Aras, Gökşen

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Aras, Goksen
Aras,G.
Gökşen Aras
A., Goksen
G.,Aras
A.,Goksen
Aras, Gökşen
Gökşen, Aras
A., Gökşen
Aras,Goksen
A.,Gökşen
Goksen, Aras
G., Aras
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
goksen.aras@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of English Language and Literature
Status
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
1
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
1
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
8
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
3
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
4
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
1
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
6
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products
Documents

3

Citations

0

h-index

0

This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

68

Articles

19

Views / Downloads

617/4857

Supervised MSc Theses

34

Supervised PhD Theses

8

WoS Citation Count

12

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.18

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

15

Supervised Theses

42

JournalCount
Turkish Studies (Elektronik)3
ULUSLARARASI HAKEMLİ AKADEMİK VE BEŞERİ BİLİMLER DERGİSİ3
IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal2
Iranian Journal of Public Health2
Turkish Studies - Language and Literature2
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 31
  • Master Thesis
    Virginia Woolf'un Bayan Dalloway ve Deniz Feneri Eserlerinde Büyük Savaşın Yankıları
    (2025) Çelik, Hilal; Aras, Gökşen
    Bu tez, Birinci Dünya Savaşı'nın etkilerini Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To the Lighthouse adlı eserlerinde modernizm, bilinç akışı anlatım tekniği ve Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi ışığında incelemektedir. To the Lighthouse eserinde James Ramsay'in 'Hiçbir şey yalnızca tek bir şey değildi' (138) ifadesi, Virginia Woolf'un tüm eserlerindeki modernist gerçeklik anlayışını oluşturmaktadır. Bu çok katmanlı gerçeklik ve görelilik düşüncesi, Woolf'un anlatım teknikleri ve temaları aracılığıyla yansıtılmaktadır. Hem Mrs. Dalloway hem de To the Lighthouse, savaşın bir sonucu olarak kimlik, zaman ve mekân ile ilgili geleneksel kesinliklerin yıkıldığı, dönüşmüş bir dünyayı tasvir etmektedir. Tezin amacı, nasıl Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniği kullandığı ve Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi'nin savaş sonrası dönemde gerçekliğin parçalanmış ve öznel doğasının keşfini analiz etmektir.
  • Master Thesis
    Buchi Emecheta'nın İkinci Sınıf Vatandaş ve Andrea Levy'nin Küçük Ada Romanlarında Kadın Göçünün Postkolonyal İncelemesi
    (2024) Imran, Aimen; Aras, Gökşen
    Bu çalışma, Buchi Emecheta'nın Second Class Citizen ve Andrea Levy'nin Small Island romanlarını postkolonyal bir göç yaklaşımıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Her iki kadın göçmen yazar, romanlarında anavatanlarından Britanya'ya göç eden kadın göçmen kahramanların deneyimlerini özel olarak kaleme alır. Çalışma, ırk ve cinsiyet nedeniyle iki kat marjinalleşmiş olan bu karakterlerin karşılaştıkları sorunları karşılaştırıp karşıtlıklarını inceleyecektir. Bu araştırmanın ana hedefleri, Arnold van Gennep'in üçlü teorisi ve Stuart Hall'un Kültürel Kimlik teorisi çerçevesinde kadın göçünün her iki romanda nasıl tasvir edildiğini incelemektir. Romanlardaki kadın göçmenlerin liminal deneyimlerini araştırmayı ve göçün cinsiyet boyutları ile kimlik müzakerelerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma, kadın göçmenlerin postkolonyal