Elde edilen malzemenin yaygın tıbbi kullanımı için antibakteriyel etkinliğini arttırmak üzere daha fazla araştırma yapılmalıdır.
  • Master Thesis
    Gümüş Nanoparçacık Eklenmiş Manyetik-pedot Nanokompozit Malzemenin Hazırlanması ve Fotokatalitik Aktivitesinin İncelenmesi
    (2018) Belhaj, Fatma Saad Mohamed; Kaya, Murat
    Tekstil atık suları ile çevreye atılan zehirli organik malzemelerin giderilmesi çevre ıslahı açısından büyük önem arzetmektedir. Bu sebeple çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler arasında organik kirleticilerin oksidasyon ile bozunmasını sağlayan ileri oksidasyon işlemi olarak bilinen yöntem son zamanlarda büyük ilgi görmektedir. Bu yöntemde organik kirletici, ışık ve katalizör yardımı ile parçalanarak giderim hedeflenmektedir. Bu tarz işlemlerde genellikle katalizör olarak yarıiletken TiO2 ve ZnO nanoparçacıkları kullanılmaktadır. Ancak nanoboyutlu parçacıkların işlem sonunda ayrılmasında karşılaşılan zorluklar yeni yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Bu nedenle daha etkin ve üretimi kolay olan ve aynı zamanda katalizörün tekrar kullanımına imkan verebilecek malzemelerin üretilmesi büyük öneme sahiptir. Bu doğrultuda iletken polimerler, kolay üretilme ve yüksek fotokatalitik aktivite potansiyeline sahip olmaları sebebi ile oldukça ilgi çekici malzemelerdir. Bunun yanında filtreleme ve santrifüj gibi pahalı, zahmetli ve büyük hacimlerdeki kirliliklere uygulanması zor olan yöntemlere alternatif olabilecek manyetik ayırma özelliği için uygun malzemeler olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı manyetik özelliğe sahip UV ışığı altında yarı iletken katalizörlerden daha aktif fotokatalizörlerin üretilmesidir. Bu doğrultuda manyetik kobalt ferrit (SiO2-CoFe2O4) ve gümüş nanoparçacık (AgNPs) içeren iletken polimerlere örnek PEDOT (SiO2-CoFe2O4/PEDOT-AgNPs) hazırlanmıştır. Elde edilen nanokompozit malzemenin etkinliği model kirletici olarak bilinen metilen mavisinin (MB) UV ışığı altında giderimi ile araştırılmıştır. Bunun yanında katalitik etkinlikteki artışı sistematik olarak kanıtlamak için TiO2 nanoparçacık, PEDOT ve SiO2-CoFe2O4/PEDOT yapılarının katalitik etkinlikleri de araştırılmıştır. Hazırlanan parçacıkların ayrıntılı karakterizasyonları yüksek çözünürlüklü transmisyon elektron mikroskobu (HR-TEM), taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılımlı X-ışını (EDX) ve indükleşmiş eşlenmiş plazma optik emisyon spektrometrisi (ICP-OES) ile yapılmıştır. Elde edilen sonuçlarla, hazırlanan yeni malzemenin yarı iletken malzemelerden daha etkili bir şekilde giderimi sağladığı kanıtlanmıştır. Eklenen manyetik özellik sayesinde karmaşık ayırma yöntemlerine ihtiyaç duymadan katalizörün ortamdan ayrılması sağlanmıştır.
  • Master Thesis
    Titanyum Dioksit Nanopartikülleri Eklenmiş Polianilin Hazırlanması ve Antibakteriyel Yanıt Analizi
    (2022) Altmarı, Maha; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Murat
    Because of an increase the bacterial attack in different sectors of our life, it become necessary to search about a new antibacterial material.The aim of this research is to produce an anti-bacterial and environmentally friendly material used as a surface coating to reduce diseases caused by bacterial infection. In this work, we prepared polyaniline (PANI) by using the chemical polymerization of aniline with ammonium persulfate (APS), after that we used commercially available titanium dioxide nanopowder for preparation (PANI-TiO2) nanocomposite material by chemical polymerization.The morphologies, structures, and elemental composition of the nanocomposite material are characterized by using TEM, SEM and EDX. After that,study the antibacterial activity of TiO2, PANI and(PANI-TiO2) nanocomposite was investigated by using E. coli and S. aureus.The results of this study show that no antibacterial effect of TiO2 and PANI NPs for each type of bacteria, but the antibacterial effect for (PANI- TiO2) was very weak on S. aureus and very strong on E. coli.
