Bircan, İsmail

Loading...
Profile Picture
Name Variants
I.,Bircan
B.,Ismail
Bircan,İ.
Bircan,I.
B.,İsmail
İsmail, Bircan
I., Bircan
Ismail, Bircan
Bircan, Ismail
İ.,Bircan
B., Ismail
Bircan, İsmail
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
ismail.bircan@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Public Relations and Advertising
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
1
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
2
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
0
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
1
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
3
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
3
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
2
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
3
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
4
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

40

Articles

0

Views / Downloads

143/708

Supervised MSc Theses

39

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

9

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.23

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

1

Supervised Theses

39

JournalCount
World Conference on Technology, Innovation and Entrepreneurship -- MAY 28-30, 2015 -- Istanbul, TURKEY1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 32
  • Master Thesis
    Türkiye'de 1980'den Günümüze Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri
    (2010) Çevik, Fahrettin Kerem; Bircan, İsmail
    Bürokrasi ve siyaset birbirleriyle sürekli etkileşim içindedirler. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Bu çerçevede siyasal iktidar ülke yönetimine dair kararları politik bir süreç içerisinde almakta ve bu kararları kendisine bağlı olan bürokrasiye uygulatmaktadır. Siyaset ve bürokrasi arasındaki bu ayrım teorik olarak böyle ifade edilirken yönetsel uygulama ve günümüz gerçekleri açısından durum teorideki gibi gerçekleşmemektedir.Bu çalışmada, 1980'li yıllardan günümüze kadar geçen dönem içerisinde, siyasetçilerin ve bürokratların nasıl bir ilişki içerisinde olduğu, birbirlerini nasıl etkiledikleri ve bürokrasi siyasal iktidar ilişkilerindeki mevcut sorunlar ortaya konulmuş olup, daha sonra ise çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Genel olarak sorunlar siyasetçilerin ve bürokratların kendi amaç ve planları doğrultusunda birbirlerini etkilemek istemesinden kaynaklanmaktadır. Çözüm önerileri olarak ise şeffaflaşma, üst düzey bürokratların siyasete karışmaması ve yönetimin siyasallaşmasının önüne geçilmesi olarak dile getirilmiştir.Anahtar Sözcükler1. Bürokrasi2. Siyaset3. Siyasal İktidar - Bürokrasi İlişkileri4. Bürokrasinin Sorunları5. Bürokratik Siyaset
  • Master Thesis
    Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi
    (2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmail
    Ülkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
  • Master Thesis
    Sağlık Kurumlarında İletişimin Hasta Memnuniyeti Üzerine Etkileri (ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)
    (2016) Oktay, Elif Yeşilyurt; Bircan, İsmail
    İletişim, kişinin birbirini anlaması, birbirini kendisine anlatabilmesidir. İletişimin amacı ise, insanın kendi kendine gideremeyeceği ihtiyaçlarını, çözemeyeceği problemlerini ve gerçekleştiremeyeceği eylemlerini yapabilmesi için ikinci bir kişiden yardım talebidir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren ve etkileyen hizmetlerin sunulduğu sağlık kurumlarında iletişimin önemi daha da artmaktadır. Sağlık kurumlarında hizmet kalitesini değerlendirmede kullanılan en önemli ölçütlerden biri hasta memnuniyetidir. Sağlığa önem veren