Aras, Gökşen

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Aras, Goksen
Aras,G.
Gökşen Aras
A., Goksen
G.,Aras
A.,Goksen
Aras, Gökşen
Gökşen, Aras
A., Gökşen
Aras,Goksen
A.,Gökşen
Goksen, Aras
G., Aras
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
goksen.aras@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of English Language and Literature
Status
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
1
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
1
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
8
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
3
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
4
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
1
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
6
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products
Documents

3

Citations

0

h-index

0

This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

68

Articles

19

Views / Downloads

17/0

Supervised MSc Theses

34

Supervised PhD Theses

8

WoS Citation Count

12

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.18

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

15

Supervised Theses

42

JournalCount
Turkish Studies (Elektronik)3
ULUSLARARASI HAKEMLİ AKADEMİK VE BEŞERİ BİLİMLER DERGİSİ3
IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal2
Iranian Journal of Public Health2
Turkish Studies - Language and Literature2
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Master Thesis
    Thomas Hardy: Casterbridge'in Belediye Başkanı, Tess Of The D'urbervilles ve Adsız Sansız Bir Jude Romanlarındaki Trajik Bakış Açısı
    (2018) Al-bayatı, Aaya Yousıf Sabah; Aras, Gökşen
    Bu tez, Thomas Hardy'nin Casterbridge'in Belediye Başkanı, Tess of the D'Urbervilles ve Adsız Sansız Bir Jude adlı eserlerindeki Henchard, Tess ve Jude'a hayat veren başkahramanların yaşamlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma, eserdeki ana karakterlerin trajik yaşamlarını Klasik ve Elizabeth dönemi trajedi kavramları açısından ele almaktadır. Bu çalışma Thomas Hardy tarafından roman biçiminde sunulan Shakespeare ve Aristoteles trajedisinin temel unsurlarına ve yapısına bakış açısına yoğunlaşmaktadır. Buna ek olarak, bu tez, Thomas Hardy'nin üç romanındaki kader düşüncesinin, Klasik ve Shakespeare bakış açısından benzerliklerini ve farklılıklarını incelemektedir. Esas olarak, romanlardaki başkahramanların trajik yaşamları üzerinden trajik insanlık halini ortaya koymaktadır. Casterbridge'in Belediye Başkanı'nda, Michael Henchard daha romanın ilk bölümünde kendi kaderini yazmış ve geçmişinde yapmış olduğu hata onun bugününde bile peşini bırakmamış ve hatta bu hata onun trajik çöküşüne neden olmuştur. Öte yandan, Tess of the D'Urbervilles romanında, Tess Durbeyfield'in kaderi ilahi adaletin elindedir. Rastlantı eseri, Tess'in babası soylu bir ataya mensup olduklarını öğrenir ve kızının kaderini akrabalarıyla tanıştırarak değiştirir. Tess, ahlak kurallarına karşı geldiği için toplum tarafından yargılanır ve cezalandırılır. Cezası kendi karakterinin sonucu olan Henchard'in aksine. Bununla birlikte, Adsız Sansız Bir Jude romanında, Jude sınıf farklılıkları tarafından kurban edilmiş ve toplumun eğitim ve evlenme yasalarına boyun eğmek zorunda bırakılmıştır. Bu tez, okuyucunun üç ana karakterin içinde bulundukları farklı koşulları ve bu koşulların onları felakete ve trajik hayatlara sürükleyecek kararlar almada nasıl etkili olduğunu anlamada yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, kahramanların yaşamlarını ' gaflet', ' farkına varma', 'arınma', 'dönüm noktası' ve benzeri. trajik unsurlar açısından ele almaktadır. Bu tez, Hardy'nin kendi toplumuna olan eleştirisini, Sofokles ve Shakespeare gibi büyük trajedi oyun yazarlarının eserlerinden esinlenerek incelemektedir. Ayrıca, bu tez yazarın Geç Viktorya Dönemindeki trajik vizyonunu ve karamsar tavrını incelemektedir. Anahtar Kelimeler: Trajedi, Hardy, Aristoteles, Gaflet, Arınma, Henchard, Tess, Jude, Farkına Varma, Dönüm Noktası
