Aras, Gökşen

Loading...
Name Variants
Aras, Goksen & Aras,G. & Gökşen Aras & A., Goksen & G.,Aras & A.,Goksen & Aras, Gökşen & Gökşen, Aras & A., Gökşen & Aras,Goksen & A.,Gökşen & Goksen, Aras & G., Aras
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
goksen.aras@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of English Language and Literature
Status
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
No research topics data found.

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
1
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
1
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
8
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
3
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
4
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
1
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
6
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products
Documents

3

Citations

0

h-index

0

This researcher does not have a WoS ID.
No records found in other affiliations.
Scholarly Output

66

Articles

19

Views / Downloads

331/927

Supervised MSc Theses

32

Supervised PhD Theses

8

WoS Citation Count

12

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.18

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

15

Supervised Theses

40

JournalCount
Turkish Studies (Elektronik)3
ULUSLARARASI HAKEMLİ AKADEMİK VE BEŞERİ BİLİMLER DERGİSİ3
IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal2
Iranian Journal of Public Health2
Turkish Studies - Language and Literature2
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 66
  • Master Thesis
    Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To The Lighthouse Adlı Romanlarında Savaşın Etkisi ve Yaşam ve Toplumdaki Değişiklikler
    (2021) Al-tameemı, Aaesha Nıhad Khaleel; Aras, Gökşen
    Bu tez, Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To The Lighthouse adlı romanlarını incelemektedir. Tez, Woolf'un adı geçen romanlarının, bireylerin olumlu tutumlarını devam ettirme çabalarına rağmen kolektif bir acı atmosferini yansıttığını ortaya koymaktadır. Her iki romanında da Woolf, Birinci Dünya Savaşı sonrası hayatta kalanların normale dönme ve yaşam kalitelerini arttırma çabalarını aktarmaktadır. Woolf, eserlerinde benliği etkili bir biçimde açıklama çabasını tanımlarken aynı zamanda karışık duygularından bir senfoni bestelemektedir. Woolf her iki romanında da yarattığı karakterler aracılığıyla savaşın acısını kurgusal bir biçimde aktarmaktadır. Woolf, Mrs. Dalloway adlı romanında savaş travmasını ve bu travmanın savaş nedeniyle bir daha evlerine dönemeyenlerin akrabaları, arkadaşları ve sevdikleri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koymaktadır. Woolf'un otobiyografik bir eseri olarak okunan To The Lighthouse adlı romanı ise savaş travmasından acı dolu bir kurtuluşun hikâyesini ve Woolf'un roman türünde ortaya koyduğu yenilikleri yansıtmaktadır.
  • Master Thesis
    Jane Austen'in Emma ve Louisa May Alcott'un Küçük Kadınlar Adlı Eserlerinde Liberal Feminizm ve Özerklik Kavramı
    (2022) Al-hajmee, Hanady Ahmed Abdulwahhab; Aras, Gökşen
    Bu tez, Jane Austen'in Emma ve Louisa May Alcott'un Küçük Kadınlar adlı eserlerindeki liberal feminizmi ve özerklik kavramını Emma Woodhouse ve Jo March adlı iki baş kadın karakter üzerinden incelemektedir. Bu tez, Emma ve Jo karakterlerinin onları özerk ve öz yönelimli yapan ve aynı sebeple romandaki diğer kadın karakterlerden ayıran, kişisel ve belirleyici özelliklerini incelemek üzere Amy Baehr, Susan Wendell ve Marilyn Friedman'ın kuramlarına odaklanacaktır. Jane Austen ve Louisa May Alcott dünyaca tanınan ve en ünlü feminist yazarlardandır; On Dokuzuncu yüzyıl Britanya ve Amerika'sında cinsiyet eşitsizliğini ve