7 results
Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Article Y Kuşağı Da Neyin Nesi?(Bilim ve Teknoloji, 2013) Ülker, Halil İbrahimFukuyama 20. yüzyılın sonunda, tarihin bittiğini ilan edince, tüm kavram, kurum ve kurallar yeniden gözden geçirildi. Artık bir post dünya yaşanıyordu. Post-modernizim, post fordizm, post-sosyalizm, post-liberalizm, post-sanayileşme, post-vd. bu akımlar, yaşamın farklı cephelerinin değiştiğini artık insanla doğanın yeni hesaplaşmalar içine girdiğini anlatmaya çalışıyorlardı. Bir gerçek vardı o da tarihin hızlanmasıydı. İletişim teknolojisi, ulaşım tarzı, devlet yönetimi, tüketim kalıpları, meslekler herşey değişiyordu. Küreselleşme taraftarları, hep olacak iyi şeylerden bahsettiler. Gerçekten Alvin Toffler’in işaret ettiği gibi insanlık, feodaliteden sonra sanayileşme aşamasını da tamamlıyor ve enformasyon çağına geçiyordu. Ekonominin, teknolojinin, ulaşımın değiştiği doğruydu. Ama kimse bu değişiklikler karşısında Ademoğlu’nun ne olduğunu konuşmuyordu.Article SORUNLAR VE DOĞRU TEŞHİSLER(Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Ülker, Halil İbrahimHerbert Spencer (1820-1903), uzviyetçi teori olarak anılan sosyolojik analizinde; toplumları biyolojik/canlı yapılara benzeterek açıklamıştı. Toplumdaki bireylerin kurumların- ve toplumun kendisinin, canlı vücuttaki karşılığı hücre-doku ve gövde benzetmesini yapmıştı. Ayrıca toplumların çevreyle ilişkisini, uyumunu, dengesini, yaşama ve ölümünü de; canlılarınkine benzetmişti. Toplumların, basitten karmaşığa doğru bir gelişim çizgisi izlediklerinin sonraları Von Bertalanffy (1971) canlılarda, Katz ve Kahn (1978) örgütlerde ‟Açık Sistem Teorisiyle” benzeri şekilde açıklamışlardı. Sistemin çevreyle ve alt sistemleriyle karşılıklı etkileşimlerini anlattılar uzun uzun. Kısaca toplumda herşey birbiriyle ilişkiliydi. Bir tek sorun için tüm toplum irdelenmeliydi.Article Bu Yök Yasası Neden Değişmez? Bilen Var Mı?(İz Dergisi, 2015) Ülker, Halil İbrahimBu yazımızda 1980 sonrası (Küreselleşme Sonrası da diyebiliriz.) Gerçekleştirilen eğitim reform çabalarından söz ederek, benzer iki ülkenin kısa bir karşılaştırılması yapılacaktır. Türkiye Tanzimat’dan beri kamu yönetimi ve kamu hukuku açısından Fransa’yı hep yakından izlemiştir. Üniter ve merkeziyetçi bir kamu yönetimi benzeşmesinden hareketle, bu kısa karşılaştırma için Fransa ve Türkiye seçilmiştir. İki ülkenin 1980 sonrası eğitim reform süreçlerini harfiyen izlemek ve karşılaştırma yapmak bu makalenin sınırlarını çok aşar. Bu nedenle Fransa eğitim reform çalışmalarına örnek olacak, iki reform adımı seçilmiş. (İki çalışma metni Fransızcadan çevrilmiş ve bu çalışmalar Türkiye’deki uygulamalar ile karşılaştırılmıştır.Article Nedir Bu Türk İnsanının Politika Merakı(Bilim ve Teknoloji, 2015) Ülker, Halil İbrahim; Ülker, Halil İbrahim; Ülker, Halil İbrahim; Department of Public Administration and Political Science; Department of Public Administration and Political ScienceGünümüzde toplumumuz aşırı politize olmuştur. Türkiye’de politikanın kalite ve yoğunluğu azalmış, yönü şaşmış, verimi düşmüş, topluma zarar verir hale gelmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hemen tüm alanlarda nitel ve nicel gelişmeler olduğu halde; politikanın düzeyi bir türlü gelişememektedir. Maalesef Türkiye’de bugün politika niteliksiz, verimsiz, pahalı, yararsız ve kuralsız hale gelmiştir; gittikçe de irtifa kaybetmektedir.Article Türkiye’de Siyaset(2015) Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde siyasal sürecin seyrine ilişkin bir değerlendirme yapacak olursak, söylenecek ilk söz “düzeyin düşüklüğü” dür. Çağdaş bir siyasal kültürün yokluğu ve bu konudaki yaygın cahillik kadar, iyileşme yönünde bir çaba eksikliği ve pervasızlık da söz konusudur. Niteliksiz konuşmalar, bilinçsiz tutum/davranışlar, garip değerlendirmeler, ufuksuz ve dar görüşler v.b. seçip seçip alın.Article EĞİTİMCİ OLMAK NASIL BİRŞEY?(Bilim ve Teknoloji, 2014) Ülker, Halil İbrahimBir ülkede toplumsal bir sorun olmasın ki; eğitimle, uygarlıkla, demokrasiyle ilgisi bulunmasın. Ama siz 150 sözcükle dil kullanıyor, ortaçağ içerikli 5 yıllık eğitimle yetiniyorsanız; kuşkusuz umutlar başka baharlara kalacaktır. Bir ülkede ölçme ne kadar hassassa (gelişmişse) ülke o kadar gelişmiştir derler. Bu ölçme kömür, demir, fasulye, not gibi şeylerle ilgili olacağı gibi; duygu, değer, performans, yeterlik vb. şeylerle de ilgili olabilir.Thesis TÜRKİYE’DE ELİT ŞEMASI DÜNYA PRATİĞİNE UYGUN MU?(Bilim ve Teknoloji, 2014) Ülker, Halil İbrahimİktidarın (siyasi, ekonomik, kültürel) tanımı, kaynağı, kullanılması, paylaşılması, denetlenmesi değişik biçimlerde açıklanmıştır. Örneğin sosyalizm politikayı, sınıflar arası iktidar mücadelesi olarak açıklamıştır. Bazı siyaset bilimciler de politikayı, yöneten-yönetilen (merkez-çevre) ayrımına dayandırırlar. Burada asıl soru; ülkeyi kimlerin yönettiğidir. Her tür toplumda karar alıp, kural koyan, emir veren ve de bunları yürüten küçük bir grup söz konusudur. (Azınlık) Bir de, toplumun geri kalanı, toplumun büyük kitleleri (Çoğunluk) vardır. Bu yapıya Devlet teorisinde “Oligarşi” diyoruz.