  • Master Thesis
    William Blake ve William Wordsworth Şiirlerinde Çocuk İmgesi
    (2016) Altahhan, Asmaa Raafat Noori; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, William Blake ve William Wordsworth şiirlerinde çocuk imgesini tarihsel ve kuramsal çerçevede tartışmaktır. Tezin başlangıç noktası çocuk imgesi kavramının romantik algıyla bağlantısını incelemektir. Çocuk imgesinin kavramsal analizi adı geçen iki Romantik şairin bu kavramı hayal gücünün kaynağı şeklinde ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Çocuk imgesi, William Blake'in Songs of Innocence and of Experience başlıklı eserinden seçilen şiirlerine ve William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood ve The Prelude eserlerine göndermeler yaparak Jung'un çocuk arketipi kuramı açısından ele alınmaktadır. Birinci bölümde, Romantik dönemin sosyal, tarihsel gelişimi ve Romantik şiirde çocuk imgesi kavramları incelenmektedir. Jung'un kolektif bilinçdışı ve çocuk arketipi kuramlarının William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde nasıl yansıtıldığı analiz edilmektedir. Tezin ikinci bölümü, William Blake şiirlerinde çocuk imgesini ve bu imgenin bir bütünleşme ve hayal gücü kaynağına dönüşümünü incelemektedir. William Blake, çocuk imgesini masumiyet ve deneyim gibi birbirine zıt iki kavram açısından ele almaktadır. Üçüncü bölümde William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood başlıklı eserinde çocuk imgesi ve ölümsüzlük kavramını nasıl ifade ettiği üzerinde durulmaktadır. Bu bölümde ayrıca Wordsworth'ün The Prelude eserinde çocuk imgesi ve insan zihninin gelişimi arasındaki ilişki üzerinde durulmaktadır. Sonuç kısmında, William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde çocuk imgesini ele alış biçimleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konmaktadır. Jung'un kuramı ışığında çalışılan bu tezde çocuk imgesinin ilham, hayal gücü ve bütünleşme kaynağı olarak söz konusu şairler ve eserlerinde önemli bir yeri olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Distopya Romanlarında Güç Mekanizmasının Yeni Tarihselciliğe Göre Okunması: Anthony Trollope'un The Fixed Period, Anthony Burgess'ın A Clockwork Orange ve Kazuo Ishiguro'nun Never Let Me Go Adlı Eserleri
    (2019) Bekler, Ecevit; Aras, Gökşen
    Anthony Trollope, Anthony Burgess ve Kazuo Ishiguro tarafından yazılan sırasıyla The Fixed Period (1882), A Clockwork Orange (1962) ve Never Let Me Go (2005) romanları Yeni Tarihselcilik teorisi kullanılarak incelenmiştir. Bu teori kullanılarak metin, yazarın hayatı ve her dönemin sosyal, kültürel ve politik koşulları arasındaki ilişki dikkatli bir çalışma ile ortaya çıkarılmıştır. Romanlar, kültürleri ve söylemlerinin metinsel ürünleri olarak dönemleri hakkında derin bilgi sağlar. The Fixed Period, A Clockwork Orange ve Never Let Me Go, sırasıyla sömürgecilik, gençlik suçları ve bilimsel söylemlerin ürünleridir. Bu çalışma, her bir romanın, dönemlerinin çağdaş ve önde gelen sosyal sorunlarını yansıttığını ortaya koymaktadır. Romanların distopik olması sosyal meselelerle ilgili endişeleri yansıtmaktadır. Çağdaş edebi metinler ve edebi olmayan metinler, her dönemin baskın ideolojisini bulmak için kullanılmıştır. Üç farklı dönemin kültürel ve entelektüel tarihini daha iyi anlamak için Stephen Greenblatt ve Michel