Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Quality of Service Assessment: a Case Study on Performance Benchmarking of Cellular Network Operators in Turkey
    (2015) Kadıoğlu, Rana; Dalveren, Yaser; Kara, Ali
    Abstract: This paper presents findings on performance benchmarking of cellular network operators in Turkey. Bench- marking is based on measurements of standard key performance indicators (KPIs) in one of the metropolitan cities of Turkey, Ankara. Performance benchmarking is formulated by incorporating customer perception by conducting surveys on how important KPIs are from the user s point of view. KPIs are measured, with standard test equipment, by drive test method on specified routes. According to the performance benchmarking results, the GSM and UMTS network operators achieving the best performance were determined in Ankara. Speech qualities of network operators, as the most popular service, were also evaluated by several statistical methods including pdf/cdf analysis and chi-square and Fisher s exact tests. The network operator providing the highest speech quality in Ankara was determined with the methods applied. Overall, the results and approaches on benchmarking of cellular networks in Turkey are reported for the first time in this paper. The approaches proposed in this paper could be adapted to wide-scale benchmarking of services in cellular networks.
  • Article
    Mükemmel İletken Silindir Modeli ile 28 Ghz’de İç Mekân Linklerini Bloke Eden İnsanların Etkilerinin İrdelenmesi
    (2020) Dalveren, Yaser; Kara, Ali
    Literatürde, kısa mesafe iç mekân haberleşme linklerinde insan vücudu blokajının sebep olduğu kaybıntahmininde matematiksel olarak sade bir yapıya sahip olması sebebiyle Çift Bıçak Kenarlı Kırınım (ÇBKK)modeli sıklıkla kullanılmaktadır. Fakat modelde insan vücudu benzetimi için kullanılan dikdörtgensel ekran,insan vücudu fiziğini temsil etmek için yeterli olmayabilir. Bu durum, özellikle çoklu insan vücudu blokajıolması durumunda, modelin tahmin doğruluğunu olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, insan vücudu benzetimindeGeometrik Kırınım Teorisi (GKT) temelli mükemmel iletken silindir modeli, literatürde sıklıkla kullan bir diğermodeldir. Ancak bu modelin, çoklu insan vücudu blokajı durumunda, yayılım kaybını tahmin etmedeki etkisihenüz çalışılmamıştır. Bu nedenle, sunulan bu kısa çalışmadaki amaç, iletken silindir modelinin, 5G için tahsisedilmesi en muhtemel frekans bantlarından biri olan 28 GHz’de, çoklu insan vücudu blokajının neden olduğukısa mesafe iç mekân linklerindeki yayılım kaybını tahmin etmedeki doğruluğunu irdelemektir. Bu amaçla,öncelikle, kısa mesafe iç mekân linki bir insan vücudu ile tamamen bloklanmış; aynı anda, link yakınındakibaşka bir insan vücudu linke yaklaştırılarak ölçümler yapılmıştır. Sonrasında, yayılım kaybını tahmin etmek içinGKT ve ÇBKK modelinden faydalanılmıştır. Tahmin doğruluğu analizi için simülasyon ve ölçüm sonuçlarıkarşılaştırılmıştır. Sonuç olarak deneysel çalışmalar ile literatürde ilk defa, çoklu insan vücudu blokajının GKTmodeli ile tahmin doğruluğunun arttığı gözlemlenmiştir.
  • Article
    Performance Evaluation of Empirical Path Loss Models for a Linear Wireless Sensor Network Deployment in Suburban and Rural Environments
    (2020) Dalveren, Yaser; Kara, Ali
    This article presents a preliminary propagation study on the accuracy of empirical path loss models for efficient planning and deployment of a linear wireless sensor network (LWSN) based on long range (LoRa) enabled sensor nodes in suburban and rural environments. Real-world deployment of such network requires accurate path loss modelling to estimate the network coverage and performance. Although several models have been studied in the literature to predict the path loss for LoRa links, the assessment of empirical path loss models within the context of low-height peer to peer configured system has not been provided yet. Therefore, this study aims at providing a performance evaluation of well-known empirical path loss models including the Log-distance, Okumura, Hata, and COST-231 Hata model in a peer to peer configured system where the sensor nodes are deployed at the same low heights. To this end, firstly, measurement campaigns are carried out in suburban and rural environments by utilizing LoRa enabled sensor nodes operating at 868 MHz band. The measured received signal strength values are then compared with the predicted values to assess the prediction accuracy of the models. The results achieved from this study show that the Okumura model has higher accuracy
  • Article
    Otonom Araç Radarları için 79 GHz Fazlı Mikroşerit Anten Dizisinin Besleme Analizi
    (2025) Dalveren, Yaser; Kara, Ali; Yılmaz, Selen
    Otomotiv radarı, güvenilirliği nedeniyle otonom araçlarda umut vadeden bir algılama teknolojisi olarak bilinmektedir. Günümüz otonom araçlarında, 77 – 81 GHz frekans bandı otomotiv radarları için ana çalışma bandıdır. Otomotiv radarlarının verimli çalışabilmesi için radar anteninin son derece hassas olması gerekir. Ancak, yüksek çalışma frekansları, yüksek kazanç, geniş bant genişliği ve düşük yan lob seviyeleri (SLL) gerektiren radar anteni tasarımında zorluklar ortaya çıkarabilmektedir. Bu sorunu ele almak için, bu çalışmada, eş düzlemli boşluk kaynak portu, dikey toprak köprüsü ve dalga portu dahil olmak üzere üç farklı topraklanmış eş düzlemli dalga kılavuzu (GCPW) besleme konfigürasyonu kullanılarak düzlemsel seri beslemeli doğrusal bir anten dizisinin 79 GHz otomotiv radar uygulamalarına uyarlaması amaçlanmaktadır. Antenin besleme yapılandırmalarıyla performansını değerlendirmek için benzetimler yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre, dalga portu beslemeli antenin en iyi empedans bant genişliğini (>3 GHz) elde ettiği, eş düzlemli boşluk kaynak portu veya dikey toprak köprüsü konfigürasyonları beslemeli antenin ise daha iyi ana lob faz merkezlemesi ve daha yüksek bir kazanç (>18,4 dBi) sergilediği, yan lob seviyelerinin (SLL) -16,28 dB’nin altında olduğu gösterilmiştir. Bu bulguların, yeni nesil otonom araçlar için yüksek performanslı radar antenlerinin geliştirilmesine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.