Terzioğlu, Füsun

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Terzioglu, F.
Terzioglu,F.
Füsun, Terzioğlu
Terzioğlu,F.
T.,Fusun
F., Terzioglu
T., Fusun
Terzioglu, Fusun
Terzioğlu, Füsun
F.,Terzioğlu
Fusun, Terzioglu
T.,Füsun
F.,Terzioglu
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
fusun.terzioglu@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Nursing
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
13
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
2
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
4
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
1
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
1
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
4
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
2
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

33

Articles

32

Views / Downloads

32/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

404

Scopus Citation Count

438

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

12.24

Scopus Citations per Publication

13.27

Open Access Source

26

Supervised Theses

0

JournalCount
Sağlık ve Toplum2
Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi2
Perspectives in Psychiatric Care2
Sağlık Bilimleri ve Meslekleri Dergisi /Journal of Health Sciences and Professions2
Cukurova Medical Journal1
Current Page: 1 / 6

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 33
  • Article
    Hemşirelerin Tıbbi Hata Eğilimlerinin ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2019) Özen, Nurten; Onay, Taner; Terzioğlu, Füsun
    ÖZAmaç: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışma 01 Mayıs-15 Temmuz 2018 tarihleri arasında sosyal ağlar ve bloglar aracılığıyla hemşire ünvanı almış ve aktif olarak çalışan hemşireler ile online soru formu kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma için etik kurul izni ile katılımcıların onamları alındı. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafındanliteratür incelemesi sonucunda geliştirilen „Katılımcıların sosyo-demografik ve tıbbi hata durumlarına ilişkin hazırlanmış yarı yapılandırılmış soru formu‟ ve „Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği‟ kullanıldı.Bulgular: Araştırma 390 hemşire ile tamamlandı. Katılımcıların %55.1‟i 20-30 yaş aralığında, %87.7‟si kadın ve %63.6‟sı gece ve gündüz vardiyasında çalışmakta olup, %51.8‟i mesleğinden memnun olduğunu ifade etti. Hemşirelerin %82.6‟sı hasta güvenliği ve tıbbi hatalara ilişkin eğitim aldığını, %53.1‟i daha önce tıbbi hatayaptığını belirtti. Katılımcıların %76.7‟si yanlış ilaç uygulamalarının en sık karşılaştıkları tıbbi hata olduğunu, iş yükü fazlalığının (%87.9) ve yorgunluğun (%75.9) tıbbi hataya en sık neden olan faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği toplam puan ortalaması 223.10±19.51 olup, tıbbi hata yapma eğilimleri düşük bulundu. Ölçek toplam puan ortalaması kadınlarda (Z= -2.479; p= 0.013), 31 yaş üzerinde olanlarda (Z= -5.004; p<0.001), 13 yıl ve üzeri (Z= -5.699; p<0.001) ile gece vardiyasında (Z= -3.925; p= 0.001)çalışanlarda, tıbbi hatalara ilişkin eğitim alanlarda (Z= -2.424; p= 0.0015) ve meslekten çok memnun (Z= -5.012; p<0.001) ve memnun (Z= -3.984; p<0.001) olanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti.Sonuç: Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük olduğu saptandı. Kadın cinsiyetinde ve 30 yaş üzerinde, 13 yıl üzerinde ve gece vardiyasında çalışan, hasta güvenliği ve tıbbi hataya ilişkin eğitim alan ile meslekten çok memnun ve memnun olan hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin diğergruplara göre daha düşük olduğu görüldü. Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapmasına neden olan faktörlere yönelik sürekli hizmet içi eğitim ve kursların planlanması ve yeterli sayıda hemşire istihdamı sağlanarak hataya neden olan faktörlerin en aza indirilmesi önerilmektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 28