  • Master Thesis
    Preparation and Characterization of Silver- Pesee Film Deposited on Ito Glass Surface as a Surface Enhanced Raman Scattering Substrate
    (2015) Alshuwaılı, Raisan Kadhım Taresh; Kaya, Murat; Cihaner, Atilla
    Yüzeyde Güçlendirilmiş Raman Saçılması (SERS), vibrasyonların spektral parmakizlerini vermesi, yüksek hassasiyeti ve suya karşı düşük hassasiyeti gibi etkileyici özellikleri sebebiyle, pekçok kimyasal ve biyolojik molekülün tespiti ve karakterizasyonunda kullanılan, oldukça ilgi çeken bir tekniktir. SERS tekniğinin en önemli noktalarından biri, en iyi güçlendirmeyi sağlayabilmek için, ideal bir yüzey morfolojisine sahip substratları hazırlama gerekliliğidir. Bu çalışmada, indiyum kalay oksit (İTO) kaplı camın uzerine yüzeyde güçlendirilmiş Raman aktif polimer ortamlı gümüş nanoparçacıksubstratın, yeni, kolay, guvenilir ve tekrarlanabilir, tek aşamalı elektrokimyasal yöntemle hazırlanışı sunulmaktadır. Gümüş nanoyapıların, yüzeyde homojen dağılımını sağlamak için, poli(4,7-di-2,3-dihidrotieno [3,4-b][1,4]dioksin-5-il-2,1,3- benzo selenadiazol) (PESeE), destekleyici madde olarak kullanılmıştır. Hazırlanan substratların morfolojileri, Alan Salım Taramalı Elektron Mikroskobu (FE-SEM) ile incelenmiştir. PESeE polimer filminin kalınlığının ve polimer film üzerindeki gümüş parçacıkların miktarının, SERS sinyallerine olan etkisinin yanısıra, hazırlanan substratların tekrarlanabilirliği ve kararlılığı da çalışılmıştır. Yeni SERS substratlarının özelliklerinin geliştirilmesinde, Raman probu olarak, parlak kresil mavisi (BCB) kullanılmıştır.
  • Master Thesis
    Amin boranın hidrolitik dehidrojenlenmesinde kullanılmak üzere silika kaplı kobalt ferrit manyetik parçacıklar üzerine tutturulmuş bimetalik paladyum-bakır nanoparçacıkların hazırlanması ve karakterizasyonu
    (2015) Al-aqbı, Talaat Hıkmat Hashım; Kaya, Murat; Cihaner, Atilla
    Metal nanoparçacıklar, son on yılda katalitik sistemlerde arzu edilen uygulamaları nedeniyle oldukça dikkat çekmiştir ve bu parçacıkların bu tür sistemlerde kullanılması homojen ve heterojen katalizörler arasında köprü görevi yapmasını, diğer bir deyişle, yarı-homojenimsi (ya da çözünür heterojen) sistemlerinin oluşturulabilmesi için umut verici olarak düşünülmektedir. Çıplak nanoparçacıklar yüksek yüzey enerjileri nedeniyle kararlı değillerdir ve katalitik dönüşüm gerçekleşirken koagüle olmaya meyillidirler. Öte yandan, filtrasyon teknikleri 100 nm'den daha küçük çapa sahip olan nanoparçacıklarını ayırmada yeterli olmamaktadır. Bu koşullar altında, pahalı ultrasantrifüj yöntemi, ürün ve katalizörü ayırmak için tercih edilmektedir. Çıplak nanoparçacıkların dezavantajlarını ortadan kaldırmak, kararlılıklarını geliştirmek, ve yeniden kullanılabilir katalizörler elde etmek için, nanoparçacıkların inorganik destek üzerinde immobilizasyonu katalitik verim için istenilen özellikleri sağlar. Yüksek hidrojen depolama kapasitesi (19.6 % wt) ve düşük molekül kütlesi sayesinde, ammonyak boranın (NH3BH3) hidrolitik dehidrojenlenmesi için nanokompozit katalizörlerde yapılan yenilikler, bu katalizörlerin katı hidrojen taşıyıcısı olarak kullanılabilmesi