kadın haklarını konu alan, katı toplum kurallarına meydan okuyan olağanüstü romanlar yazmışlardır. Örneğin, Jane Austen ve Louisa May Alcott Emma ve Küçük Kadınlar adlı romanlarında güçlü ve bağımsız kadınlar tasvir ederek kadın haklarını savunmışlardır. İki romanda da, kadın haklarıyla alakalı görünenin altında yatan derin ve karmaşık konular yer alır. Emma romanında Jane Austen kendi dönemindeki kadınları ilgilendiren ciddi konulardan bazılarını öne sürer. Austen, kendi zamanındaki kadınların hayatlarını tasvir eder, kadınları baskılayan ataerkil topluma dikkat çeker ve evlilik Kurumunu eleştirir. Diğer bir yandan Küçük Kadınlar, Alcott'un feminist yazarlar arasında yerini almasını sağlayan en ünlü ve başarılı romanı olarak düşünülür. Roman, Amerika'nın iç savaş döneminde, dört March kızkardeşin hayatlarının, büyümelerinin ve kendilerini kanıtlamalarının izini sürer. Ailenin ikinci kızkardeşi olan Jo March'ın yazar olma yolundaki yolculuğunda Jo'nun özgürlük ve bağımsızlık başarısına odaklanır. Bu çalışma, Austen ve Alcott'un feminist yazarlar olarak tanımlanmalarını sağlayan düşüncelerini romanlarındaki Emma ve Jo karakterleriyle nasıl yansıttıklarını göstermektedir.
  • Master Thesis
    Virginia Woolf'un Bayan Dalloway ve Deniz Feneri Eserlerinde Büyük Savaşın Yankıları
    (2025) Çelik, Hilal; Aras, Gökşen
    Bu tez, Birinci Dünya Savaşı'nın etkilerini Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To the Lighthouse adlı eserlerinde modernizm, bilinç akışı anlatım tekniği ve Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi ışığında incelemektedir. To the Lighthouse eserinde James Ramsay'in 'Hiçbir şey yalnızca tek bir şey değildi' (138) ifadesi, Virginia Woolf'un tüm eserlerindeki modernist gerçeklik anlayışını oluşturmaktadır. Bu çok katmanlı gerçeklik ve görelilik düşüncesi, Woolf'un anlatım teknikleri ve temaları aracılığıyla yansıtılmaktadır. Hem Mrs. Dalloway hem de To the Lighthouse, savaşın bir sonucu olarak kimlik, zaman ve mekân ile ilgili geleneksel kesinliklerin yıkıldığı, dönüşmüş bir dünyayı tasvir etmektedir. Tezin amacı, nasıl Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniği kullandığı ve Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi'nin savaş sonrası dönemde gerçekliğin parçalanmış ve öznel doğasının keşfini analiz etmektir.
  • Conference Object
    Citation - WoS: 1
    Haptic User Interface Integration for 3d Game Engines
    (Springer-verlag Berlin, 2014) Sengul, Gokhan; Cagiltay, Nergiz Ercil; Ozcelik, Erol; Tuner, Emre; Erol, Batuhan
    Touch and feel senses of human beings provide important information about the environment. When those senses are integrated with the eyesight, we may get all the necessary information about the environment. In terms of human-computer-interaction, the eyesight information is provided by visual displays. On the other hand, touch and feel senses are provided by means of special devices called "haptic" devices. Haptic devices are used in many fields such as computer-aided design, distance-surgery operations, medical simulation environments, training simulators for both military and medical applications, etc. Besides the touch and sense feelings haptic devices also provide force-feedbacks, which allows designing a realistic environment in virtual reality applications. Haptic devices can be categorized into three classes: tactile devices, kinesthetic devices and hybrid devices. Tactile devices simulate skin to create contact sensations. Kinesthetic devices apply forces to guide or inhibit body movement, and hybrid devices attempt to combine tactile and kinesthetic feedback. Among these kinesthetic devices exerts controlled forces on the human body, and it is the most suitable type for the applications