bireylerin sayılarındaki artış beraberinde kaliteli bakım alma isteği ve sağlık kuruluşları arasında daha seçici davranmayı getirmiştir. Buna bağlı olarak sağlık kuruluşları arasında rekabet artmıştır. Sağlık kuruluşundan memnun kalan bir hasta tekrar bir sağlık hizmeti alması gerektiğinde aynı kuruma başvuracağı gibi, çevresindekilere de bu kurumla ilgili yönlendirici tanıtım yaparak hastaneye başvuruları artıracaktır. Tatmin olmayan hasta ise kurumla ilgili olumsuz tanıtım yaparak müşteri kaybına neden olduğu gibi işletmenin büyümesine de engel olacaktır. Bu çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde yatarak hizmet alan hastalar ile sınırlandırılmıştır. Hastanelerin yatarak tedavi görülen servislerinde toplam 250 kişi üzerinde basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır.Çalışmada, sağlık kurumlarında iletişime bağlı hasta memnuniyetinin ne durumda olduğu belirlenmeye çalışılmış ve sorunlar saptanarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişim, Sağlık Kurumlarında İletişim, Hasta Memnuniyeti
  • Master Thesis
    Belediyelerde Stratejik Planlama Uygulaması
    (2009) Kutlucan, Kayhan Ümit; Bircan, İsmail
    Kamu yönetimi, kamu politikalarının uygulama sürecinde kamu örgütlerinin yönetilmesidir. Kamu örgütlerinin önemli isimlerinden biriside belediyelerdir. Belediyelerin Türk yönetim yapısı içerisinde yeri ve önemi büyüktür. Gün geçtikçe gerek teknoloji gerekse küreselleşme ile geleneksel yönetim anlayışından vazgeçilerek yeni yönetim tekniklerinin kullanımına geçilmiştir. Son zamanlarda yapılan yeni düzenlemeler ile yeni yönetim teknikleri kamu yönetiminde de kullanılmaya başlamıştır. Bu tekniklerden biriside stratejik planlama kavramıdır. Stratejik planlama özel sektörde ortaya çıkmasına rağmen zamanla kamu yönetiminde de kullanılmaktadır.Stratejik plan, geleceğe dönük hedef, amaç ve projelerin planlamasıdır. Belediyeler açısından 5018 sayılı yasa ile nüfusu 50.000 üzeri olan belediyelere stratejik plan hazırlama zorunluluğu getirilmiştir. Bu çerçevede stratejik plan hazırlamakla yükümlü olan belediyeler ilk planlarını hazırlamışlardır. Belediyeler günün tespitini yaparak ileriye dönük amaç ve hedeflerini ortaya koymuştur.Bu çalışmada özellikle kamu yönetimine uygulanabilirliği açısından stratejik planlama süreci üzerinde durulmuştur. Kamu yönetiminde uygulanan stratejik planlamanın artıları, eksileri ve önemine değinilmiştir. Stratejik planlama kavramının belediyelere nasıl bir kazanım sağladığı ve sağlayacağı belirtilmiştir. Belediyelerin yapısı, gelişimi ve değişiminden bahsedilmiştir.29 Mart 2009 Mahalli İdareler Seçimi ile birlikte belediyeler yeni stratejik planlarını hazırlayacaklardır. Bu çalışmanın stratejik plan hazırlayacak olan belediyelere yardım sağlayacağı düşünülmüştür. Bu çerçevede Çanakkale Belediyesi'ni Stratejik Planı incelenmiş ve değerlendirilmeye çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Güç Mesafesi ile Siyasi Yeterlik Arasındaki İlişkinin Kişilik Ara Değişkeni Üzerinden İncelenmesi
    (2019) Uğur, Mert; Bircan, İsmail
    Kültürün güç mesafesi boyutu ile siyasi yeterlik (içsel ve dışsal) arasındaki ilişkiyi incelemek bu çalışmanın amacını teşkil etmektedir. Ayrıca bu ilişkinin incelenmesinde kişilik ara değişkeni söz konusudur. Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü kapsamındaki yüksek lisans öğrencileri üzerinde araştırma kapsamında anket uygulanmıştır. Korelasyon ve regresyon analizi yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda güç mesafesi ile özellikle dışsal siyasi yeterlik arasında bir ilişkinin var olduğu bulunmuş, ancak bu ilişkinin yönü beklentinin tersine negatif çıkmıştır. Kişilik değişkeninin ve özellikle de öz disiplin özelliğinin ise herhangi bir aracılık etkisi bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler Güç Mesafesi, Siyasi Yeterlik, Kişilik, Kültür
