16 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 16
Article Radyal Yönde Basınç Uygulanan Fonksiyonel Derecelendirilmiş Malzemeden Yapılmış Uzun Tüplerde Von Mises Kriterine Göre Akmanın Başlaması(2015) Akış, Tolga; Eren, Ömürİç ya da dış yüzeyden radyal yönde basınçlandırılmış, fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeden yapılmış uçları sabitlenmiş uzun bir tüpün elastik davranışı analitik olarak incelenmiştir. Tüpün elastisite modülünün ve akma dayanımının radyal koordinat boyunca lineer olmayan formda değiştikleri varsayılmıştır. Von Mises akma kriteri kullanılarak, fonksiyonel derecelendirme parametrelerinin tüpteki plastik akmanın başlangıcına etkileri incelenmiş, akmanın bu parametrelere bağlı olarak her iki basınç durumu için de önce iç yüzeyden, önce dış yüzeyden, ya da her iki yüzeyden de aynı anda başlayabileceği gözlenmiştir.Article Citation - WoS: 20Citation - Scopus: 22Electrochemical and Optical Properties of an Azo Dye Based Conducting Copolymer(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2009) Cihaner, Atilla; Algi, FatihThe electrochemical and optical properties of a novel conducting copolymer called poly(2,5'-dimethyl-[4-(2,5-di-thiophen-2-yl-pyrrol-1-yl)-phenyl]azobenzene-co-(3,4-ethylenedioxythiophene)) (poly(1-co-EDOT)) are reported. Electrochemically synthesized poly(1-co-EDOT) based on the azo dye has a well-defined and reversible redox couple (0.37 V vs. Ag/AgCl) with good cycle stability. The copolymer film exhibits high conductivity (13 S/cm) as well as electrochromic behavior (magenta when neutralized and transmissive sky blue when oxidized). Furthermore, electro-optically active copolymer film has a low band gap of 1.79 eV with a pi-pi* transition at 555 nm.Article Dimensional Optimization of Two-Phase Flow Boiling in Microchannel Heat Sinks(2021) Jafarı, RahımThe heat transfer coefficient (HTC) of microchannel heat sinks (MHS) is higher than common heat sinks due to higher area to volume ratio. Its value for two-phase flow boiling is much superior to single-phase flow. In addition, the two-phase flow boiling provides uniform wall temperature close to the coolant’s saturation temperature in low vapor qualities. In the present study, a heat sink is optimized dimensionally after modeling of the boiling of R134a refrigerant in the microchannels. Firstly, mixture two-phase method along with the wall heat flux partitioning are utilized to introduce an applied thermal model to design MHSs. The heat sink mounted on the backside of an Intel core i7-900 desktop processor with dimensions of 19 mm×14.4 mm× 1 mm is numerically simulated to investigate the thermal performance. The HTC and the exit vapor quality are comparable with the available empirical correlations and first law of thermodynamics, respectively. Then the proposed model is developed to optimize the dimensions of the microchannels to design the heat sink with minimized wall temperature. Bound optimization by quadratic approximation (BOBYQA) method results in the optimized dimensions of the microchannels in the heat sink. Optimization of heat sink’s geometry in terms of the dimensions of the microchannels at various boundary conditions will be practical as the unique application of the model.Research Project Yüksek Sıcaklığa Dirençli Kaplamaların Numerik Modellenmesi Ve Simülasyonu(2018) Aslan, Özgür; Saeıdı, FaridGünümüzde malzeme teknolojisinin sınırlarında kullanıldığı en önemli iki sektör kuşkusuz havacılık/uzay ve savunma sanayidir. Yeni malzeme teknolojilerinin gelişmesiyle mevcut tasarım anlayışlarında da büyük değişimler söz konusudur. Bu değişimin en keskin yaşandığı alanlardan birisi kuşkusuz gas türbin teknolojisidir. Son teknoloji türbinler artık 400MW güç üretebilmekte ve %60 evrim barajını kırabilmektedirler. Bu verim barajının aşılmasındaki temel etken 1400°C dereceye kadar artırılan türbin iç sıcaklığıdır. Bilindiği gibi jet motorlarında türbin sıcaklığı ile motor