Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Yeniden Çeviride Zamana Karşı Bağlam: The Jungle Book Üzerinden Yeniden Çeviri Hipotezinin Yeniden İncelenmesi
    (2023) Özer, Özge Bayraktar
    Rudyard Kipling Türkçeye ilk olarak bir çocuk edebiyatı eseri olan The Jungle Book’un 1936 yılında yayınlanan çevirisi (Cengel Kitabı) ile kazandırılmıştır. Söz konusu ilk çeviriyi günümüze kadar pek çok yeniden çeviri takip etmiştir. Bu çalışma, The Jungle Book eserinin beş farklı Türkçe çevirisi üzerinden yeniden çeviri hipotezinin temel varsayımlarını yeniden sınamayı amaçlamaktadır. Yeniden çeviriler hem birbirleriyle hem de ilk çeviriyle metne bağlı ve kültüre özgü unsurlar açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda benimsenen yöntem açısından, çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, incelenen çevirilerin yayınlandığı dönemlerdeki sosyo-bağlamsal koşulları odağına alan artsüremli bir inceleme yer almaktadır. İkinci kısımda ise yeniden çeviri hipotezini yeniden sınamak üzere eşsüremli incelemeye yer verilmiştir. Sunulan karşılaştırmalı örneklere dayanarak, yeniden çeviri hipotezinde öne sürüldüğü gibi ilk çeviri ve yeniden çeviriler arasında, erek odaklı yaklaşıma yönelik doğrusal bir ilerlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yerine, çevirinin üretildiği ve yayımlandığı dönemin bağlamsal faktörlerinin, çevirmenlerin çeviri seçimlerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, hipotezin doğrulanması ya da yanlışlanmasında, vaka analizi yöntemindeki örnek metin seçimlerinin de etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, yeniden çeviri kavramı ve yapısına ilişkin daha güvenilir bulgular için artsüremli ve eşsüremli incelemenin bütüncül bir anlayışla bir arada yapılması önerilmiştir.
  • Article
    Simultane Çeviride Bilginin Bütünleyiciliği
    (2020) Özer, Özge Bayraktar
    Simultane çeviri öncelikli olarak hem dilsel hem de dil dışı bilgiyi gerektiren sözlü anlatıma dayanmaktadır. İki farklı bilgi türü olarak sınıflandırmalarına karşın, dilsel ve dil dışı bilgi birbirine bağlı ve birbirini doğal olarak tamamlayan etmenlerdir. Bu doğal bütünleyicilik sayesinde, sözlü çevirmenler dilsel veya dil dışı bilgi eksikliğini diğer bilgi türü ile belirli ölçüde telafi edebilir. Ancak, çevrilecek konuşmada bazı bilinmeyen kelime ya da konularla karşılaşmak, özellikle sözlü çevirmen adayı öğrencilerde anlama sürecini sekteye uğratarak çeviri kalitesini düşürebilmektedir. Simultane çeviride dilsel ve dil dışı bilgi arasındaki bütünleyiciliği incelemek amacıyla, bu çalışmada tek gruplu öntest/sontest araştırma yöntemi uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan on altı sözlü çeviri öğrencisi iki farklı teknik konuşmayı çevirmiştir. Konuşmalardan biri çok sayıda bilinmeyen kelime içerirken, diğer konuşma öğrencilerin aşina olmadığı bir konuda yapılmıştır. Öntestin ardından, tüm katılımcılara söz konusu bilgi bütünleyiciliği ile ilgili eğitim verilmiş ve bu eğitimin ardından sontest uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, öntest sırasında katılımcılar dilsel bilgi eksikliklerini dil dışı bilgileriyle tamamlayabilmiş, ancak dil dışı bilgi eksikliklerini dilsel bilgi ile tamamlayamamıştır. Verilen eğitim sonunda ise, katılımcılar her iki bilgi türünü de eşit biçimde tamamlayabilmiştir. Bu çalışmada elde edilen istatistiki veriler, sözlü çeviri eğitiminde terminoloji/kelime bilgisi ve alan bilgisi çalışmalarının yanı sıra, dilsel ve dil dışı bilgi arasındaki doğal bütünleyicilik konusunda da çalışmalar yapılması gerektiğini göstermektedir.
  • Article
    Sesi Çevirmek: Just So Stories Eserinin Türkçe Çevirileri Üzerine Bir Çalışma
    (2018) Özer, Özge Bayraktar
    Çocuk yazının kendine has özellikleri, bu alandaki çeviri sürecinde karşılaşılacak belirli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Çevirinin diğer alanlarında olduğu gibi, bu alandaki sorunların çözümü için de çevirmenin yaratıcılığına gerek duyulmaktadır. Çocuk kitaplarının en önde gelen özelliklerinden biri de pek çoğunun sesli okunmak üzere kaleme alınmış olmasıdır. Bu bağlamda, söz konusu edebi türde çevirmenin değişmeceli dilin bir parçası olan ses etkilerine yoğunlaşması beklenmektedir. İngiliz şair ve yazar Rudyard Kipling’in ünlü eseri Just So Stories, çocuk yazının bu özelliği için başarılı bir örnek oluşturmakta olup, eserin Türkçe çevirileri de, çeviride karşılaşılan zorlukların analiz edilmesi bakımından pek çok imkan sunmaktadır. Yazarın şairane edebi tarzının, Kipling’in bizzat kendi çocukları için yazdığı ve onlara okuduğu hikayelerin derlemesinden oluşan bu eser üzerindeki yansımaları, “sesli-okuma” özelliklerini, söz konusu eserin ana motifi haline getirme- ktedir. Eser, Türkçe’ye Begüm Kovulmaz tarafından 2007 yılında İşte Öyle Hikayeler ve Rojda Yıldırım tarafından 2012 yılında Kipling’den Çocuklar için Öyküler isimleriyle kazandırılmıştır. Bu çalışma, söz konusu iki farklı Türkçe çevirinin ses etkileri bakımının analiz edilmesini ve karşılaştırılmasını hedefle- mektedir. Ses etkileri tekrarlama, aliterasyon, kafiye, yankı-sözcükler ve diğer seslerden oluşan beş farklı başlık altında incelenmiştir. Newmark (1988) tarafından ses etkilerinin çevirisine özel olarak önerilen çeviri stratejileri, mevcut çalışmadaki çevirmenler tarafından uygulanan stratejilerin incelen- mesi ve karşılaştırılmasında temel oluşturmuştur. Çevirilerde kullanılan söz konusu stratejiler, kaynak metnin estetik mi yoksa anlatımsal amacının mı korunduğunu belirlemek amacıyla incelenmiştir. Seçilen çeviri bölümleri üzerinde gerçekleştirilen incelemeye göre, yerine koyma stratejisinin en çok uygulanan çeviri yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Kovulmaz’ın çevirisi kaynak metnin es- tetik işlevi üzerinde dururken, Yıldırım’ın çevirisi daha çok kaynak metnin anlatımsal işlevi odaklıdır. Bu çalışmanın, özelde ses etkilerinin çevirisi, genelde ise değişmeceli dil özelikleri gösteren eserlerin çevirisine ilişkin tartışmalara katkı sunacağına inanılmaktadır.