bağlamlardaki deneyimlerine ve bunların kültürel kimlik, liminalite ve postkolonyalizm söylemi içindeki önemine daha derin bir anlayış kazandırmayı hedeflemektedir. İki roman üzerine eleştirel araştırma makaleleri yazılmış olmasına rağmen, kadın göçü, liminalite ve kültürel kimlik açısından postkolonyal bir perspektifle birlikte incelenmemişlerdir; dolayısıyla bir araştırma boşluğu yaratmaktadır. Bu tez, romanın kadın karakterlerine liminalite üçlü aşamalarının uygulanmasına ve anavatanlarından Britanya'ya göç ederken nasıl varlık ve olma aşamalarından geçtiklerine odaklanacaktır.
  • Master Thesis
    Sosyal faktörlerin Jane Eyre, David Copperfield ve Great expectations başlıklı eserlerdeki karakterler üzerindeki etkisi
    (2019) Rashid, Mohammed; Aras, Gökşen
    Bu tez, sırasıyla Jane Eyre, David Copperfield ve Great Expectations başlıklı eserlerdeki üç ana karakterin davranışlarını analiz etmektedir. Tez, sosyal etki teorisini Stanley Milgram, Solomon Asch ve Muzafer Sheriff gibi psikologların deneylerinde incelenen faktörler doğrultusunda incelemektedir. Tez, bu faktörlerin kahramanların davranışları, kararları, eğitimleri, evlilikleri ve tutumları üzerindeki etkisini göstermektedir. Üç kahraman Jane, David ve Pip, sosyal etki teorisinin neredeyse aynı faktörlerinin etkisinden muzdariptir. Yukarıda bahsedilen üç roman, birinci şahıs anlatısında yazılmıştır ve faktörlerin etkisi, karakterlerin erken çocukluk döneminde başlamaktadır. Jane Eyre'de başkahraman, davranışlarını Gateshead normlarına uyarlamakta zorluklarla karşılaşır. Jane, bağımsız bir kimlik, cinsiyetler arasında eşitlik, iyi bir eğitim ve kariyer düşlemektedir. Sosyal etki teorisinin faktörleri, Jane'in hedeflerine giden yoldaki temel engeller haline gelir. Sadece başkahramanlar değil, romandaki karakterlerin çoğu da, sosyal etki teorisinin, itaat, uyum, sosyal sınıf ve sosyal değişim gibi faktörlerinden etkilenmektedir. David Copperfield'da, başkahramanın yaşamı üvey babası Bay Murdstone tarafından alt üst edilir. David, mülkünü, eğitimini, güvenliğini, özgürlüğünü ve annesinin sevgisini üvey babasının gelmesiyle kaybeder. Uzlaşamaması nedeniyle, Murdstone'un normlarına uyamaz. Bu nedenle, evden de gönderilir. David'in davranışları iyi ve kötü melek Steerforth ve Agnes nedeniyle etkilenmektedir. Great Expectations başlıklı eserde de Sosyal sınıf faktörlerinin etkilerini görmek mümkündür. Pip'in hayali, Estella'yla aynı sınıfta olabilmektir. Sınıf kavramı, Pip'in eğitimini, evliliğini ve tutumlarını etkilemektedir. Bu tez, sosyal sınıfın, karakterlerin davranışlarını ve kararlarını nasıl değiştirdiğini göstermektedir. Buna ek olarak, sosyal sınıfın ilişkileri kurmadaki büyük rolü ve üst sınıftan insanların alt sınıftaki insanlara nasıl davrandıkları adı geçen romanlarda incelenmektedir. Ayrıca, adalet konusu üç romanda ayrıntılı olarak tartışılmakta, adaletin sosyal etki teorisi faktörü tarafından ve özellikle sosyal sınıf tarafından nasıl ihlal edildiği gösterilmektedir.
  • Master Thesis
    Agatha Christie'nin Taken At The Flood ve Death On The Nile Adlı Romanlarındaki Kadın Karakterlerin, Simone de Beauvoir'ın The Second Sex Eseri Işığında, İlişkilerindeki Konumlarının İncelenmesi