performansı doğru orantıdır. Bu sebeple türbin kanatçıklarının yapısal bütünlüğünün bozulmaması için kullanılan süper-alaşımların üzerine yüksek sıcaklığa dirençli kaplamalar uygulanmakta ve ?termal bariyer kaplama sistemleri? adı verilen malzeme sistemleri oluşturulmaktadır. Termal bariyer kaplama sistemleri (TBCs) türbin kanatlarının performansını ve dayanıklılığını artırmak için gerçekleştirilen, modern yüzey mühendisliğinin en ileri uygulamalarından birisidir. Bu proje temelde matematiksel modelleme ve gelişmiş türbin teknolojisi için yüksek sıcaklık kaplama sistemleri termomekanik yapı tasarımı için hesaplama prosedürlerinin geliştirilmesini ele alan bir araştırma programıdır. Araştırma, TBC komponentlerin performans, dayanıklılık ve servis sürelerini tahmin edebilen bir matematik model oluşturarak ilgili numerik simülasyonların başarımını hedeflemektedir. Malzeme mekaniği açısından bakıldığında TBC sistemleri difüzyon, oksidasyon, faz dönüşümü, termo-elastik-viskoplastik deformasyon ve hasar gibi çok sayıda fenomenin kompleks ilişkisini içerir. Bu fenomenler kuvvetle birbirilerine bağlı olduklarından her birini izole ederek tüm değişkenlerin TBC üzerindeki göreli etkilerini belirlemek deneysel olarak çok zordur. Ayrıca bu fenomenlerin arkasındaki kuvvetler zamana bağlı ve yüksek ölçüde heterojendirler. Bu sebeple TBC yapısındaki bozulmalardan sorumlu yerel koşullar hakkında bir anlayış kazanmak için zamana bağlı difüzyon, oksidatif faz dönüşümü, elastik-viskoplastik deformasyon ve gerçekçi yüzey davranışının sofistike mekanizmalarını esas alan süreklilik modelleri üzerinde çalışmalar yapmak gereklidir. Halihazırda literatürde bulunan modeller yetersiz olduğu gibi bu alanda yapılacak yeni teorik, numerik ve deneysel araştırmaların büyük önemi vardır. Bu noktadan hareketle bu projenin merkezinde aşağıdaki üç temel nokta bulunmaktadır: 1- Yukarıda bahsedilen birbirlerine kuvvetle bağlantılı ve çok çeşitli fenomenlere ait detaylı bir mekanistik yaklaşım ve anlayış geliştirmek. 2- Sürekli ortamlar mekaniği temelinde TBC mikroyapısını göz önünde bulunduran ve bahsi geçen fenomenlerin kuplajını içeren hasar ve bozulma modelleri geliştirmek. 3- Kaplama sistemlerinin yapısal tasarımı için güvenilir sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri geliştirmek. Bahsedilen numerik dizayn yetenekleri böylesi heterojen ve çok-katmanlı bir sistem için dayanıklılığı ve olası hasarı ön görülen hizmet ömrü için güvenilir biçimde öngörmelidir, servis ömrünün uzatılması ve daha başarılı TBC sistemlerinin dizaynı bu başarıma bağlıdır. Bu proje ile kazanılacak olan sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri Türk savunma sanayinin yerli helikopter ve yerli uçak projelerinde doğrudan kullanılabilinecek ve ciddi katma değer yaratacaktır. Önerilen bu proje özellikle TBC alanında başlatılan önemli yerli projelerdeki en büyük eksiklik olan modelleme ve simülasyon alanındaki açığı kapatmaya adaydırArticle Havacılık Endüstrisinde Kullanılmak Üzere Alüminyum Malzemelerin Korozyon Direncinin Arttırılması Amacıyla Yüzey Kaplaması Geliştirilmesi(2021) Ceylan, Çağlar; Duran, Bahtiyar; Koçyiğit, Osman; Koçer, Cem; Doğan, Berkay; Hacaloğlu, Tuğçe; Kaftanoğlu, Bilgin; Sengonul, MerihHavacılık endüstrisinde yüksek oranda kullanılan alüminyum alaşımlarını korozyona karşı korumak üzere genellikle kromat (krom VI bazlı) dönüşümlü kaplama (CCC) yöntemleri kullanılmaktadır. Ancak altı değerlikli kromun doğada oluşturduğu zararlı etkilerden dolayı, AB’nin REACH düzenlemeleri ile kullanımı kısıtlanmıştır. Bu çalışma ile krom +6 dönüşümlü kaplamalara alternatif olarak PVD,anodizasyon gibi yöntemlerin de olduğu kaplama çeşitleri araştırılmış ve kaplamaların korozyon dayanımıyla mekanik performansları incelenmiştir.Research Project Anti-bakteriyel Çekirdek-kabuk Tipi Eseksenli Elektroeğirilmiş Kompozit Pcl/kitosan Yara İyileşme Materyalleri(2017) Şaşmazel, Hilal TürkoğluTamamlanan projenin amacı, eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanarak, kitosanın poli (?