13 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Article Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeğinin\r(deaö) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(2019) Terzioğlu, Füsun; Aktaş, Demet; Ertuğ, Nurcan; Boztepe, HandanAmaç: Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeği (DEAÖ) Türkçe versiyonu-\rnun geçerlik ve güvenilirliğini değerlendirmektir.\rYöntem: Bu metodolojik çalışmadaki ölçek, farklı meslek grupları ile\rçalışan sağlık çalışanları ve öğrencilerinin, disiplinlerarası eğitime iliş-\rkin algılarını belirlemek amacıyla Ankara’da bir üniversitenin beş farklı\rsağlık disiplininden toplam 215 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçek geçer-\rlik ve güvenirliği açıklayıcı faktör analizi, iç tutarlık katsayısı (∝) ve\rsınıf içi korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir.\rBulgular: Faktör analizi sonucunda; 17 maddeli ve 3 faktörlü ölçeğe\rulaşılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha (∝) katsayısı 0.926 olarak bulun-\rmuştur ve ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu saptanmıştır.\rSonuç: Çalışma sonuçlarımız, DEAÖ Türkçe versiyonunun geçerli ve\rgüvenilir bir araç olduğunu göstermektedir. DEAÖ Türkçe versiyonu\rfarklı meslek grupları ile çalışan sağlık bakım öğrencilerinin disiplinle-\rrarası eğitime ilişkin algılarını ölçmede kullanılabilir.Article 14-18 Yaş Grubundaki Çocuklarda İlaç Bilgisi ve İlaç Kullanım Durumlarının Belirlenmesi(2022) Çınar, Sevil; Boztepe, Handan; Özcebe, HilalBu çalışmanın amacı çocukların ilaçlarla ilgili bilgilerini, ilaç kul- lanım durumlarını ve bilgi kaynaklarını belirlemektir. Bu araştırma tanımlayıcı olarak Türkiye’nin başkenti olan Ankara İlindeki Mil- li Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı farklı sosyoekonomik düzeyde olan (düşük, orta yüksek) üç okulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini seçilmiş olan okullardaki 9., 10., 11. ve 12. sınıfların- da okuyan 14-18 yaş grubundaki toplam 1082 çocuk oluşturmuş- tur. Araştırmaya katılan çocukların %81,6’sı ağrı kesici ilaçları, %47,7’si antibiyotiği, %30’u mide ilacı, %22,6’sı adale gevşetici ilaçları ve %18,8’ı stres ilaçlarını bildiklerini ifade etmişlerdir. Kronik hastalığı olan ya da hastanede yatanların, kronik hastalığı olmayan, hastanede yatmayan ve son altı ay içinde doktora gitme- yenlere kıyasla doğru ilaç kullanımıyla ilgili bilgilerinin daha fazla olduğu bulunmuş; istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Bu çalışmanın sonunda çocukların ilaçlar hakkındaki bilgilerinin geliştirilmesine gereksinim olduğu belirlenmiştir.Article Çocuğu Hastanede Yatan Ebeveynlerin Aile Merkezli Bakım Alma Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi(2019) Boztepe, Handan; Yıldız, Gizem Kerimoğlu; Çınar, Sevil; Ay, AyşeAmaç: Bu araştırmanın amacı, çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin, aile merkezli bakım uygulamalarına katılma durumları veetkileyen faktörleri belirlemektir.Hastalar ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma bir çocuk hastanesinin yataklı servislerinde çocuklarına refakat eden ebeveynler ileTemmuz 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu araştırmaya katılmayı kabuleden 303 ebeveyn oluşturmuştur.Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun (%95) hastanede çocuklarının bakımına katıldıkları, en çok bakımına katıldıkları uygulamaların çocuğun temel fiziksel bakımını karşılamaya yönelik uygulamalar (yemek yeme, hijyen gereksinimlerini karşılama) veilaç uygulaması olduğu (%37,6) belirlendi. Çocukları planlı bir şekilde hastaneye yatırılan ebeveynlerin sağlık profesyonellerinedaha fazla soru sorabildiği belirlenmiştir (p<0,05). Ebeveynlerin çoğunluğunun (%72.6) teslimlere katılmak istedikleri belirlendi. Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve çocuklarının hastalığını, hastanede aldıkları tedavi protokolünü, çocuklarına yapılanuygulamaların nedenlerini ve yatak başı hemşire teslimlerini anlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkolduğu bulundu (p<0.05).Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda, çocukları hastanede yatan ebeveynlerin aile merkezli bakım sürecine katılmalarını planlarken; ebeveynlerin eğitim seviyesi ve çocukların hastaneye yatış şekli gibi özelliklerin, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatealınması gerekliliği sonucu ortaya çıkmıştır.Article Inequality Among Adolescents in the Developing Countries is the Main Determinant of E-Health Literacy(2022) Çınar, Sevil; Boztepe, Handan; Özcebe, HilalAmaç: Bu çalışmada, adölesan yaş grubundaki e-sağlık okuryazarlık düzeylerinin, adölesan karar verme süreçleri ile\radölesanların ve ebeveynlerin sosyal ve ekonomik belirleyicileri ile ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.\rMethods: Katılımcılar Türkiye’deki farklı sosyoekonomik yerleşimlerdeki liselerin 9-12. sınıflarında okuyan 14-18 yaş\rgrubudur. Veriler, adölesanların ve ebeveynlerinin sosyo-demografik özelliklerine ilişkin sorulardan oluşan veri toplama\rformu, Ergen Karar Verme Ölçeği ve Adölesanlar için E-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler, 14 ila\r18 yaşları arasındaki 1.082 adölesandan toplanmıştır.\r Results: Adölesanların yaşı, ailenin aylık geliri, karar verme puanları arttıkça e-sağlık okuryazarlığı düzeyi artmaktadır.\rAdolesanların ekonomik durumu ve yaşı, e-sağlık okuryazarlığını oluşturan temel faktörlerdir.\rConclusions: Adölesanlara güvenilir sağlık bilgilerini nasıl bulacaklarını ve kendi sağlıklarını korumak için uygun\rkararları nasıl alacaklarını öğretmeyi amaçlayan e-sağlık okuryazarlığı eğitiminin acilen iyileştirilmesine ihtiyaç vardır.\rGelişmekte olan ülkelerde hükümetlerin sosyal politikaları olarak düşük sosyoekonomik statüdeki ergenlere e-sağlık bilgi\rokuryazarlığı ve hizmetleri sağlanmalıdırReview Pediatri Hemşireliği Eğitiminde Standart Hasta Kullanımı(2021) Çınar, Sevil; Yıldız, Gizem; Boztepe, HandanHemşirelik eğitimi süresince öğrencilerin, klinik uygulamalar içingerekli olan becerileri kazanmaları beklenmektedir. Psikomotorbecerilerin öğretilmesinde kullanılan bir eğitim yöntemi ise standarthastadır. Bebeklik döneminden adölesan döneme kadar olançocuk standart hastalar, pediatrik Objektif Yapılandırılmış KlinikSınavlarında çeşitli oranlarında kullanılmaktadır. Tıp ve hemşirelikeğitiminde çocuklar standart hasta olarak 20 yılı aşkın bir süredirkullanılmaktadır ve yapılan çalışmalarda pediatrik standart hastakullanımının olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte,pediatride standart hasta kullanımının birçok etik sorunu içerdiğive geçerlilik, güvenirlik, uygulanabilirlik açısından tartışmaya açıkolduğu düşünülmektedir. Yaş önemli etik konulardan biridir. Çocuklargenellikle standart hasta olarak kendilerinden ne beklendiğinianlayabilecek kadar yeterli bilişsel düzeye sahip olmayabilirler. Çocukstandart hasta kullanmanın faydaları içerisinde hemşirelik öğrencilerininetkili iletişim becerilerinin geliştirilmesi, hasta bakımınplanlanması ve değerlendirmesi yer almaktadır.Article Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 5Maternal Pain Management at Home in Children with Cancer: A Turkish Sample(Elsevier Science inc, 2020) Boztepe, Handan; Ay, Ayse; Akyuz, CananPurpose: The purpose of the present study was to examine maternal pain management in children with cancer and the associated factors. Design and methods: The present work is a descriptive and cross-sectional study. Data for the study were obtained from mothers of children in the age group of 0 to 18 years undergoing treatment for solid tumors in Pediatric Oncology Service and Outpatient Clinics (n = 112 ). We used a questionnaire on