Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    Ankara’nın Zaman-mekânsal Dönüşümü İçinde Konut ve Yol Arayüzleri
    (2023) Söğüt, Gizem Deniz Güneri; Bütüner, Funda Baş; Guneri, Gizem
    Bu çalışmada, yapılı çevreyi şekillendiren konut, peyzaj, yol ilişkisi üçlü bir çerçevede ele alınarak Ankara’da planlanmış, tasarlanmış ve kente değer katan seçili konut alanları tartışmaya açılmıştır. İlgili projelerin tasarımcılarına ait özgün çizim ve fikirlerin incelendiği araştırmada; konut, peyzaj ve yola dair bütüncül kararlar irdelenmiştir. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde yolun konutun kamusal alanı olarak kavramsallaştırıldığı planlama anlayışından, bugün yol ile ilişkisini büyük ölçüde perdeleme arayüzü üzerinden kuran konut alanlarının inşasına uzanan sürece dair çözümsel bir okuma ortaya konulmuştur. Erken Cumhuriyet Dönemi, 1950’lerden 1980’lere uzanan dönem ve 1980’ler ve sonrasına vurgu yapılan makalede, ağırlıklı olarak Demirtaş Kamçıl ve Rahmi Bediz’in İsrail Evleri, Fatin Uran’ın İlbank Blokları ile Altuğ ve Behruz Çinici’nin Sincan Elvanköy Toplu Konut Yerleşkesi projelerine odaklanılmıştır. Farklı bağlam, ölçek ve mekânsal çözümlerle üretilen bu projeler, ortak noktaları üzerinden ele alınmıştır. Böylelikle, günümüzde büyük ölçüde yitirilmiş konut, peyzaj ve yol örüntüsüne dair alternatif tasarım ve planlama yaklaşımlarını üretmek için gerekli bilgi altyapısı oluşturulabilecektir.
  • Article
    Kültürel Peyzaj Ögelerini Bir Kentsel Deneyim Rotası Üzerinden Okumak: Ankara Batı Tümülüsleri Rotası
    (2023) Aral, Ela Alanyalı; Söğüt, Gizem Deniz Güneri; Kocaili, Buket Ergun; Tatar, Ceren Özcan; Aral, Hacer Ela; Guneri, Gizem
    İç Anadolu coğrafyası özgün kültürel peyzajında yerleşim ağları, yol ağları ve tümülüslerin dağılımı, doğal topoğrafya ve su ögelerinin belirleyiciliğini ve Antik Dönem’den beri süregelen mekânsal süreklilikleri imlemektedir. Bu çerçevede, Ankara Tümülüsleri bölgesel ölçekte süreklilik arz eden bir kültürel peyzajın, bugün Ankara kenti sınırları ve tarih içindeki yerleşim alanını betimleyen topoğrafik çanak formu içinde kalan ögeleri olarak tanımlanabilir. Ankara Tümülüslerinin bu süreklilikler kapsamında değerlendirilmesi, öncelikle kente ve bölgeye ait değerler olarak görülmelerini, sonrasında ise kent ve çevresine kapsamlı bir bakışı gerekli kılar. Ankara Tümülüsleri, 19. yüzyıl sonundan itibaren araştırılmış ve belgelenmiş, Cumhuriyet’le birlikte ise kent merkezinin batısında kalan yirmi kadar tümülüs, araştırma ve kazılarla ele alınmıştır. 1950’lerden sonra kentleşmenin hızlanması ve yaygınlaşmasıyla kent sahnesinden silinmeye başlayan tümülüsler, günümüze sayıca azalmış ve tahrip olmuş, başlıca özellikleri olan görsel ilişkiler kurgusunu büyük ölçüde kaybetmiş ve çoğunlukla bilinmeyen değerler olarak kalmıştır. Bununla birlikte 2010’lardan bu yana devam etmekte olan araştırmalarda tümülüslerin özgün görünümleri tarihî fotoğraflar ve haritalar üzerinden araştırılmakta ve bu görsel belgelerde daha önce varlığı bilinmeyen tümülüsler tespit edilmektedir. Bu araştırmada, Ankara Tümülüslerinin çevresel ögelerle birlikte özgün form özelliklerini sergiledikleri 1930’lardan günümüze kentsel gelişim süreçleri içinde nasıl dönüştükleri ve bugün kent kurgusu ve yaşamına kamusal alanlar olarak nasıl katkılar koyabilecekleri sorularına cevap aranmaktadır. Bu bağlamda, güncel peyzaj ve koruma söylem ve pratiklerinin sunduğu teorik çerçeve irdelenmiş, koruma altında olan örnek tümülüs alanları incelenmiştir. Bu edinimler ışığında tümülüs-topoğrafya-kent ilişkilerinin dönüşümü, varlıkları izlenebilen Batı Tümülüsleri alanında önerilen bir kentsel deneyim rotası üzerinden değerlendirilmiştir. Rota üzerinde deneyimlenen görsel ilişkiler 1930’lardan günümüze üç dönemdeki seri görüntüler ve beş dönemdeki kesitlerle ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, tümülüs alanlarının sunduğu kentsel potansiyeller tartışmaya açılmıştır.