- kaprolakton) (PCL) ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan ve bu sayede, kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğrilebilirliğinin tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, hücre-materyal ilişkisinin, anti-bakteriyel etkinin ve harekete dayanıklılığın aynı anda önem arz ettiği yara iyileşme materyalleri geliştirilmesidir. Bu sebeple tamamlanan projede, doku iskelelerinin üretimi için pek çok yöntem arasından öne çıkan eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanılarak, kitosanın PCL ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan bir malzemenin üretilmesi hedeflenmiştir. Böylece, dış katmandaki (kabuk) kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile iç katmandaki (çekirdek) PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğirilebilirliği tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, biyouyumluluğun yanı sıra anti-bakteriyel performansın ve esnekliğin de önem arz ettiği yara iyileşme uygulamalarında kullanılmak üzere bir malzeme geliştirilmesi düşünülmüştür. Literatürde bu şekilde geliştirilmiş PCL/kitosan çekirdek-kabuk tipi kompozit fiberlerden oluşan bir yara iyileşme materyalinin bulunmaması sebebiyle son derece özgün olan bu projenin ana kapsamında, PCL çekirdek (iç katman) ve kitosan kabuk (dış katman) olmak üzere eşeksenli kompozit fiberlerden oluşan yara iyileşme materyallerinin eşeksenli elektroeğirme yöntemiyle üretimi gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda en başarılı parametreler olarak kitosan besleme hızı 2 μL, PCL besleme hızı 15 μL, düse-toplayıcı arasındaki mesafe 15 cm ve uygulanan voltaj 25 kV değerleri belirlenmiştir. Daha sonra bu parametrelerle, SEM görüntülerinden elde edilen ortalama fiber çapı ile ortalama gözenek boyutu, TEM analizi ile elde edilen morfolojik bilgiler ve XPS analizi ile elde edilen yüzey kimyası ve çekme testi sonucu elde edilen mekanik özellikleri arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca, özellikle hedeflenen yara örtü materyali uygulamalarında önem arz eden şişme oranı, su absorplama ve su hapsetme (retention) kapasiteleri gravimetrik yöntem kullanılarak, gaz geçirgenliği kapasitesi ise ASTM E96 standardında belirtilen şekilde ölçülerek hesaplanmıştır. Örneklerin ASTM F- 1635-95 standardında belirtildiği şekilde lizozim içerikli PBS ile in vitro bozunma (degradasyon) deneyleri yürütülerek bozunma tayinleri gravimetrik ölçümlerle yapılmıştır ve SEM analizinden elde edilen görüntülerle bu süreç izlenmiştir. Projenin son aşamasında, tüm üretim parametreleri optimize edilen ve karakterizasyon çalışmaları sonucu belirlenen fiziksel ve kimyasal özellikleriyle bu parametreler arasındaki ilişkisi kurulan bu yara iyileşme materyalinin, hem L929 ATCC CCL-1 fare fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-materyal etkileşimi ve hem de Staphylococcus aureus (gram pozitif) ve Escherichia Coli (gram negatif) bakterileri kullanılarak anti-bakteriyel performansı incelenmiştir. Standart MTT testi, hemositometrik sayım ve çeşitli boyama ve görüntüleme teknikleri kullanılarak materyallerin hücre-materyal etikileşimleri; disk difüzyon testi ve inhibisyon tayini yapılarak anti-bakteriyel performansları belirlenmiştir. Tüm bu in vitro testlerin sonucunda, en yüksek hücre yapışması ve 3 boyutlu hücre büyümesi ile aynı zamanda anti-bakteriyel etki performansı gösteren malzemelerin, optimum üretim parametreleri ile bunların sonucu elde edilen fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenerek proje tamamlanmıştır. Söz konusu bu başarılı doku iskeleleri ile önümüzdeki dönemlerde hayvan çalışmalarının başlatılması öngörülmektedir. Planlanan bu hayvan çalışmaları için uygun bir hayvan modelinin belirlenmesi ve buna ait prototip çıkarılması düşünülmektedir.Research Project Çok Fonksiyonlu Fotokatalitik Nanokompozit Malzemelerin Hazırlanması, Hidrojen Eldesinde ve Çevre