Foucault'nun güç, ideoloji ve söylem hakkındaki teorileri ve argümanları toplumdaki güç mekanizmalarının işlevi konusunda temel alınmıştır. Bu tez, güç ilişkilerinin ve kontrol mekanizmalarının toplumlardaki sosyal ve kültürel değişimlere paralel olarak dönemden döneme değiştiğini göstermiştir. Günümüzde insanlar sadece doğaya değil aynı zamanda birbirine de hükmetmektedir. Bu çalışma, makineleşmenin, teknolojinin ve bilimin, insanların yaşam standartlarını arttırdığı ve toplumun refahına katkıda bulunduğunu ancak bu gelişmelerin daha fazla kontrol mekanizmalarının oluşmasına neden olduğunu da ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Anxiety and Its Stimuli in the Protagonists of Thomas Hardy's Tess of the D'urbervilles and Charles Dickens' Great Expectations: a Study From a Psychological Perspective
    (2017) Hammadi, Omar; Aras, Gökşen
    Bu tez, İngiliz edebiyatının iki ana karakteri, Tess of the D'Urbervilles'deki Tess ve Great Expectations'daki Pip'i incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Freud'un endişe kavramı ve savunma mekanizması ve bu kavramların eserde nasıl yansıtıldığı analiz edilmektedir. İki karakter, bu tezde de gösterildiği gibi, belirli davranış ve tutumları açısından hem benzer hem de farklıdır. Örneğin, ikisinin de sorunlarla dolu çocuklukları ele alınmıştır. Tess, erkek egemen dünyaya adımının, kardeşleri için mükemmel bir fırsat olduğuna inanmaktadır. Karakterlerin bakış açısı incelendiğinde, ilgili eserlerdeki diğer karakterlerden daha fazla duygusal oldukları görülür ve bu durum okuyucuların psikolojik kaygı kavramını ve bu kavramın Freudcu kaygı anlayışındaki olası yansımalarını görmelerini sağlar. Karakteri psikolojik açıdan tanımlayan bu hikayede, ana karakter Tess, John ve Joan Durbeyfield'in en büyük çocuğu ve son derece fakir bir ailenin üyesidir. Papaz Tringham ile kazara gerçekleşen bir karşılaşmada, tüm ailenin yaşam biçimi değişir ve papaz John'un ailesinin 'Urbervilles`in şövalye geleneğinden gelen köklü soyunun kalan son temsilcisi' olduğu ortaya çıkar. Great Expectations, ana karakteri Pip'in çocukluğundan olgunluğa geçiş hikayesine odaklanmaktadır. Great Expectations, ana karakterin bağımsızlığı ve iç dünyasında yaşananları yansıtmaktadır. Bu tezde, Pip'in hayatı, Freud'un endişe kavramı açısından incelenmektedir. Pip, herhangi bir erkek çocuğunun başarabileceğinden daha fazlasını istemektedir. Great Expectations'da ahlak, sevgi, para ve sosyal statüden kaynaklanan çelişkiler bulunmaktadır. Bu faktörler, birinci şahıs anlatıcısı Pip'in zihinsel yolculuğunun analiz edilmesine olanak sağlamaktadır. Tezde, romanın ana karakteriyle ilgili bu konuların, kaygıyla ilgili sorunlara ait olduğu vurgulanmıştır. Çalışma aynı zamanda farklı nedenlerden ortaya çıkan çeşitli kaygı düzeyleri, onların farklı yaşlar üzerindeki etkileri ve bu karakterleri, bu psikolojik sorun karşısında daha savunmasız hale getiren çeşitli faktörlere ilişkin bir değerlendirme sunmaktadır. Tez, okuyucunun bu karakterlerin yaşamında yer alan endişenin farklı aşamalarını anlamasını sağlar. Aynı zamanda yazarların, bu karakterlerdeki benzer ve farklı psikolojik bakış açılarını kullanımını yansıtır. Çalışmada, bu karakterlerin yaşamlarında, ailelerinde, maddi durumlarında, problemlerinde ve önemsedikleri meselelerde farklılıkları olduğunu fakat endişeye karşı geliştirdikleri tutumlarında benzerlikler olduğu tartışılır ve farklı durumlara karşılık veriş biçimleri, Freud'un derslerinde ortaya koyduğu fikri yansıtır. Bu tez, bu iki ana karakterde endişeye katkıda bulunan farklı faktörler olduğu sonucuna varır. Ancak, bu iki eserin sonucuna bakıldığında, merkezlerindeki karakterlerin deneyimlerinden farklı şeyler öğrendikleri görülür.