    Citation - Scopus: 32
    Interprofessional Simulation-Based Training in Gynecologic Oncology Palliative Care for Students in the Healthcare Profession: a Comparative Randomized Controlled Trial
    (Churchill Livingstone, 2020) Uslu-Sahan, Fatma; Terzioglu, Fusun
    Background: Preprofessional palliative care education may be inadequate, leaving a gap in health professional students' knowledge and understanding of managing patients with gynecologic cancer and their families. Interprofessional simulation-based training may be useful in helping health professional students gain the necessary skills required for palliative care. Objective: This study aimed to determine the effectiveness of different simulation methods used for interprofessional training on gynecologic oncology palliative care knowledge, interdisciplinary education perceptions, and teamwork attitudes of health professional students and to compare these methods. Design: A comparative randomized controlled trial was conducted with a pre-test and two post-tests. Settings: This study was conducted at a university in Ankara, Turkey, in 2016-2017. Participants: A convenience sample of 84 interprofessional students (nursing, medical, nutrition-dietician, and social work) was used in the study. Methods: Students were stratified by their profession and randomized by four blocks into high-fidelity simulation, hybrid simulation, and a control group. Data were collected using a semi-structured questionnaire form, palliative care knowledge test, interdisciplinary education perception scale, and teamwork attitudes questionnaire. Results: The high-fidelity simulation and hybrid simulation groups improved their palliative care knowledge, interdisciplinary education perception, and teamwork attitudes from pre-test to first and second post-tests compared to the control group. Conclusion: The introduction of high-fidelity simulation and hybrid simulation or hybrid simulation-based interprofessional training in undergraduate education can increase students' palliative care knowledge, interdisciplinary education perception, and teamwork attitudes. Training programs that are used together with highfidelity simulation and hybrid simulation applications in interdisciplinary training should be integrated into the undergraduate curricula of future cooperating health professions.
  • Article
    Ebelik Bölümü Öğrencilerinin Stresle Başa Çıkma Tarzlarının ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi: Sağlık Bilimleri Fakültesi Örneği
    (2020) Ozen, Nurten; Özkaptan, Bilge Bal; Dovranova, Yyldyz; Terzioğlu, Füsun
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, ebelik öğrencilerinin stresle başa çıkma tarzlarının ve etkileyen faktörlerin incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler:Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışma, Ocak 2019-Şubat 2019 tarihleriarasında İstinye Üniversitesinin ebelik bölümünde öğrenim gören iki ve üçüncü sınıf öğrencileri ile yürütüldü. Yerel etik kurul izni ile okuldan gerekli izinler ve çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilerin aydınlatılmışonamları alındı. Veriler, “Katılımcıların Tanıtıcı Özelliklerine İlişkin Soru Formu” ile “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği” kullanılarak toplandı. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde “Mann-Whitney U”, “Kruskal-Wallis” ve “Bonferroni Düzeltmeli Mann-Whitney U” testleri kullanıldı. Bulgular: Araştırma, 85 öğrenci ile tamamlandı. Öğrencilerin stresle baş etmede sıklıkla kendine güvenli yaklaşım, çaresiz yaklaşım ve iyimser yaklaşım sergiledikleri görüldü. Stres karşısında sigara kullanmayan öğrencilerin iyimser yaklaşım sergiledikleri (p=0,043), sosyal yaşantısında stres yaratan durumları bulunmayan öğrencilerin daha fazla kendine güvenli yaklaşım (p=0,003) sergiledikleri görüldü. Gelir durumu, ebeveynlerin çalışma durumu ve ikamet edilen yer ile stresle başa çıkma tarzları ölçeği alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldü (p<0,05). Sonuç: Ebelik öğrencilerinin stresle başa çıkma yöntemlerinden en çok kendine güvenliyaklaşım sergiledikleri belirlenmiştir. Sosyal yaşantıda stres yaşayan, sigara kullanan, ebeveynleri çalışmayan, gelir düzeyi düşük olan ve yurtta yaşayan öğrencilerin, stresle başa çıkmada etkisiz yöntemler kullandıkları görüldü. Öğrencilerin eğitim sürecinde stresörlerinin azaltılması, stresle başa çıkma konusunda bilgi ve becerisini destekleyici danışmanlık verilmesi ve düzenlihizmet alabilecekleri birimlerin kurulması önerilebilir.
  • Review
    Covıd-19 Sürecinde Sağlık Sistemlerinin Zorlukların Üstesinden Gelebilme Kapasitesinin Geliştirilmesi ve Hemşireler ile Diğer Sağlık Profesyonellerinin Güçlendirilmesi
    (2020) Terzioğlu, Füsun
    Günümüzde, lider ve yöneticiler tam anlamıyla çözümü olmayan, kariyerlerini ve kurumlarının geleceğini tehdit eden,tarafların zarar görmesi kaçınılmaz karmaşık birtakım problemlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Birbiriyle çelişen belirsizbilgileri değerlendirirken yönetici ve liderin önceliği çoğunluğa en az zarar veren çözümü uygulamaya koymak olmasıgerekmektedir. COVID-19 gibi pandemiye neden olan ve yaşantılarımızı belirsizliğin hakimiyetine bırakan bir süreçeklenince hem kişisel hem de sağlık meslekleri olarak yönetmemiz gereken birden fazla kriz durumu ortaya çıkmıştır.Burada önemli olan husus, Quantum çağında karşılaştığımız bu olağanüstü durumları nasıl yönettiğimiz ve bu sürecenasıl liderlik ettiğimiz ile ilişkilidir.Bu planlama sürecinde değişime nasıl ayak uyduracağımız ve nasıl liderlik edeceğimiz önemli bir konudur. Çünküinsanlar en önemli insan hakkı ve anayasal hakkı olan “yaşama hakkı” bağlamında bir riskle karşı karşıya kalmışlardır.Bu nedenle de bu süreçte kendimizi nasıl koruyacağımız ve nasıl sağlıklı kalacağımız en önemli önceliklerimiz olmuştur.Sağlığın korunması ve güçlendirilmesi denince akla ilk gelen hiç kuşkusuz bu konuyu kendisine mesleki ilke edinmiş olansağlık profesyonelleridir. Sağlık profesyonellerine bu kriz yönetiminde, planlama, hız, uyum ve güven oluşturma açısındanönemli sorumluluklar düşmektedir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makalede COVID-19 sürecinde, yönetici ve liderleriniçinde bulundukları sağlık sisteminde zorlukların üstesinde gelebilme kapasitelerinin geliştirilmesi ile hemşirelerin ve sağlıkprofesyonellerinin güçlendirilmesi kapsamında yapılabilecekler tartışılmıştır.
  • Review
    ŞİDDETİN FARKLI BİR YÜZÜ: FLÖRT ŞİDDETİ, ETKİLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER
    (2018) Yıldırım, Sevda; Terzioğlu, Füsun; Yıldırım-hamurcu, Sevda
    Şiddetin alt dallarından biri olan ve genellikle ergenler ve gençleri etkileyen flört şiddeti “çiftlerin flörtilişkisinde birbirine karşı sözel, cinsel, duygusal ve fiziksel şiddet ya da şiddet içeren davranışlar uygulaması vebirbirlerinin davranışlarına sosyal kısıtlamalar getirmesidir”. Flört şiddeti sadece endişe verici yaygınlığınedeniyle değil, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerine olan olumsuz etkileri nedeniyle de toplumda görülen önemli birproblemdir. Flört şiddetinin neden olduğu bazı sorunlar anksiyete, depresyon, intihar girişimleri, alkol kullanımıve riskli cinsel davranışlardır. Flört şiddeti; fiziksel, psikolojik/duygusal, sözel ve cinsel şiddet olarak ortayaçıkmaktadır ve ebeveynler tarafından cezalandırılma, flört şiddeti mağduru arkadaşın varlığı, toplumsal cinsiyetrollerine ilişkin geleneksel kalıp yargıların benimsenmesi, alkol/madde kullanımı gibi bazı faktörler flört şiddetiriskini arttırmaktadır. Sorunun çözümüne yönelik olarak atılması gereken adımlar flört şiddeti farkındalığınınarttırılması ve risk faktörlerinin tanımlanmasıdır. Flört şiddetinin önlenmesi, tanılanması ve tedavisine yönelikolarak hemşirelerin de önemli rolleri bulunmaktadır.