için gereklidir. Bu tezde, ıslak emdirme yöntemiyle, silika kaplı manyetik parçacıklar üstünde desteklenen paladyum ve bakır bimetalik nanoparçacıklarını içeren yeni ve tekrarlanabilir katalizör sistemi hazırlanmıştır. Pd2+ ve Cu2+ iyonlarının silika kaplı kobalt ferrit nanoparçacıklarına eklenmesinden sonra, NH3BH3 ile birlikte Pd2+ ve Cu2+ iyonlarının silika kaplı manyetik nanoparçacıkların yüzeyinde, yerinde indirgenmesi sonucunda istenilen nanoparçacıklar elde edilir. Nanokompozit katalizörlerin karakterizasyonu indüktif olarak eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES), X-ışını kırınımı (XRD), X-ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), yüksek çözünürlüklü- geçirimli elektron mikroskobu (HR-TEM) ve N2 adsorpsiyon–desorpsiyon teknikleri ile yapılmıştır. Silika kaplı kobalt ferrit (PdCuNPs/SiO2-CoFe2O4) parçacıkları üstünde desteklenen paladyum-bakır bimetalik nanoparçacıkları, oda sıcaklığında, başlangıçta 238 dk-1'lik çevrim frekansı sağlar, bu değer hem soy metal olmayan katalizörlere hem de soy metal içeren, ammonyak boranın hidrolitik dehidrojenlenmesi tepkimesinde kullanılan homojen ve heterojen katalizörlere göre daha yüksek katalitik aktiviteye sahip olduğunu gösterir. Bu katalizör sistemlerinin en önemli avantajlarından biri, katalizörün mıknatıs yardımıyla reaktör duvarında toplanabilmesi ve sürdürülebilir katalitik aktivite özelliği sayesinde, 5 defaya kadar geri dönüşümünün olması, bu katalizörün mükemmel bir şekilde yeniden kullanılabileceğini gösterir.
  • Master Thesis
    Titanyum Dioksit ve Manyetik Nanoparçacık İçeren Yüksek Kükürt İçerikli Polimerik Kompozitlerin Sentezi ve Fotokatalitik Uygulamaları
    (2022) Topcuoğlu, Mert; Kaya, Murat; Cihaner, Atilla
    Doğada en çok bulunan elementlerden birisi olan kükürt zehirli olmayıp açık havada depolanmasına rağmen yanıcı bir katıdır. Her yıl petrol rafinerilerinden yan ürün olarak yaklaşık 70 milyon ton kükürt elde edilmesine rağmen bu devasa miktardaki kükürtün kullanım alanı çok sınırlıdır. Bu nedenle elementel kükürtün katma değeri yüksek ürünlere (polimerler gibi) dönüştürülmesi ve endüstride büyük miktarlarda kullanım bulmasını sağlamak önemlidir. Bu projede bitkisel yağ asitleri kullanarak yeni yüksek kükürt içerikli polimerik malzemelerin sentezi ve metilen mavisi gideriminde kullanılacak fotokatalizör için destek malzemesi olarak kulanımı hedeflenmiştir. Bu amaçla ters vulkanizasyon yöntemi ile elemental kükürt ve yağ asiti, linolenik asit (LnA), kopolimerizasyonu gerçekleştirilmiştir. Elde edilen polikükürt kopolimerin fotokatalitik etkinliği solar simulator altında metilen mavisinin bozunmasında denenmiştir. Daha sonra polikükürt kopolimere manyetik nanoparçacık ve titanyum dioksit nanoparçacık eklenerek tekrar hazırlanmış ve kompozit malzeme, poly(S-r-FA)-TiO2-MNP, elde edilerek fotokatalitik etkinliği incelenmiştir. Daha sonra kompozit malzeme ile kararlılık çalışması yapılmıştır. Hazırlanan mazlemelerin karakterizasyonları SEM, TEM, EDX, FTIR ve NMR kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Boya derişimindeki azalma UV-Vis spektrometresi ile takip edilmiştir.