4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Master Thesis Türkiye'de Firma Büyüklüğü ve Sahiplik Yapısını Etkileyen Sektöre Özgü Firma Belirleyicilerinin Analizi: İmkb'de Sektörel Karşılaştırma(2011) Karabıyık, Hilal; Arslan, MehmetAraştırmanın amacı, reel sektörde faaliyet gösteren firmaların kurumsal yönetim mekanizmaları ile sektörel farklılıkları değerlendirilerek firma büyüklüğü ve sahiplik yapısının özelliklerinin belirlenmesi ve bu yapıların şirketlerin finansal performans göstergelerine etkisinin saptanarak aralarındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Araştırmaya konu olan firmalar, 2003-2010 yılı arasında İMKB'de işlem gören firmalar arasından seçilmiştir. Bu firmaların sektörel farklılıkları yansıtması amacıyla; imalat sanayi, enerji ve teknoloji olmak üzere üç farklı sektörde yer almasına dikkat edilmiştir. Yine analize tabi tutulan firmaların 3 aylık konsolide mali tabloları esas alınmıştır.Araştırma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vekâlet teorisine ağırlık verilerek yönetim ve yönetimin teorik temelleri incelenmiştir. İkinci bölümde, kurumsal yönetim kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise İMKB'de işlem gören firmalar üzerinde sektöre özgü farklılıklar dikkate alınarak sektörel özelliklerin firma büyüklüğü ve sahiplik yapılarına etkileri analiz edilmiştir.Araştırmada; betimsel istatistik, faktör analizi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi olmak üzere dört ayrı istatiksel analiz kullanılmıştır. Bağımlı değişken firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı, bağımsız değişken ise sektörel özellikler olarak belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; halka açılma oranı, I. büyük ortak payı imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji sektöründe orta, teknoloji ve bilişim sektöründe düşük seviyelerdedir. Personel sayısı ise imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji ve teknoloji sektöründe halka açılma oranıyla eş değer seyir izlemektedir. Halka açılma oranı ve I. büyük ortak payı kıyaslandığında, hâkim hissedarın kontrol üzerinde payı yüksek buna bağlı olarak dağınık sahiplik yapısı düşük, denetim ve azınlık hissedarın yönetimde söz sahibi olanağı kısıtlıdır. Bu nedenle de vekâlet maliyetlerinin düşük olduğu ve kurumsal yönetim uygulamalarının zayıf olduğu sonucu çıkarılabilir. Personel sayısı ve öz sermaye oranına göre analizde, genel itibariyle büyük ölçekli ve sermaye yoğun firmalar mevcuttur. Sektörün yapısını belirleyen toplam finansal performans açısından ise, enerji sektöründe yüksek, imalat sanayinde orta, teknoloji ve bilişim sektöründe ise en düşük düzeydedir.Master Thesis Yatırım Fonları Performansları ve Yönetici Etkisi İlişkisi Türkiye Sermaye Piyasasında Bir Uygulama(2005) Sertatlı, Burcu; Arslan, MehmetÖZET Portföy performansının ölçülmesi yatırımın ve yatırım yöneticisinin ne kadar başarılı olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Performans tek değişkenli veya boyutlu bir olgu olmayıp, risk getiri düzleminde karşılaştırılan bir değerlendirme kriteri olması nedeniyle, üstlenilen risk açısından gerçek başarıyı ölçmekte önemli bir yönetim aracı sunmaktadır. Çalışmada, Ocak 2002-2005 arasındaki 3 yıllık dönem incelenmiş ve literatürde öngörüldüğü şekilde beta katsayılarının durağan olmadığı, fon betasının piyasa betasına yaklaşmadığı, tespit edilmiştir. Analiz sonucu fonların 3 yıllık dönemdeki ortalama getirilerinin pazarın getirişinden farklılaştığı dolayısıyla, beta katsayısının tahmin kabiliyetinin yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Fon yöneticilerinin