such as surgical simulations. The education environments that require skill-based improvements, the touch and feel senses are very important. In some cases providing such educational environment is very expensive, risky and may also consist of some ethical issues. For example, surgical education is one of these fields. The traditional education is provided in operating room on real patients. This type of education is very expensive, requires long time periods, and does not allow any error-and-try type of experiences. It is stressfully for both the educators and the learners. Additionally there are several ethical considerations. Simulation environments supported by such haptic user interfaces provide an alternative and safer educational alternative. There are several studies showing some evidences of educational benefits of this type of education (Tsuda et al 2009; Sutherland et al 2006). Similarly, this technology can also be successfully integrated to the physical rehabilitation process of some diseases requiring motor skill improvements (Kampiopiotis & Theodorakou, 2003). Hence, today simulation environments are providing several opportunities for creating low cost and more effective training and educational environment. Today, combining three dimensional (3D) simulation environments with these haptic interfaces is an important feature for advancing current human-computer interaction. On the other hand haptic devices do not provide a full simulation environment for the interaction and it is necessary to enhance the environment by software environments. Game engines provide high flexibility to create 3-D simulation environments. Unity3D is one of the tools that provides a game engine and physics engine for creating better 3D simulation environments. In the literature there are many studies combining these two technologies to create several educational and training environments. However, in the literature, there are not many researches showing how these two technologies can be integrated to create simulation environment by providing haptic interfaces as well. There are several issues that need to be handled for creating such integration. First of all the haptic devices control libraries need to be integrated to the game engine. Second, the game engine simulation representations and real-time interaction features need to be coordinately represented by the haptic device degree of freedom and force-feedback speed and features. In this study, the integration architecture of Unity 3D game engine and the PHANToM Haptic device for creating a surgical education simulation environment is provided. The methods used for building this integration and handling the synchronization problems are also described. The algorithms developed for creating a better synchronization and user feedback such as providing a smooth feeling and force feedback for the haptic interaction are also provided. We believe that, this study will be helpful for the people who are creating simulation environment by using Unity3D technology and PHANToM haptic interfaces.
  • Book Part
    IX: Monster or victim: Isolation and loneliness in frankenstein by Mary Shelley
    (Peter Lang AG, 2021) Aras,G.