    (2020) Aksu, Pelin Duygu; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, Agatha Christie'nin Taken at the Flood ve Death on the Nile başlıklı romanlarındaki kadın karakterlerin ilişkileri içindeki konumlarının araştırılmasıdır. Referans olarak Simone de Beauvoir'ın The Second Sex (İkinci Cinsiyet) kitabındaki the 'One' ve the 'Other' (asıl ve öteki) konseptleri kullanılmıştır ve kadınların ilişkileri içinde erkek partnerleri tarafından ötekileştirilip ötekileştirilmediği analiz edilmiştir. Buna ek olarak kadın karakterler birbirleriyle de karşılaştırılmıştır ve ötekileşen ve ilişkilerinde pasif rolde olan kadınların, ilişkilerinde ikincil rolde olmayan diğer kadın karakterlerden neden farklı olabilecekleri, Marxist feminist bakış açısıyla incelenmiştir. Ayrıca, tezde feminizmin ve detektif romanın tarihsel gelişimi ve değişimine de değinilmiştir. Bunun amacı, romanların yazıldığı dönemdeki feminizm hareketi ve roman türü olarak altın çağını (golden age) yaşayan detektif romanının, tezde incelenen romanların yazıldığı zamanın şartlarıyla değerlendirmektir. Christie'nin edebiyat kariyeri ise, gelişmekte olan türün öncülerinden biri olduğu için ve otobiyografisinden edinilen bilgilerin yazarın kariyerinin ve yarattığı karakterlere etkisinin gözlenebilmesi amacıyla eklenmiştir. Sonuç olarak, Chrtistie'nin birbirine yakın tarihlerde yayımlanan bu iki romanında, biri hariç tüm kadın karakterler, ilişkilerinde de ötekileşirilmemiştir; aksine tüm karar mekanizmalarının bu kadınların elinde olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Ötekileştirilen tek karakterin (Rosaleen Cloade) olduğu, ve ekonomik sınıfa bağlı olarak erkek partneri tarafından ezilmeye mahkum olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Feminizm, Kadın, Agatha Christie, Öteki, İlişki
  • Master Thesis
    Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve Deniz Feneri Adlı Romanlarındaki Cinsiyet Rollerinin Sosyal Feminizm Açısından Temsili
    (2022) Ergüven, Gülay; Aras, Gökşen
    Bu tezde Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve Deniz Feneri adlı romanlarındaki kadın rolleri sosyal feminizm açısından incelenmiştir. Sosyal feminizm, geniş tanımına göre kadınların konumlarını ve sosyal haklarını savunan feminist bir harekettir. Romanların kadın karakterleri Mrs. Dalloway, Mrs. Ramsey ve Lily erkeklerin karar verdikleri bir toplumda kendilerine biçilen rolleri üstlenmektedirler. Woolf'un bu romanları sosyal feminizm açısından incelendiğinde karakterlerin genel özelliklerinin geçmişi hatırlama, özlem ve içe dönüklük olduğu görülür. Kadınlar geçmişi hatırlayarak daha iyi bir zamanda olmak istemektedir. Erkekler ise kadınların ne yapabileceklerine karar verdiklerine şahit olurlar. Sonuç olarak, Woolf'un bu romanlarında, kadınların sosyal baskı altında yaşamalarına dikkat çektiği düşünüldüğünde, Mrs. Dalloway ve Deniz Feneri adlı romanlarda sosyal feminizm çağrışımı yapan pek çok öğe söz konusudur.
  • Master Thesis
    Angela Carter'ın Düzenbazları: Düzen Bozanlar ve Yeniden Yapanlar
    (2023) Balcı, Şeyda Yağmur; Aras, Gökşen
    Bu tez Angela Carter'ın seçili öykülerinde tekrar eden bir figür olan 'düzenbaz' (trickster) karakterinin öykülerdeki düzeni bozmada ya da yeniden kurmada nasıl etkili olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Teze konu olan öykülerdeki birbirinden farklı karakterlerin benzer amaçlarla kullanılışı arketipsel edebi eleştiri ışığında incelendiğinde öykülerde tekrar eden bir düzen bozma ya da yeniden kurma modeli olduğu görülmektedir. Kadın ve erkek düzenbaz karakterlerinin ayrı bölümlerde ele alındığı bu tezde, Angela Carter'ın yeniden yazdığı yetişkin masallarındaki bozulan ya da yeniden kurulan düzenler ve düzenbaz karakterlerinin bu düzenler üzerindeki etkileri gözler önüne serilmektedir. Tezde incelenen eserler Burning Your Boats isimli koleksiyondan alınmış ve 'The Bloody Chamber' öyküsündeki anne, 'The Snow Child' öyküsündeki kontes, 'The Company of Wolves' öyküsündeki genç kız, 'Loves of Lady Purple' öyküsündeki Lady Purple ve 'Master' öyküsündeki Friday kadın