11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Research Project Finansal Gelişme, Sermaye Birikimi, Verimlilik ve Büyüme: Türkiye Deneyimi(2015) İsmihan, Mustafa; Dinçergök, Burcu; Cılasun, Seyit Mümin; Çelik, Eşref Uğur-Doctoral Thesis Applications of Machine Learning Procedures on Data Envelopment Analysis(2023) Kurt, Şenol; Dinçergök, BurcuVeri Zarflama Analizi (VZA) ve Makine Öğrenmesi (MÖ), veriden anlam çıkarmayı amaçlayan ve yaygın olarak kullanılan iki metodolojidir. İki metodolojinin birlikte kullanıldığı çalışmalara ilişkin literatür incelendiğinde, genellikle MÖ algoritmalarının VZA metodolojisinin kısıtlarını aşmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir MÖ algoritmasının VZA modeli kullanılarak birim ünite etkinliğinin değerlendirmesini geliştirmek için kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu tez, VZA üzerindeki MÖ prosedürlerinin uygulamalarını inceleyerek mevcut literatüre katkı yapmaktadır. ML algoritmaları ile bir VZA modelinden elde edilen etkinlik skorlarını tahmin etmeye yönelik daha önce yapılmış çalışmalar olmasına rağmen, bu çalışma, bazıları daha önce kullanılmamış olan ML algoritmalarını da kullanarak bu konudaki çalışmayı genişletmektedir. Karar ağacı tabanlı MÖ modelleri, hedef değişkeni tahmin etmede daha büyük etkiye sahip olan özellikleri belirleyebilir. Önceki çalışmalar, Karar Verme Birimi (KVB) verimliliğini etkileyen önemli değişkenleri belirlemek ve açıklamak için özellik önem skorlarını kullanmıştır. Öte yandan, yeni bir yaklaşım olarak, bu çalışma bir VZA modeli için bir ağırlık kısıtlaması olarak özellik önem sıralamasının kullanılmasını önermektedir. Önerilen yaklaşım, VZA modelinin bazı girdilere çok fazla ağırlık veren ve diğer girdilere sıfır ağırlık atayarak göz ardı eden bir sınırlamasının üstesinden gelmek için kullanılabilir. Bu yaklaşım gerçek bir veri seti ile kullanılarak VZA modelinin kalitesinin arttırdığı kanıtlanmıştır.Article Ekonomi Politikası Belirsizliğinin Nakit Oranlarına Etkisi: Bist 100 Endeksindeki Firmalarda Bir Uygulama(2023) Dinçergök, BurcuBu çalışmada ekonomi politikası belirsizliğinin firmaların nakit oranları üzerindeki etkisi ve finansal kısıtların bu ilişkideki rolü analiz edilmektedir. Çalışma 2002-2021 döneminde BİST100 endeksinde yer alan firmaların verileri kullanılarak panel veri analizi ile gerçekleştirilmiştir. Kullanılan belirsizlik endeksleri sırasıyla Dünya Belirsizlik Endeksi, Avrupa Belirsizlik Endeksi ve Türkiye Belirsizlik Endeksleridir. Çalışma sonuçları, kullanılan tüm belirsizlik endeksleri için endeksteki artışın nakit oranlarını artırdığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar nakit tutma güdülerinden ihtiyatlılık güdüsü ile açıklanmaktadır. Çalışmada ayrıca firmalar finansal kısıtlılıklarına göre gruplara ayrılmıştır. Gruplamalar, Kaplan ve Zingales (1995) endeksine, firmaların kâr payı dağıtıp dağıtmamalarına ve kâr payı dağıtım oranlarına göre yapılmıştır. Teorik beklentinin aksine, sonuçlar sadece finansal kıstı göreceli olarak daha az olan firmalarda, ekonomi politikası belirsizliği ve nakit oranları arasındaki pozitif ilişkinin istatistiki açıdan anlamlı olduğunu göstermektedir.Article Kâr Payı Dağıtımı ve Nakit Akışı Belirsizliği İlişkisi: Bıst İmalat Sektörü Firmalarında Bir Uygulama(2018) Dinçergök, Burcu; Pirgaip, BurakBu çalışmanın amacı firmaların nakit akışı belirsizliklerinin nakit kâr payı dağıtımtutarına ve olasılığına etkilerinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Borsaİstanbul’da (BIST) işlem gören 165 adet imalat sektörü firmasının 2005-2017arasındaki yıllık verileri klasik panel veri ve panel logit veri modelleriyle analize tabitutulmuştur. İlgili modellerde diğer kontrol değişkenleri konuya ilişkin literatürdesıklıkla kullanılan serbest nakit akışları, aktif büyüklüğü, finansal kaldıraç, piyasadeğeri/defter