    Mary Shelley's Frankenstein is the story of an ambitious scientist Victor Frankenstein and his creature, who is desperately isolated, frustrated and discriminated. For being found hideous and loathsome, he is deserted and despised even by its creator. It is also apparent that Victor Frankenstein is not very much different from his creature as he also experiences loneliness and isolation in his entire life for he is obsessed with the desire for knowledge and science, whereas the creature is forced to lead an isolated and alienated life due to his creator/father because of the way of its unnatural creation, and the creature only yearns for love. The novel is one of the most notable works in which the idea of monster and victim co- exist, and the border between monstrosity and victimisation is blurred because it is not possible to decide who the actual monster is; is it the creator or his creation? Due to being exposed to discrimination and lovelessness, the created/monster becomes violent, and is ready to take revenge; however, he is also doomed to be victimised. The text puts emphasis on isolation and loneliness concerning both the creator who reanimates a dead body and his creation who is born out of death. Since the creator dedicates his whole energy and life to scientific research, he simply neglects familial and social relations. Thus, the two are both isolated. The aim of this essay is to investigate the theme of isolation and loneliness which definitely goes beyond psychological and/or physical breakdown and also leads to darkness, disaster, destruction, and eventually to death with reference to Kristeva's theory of abject. © Peter Lang AG 2021.
  • Master Thesis
    George Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler Adlı Romanlarında Mutluluk ve Özgürlük Arayışı
    (2015) Keleş, Aybike; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler adlı romanlarındaki kadın karakterlerin toplumun kısıtlamalarına rağmen kendi yöntemleriyle nasıl özgürlük ve mutluluğa ulaşmaya çabaladıklarını göstermektir. Giriş bölümünde Viktorya Döneminin kültürel ve tarihsel özellikleri, cinsiyet rollerine ilişkin bilgiler verilmiştir. Gelişme bölümünde bu bahsedilen bilgiler ışığında romanlar analiz edilmiş ve yazarların kısa özgeçmişlerine yer verilmiştir. Adı geçen yazarlar, kadın karakterlerinin toplumdaki inançlara, geleneklere ve değerlere karşı isyanlarını göstermişler ve karakterlerin intiharlarını bir çığlık olarak yansıtarak toplumdaki susturulmuş kadınlar için yeni olanaklar ve önemli değişikler yaratmayı amaçlamışlardır. Anahtar Sözcükler Toplum, Ataerkillik, Değerler, Beklentiler, Geleneksel
  • Article
    Edebiyatta Yaratıcılık ve Madde Bağımlılığı
    (2020) Aras, Gökşen
    : Bilindiği üzere, bireyin en büyük arzusu varlığını ispat etmek olmuştur ve kendini gerçekleştirme eylemi de ürettikleriyle özdeşleştirilmiştir. Bu noktada yaratıcılığın insanın en değerli gücü olduğu söylenebilir. Pek çok etkenle şekillenen yaratıcılık, çoğunlukla görünenin ötesini keşfedebilecek algı, sezgi ve ifade gücüne sahip yazar ve sanatçılara atfedilmektedir. Ancak, bu keşif yolunda, yazar ve sanatçıların bilgi ve yetenekleri dışında farklı yöntemlere de ihtiyaç duydukları ifade edilmiştir. Afyon ve esrarın bazı yazarlar ve sanatçılar tarafından fiziksel rahatsızlıklarının tedavisinde kullanıldığı ifade edilse de bu maddelerin, bu maddelere bağımlı olan yazar ve sanatçıların hayal güçlerine ve yaratıcılıklarına katkı sağlayıp sağlamadığı önemli bir tartışma konusu olmuştur. İngiliz edebiyatının tanınmış yazarlarından Thomas De Quincey, bağımlılığını itiraf ettiği Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları başlıklı eserinde afyon kullanımına ve etkilerine dikkat çekmektedir. Charles Baudelaire, Yapma Cennetler başlıklı eserinde, afyon ve esrar kullanımı ile ilgili görüşlerini ortaya koymaktadır. Alman edebiyat eleştirmeni ve kültür tarihçisi Walter Benjamin’in Esrar Üzerine başlıklı eseri, 1927-1934 yılları arasındaki uyuşturucu deneylerinin tutanaklarını içermektedir. Bu çalışmanın amacı, yaratıcılık kavramını, afyon ve esrarın on dokuzuncu yüzyılda ve öncesinde kullanım alanlarını, fiziksel ve psikolojik etkilerini, bağımlılık kavramını açıklamak, yukarıda adı geçen üç esere ve uyuşturucu kullandığı iddia edilen yazarlara, özellikle Samuel Taylor Coleridge’e göndermeler yaparak, edebiyat, üretim, yaratıcılık ve bağımlılık ilişkisini değerlendirmektir.