düzenbaz karakterleri olarak incelenmiştir. Erkek düzenbaz karakterleri ise 'The Lady of House of Love' öyküsündeki genç asker, 'The Erl-King' öyküsündeki Erl-King, 'Puss-in-Boots' öyküsündeki Master ve son olarak 'The Executioner's Beautiful Daughter' öyküsündeki cellattır. Teze konu olan öyküler ışığında ve bu öykülerden hareketle, düzenbaz figürünün özellikleri dolayısıyla Angela Carter'a baskın düzeni bozma, mevcut düzeni koruma ve yeni düzen kurma noktalarında yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Frankenstein ve Dracula adlı romanlardaki gotik öğeler: Canavar temsilinde tekinsizlik
    (2020) Çalışkan, Hüseyin; Aras, Gökşen
    Frankenstein ve Dracula adlı romanlardaki Gotik Öğeler: Canavar temsilinde tekinsizlik. Bu çalışmada on dokuzuncu yüzyıl İngiliz yazarları Marry Shelley ve Bram Stoker'ın Frankenstein ve Dracula başlıklı romanları, tekinsizlik bağlamında Sigmund Freud'un 'The Uncanny' başlıklı makalesi temel alınarak incelenmiş ve her iki romanda da okuyucuyu ve karakterleri tekinsizlik kavramına sürükleyen durumlar açıklanmıştır. İnceleme her iki romanın da baş karakterleri olan 'Canavar' ve Jonathan Harker' ın gerek içinde bulundukları tekinsiz durumlar, gerekse çevrelerindekileri sürükledikleri bu alışılmadık durum, Gothic romanın temel elemanları dikkate alınarak çlışılmıştır. Her iki romanda da gotik unsurların, karakterler özelinde okuyucu üzerinde korku ve tekinsizlik ortaya çıkardığı görülmüştür. Bu his, insanları Freud'un tabiriyle alışık oldukları durumlar içinde alışık olmadıkları yaklaşımlar yaşamaya iter. Böylece karakterler korkuyu içselleştirerek hayatı sorgulamaya başlarlar. Bunu yalnızca karakterler değil, okuyucular da aynı bağlamda hissedebilirler. Gotik romanın amaçlarından biri olan okuyucuyu korku ve tereddüte sevk etmek, bu romanlarda gerek ana karakter gerekse yardımcı karakterler aracılığıyla aktarılmıştır. Bu tezde gotik yaratıklar ve onların ortaya çıkardığı alışılmadık durumlar, Freud'un makalesi temel alınarak romanın gotik öğeleri çerçevesinde aynı dönemde yazılan iki faklı roman üzerinden aktarılacaktır.
  • Master Thesis
    George Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler Adlı Romanlarında Mutluluk ve Özgürlük Arayışı
    (2015) Keleş, Aybike; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler adlı romanlarındaki kadın karakterlerin toplumun kısıtlamalarına rağmen kendi yöntemleriyle nasıl özgürlük ve mutluluğa ulaşmaya çabaladıklarını göstermektir. Giriş bölümünde Viktorya Döneminin kültürel ve tarihsel özellikleri, cinsiyet rollerine ilişkin bilgiler verilmiştir. Gelişme bölümünde bu bahsedilen bilgiler ışığında romanlar analiz edilmiş ve yazarların kısa özgeçmişlerine yer verilmiştir. Adı geçen yazarlar, kadın karakterlerinin toplumdaki inançlara, geleneklere ve değerlere karşı isyanlarını göstermişler ve karakterlerin intiharlarını bir çığlık olarak yansıtarak toplumdaki susturulmuş kadınlar için yeni olanaklar ve önemli değişikler yaratmayı amaçlamışlardır. Anahtar Sözcükler Toplum, Ataerkillik, Değerler, Beklentiler, Geleneksel
  • Master Thesis
    William Blake ve William Wordsworth Şiirlerinde Çocuk İmgesi