değeri, kârlılık, dağıtılmamış kârlar/toplam özsermaye olarakbelirlenmiştir. Analiz sonuçları, firmaların nakit akışı belirsizliklerinin dağıtılan kârpayı tutarını ve olasılığını olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Buna göre,firmalar nakit akışı belirsizliklerine maruz kaldıklarında nakitlerini kâr payı olarakdağıtmak yerine korumayı tercih etmektedir. Ayrıca, kâr payı dağıtımı ile serbest nakitakışı, aktif büyüklüğü, piyasa değeri/defter değeri, kârlılık, dağıtılmamış kârlar/toplamözsermaye arasında pozitif; finansal kaldıraç arasında ise, negatif ilişki bulunmuştur.Article Büyüme Fırsatları Bağlamında Kaldıraç, Kar Payı, Sahiplik Yoğunlaşması ve Firma Değeri İlişkisi(2022) Dinçergök, BurcuBu çalışmada kaldıraç, kar payı, sahiplik yoğunlaşması ve firma değeri ilişkisinin büyüme fırsatlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. 2010-2020 yılları arasında Borsa İstanbul 100 endeksine kayıtlı olan belirli sayıdaki firma verileri ile gerçekleştirilen panel veri analizi sonuçları kaldıraç ve kar paylarının firma değerini pozitif yönde etkilediğini ve elde edilen sonuçların özellikle düşük büyüme fırsatlarına sahip firmalarda anlamlı olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar aşırı yatırım problemine dayanan temsilcilik teorisi ile uyumlu olup, borç ve kar paylarının yönetimi disipline edici rolü olduğu görüşüne destek vermektedir. Ancak çalışmada eksik yatırım görüşüne ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır. Sahiplik yoğunlaşmasına ilişkin elde edilen bulgular ise her iki grupta da sahiplik yoğunlaşması firma değeri ilişkisinin doğrusal olmadığını; ancak ilişki yönünün gruplar arasında farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.Article İşletme Sermayesi Yönetimi ve Karlılık İlişkisi: Doğrusal Olmayan İlişkinin Bıst Kimya, Petrol, Kauçuk ve Plastik Ürünler Sektöründe Sınanması(2019) Dinçergök, Burcuİşletme sermayesi yönetimi ve karlılık ilişkisi literatürde geniş çapta araştırılmış olan bir konu olmasınarağmen, söz konusu ilişki çoğunlukla doğrusal modellerle test edilmiştir. Oysa ki işletme sermayesiunsurlarından alacaklar, stoklar, ticari borçlar ve karlılık arasındaki ilişki doğrusal olmayabilir. Özellikledüşük seviyelerdeki alacak, stok ve ticari borçların arttırılması karlılığı arttırırken, belirli bir düzeyin üzerindekiunsurların arttırılması karlılığa zarar verebilir. Bu çalışmanın amacı, 2005-2016 yılları arasında Borsaİstanbul Kimya, Petrol, Kauçuk ve Plastik Ürünler Sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için işletme sermayesiyönetimi ve karlılık ilişkisini doğrusal olmayan modelle tespit etmektir. Uygulanan Genelleştirilmiş MomentlerYöntemi (GMM) yönteminin sonuçları özellikle alacaklar, ticari borçlar ve karlılık arasında doğrusal olmayan,konkav bir ilişkinin varlığına kanıt sunmaktadır. Stoklar için elde edilen sonuçlar ise teorik beklenti ile uyumludeğildir.Article Birleşme ve Devralma Duyurularının Alıcı Firma Hisse Performansına Kısa ve Uzun Dönemli Etkileri(2019) Dinçergök, Burcu; Pirgaip, BurakBu çalışmada, birleşme ve devralma işlemlerine yönelik duyuruların alıcı firma hisseleri üzerindeki kısave uzun vadeli etkileri analiz edilmiş, kısa vadeli etki analizinde olay etüdü yaklaşımı; uzun vadeli etkianalizinde ise, takvim zamanlı portföy yaklaşımı uygulanmıştır. Analiz sonuçları, kısa vadede, özellikleduyuru öncesinde ve duyuru gününde önemli oranda anormal getiri elde edilebildiğini; ancak daha sonrakigünlerde sadece kümülatif etkinin söz konusu olduğunu; uzun vadede ise, birleşme ve devralmaduyurularının hisse değerine etki etmediğini göstermektedir. Firma büyüklüğü kısa vadede anormalgetiriler üzerinde belirleyici etkiye sahip iken, bu etki uzun vadeye sirayet etmemektedir.Article Temsilcilik Maliyetleri Bağlamında Kaldıraç, Sahiplik \ryoğunlaşması ve Etkinlik İlişkisi: Bıst Kimya, İlaç, Petrol, \rlastik ve Plastik Ürünler Sektöründe Bir Uygulama(2022) Dinçergök, Burcu; Yıldız, AyşeBu çalışmada ortak-yönetici çatışmalarından kaynaklanan temsilcilik probleminin ve buna ilişkin \rmaliyetlerin kaldıraç kullanımı ile azaltılıp azaltılmayacağı araştırılmaktadır. Çalışma 2018 ve 2019 \ryılları için Borsa İstanbul’da Kimya, İlaç, Petrol, Lastik ve Plastik Ürünler Sektöründe kayıtlı olan ve \ranaliz şartlarını sağlayan 27 kimya firması kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada finansal \rperformans göstergelerini performans ölçütü olarak kullanan çalışmalardan farklı olarak performans \rölçümü için farklı etkinlik hesaplamaları gerçekleştirilmiştir. Diğer değişkenlerle anlamlı bulunan \rölçek etkinliği firmaların etkinlik göstergeleri olarak kullanılmıştır. Etkinliğin kaldıraca etkisi de \roluşturulan başka bir modelle test edilmiştir. Tüm analizler sahiplik yoğunlaşmasının etkinliğe ve \rkaldıraç oranına olası etkileri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Regresyon analizlerinden elde \redilen sonuçlar, kaldıracın etkinlik üzerinde ve etkinliğin de kaldıraç üzerinde pozitif yönlü bir etkiye \rsahip olduğunu ortaya koymuştur. Sahiplik yoğunlaşması değişkenine dair elde edilen sonuçlar ise \rbu değişkenin kaldıraç ve etkinlik değişkeni üzerinde istatistiki açıdan etkili bir faktör olmadığını \rbelirtmiştirArticle Sermaye Yapısı Kararlarında Firma Büyüklüğünün Rolü: Bıst İmalat Sektörü Firmalarında Bir Uygulama(2017) Dinçergök, BurcuDengeleme teorisi ve finansman hiyerarşisi teorisi firmaların sermaye yapısı kararlarını açıklamaya çalışan iki önemli teoridir. Finansman hiyerarşisi teorisinin tahminlerinin daha küçük firmaların sermaye yapısı kararlarını açıklamada daha geçerli olması beklenmektedir. Bu çalışmada firmaların kaldıraç oranlarını etkilediği düşünülen faktörler firma büyüklüklerine göre ayrılan portföyler üzerinde test edilmiştir. Çalışmanın amacı daha küçük firmalarda finansman hiyerarşisi teorisi ile daha uyumlu sonuçlar elde edilip edilmediğinin tespit edilmesidir. Ayrıca bu teori ile uyumlu sonuçların etkisinin küçük firmalarda daha yüksek olup olmadığı ortaya konulacaktır. Makroekonomik faktörlerin etkilerinin de analiz edildiği çalışma, 2000-2007 yıllarında Borsa İstanbul'a kayıtlı olan imalat sektörü firmalarının verileriyle panel veri analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda daha küçük olan portföylerde elde edilen bulgular sadece finansman hiyerarşisi teorisini desteklerken, daha büyük olan portföylerin sonuçları iki teoriyi de desteklemektedir. Ancak, finansman hiyerarşisi teorisi ile uyumlu sonuçların etkisi küçük portföylerde daha yüksek değildir. Makroekonomik faktörlerin etkileri firma büyüklüğüne göre farklılık göstermektedirArticle Data Driven Approach for Weight Restricted Data Envelopment Analysis Models With Single Output(2023) Kurt, Şenol; Yüksel, Mustafa Kerem; Dinçergök, BurcuThis study aims to explore whether a machine learning algorithm can be used to make improvements in assessing unit efficiencies via a data envelopment analysis (DEA) model. In this study, a DEA model is used to calculate the efficiency scores of Desicion Making Units (DMUs). Then, an ML algorithm is trained that aims to predict the single output using inputs. Ranking of input features based on relative feature importance values obtained from the trained ML model is fed to the DEA model as weight restrictions. As a result, the two DEA models are compared with each other. ML-based insights (feature importance ranking) improve the DEA model in the direction of fewer zero weights. The additional weight restrictions are data depdendent, and hence realistic. As a novel approach, this study proposes the use of machine learning-based feature importance values to overcome a limitation of a DEA model.