parental pain management practices at home, the knowledge about pain and analgesic drugs, Spielberger State-Trait Anxiety Inventory (STAI), and Pain Catastrophizing Scale (PCS) to collect the data. Results: Several mothers taking part in the study reported various misconceptions about the assessment of children's pain, analgesic drugs, and usage of limited non-pharmacological methods for managing pain in children with cancer. No significant relationships were found between mothers' pain management practices, knowledge of pain assessment and analgesic drugs, and mothers' and children's sociodemographic characteristics or mothers' pain catastrophizing and anxiety about their own pain. Conclusions: The findings of the study revealed that the majority of mothers of children with cancer had misconceptions regarding knowledge of pain assessment and analgesic drugs; these misconceptions potentially lead to manage children's pain associated with cancer ineffectively. Findings indicate mothers' information and support needs for children's cancer pain management in the home settings. Practice implications: A further understanding of barriers to parental pain management in children with cancer in the home setting will contribute immensely in developing appropriate management practices. (C) 2019 Elsevier Inc. All rights reserved.Review Sezaryen Sonrası Eras Uygulamaları ve Kinezyo Bantlamanınbağırsak Hareketlerine Etkisi(2021) Terzioğlu, Füsun; Doğu, Nilgün; Boztepe, Handan; Gençbaş, Dercan; Akdeniz, Canberk; Özgündöndü, BuğseSezaryen, kadınlarda sık uygulanan abdominal cerrahi türlerindenbiridir. Yüksek oranda tercih edilen sezaryen ile doğum sonrası di ğer abdominal cerrahilerde olduğu gibi anestezi ve cerrahi girişimebağlı bağırsak fonksiyonları etkilenebilmektedir. Doğum sonu dö nemde bağırsak problemleri, ameliyat sonrası komplikasyon, hasta nede kalış süresinde uzama ve sağlık maliyetlerinde artmaya nedenolmakta ve annenin konforunu azaltmaktadır. Bağırsak problem lerinin önlenmesi ve yönetiminde, farmakolojik yöntemlerin annesağlığı ve emzirme sürecine olumsuz etkileri nedeniyle günümüzdefarmakolojik olmayan (nonfarmakolojik) yöntemler kullanılmayabaşlanmıştır. Literatürde, Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme(ERAS) protokolü uygulamalarından sakız çiğneme, erken oral hid rasyon, erken mobilizasyon ve kinezyo uygulamalarının sezaryensonrası bağırsak problemlerinin önlenmesinde ve yönetiminde etkiliolduğu belirtilmektedir. Multidisipliner protokollerde yer alan kanıttemelli bu uygulamaların, sezaryen sonrası hemşirelik bakım süre cine entegre edilerek standardize edilmesi hasta bakım kalitesi açı sından oldukça önemlidir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makale nin amacı, sezaryen sonrası uygulanacak bu yöntemlerin bağırsakfonksiyonları üzerine etkilerini tartışmak ve hemşirelerin bağımsızolarak uygulayabilecekleri uygulamalar içerisine entegre etmesineyönelik önerilerde bulunmaktır.Article Doğum Öncesi Depresyon Düzeylerinin Doğum Öncesi Bağlanmaya Etkisi: Çocukluk Çağı Travma Yaşantılarının Düzenleyici Rolü(2024) Topal, Cansu Akdag; Karadaş, Merve Mert; Karakurt, Irem; Boztepe, HandanAmaç: Bu çalışma, çocukluk çağı travmalarının ve prenatal depresyonun, prenatal bağlanma üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Ankara'da 05/01/2022- 09/01/2022 tarihleri arasında gebe olan 277 kadın oluşturmuştur. Gebelere prenatal bağlanma ölçeği, prenatal depresyon ölçeği ve çocukluk çağı travma ölçeği uygulandı. Veriler, tanımlayıcı istatistikler ve kantil regresyon analizi kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Kadınların çocukluk çağı travma puan ortalamaları 2.25±1.47 (min-maks: 0.00-6.00), prenatal bağlanma puan ortalamaları 42.50±9.82 (min-maks: 21.00-67.00), depresyon puan ortalamaları 7.44±8.45 (min-maks: 0.00-37.00) olarak