    (2016) Altahhan, Asmaa Raafat Noori; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, William Blake ve William Wordsworth şiirlerinde çocuk imgesini tarihsel ve kuramsal çerçevede tartışmaktır. Tezin başlangıç noktası çocuk imgesi kavramının romantik algıyla bağlantısını incelemektir. Çocuk imgesinin kavramsal analizi adı geçen iki Romantik şairin bu kavramı hayal gücünün kaynağı şeklinde ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Çocuk imgesi, William Blake'in Songs of Innocence and of Experience başlıklı eserinden seçilen şiirlerine ve William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood ve The Prelude eserlerine göndermeler yaparak Jung'un çocuk arketipi kuramı açısından ele alınmaktadır. Birinci bölümde, Romantik dönemin sosyal, tarihsel gelişimi ve Romantik şiirde çocuk imgesi kavramları incelenmektedir. Jung'un kolektif bilinçdışı ve çocuk arketipi kuramlarının William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde nasıl yansıtıldığı analiz edilmektedir. Tezin ikinci bölümü, William Blake şiirlerinde çocuk imgesini ve bu imgenin bir bütünleşme ve hayal gücü kaynağına dönüşümünü incelemektedir. William Blake, çocuk imgesini masumiyet ve deneyim gibi birbirine zıt iki kavram açısından ele almaktadır. Üçüncü bölümde William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood başlıklı eserinde çocuk imgesi ve ölümsüzlük kavramını nasıl ifade ettiği üzerinde durulmaktadır. Bu bölümde ayrıca Wordsworth'ün The Prelude eserinde çocuk imgesi ve insan zihninin gelişimi arasındaki ilişki üzerinde durulmaktadır. Sonuç kısmında, William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde çocuk imgesini ele alış biçimleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konmaktadır. Jung'un kuramı ışığında çalışılan bu tezde çocuk imgesinin ilham, hayal gücü ve bütünleşme kaynağı olarak söz konusu şairler ve eserlerinde önemli bir yeri olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Bireyin Ütopya Toplumundaki Konumu: Thomas More'un Ütopya'sı, Francis Bacon'ın Yeni Atlantis'i ve Tommaso Campanella'nın Güneş Ülkesi
    (2021) Yılmaz, Çağla; Aras, Gökşen
    Bu tez Thomas More' un Ütopya, Francis Bacon'ın Yeni Atlantis ve Tommaso Campanella'nın Güneş Ülkesi ütopyalarında bireyin toplumdaki konumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Adı geçen ütopyalar birçok ortak özellik paylaşmaktadır; öte yandan, üç ütopyada da tanımlanan toplumların yoğunlaştıkları öncelikli değerler faklıdır. Thomas More, ütopya kelimesini edebiyata kazandıran eseri Ütopya'da, kendi yaşadığı toplumun onun için öncelikli olan sorunlarına odaklanmış ve bu sorunları kendi eserinde tasvir ettiği toplumda çözmüştür. Bu bağlamda, More kendi ütopyasında öncelikli olarak haklar ve fırsatlar arasındaki eşitliği sağlamayı amaçlamıştır. İngiliz edebiyatının bir diğer önemli ütopyası olan Yeni Atlantis ise Francis Bacon'ın bilim ütopyasıdır. Bacon, ütopyasında More'dan farklı olarak siyasi ve toplumsal organizasyonların yeniden yapılandırılmasına odaklanmaz. Bunun yerine bilimsel çalışmalara ve teknolojik buluşlara dayalı bir toplum tasvir eder. Bacon'ın çağdaşı olan Campanella ise İtalyan edebiyatının önemli eserlerinden Güneş Ülkesi'ni yazarken toplumun başlıca prensibini açıkça belirtmiştir. Şöyle ki Güneş Ülkesi toplumunda toplumsal fayda her zaman bireysel faydadan üstündür, çünkü ancak bu şekilde mutlu bir toplum oluşturulabilir. Sonuç olarak, üç ütopya yazarı da tasvir ettikleri toplumlarda birbirlerinden farklı değerlere ve ideallere öncelik tanımışlar ve ütopyalarındaki toplumsal düzeni bu öncelikli idealler çerçevesinde oluşturmuşlardır. Fakat üç toplum da öncelikli değerlerini korumak adına önemi yadsınamayacak başka değerler olan bireyselliği ve bireysel özgürlüğü arka plana atmıştır. Bireyler bu toplumlarda farklılıklarını, çeşitliliklerini ve bireysel özgürlüklerini toplumsal rolleri ve görevlerinin baskınlığında yittirmişlerdir. Kendilerine özgü tüm değerleri yok olmuş, kişisel kimliklerini kaybederek toplumdaki düzenin ayırt edilemeyen parçaları haline gelmişlerdir. Anahtar Sözcükler Ütopya, Yeni Atlantis, Güneş Ülkesi, kişisel özgürlük, bireysellik