Islahında Kullanımı(2017) Yapıcı, Murat KayaGittikçe kirlenen çevre ve enerji rezervlerinin sınırlı olması nedeniyle, çevre ıslahı ve enerji üretimi için yüksek verimli yenilenebilir teknolojilerin, yeşil enerji kaynaklarının ve çevre dostu yöntemlerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Türkiye tekstil üretiminde söz sahibi bir ülkedir. Ancak tekstil endüstrilerinden çok miktarda boya içeren yaygın atıksu tahliyesi, biyobozunur olmamaları, toksik olmaları ve potansiyel karsinojenisite sebebiyle çevre ve ekosistem için büyük bir endişe kaynağı haline gelmiştir. Bu nedenle etkili arıtma yöntemlerinin bulunması ve bu yöntemleri kullanan tesislerin yaygılaştırılması gerekmektedir. Atık suyun tahliyesi ile ilgili katı uluslararası yönetmelik ve standartlar, güneş enerjisi kullanarak ışıl bozunma yöntemi ile atık sulardaki organik atıkların parçalanması için etkin, toksik olmayan, düşük maliyetli etkin fotokatalitik malzemelerin geliştirilmesini öne çıkarmıştır. Nano yapıdaki titanyum dioksit (nano-TiO2), diğer fotokatalizörlerle kıyaslandığında, kolay oksitlenmesi, toksik olmaması ve uzun süreli fotokararlılık göstermesi gibi pekçok avantaja sahiptir. Ancak, titanyum dioksitin de düşük kuantum verimi ve fotokatalitik etkinlik, görünür bölgedeki ışıkla etkileşememesi gibi sorunları vardır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için çalışmalar titanyum dioksitin, üzerine soy metal biriktirilmesi,iyon ile katkılanması, başka bir metal oksit ile harmanlaması, boya ile yüzeyinin ışığa duyarlı hale getirmesi ve polimer ile birleştirilmesi gibi bazı stratejiler üzerine odaklanmıştır. Üzerinde önemle durulan bir diğer konu da katalizörün geri kazanılması ve yeniden kullanılabilmesidir. Pek çok heterojen sistem katalizörün geri kazanımı için bir süzme ya da santrifüj basamağını gerektirir. Ancak manyetik olarak desteklenmiş katalizörler, desteğin manyetik karakterine bağlı olarak harici bir mıknatıs yardımı ile geri kazanılabilir. Böylece bahsedilen ayırma adımlarına ihtiyaç duyulmadan dikkate değer bir katalizör geri kazanımı sağlanır ve katalizör sonradan başka bir döngüde tekrar kullanılabilir. Bu çalışmada, ultraviyole (UV) ve görünür bölge (Vis) ışık kaynağı kullanarak fotokatalitik bozunma yolu ile, aynı anda hem endüstri kaynaklı atık sularda bulunan uçucu organik bileşiklerden (VOCs) H2 üretmek hem de yine atık sularda bulunan organik boyaların giderimi ile çevre ıslahı sağlamak için çok işlevli organik-inorganik nanokompozit fotokatalizörlerin geliştirilmesi planlanmıştır. Bu amaçla, yüksek fotokatalitik aktiviteye sahip, yeni, manyetik olarak geri kazanılabilir, poli(3,4- etilendioksitiyofen) (PEDOT) ve soy metal (Ag, Au ve Pd) nanoparçacıklarla modifiye edilmiş titanium bazlı (TiO2) nanokompozitler (CoFe2O4@SiO2-PEDOTTiO2/ M, (M=Ag, Au, Pd, AgAu, AgPd, AuPd)) üretilmiştir. Nanokompozitlerin fotokatalitik özelliklerinin, TiO2 nanopartikülleri, soy metal nanoparçacıkları ve PEDOT yüklemesi ile sinerjik olarak etkileşiminin katalitik aktiviteye etkisi incelenmiştir. Bunun yanında manyetik silika kaplı kobalt ferrit (CoFe2O4@SiO2) nanoparçacıkların nanokompozit yapıya eklenmesiyle, sıvı fazdan ayrılması ve yeniden kullanılması işleminin harici bir mıknatıs kullanılarak yapılabilmesi sağlanmıştır. Hazırlanan nanokompozitlerin kompozisyonu, yapısı, morfolojisi ve optik özellikleri TEM, HR-TEM, STEM, FE-SEM, ICP-OES, parçacık boyutu dağılımı (Zeta sizer), titreşen örnek magnetometresi (VSM) ve UV-Vis kullanılarak incelenmiştir. Hazırlanan katalizörlerin karşılaştırmalı fotokatalitik etkinliği, farklı ışık kaynakları (UV,Vis,) altında araştırılmıştır. Uçucu organik moleküllerden (VOCs) fotokatalitik olarak bozunma ile H2 eldesi çalışmalarında oldukça düşük toksititeye sahip, kolay buharlaşabilen etanol model kirlilik olarak seçilmiştir. Üretilen katalizörlerin fotokatalitik olarak organik boya parçalamadaki etkinliğini tespit etmek için metilen mavisi (MB) kullanılmıştır.Article