  • Master Thesis
    Bölgesel Kalkınmada Yeni Bir Model: Kalkınma Ajansları ve Türkiye'de Uygulanabilirliği
    (2007) Kaya, Kılıç; Bircan, İsmail
    ÖZETUlusal kalkınmanın, çeşitli toplum kesimleri ve bölgeler arasında dengeli bir işbölümü ilegerçekleştirilmesi ve buna paralel olarak kalkınmanın getirilerinin de kesimler ve bölgeler arasındadengeli dağılımı hükümet programları ve kalkınma planlarının en öncelikli konuları arasında yeralmıştır. Ekonomik refahın, toplum kesimleri ve iller, bölgeler arasında, kısacası mekanda dengelidağılımının sağlanması, günümüz toplumlarında sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak ortayaçıkmaktadır. Bu politika, aynı zamanda ekonomik ve sosyal uyum ile toplumsal istikrarın önemliunsurları arasında yer almaktadır.Günümüzün gelişmiş toplumlarında, genel büyüme oranı ve ortalama gelir düzeyi kalkınmışlığıntek göstergesi olarak görülmemektedir. Artık bu gelirin nasıl bir yapıda, hangi kesimlerin katkısıylaüretildiği ve kesimler arasında ve mekanda nasıl dağıldığı da gelişmişlik göstergeleri arasındazikredilmektedir. Ayrıca, büyümenin ve gelişmenin sürdürülebilirliği bu hususları dikkate alan biryönetim ve üretim yapısının varlığıyla doğru orantılı görülmektedir. Dengeli dağılımı dikkate almayanyönetim anlayışı ve politikaları, sadece sosyal adaletten uzaklaşmış olmamakta, aynı zamanda istikrarıtemin etmekte de zorlanmakta ve sürdürülebilir bir gelişme performansı yakalayamamaktadır.Türkiye AB'ye giriş süreciyle birlikte uzun yıllardır uygulamakta olduğu teşvik sistemi üzerineoturan bölgesel gelişme politikalarını terk ederek yeni bir uygulama içine girme aşamasındadır. AB'ninbütün aday ülkelere benimsettiği bu yeni yaklaşım; sermayeyi, özel sektörü ve bölgesel rekabeti önplanda tutmaktadır. Bu yeni yaklaşımın temel kurumu Bölgesel Kalkınma Ajanslarıdır. Bölgeselgelişme farklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan Bölgesel Kalkınma Ajanslarının ana amacı; hizmetlervererek bölgedeki ekonomiyi canlandırmak, bölgesel yatırımları artırmak, bölge halkının kalkınmayakatılımını sağlamaktır.Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde dünyada yaşanan hızlı ve çok yönlü yapısaldeğişimler sosyal, ekonomik ve yönetsel yapıların da yeniden yapılanma sürecini beraberindegetirmiştir. Küreselleşme süreci, ekonomik rekabete hız kazandırarak, bölgesel ve yerel ekonomilerin deküresel ekonomide birer aktör olarak yer almasını sağlamıştır. Küreselleşme ve beraberinde gelenyeniden yapılanma süreçleri, başta Batılı ülkeler olmak üzere birçok ülkede, yerel/ bölgesel düzeydeyeni düzenleme mekânizmalarının oluşmasına, yasal düzenlemelerin yapılmasına ve yeni yerelekonomik gelişme kurumlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durum ?yeni bölgeselleşme?kavramı altında ele alınmaktadır.Kırsal kalkınma açısından; kırsal alanda istihdamın artırılması, insan gücü kaynaklarınıngeliştirilmesi, kırsal nüfusun gelirini artırıcı ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, yaşam kalitesininiyileştirilmesi, etkili örgütlenme ve sivil toplum örgütlerinin kalkınma sürecine katılımlarını artırıcıtedbirlerin alınması gereklidir.Ülkemizde de, yeni bölgeselleşme ve beraberinde getirdiği kavramların yerel/ bölgesel gelişmepolitikalarına olan etkileri son dönemde daha net görülmeye başlanmıştır. Bu kapsamda Tezin başlıcaamacı; yeni bölgeselleşme akımının ve bu akımla beraber ortaya çıkan yeni kavramların Türkiye'ninyerel/bölgesel gelişme politikalarına özellikle ?Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu veGörevleri Hakkında Kanun Tasarısı?na ne derece etkisi olduğunu anlaşılır kılmak olacaktır.Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynaklarınyerinde ve etkin kullanımı sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek sureti ile, ulusal kalkınmaplanı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalara uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak,sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacı ilehazırlanan Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında 5449 sayılı Kanun08.02.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Kalkınma Ajanslarının kurulup faaliyete geçebilmeleri için ihtiyaç duyulan ikincil mevzuatçalışmaları devam etmektedir. Bu çerçevede Kalkınma Ajanslarının Çalışma Usul ve Esasları HakkındaYönetmelik, Kalkınma Ajansları Personel Yönetmeliği ve Kalkınma Ajansları Bütçe ve Muhasebeyönetmeliği çıkarılmıştır.Kalkınma Ajanslarının kuruluş çalışmaları da başlanarak, 06.08.2006 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanan 2006/10550 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Adana İli merkez olmak üzere Adana veMersin illerini kapsayan Çukurova ve İzmir İlini kapsayan İzmir Kalkınma Ajansı kurulmuştur.iii
  • Master Thesis
    Türk Spor Teşkilatının Sorunları ve Yeniden Yapılanması
    (2008) Gül, Çiğdem; Bircan, İsmail
    21. yüzyılda bilim, teknoloji ve iletişimdeki hızlı gelişmeler ve bunun sonucunda oluşan hızlı değişimler, artan rekabet koşulları, yeni yönetim biçimi ve anlayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bu durum örgütlerde değişme ve yeniden yapılanmayı zorunlu kılmıştır. Bu değişim ve yeniden yapılanmaya uyum günümüz örgütlerinin en başta gelen sorunlarından biri olmuştur.Bu araştırma, Türk Spor Teşkilatının tarihsel gelişiminden itibaren bugüne kadar yapılanma süreçlerine değinilmiş, mevcut yasalar incelenerek bu yasaların uygulanabilirliği irdelenmiştir. Avrupa'daki spor yapılanması ele alınarak ülkemizdeki var olan yapılanma ile karşılaştırılmış, Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün spordaki sorunları ve bu sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur.Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı ile başlayıp Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile devam eden Türk Spor Yönetiminin tarihsel gelişiminin her döneminde sporu yeniden yapılanmaya götürecek çeşitli yasalar çıkarılmış fakat gerek ülkedeki siyasi yapılanmalar, atanma koşulları, ekonomik nedenler gerekse yasaların uygulanma alanlarının bulunamamasından dolayı planlanan pozitif yapılanma değerlerine hala ulaşılamamıştır. Koyulan yasalar bazında bakıldığında yeniden yapılanma alanında eksiklikler yoktur. Fakat mevcut yasaların uygulanamamasından ve siyasi kutuplaşmalardan dolayı sporun yönetiminde söz sahibi kurumlar belirledikleri pozitif yükselmeyi beklenen oranlarda gösterememişlerdir. Halen var olan tesisler zamanında yapılamamakta, bölgenin ihtiyaç ve beklentileri belirlenerek tesis planlamasına gidilememektedir. Okullardaki beden eğitimi ders saatleri düşürülerek çocukların küçük yaşta spor branşlarında profesyonelleşmeleri, yeteneklerini keşfetmelerinin önünde engel oluşturmaktadır. Sporcuların sosyal güvenlikleri hala bir sonuca ulaştırılamamış, amatör sporcular kendi imkânlarıyla sağlık kurumlarından yararlanmaktadırlar.
  • Master Thesis
    Ab Tarım Hibelerinin (ıpard) Rostow Kalkınma Modeline Göre Etkileri (denizli İli Örneği)
    (2017) Akkoyun, Hakan; Bircan, İsmail