bulundu. Tau değerleri açısından 1., 2. ve 3. kantil değerleri için R2 değerleri sırasıyla 0.014, 0.016 ve 0.007 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre tau=0.25 için BECK değişkeni istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, ACE değişkeni anlamlı çıkmamıştır. Modelde BECK ve ACE değişkenleri tau=0.50 için istatistiksel olarak anlamlı iken tau=0.75 için anlamlı değildir. Sonuç: Bu çalışma prenatal bağlanma düzeylerinin çocukluk çağı travmaları ve prenatal depresyondan olumsuz etkilenebileceğini göstermiştir.Article Üniversite Öğrencilerinin Ağrı İnançları, Ağrıyla Başa Çıkma ve Reçetesiz İlaç Kullanma Durumlarının Belirlenmesi(2024) Yüceer, Buğse; Aküzüm, Büşra Selen; Erol, Kevser; Kılınç, Melike; Çakar, Zeynep Merve; Boztepe, HandanAmaç: Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin ağrı inançları, ağrıyla başa çıkma ve reçetesiz ilaç kullanma durumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde, Atılım Üniversitesinde öğrenim gören 320 birinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında, Tanımlayıcı Özellikler, Ağrı ve Reçetesiz İlaç Kullanımına İlişkin Veri Toplama Formu, Ağrı İnançları ve Ağrı İle Başa Çıkma Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin çoğunlukla ağrının organik nedenlerle ortaya çıktığına inandıkları, %87.2’sinin son bir yıl içinde reçetesiz ilaç kullandıkları, en yüksek oranda baş ağrısı (%74.7) nedeniyle ilaç kullandıkları ve en sık kullandıkları ilacın ise analjezik ilaçlar (%65) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Üniversite öğrencilerini, sıklıkla kullanılan reçetesiz ilaçlara bağlı gelişebilecek yan etkilerden korumak amacıyla eğitim planlanması ve öğrencilerin akılcı ilaç kullanımı ve ağrı yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Üniversitede öğrenim gören birinci sınıf öğrencilere ek olarak diğer sınıfları da kapsayacak şekilde daha büyük örneklem gruplarında araştırmaların yürütülmesi önerilmektedir.Article Annelerin Evde Reçetesiz İlaç Kullanma Durumlarının Farklı Sosyoekonomik ve Sağlık Okuryazarlık Düzeylerine Göre İncelenmesi(2022) Ay, Ayşe; Boztepe, HandanAmaç: Bu çalışmanın amacı, farklı sosyoekonomik düzey ve sağlık okuryazarlık düzeyine göre annelerin çocuklarına evde reçetesiz\rilaç kullanım durumunu ve etkileyen faktörleri incelemektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı desende olan bu araştırma\rfarklı sosyoekonomik düzeyde yer alan (düşük-orta-yüksek) üç aile sağlığı merkezinde Eylül 2018- Şubat 2019 tarihlerinde\ryürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini araştırma kriterlerine uygun olan 0-18 yaş grubu çocuğa sahip 300 anne oluşturmuştur.\rVeriler “Veri Toplama Formu” ve “Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği” ile toplanmıştır. Bulgular: Düşük sosyoekonomik\rgrubunda yer alan annelerin çocuklarına evde reçetesiz ilaç kullanma düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Annelerin sağlık\rokuryazarlık puan ortalamaları ile sosyoekonomik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.000). Düşük\rsosyoekonomik grubunda yer alan, çocuklarına evde reçetesiz ilaç kullanan annelerin sağlık okuryazarlık puan ortalamaları, reçetesiz\rilaç kullanmayan annelere göre daha düşüktür (p=0.041). Çocuğun yaşının (OR=1.01, p=0.045), annenin düzenli ilaç kullanma\rdurumunun (OR=2.11, p=0.014) ve çocuğa ilaç vermeden önce prospektüsü okuma durumunun (OR=3.14, p=0.005) annelerin\rreçetesiz ilaç kullanımını etkilediği belirlendi. Sonuç: Bu araştırma düşük sosyoekonomik ve sağlık okuryazarlık düzeyinin\rannelerin çocuklarına evde reçetesiz ilaç kullanma durumuna yol açabileceğini vurgulamıştır. Annelerin reçetesiz ilaç kullanmasına\retki eden faktörleri göz önünde bulunduran ve sağlık okuryazarlık düzeylerinin arttırılmasını hedefleyen eğitim programları ile\rreçetesiz ilaç kullanımı azaltılabilir.

