3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Article T-47d Meme Kanseri Hücreleri Üzerinde Kurkuminin Doz Bağımlı Etkisinin İncelenmesi(2021) Aykanat, Nuriye Ezgi Bektur; Kaçar, SedatZingiberaceae familyasına ait zerdeçaldan elde edilen bir polifenol olan kurkumin, anti-inflamatuar, anti-tümör, anti-oksidatif ve antimikrobiyal etkiler dahil olmak üzere birçok etkiye sahiptir. Kurkuminin farklı kanser hücreleri üzerindeki etkileri hakkında birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, kurkuminin T-47D meme kanseri hücre canlılığı üzerindeki anti-kanser etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. T-47D meme kanseri hücrelerine farklı dozlarda uygulanan kurkuminin etkisi MTT yöntemi ve inverted mikroskop ile araştırılmıştır. Kurkuminin T-47D hücrelerinde IC50 dozu 24 saat sonunda 65,8 μM, 48 saat sonunda 46,4 μM ve 72 saat sonunda ise 26,6 μM olarak belirlenmiştir. Morfolojik değerlendirmede ise kurkumin uygulanmış hücreler yuvarlak ve flask yüzeyinden ayrılmış kitleler halinde gözlenmektedir. Sonuçlarımız, kurkuminin T-47D hücre proliferasyonunu önemli ölçüde azalttığını göstermektedir. Kurkumin, tek başına veya diğer moleküllerle kombinasyon halinde meme kanseri tedavisi için bir aday olabilir. Gelecekte, kurkuminin meme kanseri hücreleri üzerindeki etki mekanizmasını aydınlatmak için daha kapsamlı ve çok merkezli destekli ileri klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.Article Silimarin Slıt2 Proteinini Aktive Ederek ve Cxcr4 Ekspresyonunu Baskılayarak A549 Hücrelerini İnhibe Etti(2021) Kaçar, Sedat; Aykanat, Nuriye Ezgi BekturAkciğer kanseri, dünya çapında hem erkeklerde hem de kadınlarda kansere bağlı önde gelen ölüm nedenlerindendir. SLIT2/ROBO1 sinyali, çeşitli kanser tiplerini inhibe ettiği bildirilen çok önemli bir yolaktır. CXCR4, kanser ilerlemesinde rol oynayan bir kemokin reseptörüdür. Silimarin, başta karaciğer hastalıkları olmak üzere akciğer kanseri de dahil çeşitli kanserlerde anti-kanserojen aktivitesi öne sürülen bir fitokimyasaldır. Ancak silimarinin akciğer kanserinde SLIT2–ROBO1–CXCR4 ekseni üzerindeki etkisini inceleyen çalışma bulunmamaktadır. Burada amacımız silimarinin A549 hücreleri üzerindeki sitotoksik ve morfolojik etkilerini araştırmak ve SLIT2-ROBO1-CXCR4 yolağındaki rolünü ortaya çıkarmaktır. İlk olarak, silimarinin doz analizi için 24, 48 ve 72 saat uzunluğunda sitotoksisite testleri yapıldı. Ardından değişen dozlarda silimarin ile morfolojik değerlendirme için hücreler H-E ile boyandı. Daha sonra SLIT2, ROBO1 ve CXCR4 proteinleri için western blot ve immünositokimya analizleri yapıldı. MTT analizine göre, A549 hücrelerine karşı silimarinin IC50 konsantrasyonları 24, 48 ve 72 saatlik uygulamaları için sırasıyla 930.1, 432.1 ve 99.8 μM olarak saptandı. H-E boyama yapılarak morfolojik olarak incelendiğinde sitoplazmik vakuoller, küçülmüş heterokromatin çekirdek ve bazofilik sitoplazmalı hücreler gözlendi. 750 μM silimarin ile SLIT2, ROBO1 ve CXCR4 proteinleri için Western blot ve immünositokimya analizleri yapıldı. 750 μM silimarin, kontrol grubuna kıyasla SLIT2 ve ROBO1 ekspresyonlarını arttırırken CXCR4'ü azalttı. Sonuç olarak silimarin, SLIT2 ve ROBO1 protein ekspresyonunu aktive ederek ve CXCR4 ekspresyonunu inhibe ederek A549 hücrelerini doza bağlı olarak inhibe etmiştir. Silimarinin akciğer kanseri üzerindeki etkileri literatürde belirtilmiştir. Ancak bu çalışma, A549 hücrelerinde SLIT2–ROBO1–CXCR4 proteinleri ile silimarin arasındaki etkileşimi inceleyen ilk çalışmadır. Çalışmamızın bundan sonraki araştırmalara yeni ufuklar açacağına inanıyoruz.Review Covid-19’a Histopatolojik Bir Bakış: Akciğ Er, Bo Brek, Beyin, Karaciğ Er(2020) Aykanat, Nuriye Ezgi Bektur2002 ve 2012 yıllarında önceki koronavavirüs salgınları olan Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs (SARS‐ CoV) ve Ortadoğusolunum sendromu koronavirüs (MERS ‐ CoV) ortaya çıkmıştı. Sonrasında Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaleti Wuhan Şehrinde SARS‐CoV‐2 adında bir başka yüksek derecede patojenik koronavirüs ortaya çıktı ve hızla tüm dünyaya yayıldı. 11 Mart 2020 tarihinde hastalıkpandemi, yani küresel salgın hastalık olarak ilan edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından COVID-19 olarak adlandırılan bu virüs,inhalasyon veya enfekte damlacık yoluyla bulaşır ve kuluçka süresi 2 ila 14 gün arasında değişmektedir. Virüs, halsizlik, kuru öksürük, ateş,bulantı, kusma, koku kaybı, baş ağrısı ve en önemlisi solunum sıkıntısına neden olmaktadır. Birçok insan asemptomatiktir. Hastalık çoğuinsanda hafif seyreder; bazılarında (genellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlarda) pnömoniye, akut solunum sıkıntısı sendromuna (ARDS)ve çoklu organ fonksiyon bozukluğuna ilerleyebilir. Vaka ölüm oranının % 2 ile % 3 arasında olduğu tahmin edilmektedir. SARS-CoV-2,konakçı hücreleri anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) reseptörleri yoluyla enfekte eder. Artan kanıtlar, koronavirüslerin her zamansolunum yollarıyla sınırlı olmadığını, ACE2 reseptörlerinin bulunduğu pek çok organı istila edebileceklerini göstermektedir. Dünyagenelinde ilk vakanın çıktığı Aralık 2019’dan bu yana 8 aylık süre içerisinde vaka sayısı 14 milyonu, ölü sayısı 619 bini geçmiştir.Türkiye’de ise COVID-19 pozitif vaka sayısı 225 bine yaklaşmış olup maalesef aramızdan ayrılan insan sayısı 5500'ü geçmiştir. Buderlemede COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetmiş insanlara ait farklı organlardan alınan biyopsi örneklerinin histopatolojik bulgularıbildirilmektedir.