  • Master Thesis
    George Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler Adlı Romanlarında Mutluluk ve Özgürlük Arayışı
    (2015) Keleş, Aybike; Aras, Gökşen
    Bu tezin amacı, Eliot'ın Kıyıdaki Değirmen ve Emily Brontë'nin Uğultulu Tepeler adlı romanlarındaki kadın karakterlerin toplumun kısıtlamalarına rağmen kendi yöntemleriyle nasıl özgürlük ve mutluluğa ulaşmaya çabaladıklarını göstermektir. Giriş bölümünde Viktorya Döneminin kültürel ve tarihsel özellikleri, cinsiyet rollerine ilişkin bilgiler verilmiştir. Gelişme bölümünde bu bahsedilen bilgiler ışığında romanlar analiz edilmiş ve yazarların kısa özgeçmişlerine yer verilmiştir. Adı geçen yazarlar, kadın karakterlerinin toplumdaki inançlara, geleneklere ve değerlere karşı isyanlarını göstermişler ve karakterlerin intiharlarını bir çığlık olarak yansıtarak toplumdaki susturulmuş kadınlar için yeni olanaklar ve önemli değişikler yaratmayı amaçlamışlardır. Anahtar Sözcükler Toplum, Ataerkillik, Değerler, Beklentiler, Geleneksel
  • Master Thesis
    Sosyal faktörlerin Jane Eyre, David Copperfield ve Great expectations başlıklı eserlerdeki karakterler üzerindeki etkisi
    (2019) Rashid, Mohammed; Aras, Gökşen
    Bu tez, sırasıyla Jane Eyre, David Copperfield ve Great Expectations başlıklı eserlerdeki üç ana karakterin davranışlarını analiz etmektedir. Tez, sosyal etki teorisini Stanley Milgram, Solomon Asch ve Muzafer Sheriff gibi psikologların deneylerinde incelenen faktörler doğrultusunda incelemektedir. Tez, bu faktörlerin kahramanların davranışları, kararları, eğitimleri, evlilikleri ve tutumları üzerindeki etkisini göstermektedir. Üç kahraman Jane, David ve Pip, sosyal etki teorisinin neredeyse aynı faktörlerinin etkisinden muzdariptir. Yukarıda bahsedilen üç roman, birinci şahıs anlatısında yazılmıştır ve faktörlerin etkisi, karakterlerin erken çocukluk döneminde başlamaktadır. Jane Eyre'de başkahraman, davranışlarını Gateshead normlarına uyarlamakta zorluklarla karşılaşır. Jane, bağımsız bir kimlik, cinsiyetler arasında eşitlik, iyi bir eğitim ve kariyer düşlemektedir. Sosyal etki teorisinin faktörleri, Jane'in hedeflerine giden yoldaki temel engeller haline gelir. Sadece başkahramanlar değil, romandaki karakterlerin çoğu da, sosyal etki teorisinin, itaat, uyum, sosyal sınıf ve sosyal değişim gibi faktörlerinden etkilenmektedir. David Copperfield'da, başkahramanın yaşamı üvey babası Bay Murdstone tarafından alt üst edilir. David, mülkünü, eğitimini, güvenliğini, özgürlüğünü ve annesinin sevgisini üvey babasının gelmesiyle kaybeder. Uzlaşamaması nedeniyle, Murdstone'un normlarına uyamaz. Bu nedenle, evden de gönderilir. David'in davranışları iyi ve kötü melek Steerforth ve Agnes nedeniyle etkilenmektedir. Great Expectations başlıklı eserde de Sosyal sınıf faktörlerinin etkilerini görmek mümkündür. Pip'in hayali, Estella'yla aynı sınıfta olabilmektir. Sınıf kavramı, Pip'in eğitimini, evliliğini ve tutumlarını etkilemektedir. Bu tez, sosyal sınıfın, karakterlerin davranışlarını ve kararlarını nasıl değiştirdiğini göstermektedir. Buna ek olarak, sosyal sınıfın ilişkileri kurmadaki büyük rolü ve üst sınıftan insanların alt sınıftaki insanlara nasıl davrandıkları adı geçen romanlarda incelenmektedir. Ayrıca, adalet konusu üç romanda ayrıntılı olarak tartışılmakta, adaletin sosyal etki teorisi faktörü tarafından ve özellikle sosyal sınıf tarafından nasıl ihlal edildiği gösterilmektedir.
  • Master Thesis
    Robert Louis Stevenson'un Treasure Island, Kidnapped ve The Black Arrow Eserlerinde Arzu Duyulan Nesneye Ulaşmada Haz İlkesi Temsili
    (2018) Balanı, Adyar Saadı Khudhur; Aras, Gökşen