  • Article
    TÜRK EDEBİYATININ KLASİK ESERLERİNİN GÜNÜMÜZ TELEVİZYON İZLEYİCİSİNE SUNUMU VE İZLEYİCİ ALGISININ ANALİZ EDİLMESİ
    (2013) Korkmaz, Murat; Aras, Gökşen; Öktem, Gönül; Yücel, Ali Serdar
    Birçok kültür ve toplumun en önemli değerleri arasında edebiyat eserleri yer alır. Bunlar geçmişten günümüze yansıyan başta yaşanmışlıklar, tarih, kültür ve sanata yönelik yapıtlardır. Oysaki günümüzde bunun tam tersi olarak geçmişteki bu değerler ekonomik bir takım rant ve beklentilerin esiri olmuştur. Bunun da en önemli nedenleri arasında toplumsal beklentilerin karşılanması ve buna paralel olarak bir takım kurum ve kuruluşların bunu bir rant haline dönüştürme düşüncesidir. Bu durumu yine tarih ve sanata verilmeyen önem olarak gösterebiliriz. Birçok alanda olduğu gibi sanat ve edebi eserler noktasında da artık ekonomik beklenti en ön plandadır. Değişen toplum ve kültür anlayışına paralel olarak ortaya çıkan sorunlar yine birçok farklı kurumun stratejik olarak hareket etmesine neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze yansıyan klasik Türk edebiyatı içerisinde değerlendirilen eserlerin günümüz televizyon izleyicisine sunulması ve izleyici üzerinde oluşturduğu algının belirlenmesidir. Çalışmamız, son yıllarda bir dizi furyası şeklinde ortaya çıkan televizyon yapıtlarının izleyiciye sunulması ve izleyiciden sağlanan avantajların neler olduğunun belirlenmesidir. Ayrıca seyircinin ilgi ve beğenisini kazanmak amacıyla eserlerde meydana getirilen erozyon ve değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan milli değer kayıpları başta olmak üzere yapılan yanlışlıklar ve olumsuzluklar yazıda gösterilmeye çalışılmıştır. Araştırma uygulamalı bir araştırmadır. Araştırmada üç edebi eser \"ROMAN\" ele alınmıştır. Bunlar; Aşk-ı Memnu, Hamının Çiftliği ve Yaprak Dökümü'dür. Bu üç eser hakkında öncelikli olarak literatür değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Daha sonra ise bu eserlerin televizyona yansıması değerlendirilerek, eserler hakkında televizyon izleyicisinin düşünceleri ele alınmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki farklı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik sorular, ikinci bölümde ise 5'li likert ölçekten oluşan sorular yer almaktadır. Araştırmanın evrenini İstanbul, Ankara gibi iki büyük ilde yaşayan izleyici kitlesi oluşturmaktadır. Araştırmaya (N=300) kadın ve erkek katılım gerçekleştirmiştir. Anket verileri SPSS 20 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler öncelikli olarak güvenirlilik analizine tabi tutulmuş ve Cronbach's Alfa kat sayısı olarak 0.920 değeri elde edilmiştir. Bu değer çalışmanın oldukça güvenilir olduğunu göstermektedir. Yine veriler farklı analiz yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş ve sonuç olarak katılımcıların eserlerin orijinal halleri ile televizyonda gösterilen halleri arasında ciddi bir fark olduğuna işaret ettiği saptanmıştır.
  • Master Thesis
    Sosyal faktörlerin Jane Eyre, David Copperfield ve Great expectations başlıklı eserlerdeki karakterler üzerindeki etkisi
    (2019) Rashid, Mohammed; Aras, Gökşen
