1 results
Search Results
Now showing 1 - 1 of 1
Doctoral Thesis Çağdaş Romanda Var Olma ve Güçlenme Aracı Olarak Hikaye Anlatımı: Margaret Atwood'un The Handmade's Tale, Jennifer Johnston'ın The Invisible Worm ve Margaret Drabble'ın The Red Queen Adlı Romanları(2020) Al-obaıdı, Hayfaa Abdulkhaleq Ahmed; Elbir, BelginBu çalışmada, üç kadın yazar Margaret Atwood, Jennifer Johnston ve Margaret Drabble'ın, sırasıyla The Handmaid's Tale (1985), The Invisible Worm (1991) ve The Red Queen (2004) adlı romanları incelenmektedir. Bu romanların tümünde kadın başkarakterler, geçmişte başlarından geçen acı ve yaralayıcı olayların neden olduğu travma ile baş etme yöntemi olarak hikayelerini anlatma yolunu seçmişlerdir ve bir değişim ve iyileşme sürecinden geçmektedirler. Tezin amacı, hikaye anlatımının bu süreçteki etkisinin ve işlevinin romanlarda nasıl betimlendiğini irdelemek ve tartışmaktır. Bu tez, esas olarak, travma bağlamında kendini güçlendirme mekanizması olarak hikaye anlatımının etkinliğine ve hikaye anlatımının özellikle hayatta kadınlara kalanlara etkisi üzerine odaklanmaktadır. Bu çalışmadaki kadın karakterler genellikle bir çeşit değişim ve iyileşme yolundadır tezde, travmatik iyileşme konusu 'konuşma' veya 'yazma' şeklinde hikaye anlatımının gerçekleştirilmesiyle birlikte arastırılmaktadır. Birinci bölüm travma teorisi ve hikaye anlatma ile ilgilidir. Bu bölümde, Travma ve hikaye anlatımı arasındaki bağlantı ve psikologların travmatik deneyimlerin üstesinden gelmek için hastalarıyla hikaye anlatımını nasıl kullandıkları tartışılmaktadır. Bu bölümde ayrıca bazı psikologlar, akademisyenler ve edebiyat eleştirmenlerinin travma tanımlarına değinilmektedir. Psikolojik travma tipik olarak felaket olayları, savaş, cinsel şiddet, çocuk istismarı, aile içi vahşet veya sevilen bir insanı kaybetmekle oluşur. Özellikle, 1970'lerin sonuna doğru, doğal afet, savaş veya büyük bir bireysel kayıp, zihinsel hasarlar için psikolojik travma kavramı ve özellikle psikolojide travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) kavramı yaygınlaşmaya başlamıştır. Zihinsel yaraya yol açan eyleme 'travmatizasyon' denilmiş ve bu nedenle 'travma' anlayışı travma cerrahisi ile karşılaştırılabilir şekilde geliştirilmiştir. Sonraki üç bölümde romanlar tek tek ele alınarak, yazarların romanlarındaki baş kadın karakterlerin travmanın üstesinden gelme sürecinde hikaye anlatımının işlevini nasıl gösterdikleri ayrıntılı bir biçimde ve birinci bölümde anlatılan kuramlar ve eleştiri yöntemleri ışığnda incelenmekte ve tartışılmaktadır. Sonuç bölümünde ise, romanların temaları, biçimleri ve anlatım yöntemleri arasındaki benzerlik ve faklılıkların anlamı ve önemi üzerine toplu bir değerlendirme sunulmaktadır. Bu çalışma, incelenen romanlarda hikaye anlatımının geçmişte acı çeken ve ezilen insanları iyileştirmede ve iyileştirmede önemli bir rol oynadığını gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın konusu olan üç romanda da hikaye anlatımı, acı çeken insanlar için bir ses bulma ve yaşanan travmayı ifade etme süreci ile ilişkilendirilmektedir.