    Eserlerinde Arzu Duyulan Nesneye Ulaşmada Haz İlkesi Temsili] Bu tezin amacı, Treasure Island, Kidnapped ve The Black Arrow'daki karakterlerin haz ve arzuları aracılığıyla, haz ilkesi kavramını analiz etmek ve karakterlerin elde etmek istedikleri nesnenin ne olduğunu incelemektir. Teorik bölüm haz ilkesi kavramını ve bireyin arzularına ulaşma isteğini nasıl tetiklediğini tartışmaktadır. Gerçek dünyadaki bazı arzular kabul edilirken, bazıları ahlak kurallarına uymazlar, dolayısıyla toplum tarafından kabul edilmezler. Treasure Island, esas olarak Jim Hawkins'in hayatını ve gömülü bir hazine bulmak için bir grup denizciyle çıktığı yolculuğu anlatmaktadır. Adı geçen eser, bencil karakterler olarak sunulan denizcilerin isteklerine odaklanmaktadır. Stevenson, hazineyi almak için karakterleri motive eden haz ilkesine ve karakterlerin hırslarına odaklanmaktadır. Kidnapped adlı eserde, Davie ile amcası Ebenezer arasında Davie'nin babası ve amcası tarafından bırakılmış bir miras mücadelesi anlatılmaktadır. Ebenezer, mülkünü kaybetmemek için Davie'den çeşitli şekillerde kurtulmaya çalışır. The Black Arrow'da ise, Richard Shelton, Joanna Sedley'i sever ve onunla evlenmek ister ancak Sir Daniel adında bir rakibi bulunmaktadır. Richard bir şövalye olur ve Joanna uğruna Sir Daniel ile dövüşür. Ancak, çok istediği Joanna ile evlenmeye çalışırken, Shelton'ın yoluna birçok engel çıkar. Bu nedenle, Joanna daha değerli olur ve farklı taraflarca istenildiği için arzu edilen bir nesneye dönüşür. Sonuç bölümünde adı geçen üç roman karşılaştırılacak ve karakterlerin haz ilkesi kavramı açısından farklılıkları, benzerlikleri ve arzularının arzulanan cisimleri elde etmek için onları nasıl tetiklediğini ortaya koyacaktır. Ayrıca karakterlerin barışçıl kişilerden vahşi kişilere nasıl dönüştükleri incelenecektir.
  • Master Thesis
    Oliver Twist, David Copperfield ve Zor Zamanlar Romanlarındaki Çocuk İşçiliğinin Marxist Açıdan İncelenmesi
    (2018) Janabı, Yahıa Haroon Dhaıghem; Aras, Gökşen
    Bu tez, Oliver Twist, David Copperfield ve Zor Zamanlar romanlarındaki çocuk işçiliğini Marksist açıdan incelemeyi amaçlamaktadır. Bu tezde vurgulanmak istenen düşünce, bu üç romanın yazıldığı dönemde çocukların sömürülmesi ve kötü davranışlara maruz kalmalarıdır. Örneğin, Oliver Twist romanında, düşkünler yurdundaki dehşet verici durumlar, yankesicilik, fuhuş ve 1834 Yoksulluk Kanunu eleştirel bir bakış açısıyla yorumlanacaktır. David Copperfield romanında da pek çok benzer sosyal olgu yer almaktadır. Zor Zamanlar'da ise Faydacılık fikrini benimseyen Bay Creakle'ın yönettiği okuldaki öğrencilerin zihinlerini nasıl şekillendirdiği işlenecektir. Dickens, çocuklara kötü davranılmasını ve onların dövülmesine odaklanmakta ve buna ilişkin örnekler sunmaktadır. Birinci örnek, David'in üvey babası ve kız kardeşi tarafından dövülmesi ve kötü muameleye maruz kalmasıdır. İkinci örnek ise, Salem House Okulundaki öğrencilere kötü davranılması, onların dövülmesi, sınıfsal ayrım ve bu ayrımın etkileridir. Dickens, üst sınıftan Steerforth ve alt sınıftan Bay Mell olmak üzere iki model yaratır. Dickens, Bay Mell'in Steerforth'a karşı çıktıktan sonra okuldan nasıl kovulduğunu yansıtır. Sonuç olarak, yukarıda bahsedilen konular Marksist ideolojinin üst sınıfın işçi sınıfını veya genel olarak fakirleri sömürdüğüne ilişkin söylemi çerçevesinde analiz edilecektir.
  • Master Thesis
    Margaret Atwood'un Surfacing ve Doris Lessing'ın The Cleft Başlıklı Eserlerinin Ekofeminist Yaklaşımla İncelenmesi
    (2017) Hani, Hani; Aras, Gökşen