    Bu tez, sırasıyla Jane Eyre, David Copperfield ve Great Expectations başlıklı eserlerdeki üç ana karakterin davranışlarını analiz etmektedir. Tez, sosyal etki teorisini Stanley Milgram, Solomon Asch ve Muzafer Sheriff gibi psikologların deneylerinde incelenen faktörler doğrultusunda incelemektedir. Tez, bu faktörlerin kahramanların davranışları, kararları, eğitimleri, evlilikleri ve tutumları üzerindeki etkisini göstermektedir. Üç kahraman Jane, David ve Pip, sosyal etki teorisinin neredeyse aynı faktörlerinin etkisinden muzdariptir. Yukarıda bahsedilen üç roman, birinci şahıs anlatısında yazılmıştır ve faktörlerin etkisi, karakterlerin erken çocukluk döneminde başlamaktadır. Jane Eyre'de başkahraman, davranışlarını Gateshead normlarına uyarlamakta zorluklarla karşılaşır. Jane, bağımsız bir kimlik, cinsiyetler arasında eşitlik, iyi bir eğitim ve kariyer düşlemektedir. Sosyal etki teorisinin faktörleri, Jane'in hedeflerine giden yoldaki temel engeller haline gelir. Sadece başkahramanlar değil, romandaki karakterlerin çoğu da, sosyal etki teorisinin, itaat, uyum, sosyal sınıf ve sosyal değişim gibi faktörlerinden etkilenmektedir. David Copperfield'da, başkahramanın yaşamı üvey babası Bay Murdstone tarafından alt üst edilir. David, mülkünü, eğitimini, güvenliğini, özgürlüğünü ve annesinin sevgisini üvey babasının gelmesiyle kaybeder. Uzlaşamaması nedeniyle, Murdstone'un normlarına uyamaz. Bu nedenle, evden de gönderilir. David'in davranışları iyi ve kötü melek Steerforth ve Agnes nedeniyle etkilenmektedir. Great Expectations başlıklı eserde de Sosyal sınıf faktörlerinin etkilerini görmek mümkündür. Pip'in hayali, Estella'yla aynı sınıfta olabilmektir. Sınıf kavramı, Pip'in eğitimini, evliliğini ve tutumlarını etkilemektedir. Bu tez, sosyal sınıfın, karakterlerin davranışlarını ve kararlarını nasıl değiştirdiğini göstermektedir. Buna ek olarak, sosyal sınıfın ilişkileri kurmadaki büyük rolü ve üst sınıftan insanların alt sınıftaki insanlara nasıl davrandıkları adı geçen romanlarda incelenmektedir. Ayrıca, adalet konusu üç romanda ayrıntılı olarak tartışılmakta, adaletin sosyal etki teorisi faktörü tarafından ve özellikle sosyal sınıf tarafından nasıl ihlal edildiği gösterilmektedir.
  • Master Thesis
    Agatha Christie'nin Taken At The Flood ve Death On The Nile Adlı Romanlarındaki Kadın Karakterlerin, Simone de Beauvoir'ın The Second Sex Eseri Işığında, İlişkilerindeki Konumlarının İncelenmesi
    (2020) Aksu, Pelin Duygu; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, Agatha Christie'nin Taken at the Flood ve Death on the Nile başlıklı romanlarındaki kadın karakterlerin ilişkileri içindeki konumlarının araştırılmasıdır. Referans olarak Simone de Beauvoir'ın The Second Sex (İkinci Cinsiyet) kitabındaki the 'One' ve the 'Other' (asıl ve öteki) konseptleri kullanılmıştır ve kadınların ilişkileri içinde erkek partnerleri tarafından ötekileştirilip ötekileştirilmediği analiz edilmiştir. Buna ek olarak kadın karakterler birbirleriyle de karşılaştırılmıştır ve ötekileşen ve ilişkilerinde pasif rolde olan kadınların, ilişkilerinde ikincil rolde olmayan diğer kadın karakterlerden neden farklı olabilecekleri, Marxist feminist bakış açısıyla incelenmiştir. Ayrıca, tezde feminizmin ve detektif romanın tarihsel gelişimi ve değişimine de değinilmiştir. Bunun amacı, romanların yazıldığı dönemdeki feminizm hareketi ve roman türü olarak altın çağını (golden age) yaşayan detektif romanının, tezde incelenen romanların yazıldığı zamanın şartlarıyla değerlendirmektir. Christie'nin edebiyat kariyeri ise, gelişmekte olan türün öncülerinden biri olduğu için ve otobiyografisinden edinilen bilgilerin yazarın kariyerinin ve yarattığı karakterlere etkisinin gözlenebilmesi amacıyla eklenmiştir. Sonuç olarak, Chrtistie'nin birbirine yakın tarihlerde yayımlanan bu iki romanında, biri hariç tüm kadın karakterler, ilişkilerinde de ötekileşirilmemiştir; aksine tüm karar mekanizmalarının bu kadınların elinde olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Ötekileştirilen tek karakterin (Rosaleen Cloade) olduğu, ve ekonomik sınıfa bağlı olarak erkek partneri tarafından ezilmeye mahkum olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Feminizm, Kadın, Agatha Christie, Öteki, İlişki