    Kırsal kalkınma kavramı, küreselleşme ve Avrupa Birliğine katılımların artması sonucu kırsal alanlar üzerinde sınırların genişlemesiyle öne çıkan bir kavram haline gelmiştir. Bu kapsamda AB'ye aday ve potansiyel aday ülkelere tarım sektörlerini doğrudan destekleyen kırsal kalkınma politikaları uygulamaktadır. AB'ye aday ülke konumunda olan Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri kırsal kalkınma açısından çaba göstermişse de tam anlamıyla başarıya ulaştığı söylenemez. Bu anlamda AB tarafından sağlanan mali destekler fırsat niteliği taşımakta olup etkin şekilde kullanımı önem arz etmektedir. Bu çalışmada, AB mali destek programlarından biri olan IPARD'ın Rostow Kalkınma Modeline göre etkileri, Denizli İli örneğinde incelenmiştir. Birinci bölümde Walt Whıtman Rostow'un kalkınma modeli ele alınmıştır. Bu bölümde kalkınma modeli genel anlamıyla irdelenmektedir. İkinci bölümde Türkiye'de kırsal kalkınma çabaları ele alınmış olup AB mali desteklerinden olan IPARD programına değinilmiştir. Ayrıca IPARD uygulamasına benzer uygulamalardan bahsedilerek, AB üyeliği gerçekleşmiş olan Hırvatistan ile Türkiye'nin IPARD kapsamına alınarak karşılaştırması yapılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmaya alan teşkil eden Denizli İli hakkında genel bilgiler verilerek, kırsal potansiyeli ortaya konulmuştur. TKDK kurumunun aracılık ettiği IPARD destekleri, Denizli İlinde 2009 yılında 9. Çağrı Dönemi ile başlamıştır. Araştırma dönemi 9. Çağrı dönemi ile 2015 yılı itibariyle 15. Çağrı dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde toplamda 270 kişinin Tarım ve Hayvancılık alanında hibe desteği aldığı görülmektedir. Likert Yöntemi ile belirlenen ve tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 41 hibe desteği almış çiftçiye anket yapılarak doğrudan veriler elde edilmiştir. Ayrıca Güney Ege Kalkınma Ajansından da konu hakkında veri temin edilmiştir. Bu kapsamda Rostow kalkınma modeline göre sonuçlar analiz edilmiş olup İl genelinde kırsal kalkınma ile birlikte tarım sektörünün Kalkışa Hazırlık Döneminde olduğu ve IPARD destekleriyle nispeten Kalkış aşamasına geçmeye başladığına dair bulgulara rastlanmaktadır. Bu bağlamda daha sonraki süreç içerisinde uygulanması gereken politikalar vurgulanmıştır.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Yükseköğretim Politikaları ve Türkiye (avrupa Yükseköğretim Alanı, Erasmus ve Türkiye İlişkileri)
    (2007) Bural, İbrahim Nail; Bircan, İsmail
    Araştırmada Avrupa Eğitim Politikaları açısından önemli bir yer tutan AvrupaYükseköğretim Alanı ve ardından Erasmus Programı'nın Türkiye'nin bu politikalarayaklaşımları açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşabilmek içinöncelikle neden bir Avrupa Yükseköğretim Alanı'na ihtiyaç duyulduğu, dünyada veAvrupa'da ne gibi değişimler yaşandığı ortaya koyulmuştur. Türkiye'nin bu süreçteneler yaptığını, hangi koşullardan etkilendiğini açıklayabilmek için dünyada,Avrupa'da, Türkiye'de yeni sorunlar ve sonucunda ortaya çıkan eğilimler başlıklaraltında açıklanmıştır.Çalışmada verilerin toplanmasında doküman incelemesi kullanılmıştır.Avrupa Yükseköğretim Alanı'na katılım gösteren ülkelerin genel olarak amaçları vebelirlenen prensiplere hangi derecelerde destek verdikleri gösterilmeye çalışılmıştır.Türkiye'nin Avrupa Yükseköğretim Alanı'na ve Erasmus Programı'na neölçüde katıldığı, buradan beklediği faydanın ne olduğu belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, her bir Avrupa YükseköğretimAlanı katılımcısı ülkenin kendi geçmişine, dolayısıyla farklı ihtiyaçlarına göre farklıamaçlar taşıdıkları, bu sebeple bazı uygulamalarda daha fazla istekli iken bazılarındaise isteksiz oldukları, bunun yanında belirgin ortak çıkarlarda birleşebildiklerisaptanmıştır.Anahtar Kelimeler:Avrupa Yükseköğretim Alanı, Bologna Süreci, Erasmus.
