Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Seçimi: Recep Tayyip Erdoğan’ın Kampanya Stratejileri Üzerine Bir İnceleme
    (2025) Esiyok, Elif; Üner, Mehmet Mithat
    Politik pazarlama, siyasal seçim süreçlerinde seçmen tercihlerini şekillendirme, kamuoyu algısını yönlendirme ve seçim başarısını artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Seçim süreçlerinde, siyasi partiler seçmen kitlesine ulaşabilmek, onların desteklerini kazanmak ve rakipleri karşısında üstünlük elde edebilmek için kapsamlı politik pazarlama stratejileri geliştirerek, uygulamaktadır. Bu çalışmada, örnek olay incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Örnek olay kapsamında, Türkiye’de gerçekleştirilen 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) uyguladığı politik pazarlama stratejileri incelenmiştir. Seçim başarısında katkı sağlayan bu stratejiler, iletişim çabaları ve rekabet üstünlüğü elde etme yaklaşımları üzerine yoğunlaşmıştır. Çalışma bulguları, AK Parti’nin rekabet üstünlüğü elde etmesine vesile olan pazarlama iletişimi çabalarının on ana başlık altında incelenebileceğini göstermiştir. Bu stratejiler; seçim tarihinin belirlenmesi, stratejik zamanlama planının oluşturulması, sosyal medyanın etkin kullanımı, veri odaklı mikro hedefleme stratejisinin kullanılması, seçmen psikolojisini etkileyen duygusal katarsis, hikâye anlatımı kullanımı, tekno-milliyetçilik vurgusu, toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ortak kültür vurgusu, farklı etnik ve dil gruplarına ulaşabilmek adına farklı dillerde mesajların iletilmesi ve pazarlama iletişimi tekniklerinin etkin kullanılması gibi yenilikçi yaklaşımları içermektedir. Kampanya sürecinde geliştirilen stratejiler ile farklı seçmen grupları ile etkili iletişim kurulmuş ve güçlü bir seçmen sadakati pekiştirilmiştir. Çalışma bulguları, politik pazarlamanın seçim süreçlerindeki belirleyici rolünü vurgularken, modern seçim kampanyalarının nasıl şekillendiğine dair önemli bulgular sunmaktadır. Pazarlama iletişimi ve politika arasındaki etkileşimi daha iyi anlamaya yönelik katkı sağlayan bu analiz, gelecekteki seçim kampanyalarına ışık tutabilecek niteliktedir.
  • Doctoral Thesis
    Yükseköğretim Kurumlarında Hizmet Kalitesinin Değerlendirilmesi
    (2023) Obaidi, Safa Qasim Mousa; Üner, Mehmet Mithat
    Yükseköğretim kurumları, öğrencilerin aldıkları hizmetlerle ilgili ne hissettiklerini bilerek gelişmek ve rekabet etmek için çalışırlar. Bu nedenle, öğrenciler yükseköğretim kurumlarının temel paydaşları olduklarından, bu kurumların öğrencilerin algı ve memnuniyetlerini değerlendirecek ve ölçecek bir hizmet kalitesi ölçüm aracına ihtiyacı vardır. Yüksek Öğrenim Kalite Ölçeği (HEISQUAL), yüksek öğretim kurumlarının öğrenci algısını araştırmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bu ölçek, üniversitenin teknik ve operasyonel yönlerine odaklanmaktadır. HEISQUAL ölçeği yedi boyut içerir: öğretmen profili, altyapı ve fakülteler, müfredat, işe alım kalitesi, emniyet ve güvenlik, öğrenci becerilerinin gelişimi ile yönetim ve destek personeli. Bu çalışmada HEISQUAL modeli, öğrencilerin algılarının çevrimiçi bir anket dağıtılarak toplandığı Ürdün Haşimi Krallığı'ndaki bazı üniversitelerde öğrencilerin algılarını ölçmek ve değerlendirmek için kullanıldı. Anket, kesinlikle katılıyorumdan kesinlikle katılmıyoruma doğru bir derecelendirme ölçeği olarak yedi noktada formüle edilmiştir. HEISQUAL boyutlarına ek olarak öğrencinin demografisini ölçmek için altmış altı soru içermektedir. Katılımcı sayısı Ürdün Haşimi Krallığı'ndaki devlet ve özel üniversitelerden 358 kız ve erkek öğrenciye ulaştı. Çalışma, algılarının öğrencinin eğitim alanına ve üniversitenin devlet mi yoksa özel mi olduğuna göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak için öğrencilerin üniversitenin operasyonel ve teknik yönleriyle ilgili memnuniyet derecesini inceledi. Sonuçlar, öğrencilerin altyapı ve tesisler boyutlarına ek olarak öğretmen profili, emniyet ve güvenlikten memnun olduklarını gösterirken, öğrencilerin müfredat ve istihdam kalitesi boyutlarından memnuniyetsizliklerini göstermiştir. Bu çalışma, öğrencilerin gereksinimleri konusunda farkındalık yaratmaya ve eğitim kurumlarındaki karar vericilerin ve planlayıcıların hizmet kalitesini iyileştirme konusunda çalışmalarını sağlamaya açık bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: hizmet kalitesi, HEISQUAL, öğrenci algısı, operasyonel yön, tekink yön.