Cu-y ve La-y Zeolit Katalizörleri Üzerinde 2-metilnaftalinin Metilasyon Kinetiği(2015) Niftaliyeva, Aysel; Güleç, Fatih; Şimşek, Emir H.; Karaduman, Ali; Güllü, Mustafa2,6-Dimetilnaftalin (2,6-DMN), yeni bir polimer olan polietilen naftalatın (PEN) monomerlerindenbiri 2,6-naftalin dikarboksilik asitin (2,6-NDCA) üretiminde kullanılan önemli bir dimetilnaftalindir.Dimetil naftalinlerin dokuz adet izomeri vardır ve bunların içinde, 2,6-DMN en önemlisidir. Günümüzekadar 2,6-DMN sentezi için değişik özelliklere sahip zeolit katalizörler kullanılmıştır. Bu çalışmada, Cuve La metalleri ile modifiye edilmiş Y zeolit (CBV720, yüzey alanı=726m2 /g\\ SiO2 /Al2 O 3 =30)katalizörler üzerinde 2 metil naftalinin (2- MN) metilasyonuyla 2,6- DMN sentezinde, deneysel olarakmetilasyon reaksiyonu hız ifadesinin bulunması amaçlanmıştır. Metilasyon reaksiyonunda reaktöre moloranı 1:5:5 olan 2 - MN: 1,3,5- trimetilbenzen (mezitilen): metanol karışımı beslenmiştir. Kinetikdeneylerinde, 2- MN dönüşümünün, 2,6- DMN oluşumunun, 2,6- DMN/2,7- DMN oranının, farklısıcaklık, boşluk hızı ve katalizör ile değişimleri bulunmuştur. Metilasyon kinetiğinde, 2- MN ve metanolderişimine bağlı reaksiyon hız ifadesi bulunmuştur. Arrhenius denklemi yardımıyla frekans faktörü (k0 )ve aktivasyon enerjisi (EA ) de hesaplanmıştır.Article Deposition and Characterization of Znsnse2 Thin-Films Deposited by Using Sintered Stoichiometric Powder(2019) Sürücü, Özge Bayraklı; Güllü, Hasan HüseyinIn this work, ZnSnSe2 (ZTSe) thin films were deposited using crystalline powder grown by vertical Bridgman-Stockbarger technique. The deposition process was carried out by means of e-beam evaporation on the well-cleaned soda lime glass substrates and keeping them at the substrate temperature of 200°C. The structural, optical and electrical properties of ternary ZTSe thin films were investigated depending on the annealing temperature at 250 and 300°C. X-ray diffraction analysis showed that as-grown films were in amorphous structure, however annealing at 250°C triggered the crystallization on the preferred ternary structure and annealing at 300°C resulted in the changes from amorphous to the polycrystalline structure. Using the compositional analysis, the detail information about the stoichiometry and the segregation mechanisms of the constituent elements in the structure were determined for both as-grown and annealed samples. In addition, they were morphologically characterized using scanning electron microscopy technique. The electrical properties were analyzed using temperature dependent dark- and photo-conductivity measurements. From the variation of electrical conductivity as a function of the ambient temperature, the current transport mechanisms and corresponding activation energies at specific temperature intervals for each sample were determined. The optical properties for the ZTSe thin films were studied depending on the structural changes with annealing.Article Citation - WoS: 1İndüksiyon Ön Isıtmalı Bir Elektromanyetik Darbe Şekillendirme Sisteminin Deneysel Analizi(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2020) Baranoğlu, Besim; Özbek, Mehmet Efe; Aydın, ElifBu çalışmada, özellikle otomotiv, uçak, uzay ve savunma sanayinde kullanımları giderek artmakta olanalüminyum, magnezyum, titanyum ve nikel alaşımları gibi gevrek malzemeleri şekillendirebilmek amacıylatasarımı yapılan bir indüksiyon ısıtma sistemi ve bir elektromanyetik şekillendirme sistemi kurulmuştur.Devreye alınan sistemler Al7075 levhaları ile test edilmiştir. İndüksiyon ısıtma sistemi ile ön ısıtması yapılanfarklı kalınlıktaki sac malzemeler elektromanyetik şekillendirme sistemi ile şekillendirilmiş ve bu sürecinetkinliği değerlendirilmiştir. Sistemin, uygun kalıp ve bobin tasarımları ile değişik sanayi uygulamalarındakullanılan metal alaşımlarını ılık ve sıcak olarak nitelendirilecek sıcaklıklarda şekillendirebilecek birkapasiteye sahip olduğu gözlemlenmiştir.