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Güvenli Kan Transfüzyonlarına Yönelik Bilgi ve Beceri Düzeylerinin Saptanması (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma ve Ulus Devlet Hastaneleri Örneği)
    (2014) Güleşen, Gülçin; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, son zamanlarda oldukça büyük önem taşıyan güvenli kan transfüzyonu konusunda hemşirelerin bilgi ve beceri düzeylerini belirlemek ve sorun çözümüne yönelik öneriler geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 115 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 150 hemşire oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 32 adet sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Chi-Square testi ve yüzdelik kullanılmıştır. Daha önce yapılmış çalışmalara göre araştırmaya katılan hemşirelerin güvenli kan transfüzyonuna yönelik genel bilgi puanlarının 51-70 puan (%49) arasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına alınan hastanelerde kan transfüzyon komitesinin bulunması, hemşirelerin büyük çoğunluğunun lisans mezunu (n:76) olması, grup içerisinde daha önce hizmet içi eğitim almış hemşirelerin sayısının fazla olması (n:111) ve bu hastanelerde hizmet kalite standartlarına verilen önemin fazla olması bu sonucun çıkmasında etkili olmuştur. Ancak güvenli kan transfüzyonu ile ilgili alt bölümlerden kan transfüzyon uygulama öncesi, sırası, sonrası ve komplikasyonlara ilişkin bilgi puanlarının 50 puan ve altında olduğu, bu konularda hemşirelerin bilgi yetersizliklerinin olduğu bulgusuna ulaşılmışken; kan transfüzyonu ile ilgili HKS'ye yönelik bilgi puanı 71 ve üzeri puan (% 58,7) olarak bulunmuştur. Çalışmamızda hemşirelerin yaşı, hizmet içi eğitime katılma durumları ve hemşirelik mesleğinde çalışma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç çıkmazken; hemşirelerin eğitim düzeyi, çalıştıkları birim ve hizmet içi eğitime katılma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyon eğitimlerinin daha fazla önem verilerek yapılması ve eğitimlerin bir güne sıkıştırılarak yapılmaması, eğitimlere ön test ve son test yapılmasına yer verilmesi bilgi düzeyini daha da artıracaktır. Sıkılaştırılmış olarak yapılan eğitimlerde bilgilendirmede istenilen sonuca ulaşım azalmaktadır. Araştırmamızda bir hafta ve üzeri eğitim alanların bilgi puanları daha yüksek çıkmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyonu konusundaki eğitimlerin bir yıl içerisinde düzenli aralıklarla (3 ayda bir) tekrarlanması ve en az bir hafta yapılması; hataların azalmasına ve bilgilerin kalıcı olmasına dolayısı ile sağlık hizmeti sunumunda kalitenin de artmasını sağlayacaktır. Hemşirelerin çalıştığı birimle güvenli kan transfüzyonu bilgi puanı arasında anlamlı ilişki olması nedeniyle yapılan eğitimlerin kliniklerin türüne göre ve birim bazlı yapılması eğitimlerin etkinliliğini ve verimliliğini artıracaktır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerin eğitim düzeyinin en az lisans seviyesinde olması için imkânlar tanınması ve hastanelerde çalıştırılacak hemşire kadrosu seçiminde en az lisans mezunu hemşirelerin bulunması, hemşirelere güvenli kan transfüzyonuna yönelik etkili, sürekli ve planlı bir hizmet içi eğitim verilmesi, verilen eğitimin etkinliğinin ölçülmesi ve uygulamaya yönelik standardizasyon çalışmalarının geliştirilmesi, tüm hastanelerde kullanılan standart formların geliştirilmesi, yurtdışı örneklerde olduğu gibi transfüzyon hemşire ekibinin oluşturulması ve var olan kan transfüzyon komitelerinin aktif olarak çalışmaları önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire, 2. Güvenli Kan Transfüzyonu, 3. Bilgi Beceri Düzeyi, 4. Eğitim 5. Kan Transfüzyon Komitesi