  • Article
    Türkiye’de Yükseköğrenim Başvuru Oranının Belirleyicileri
    (2025) Üner, Mehmet Mithat; Çamalan, Özge; Karatepe, Tuna
    Amaç - Bu araştırma, Türkiye'de 2006-2024 döneminde yükseköğretim kurumlarına başvuru oranlarını etkileyen makro ekonomik faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Son yıllarda Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) başvuru sayılarında yaşanan belirgin düşüş, yükseköğretime olan talebin belirleyicilerinin analizini gerekli kılmaktadır. Çalışma, medya tarafından sıklıkla gündeme getirilen yoksulluk, üniversite mezunları arasındaki işsizlik ve maaş farkları gibi makro ekonomik değişkenlerin yükseköğretim talebi üzerindeki etkisini ampirik olarak ortaya koyarak alandaki boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Yöntem- Araştırmada 2006-2024 dönemi yıllık zaman serisi verileri kullanılarak çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bağımlı değişken olarak yükseköğretim kurumlarına başvuru oranı (YKS başvuru sayısının 15-24 yaş grubu nüfusa oranı), bağımsız değişkenler olarak ise yoksulluk oranı, yükseköğretim mezunu işsizlik oranı (15-24 yaş grubu) ve eğitimin ekonomik getiri oranı (9/1 dereceli memur maaşının net asgari ücrete oranı) kullanılmıştır. Veriler ÖSYM raporları, TÜİK istatistikleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kaynaklarından elde edilmiştir. Bulgular - Regresyon analizi sonuçları, her üç makro ekonomik değişkenin de yükseköğretim başvuru oranları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Yoksulluk oranı en güçlü belirleyici faktör olarak öne çıkmış (β=-2.524, p<0.001), yoksullukta 1 puanlık artışın başvuru oranını 2,5 puan azalttığı tespit edilmiştir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı da başvuruları olumsuz etkilemekte (β=-0.481, p=0.020), \"diplomalı işsizlik\" olgusunun caydırıcı etkisini göstermektedir. Eğitimin ekonomik getiri oranı ise sınırlı da olsa pozitif etki göstermektedir (β=0.202, p=0.036). Model, yükseköğretim talebindeki toplam değişkenliğin %77,7'sini açıklamaktadır. Tartışma- Araştırma bulguları, yoksulluk oranının yükseköğretim başvuruları üzerinde en güçlü belirleyici etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı da başvuruları negatif yönde etkilemektedir. Maaş oranının pozitif ancak sınırlı etkisi bulunmaktadır. Model, Türkiye'de yükseköğretim talebinin makro ekonomik değişkenlerle açıklanabildiğini ortaya koymaktadır.
  • Article
    Ekolojik Çıkarım Yöntemi: 2024 Yılı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi Oy Geçiş Analizi
    (2024) Hasdemir, Esra; Çamalan, Özge; Üner, Mehmet Mithat
    Ekolojik çıkarım yöntemi, bireysel verilere erişimin mümkün olmadığı ya da çok zor olduğu durumlarda, toplulaştırılmış düzeydeki verilerden hareketle bireysel düzeydeki verilere yönelik tahminler yapılmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Buradan hareketle, çalışma kapsamında, 2024 yılında yapılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait oy geçişleri Rosen, Jiang, King ve Tanner (2001) tarafından geliştirilen ekolojik çıkarım yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Söz konusu oy geçişleri, 8×8 boyutunda kontenjans tablosu temelinde yapılan analiz sonucunda hem seçmen sayısı hem de geçiş olasılık matrisi bazında tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen tahminler, Sankey diyagramı çizilerek görselleştirilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi temelinde yapılan analiz sonuçlarına göre, 2019 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) için oy kullanan seçmenin %54’ünün 2024 seçiminde de AK Parti’ye oy verdiği, 2019 yılı seçiminde AK Parti’ye oy verenlerin yaklaşık %20’sinin 2024 seçiminde oy kullanmadığı, %16,6’sının ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ ne oy verdiği tahmin edilmiştir. Aynı analiz sonuçlarına göre, 2019 seçimlerinde CHP yönünde oy kullanan seçmenin %82,7’sinin yeniden CHP’ye oy verdiği, %10,5’inin oy kullanmadığı, %2,1’inin AK Parti’ye oy verdiği belirlenmiştir. Analizin bir diğer bulgusu ise, 2019 seçiminde oy kullanmayan seçmenin %58,8’inin 2024 yerel seçiminde de oy kullanmamayı tercih ettiği, 2019 yılı seçiminde oy kullanmayan seçmenlerin geriye kalan kısmının %23,5’inin CHP’ye, %1,9’unun AK Parti’ye, %7,8’inin diğer partilere, %2,3’ünün Yeniden Refah Partisi (YRP)’ne, %1,1’i ise İYİ Parti’ye oy verdiği şeklindedir.