3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Türkiye'de Sosyal Yardımların Belediyeler Üzerinden Yerelleşmesi Süreci: Ankara Örneği(2016) Özgenç, Mustafa Burak; Şahin, Savaş ZaferSosyal yardımların yerelleşmesi çok önemli iki çalışma alanları olan yerel yönetimler ile sosyal politikaları bir arada değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışma alanlarındaki teorik derinlik ile Türkiye'deki uygulama sonuçlarının tarihsel bakış açısı ile tartışılması önemlidir. Gelecekte bu çalışma alanlarında nasıl politikalar üretmek gerektiğini ortaya koymak adına, geçmişte yaşanmış tecrübeleri, o günün şartları altında analiz edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, bahsedilen analizlerin yapılabilmesi için yerelde ve merkezde paydaşlarla görüşmeler yapılmıştır.Türkiye'de belediyelerin genellikle geleneksel çizgide yaptığı sosyal yardımlar klientalizm, popülizm ve kaynak israfı gibi sorunları yaratma potansiyeline sahiptir. Belediyelerin hayırseverlik odaklı sosyal yardımları günümüzün hak temelli sosyal yardım sistemine uymamaktadır. Hayırseverlik temelli geleneksel bakış açısının bir sonucu olarak sosyal yardımlar bağımlılık yaratmakla suçlanmakta ve geçici bir çözüm olarak görülmektedir. Bu bakış açısıyla, Türkiye'de belediye düzeyinde, sosyal yardımların yoksulluğu ortadan kaldırma fonksiyonu fark edilememektedir. Ancak sosyal yardımlar, davranış geliştirme ve fırsatlar sağlama işleviyle, farklı sosyal problemlerin çözümünde etkin bir araç olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Sosyal yardımların yerelleşmesi önündeki en büyük engeller; belediyelerde yoksullukla mücadele eden bir politika vizyonunun eksikliği, kurumsal yetersizlikler ve bazı kesimlerin sosyal yardımları kaynak israfı olarak gören bakış açısıdır. Sosyal yardımlar ile ilgili yerelleşme olgusunun üstünde ısrarla durulması halinde, öncelikle, sosyal yardımları yürütecek yerel birimlerde farkındalık yaratılmasına odaklanılmalıdır.Master Thesis Türkiye'de Kent Konseylerinin Kurulmasında Karşılaşılan Engeller: İç Batı Anadolu Örneği(2020) Çelik, Alper; Şahin, Savaş Zafer1980'ler sonrasında kamu yönetimi alanının en önemli tartışma konularının başında, yerel yönetimlerde katılımcılığın geliştirilmesine yönelik yaklaşım ve mekanizmalar gelmektedir. Daha çok yerel yönetişim ilkesi çerçevesinde ele alınan bu konuların Türkiye'de ağırlıklı olarak tartışıldığı yapılar kent konseyleri olarak görülmektedir. Kent konseylerine ilişkin literatürde sıklıkla dile getirilen durumların başında kent konseylerinin sayısının beklenenin çok altında kalması ve yerel yönetimlerin kent konseylerine gerekli ilgiyi göstermemesi gelmektedir. Türkiye'de 1990'lı yılların sonunda sürdürülebilir kalkınma ve yerel yönetişim açısından önemli bir noktaya sahip olan kent konseyleri yasal bir zorunluluk olarak kabul edilse de yerel yönetimlerde birçok tartışmaya sebep olmaktadır. Yerel yönetimlerin, yerel katılım mekanizması olan kent konseylerine karşı bakış açıları ve yaklaşımları incelenerek bu konu hakkındaki yaklaşımları değerlendirilmiştir. Kent konseylerinin var olduğu kentlerde yerel demokrasi ve katılım kültürünün gelişmesi gözlemlenirken, bazı kentlerde bu yapının mevcut yerel yönetim organı olan belediye yöneticileri tarafından kendi siyasi iktidarlarına sorun yaratabileceği kanaati görülmektedir. Bu çalışmada yerel yönetişim ilkesi kapsamında kent konseylerinin katılımcı birer yönetim yapısı olarak kurulma sebeplerini ve kurulmayan il ve ilçelerde hangi sebeplerden kurulmadığı incelenmeye çalışılacaktır. Bu doğrultuda şehir sakinlerinin yönetimine katılım sağlanması için, adil ve şeffaf yönetim merkezi olması beklenen kent konseylerinin var olan faaliyetleri ve halen kent konseyi kurulmayan il ve ilçelerde kurulmasında karşılaşılan engeller irdelenmeye çalışılacaktır.Master Thesis Yerel Yönetimlerin Kürt Kökenli Grupların Büyükşehirlere Göç Sonrası Entegrasyon Sorunlarına Yaklaşımı: Ankara Örneği(2011) Küyük, Nurten; Şahin, Savaş Zaferİnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren; insanlar, ekonomik, siyasal, etnik sorunlar gibi çeşitli nedenlerden dolayı kalıcı olarak yer değiştirmek ( göç etmek ) durumunda kalmışlardır. Savaştan kaçmak, daha iyi şartlarda yaşamak, çalışmak ve daha çok para kazanmak vb. bu sebeplerden bazılarıdır.Aslında bu kitlelerin göç etmelerinin ? diğerleriyle kıyaslandığında- en büyük sebebi ekonomik sorunlardır. Ülkelerinde veya bulundukları yerleşim biriminde çalışabilecekleri istihdam alanlarının yeterli olmaması ve dolayısıyla iş bulamamaları, onları göç etmeye mecbur kılmıştır. Türkiye'den göç eden insanlarda da bu durum aynıdır, çoğunlukla Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelere iş bulmak, çalışmak, daha iyi şartlarda yaşamak, insan muamelesi görerek yaşamak ümidiyle göç etmişlerdir.Ancak, Türkiye içinde yaşanan iç göçlerde durum biraz farklıdır. Özellikle Güney Doğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesindeki illerden, büyükşehirlere, batıya ve Akdeniz bölgesindeki illere , yerleşim birimlerine yoğun göç yaşanmasının sebepleri sadece ekonomik nedenlerle sınırlı değildir. Ekonomik sorunların yanı sıra, devletin o bölgelerde yeterli güvenliği sağlayamaması, terör eylemlerinin aşırı derecede artması, yaşayan köy halkının tüm geçim kaynaklarının ve evlerinin yakılıp-yıkılıp yok edilmesi ve köy koruculuğu sistemindeki boşlukları avantaj olarak kullanan kişilerin artması ve kaos ortamı oluşturması gibi nedenler bulunmaktadır.Diğer illere göç edenlerin, yeterli miktarda konut alanı olmaması sebebiyle kent merkezlerine kabul edilmemeleri, o illerde gecekondulaşma oranını hızlı bir şekilde arttırmıştır. Göç ettikleri illerin kenar mahallelerinde, kente eklemlenerek yeni bir yapılanma oluşturmuşlardır. Bu yapılanmalardan, özellikle ?Kürt Kökenli? grupların oluşturduğu bölgeler, dilleri, giyim tarzları, kültürleri ve davranış biçimleri dolayısıyla ayrı bir yaşam tarzına sahiptirler ve bu yüzden de göç ettikleri yerleşim biriminin ortamına uyum sağlayamamaktadırlar.Kitlesel olarak ayırımcılığa maruz kalmaları, lisanları dolayısıyla net bir şekilde kendilerini ifade edememeleri, çok kalabalık nüfuslu aileye sahip olmaları, iş bulamamaları, maddi imkânlarının yeterli olamayışı gibi çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Yaşamlarını sürdürebilmek için de farklı arayışlar içine girmektedirler. Bu grupların, halkla iç içe yaşam standartlarında yaşayabilmeleri için ?devlete- iller bazında da yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir. Entegrasyon ve uyumları için yapılması gerekenler, ?en ince ayrıntısına kadar ? izlenmesi gereken politikalar belirlenmeli ve aşama aşama uygulanmaya başlanmalıdır. Yerel yönetimlerin, bu grupların adaptasyonları için eğitim, sağlık, kültürel dayanışma, sosyal yardımlar, meslek edindirme, yaşayacak yer sağlama gibi konularda bir program çizip ( STK'lar, üniversiteler, dernekler, gönüllüler kanalıyla), hizmet sunum süreçlerini geliştirmeleri gerekmektedir. Her şeyden öte, temel hak ve özgürlüklerin önemli bir unsuru olan etnik kimliklerin yerel yönetimlerin hizmet sunum süreçlerinin yeniden tanımlanmasında ve iyileştirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı; topraklarında binlerce etnik gruptan insanın çalıştığı ve yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti'nde, ?Kürt Kökenli? grupların göç ettikleri yerleşim birimlerinde, karşı karşıya kaldıkları olumlu - olumsuz davranışları, koşulları ve sorunları ortaya çıkartmak, ?geri dönüşler? için yeterli düzeyde çalışmalar yapılıp yapılmadığını araştırmak, Yerel Yönetimler bazında da Ankara İlinde bu sorunlara çözüm üretilip üretilmediğini incelemek, geliştirmekte oldukları politikaların var olup olmadığını araştırmak, varsa sunulmasını sağlamak, yoksa öneri olabilecek çözüm politikaları sunmaktır.Anahtar Kelimeler : Etnik gruplar, göç , entegrasyon, kentleşme, yerel yönetimler, Kürt kökenli gruplar (ya da kentliler)