zamanlama kabiliyetini test etmek üzere uygulanan kuadratik regresyon analizi sonuçlarına göre analize dahil edilen 52 adet yatırım fonundan sadece 4 adet fonun ' c ' katsayılarının pozitif çıktığı tespit edilmiştir. Son olarak fon performanslarım ölçmede kullanılan tekniklerin birbirleriyle çelişen sonuçlar doğurduğu ortaya çıkmıştır.Master Thesis Türkiye`de Leasing İşlemlerinin Karşılaştırmalı Bir Analizi(2006) Vural, Ayçanur; Arslan, MehmetÖZETTürkiye'de leasing işlemlerinin işleyişinin incelendiği bu çalışma altı anabölümden oluşmaktadır.Öncelikli olarak leasingin tarihsel gelişimi incelenmiş olup, dönemlerboyunca leasing işlemlerinin nasıl bir seyir izlediği, uluslararası arenada leasinginhangi kuruluşların çabalarıyla desteklendiği kuruluşlar bazında detayları ileincelenmiştir. Leasingin çok eski bir finansman tekniği olması ve diğer ülkelerin bufinansman tekniği ile bizden çok daha önce tanışmış olması nedeni ile diğerülkelerdeki uygulamalar çeşitli ülkeler bazında ayrıntılı olarak incelenmiştir.Leasingin iki temel çeşidi olan finansal kiralama ve faaliyet kiralamasıkarşılaştırılmış ve leasingin işleyişi hem kiracı hemde kiralayan açısından ayrıntılıolarak incelenmiştir.Türkiye'deki leasing işlemleri özellikle hukusal düzenlemeler baz alınarakincelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'de leasing işlemlerinin mevzuattan kaynaklanansorunları, teşvik düzenlemeleri, hukuki zeminde sözleşmenin hangi şartlarda sonaereceği ve işleyiş süreci detaylı olarak incelenmiştir. Türkiye'de uygulanma şekli gözönüne alınarak leasing işlemlerinin avantaj ve dezavantajları maddeler haline deteylıolarak incelenmiş, yatırımcılar açısından yarar ve sakıncaları üzerinde durulmuştur.Çalışmanın analiz kısmında. leasing ile ilgili güncel bir çalışma oluşturulmasıamacıyla 2003 yılından 2005 yılı ilk ay6 aylık dönemini kapsayacak şekilde sektöründurumu anlatılmış, özellikle hangi mal gruplarında leasing yapmanın tercih edildiğitablolarla anlatılmıştır. Ayrıca çalışmanın bu kısmında, kiracı şirket açısından leasingişlemlerinin muhasebeleştirilmesinin nasıl yapıldığı ve bu muhasebe kaydınınbilançoya etkisi örnek çalışma üzerinde açıklanmıştr.Son bölümde konuya ilişkin sonuç ve değerlendirme çalışması yapılmıştır.Yapılan değerlendirme sonunda, leasing işlemlerinin özellikle hukuksal sorunlarınınolduğu ve hukuki zemindeki eksikleri giderilmesi durumunda sektörün gelişmesinebüyük yarar sağlayacağı şeklinde öneri sunuluştur.Master Thesis Türk Euro Tahvillerinde Fiyat Tahmini ve Risk Analizinin Durasyon ve Konvekslik Yöntemiyle Uygulanabilirliğinin Testi(2007) Ergün, Ayşe; Arslan, MehmetTürkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan istikrarla beraber tahvilyatırımları ve risklerinin ölçümü alanında ilgi artmaya başlamıştır. Bu amacauygun olarak piyasa faiz oranlarındaki değişim ve bunun tahmini içinkullanılan Durasyon ve Konvekslik modeli 7 - 30 yıl vadeli Euro tahvillerinaylık getirileri üzerinde test edilmiştir. Bu çalışmada konvekslik tahvilyatırımcıları açısından olumlu bir özellik olması nedeniyle analize dahiledilmiştir. Çünkü yüksek konveksliğe sahip tahvillerde ilaveten konvekslikprimi olmaktadır. Analiz sonucu elde edilen bulgular; tahvil vadeleriyöntemlerin hassasiyetini önemli oranda bozmuştur, literatürde önerileninaksine fiyat değişimindeki fark çok büyük oranda artmıştır. Türkiyepiyasalarına yönelik fon hareketlerine bağlı olarak Durasyon katsayılarınıntrend değerden önemli oranda saptığı, tahmin gücünün zayıfladığı tespitedilmiştir. Yine beklentinin aksine olarak konvekslik tahvil fiyat değişimlerinitahminde yetersiz kalmıştır.