    Bu tez, Margaret Atwood'un Surfacing ve Doris Lessing'in The Cleft adlı eserlerindeki kadın, doğa ve ataerkillik arasındaki ilişkiyi ekofeminist yaklaşımla incelemektir. Bu çalışma, kadına ve çevreye karşı kötü muameleleri birlikte ele alarak, ataerkil yapıların bu koşulları nasıl meydana getirdiğini ele alır. Ekofeminizm kadının ve çevrenin değersizleştirilmesi arasında bir paralellik olduğunu ileri sürer. Bu çalışma ekofeminizmin tarihsel gelişimini ve bu kuramın dayandığı ilkeleri inceler. Bu çalışma aynı zamanda ekofeminizm ile benzer ideolojik özellikler taşıyan feminizm ve ekokritisizm gibi kuramlar arasındaki bağlantıları da ele alır. Bu çalışma ataerkil güçlerin ve yapıların, erkekleri kayırmak amacıyla yapılan çarpıtılmış kültürel değişimlerin sonucu olduğunu ortaya koyar. Bu güçler ve yapılar, erkeklerin daima kadın ve çevreye göre öncelikli olduğunu vurgular. Bu ataerkil benmerkezcilik kadın ve çevrenin istismar edilmesine yol açmaktadır. Üzerinde çalışılan iki roman karşılaştırmalı bir platformda ele alınmıştır ve bu romanlarda kadın, doğa ve ataerkillik gösterimlerinin arasında benzerlikler olduğu keşfedilmiştir. Ataerkillik üzerinde çalışılan bu romanlarda benzer araçları kullanarak kadın ve çevreyi istismar etmektedir. Bu çalışma ataerkil yapıların kadın ve çevreye saygı duyacak bir biçimde yeniden yapılandırılması gerekliliğini vurgulayan ekofeminist yaklaşımın sözü geçen romanlarda nasıl yansıtıldığını ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Totalitarizmin William Golding'in Sineklerin Tanrısı, George Orwell'in Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört Romanlarına Yansıyan Etkileri
    (2015) Özçelik, Kaya; Aras, Gökşen
    Bu çalışma, William Golding'in Sineklerin Tanrısı (1953), George Orwell'in Hayvan Çiftliği (1945) ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1949) romanlarını ele alarak, totalitarizmin gelişimini ve bireyi insani değerlerinden uzaklaştırma ve toplumda huzursuzluğa yol açma gibi toplumun birliğini bozan zarar verici etkilerini üç temel safhada incelemeyi amaçlamaktadır. Yirminci Yüzyılda var olan Totalitarizm ile Faşizm 1922-1975 dönemine sığdırılabilir. Bu dönem Mussolini ile başlar, Hitler ve Stalin ile devam eder, ve en son Franco'nun ölümüyle sonlanır. Bu diktatörlerden Mussolini, Hitler ve Franco hem faşist hem de totaliter olarak kabul edilirken, Stalin ise sadece totaliter lider olarak kabul edilmektedir. Bu diktatörler Totalitarizmi halkın üzerinde benzer ideallerini ve güçlerini kullanarak, fikir aşılama ve manipülasyon yöntemleriyle korku ve terör yayarak kendi menfaatlerine yönelik mutlak ve merkezi bir kontrol sağlayan, yıkımdan başka hiçbir şeye yaramayan ya da ideallerin kaybolmasına neden olan bir yönetim şekli olarak tanıttılar. Bu dönemde, bireyler her yönüyle ifade ve düşünce özgürlüklerinden mahrum bırakılarak insanı değerlerinden uzaklaştırılmış ve 'halk için devlet' olan kavram, kendi menfaatlerine hizmet eden yasaklar koymak ya da baskı kurmak için 'devlet için halk' kavramı olarak değiştirilmiştir. Bu dönemde, huzur vaat eden idealler, yönetimi ele geçirmek için suistimal edilmiş, totaliter yönetimi güvence altına almak için terör ve korku ortamı yaratılmış, milyonlarca kişinin ölümüne sebep olunmuştur. Bu romanlarda, William Golding ve George Orwell Yirminci Yüzyıl totalitarizmine dayanarak Totalitarizmin nasıl kurulduğunu, korku, manipülasyon ve terörle nasıl devam ettirildiğini sert bir dille eleştirmişlerdir. Bu çalışma, bir giriş, beş ana bölüm ve bir de sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, eleştirmenlerin görüşleri ışığında Totalitarizmin yirminci yüzyıl İngiliz romanındaki yeri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler:Totaliter karşıtı edebiyat, Totalitarizm, Faşizm, Distopya, Kapitalism