  • Review
    İŞGÜCÜ PLANLAMASI: İŞGÜCÜ YÖNETİMİNDE ESNEKLİK
    (2020) Avcı, Keziban; Şahin, İsmet; Terzioğlu, Füsun
    Son yıllarda kaliteli ürün ve hizmet sunan küresel örgütlerin sayısındaki artış ile birlikte yaşanan rekabet ve teknolojik ilerleme çalışma düzenlerinin önemli ölçüde değişmesine, insanların nerede, nasıl ve ne zaman çalışacakları konusunda daha fazla esneklik gereksinimine sebep olmuştur. Ayrıca, çalışanlar tarafından da iş-yaşam dengesini iyileştirmek için esnek çalışma uygulamaları giderek talep edilmekte ve önem kazanmaktadır. Buna karşın işyerlerinde esnek çalışan sayısındaki artış, örgütler için zorluklara yol açmaktadır. Esnek çalışma kurum genelinde tutarlı bir şekilde kullanılırsa etkili olabilir. Çalışanların en üretken saatlerde çalışması ve örgütsel bağlılığı artırması nedeniyle esnek çalışma örgütsel performansı artırır. Öte yandan, esnek çalışma politikası adaletsizlik algılarına yol açabilir ve çalışma ilişkilerini bozabilir. Ek olarak, çalışanlar için daha az iş-yaşam çatışması nedeniyle, mesleki stresin azalmasına yardımcı olmaktadır. Ancak, eğer bilgi akışı bozulursa stres yaratabilir.Bu kapsamda işgücü esnekliği, örgütlerin iç ve dış çevredeki değişen gereksinimlere uyum sağlamak için bir strateji olarak tanımlanabilmesine rağmen, hem işverenler hem de çalışanlar için zorluklar içermektedir. Bu makalede işgücü esnekliği yöntemlerinin türlerini, içeriğini, etkinliğini, avantajlarını ve dezavantajlarını incelemek ve çalışanları üzerindeki etkisini göstermek amaçlanmıştır. Uygulanan yöntem tüme varım yöntemidir.
  • Article
    Hemşirelik Öğrencilerinde Bilgi Okuryazarlığı ile Bireysel Yenilikçilik Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (2020) Ozen, Nurten; Özkaptan, Bilge Bal; Akyar, İmatullah; Terzioğlu, Füsun
    Amaç: Araştırmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinde bilgi okuryazarlığıile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir.Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, Eylül-Kasım 2018 tarihleriarasında iki üniversitede lisans eğitimi gören hemşirelik öğrencileri ileyürütüldü. Verilerin toplanmasında; “Tanıtıcı Bilgiler Formu”, “BilgiOkuryazarlık Ölçeği” ve “Bireysel Yenilikçilik Ölçeği” kullanıldı. Veriler,frekans dağılımı, ortalama±standart sapma, medyan, çeyrekler arasıaralık, yüzdelik sayılar kullanılarak değerlendirildi. Karşılaştırmalar“Mann-Whitney U Testi”, “Kruskal-Wallis Testi”, “Bonferroni DüzeltmeliMann-Whitney U Testi” ve Spearman Korelasyon Analizi” ile yapıldı.Bulgular: Araştırma 248 öğrenci ile tamamlandı. Katılımcıların%41.1’inin öncü, %40.3’ünün ise sorgulayıcı olduğu belirlendi.Öğrencilerin bilgi okuryazarlık ölçeği toplam puan ortalaması 22-26 yaşgrubunda olanlarda, internette geçirilen süre 3 saat ve altında olanlarda,kendine ait bilgisayarı olanlarda, hemşirelikte yeni buluş/fikirler üretmekonusunda girişimde bulunanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecededaha yüksek bulundu. Meslekle ilgili yenilikleri takip eden öğrencilerinbireysel yenilikçilik ölçeği toplam puan ortalamasının takip etmeyenleregöre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı.Öğrencilerin bilgi okuryazarlığı ölçek toplam puanı ile bireysel yenilikçilikölçeği toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde vezayıf bir ilişki bulundu.Sonuç: Öğrencilerin bilgi okuryazarlığı ile bireysel yenilikçilik düzeyleriarasında anlamlı bir ilişki bulunduğu; çoğunluğunun bireysel yenilikçilikdüzeyinin “öncü” olduğu ve bilgi okuryazarlığının da “zorlanmıyorum”seviyesinde olduğu görüldü.
  • Article
    Citation - WoS: 43
    Citation - Scopus: 48
    The Association of Missed Nursing Care and Determinants of Satisfaction With Current Position for Direct-Care Nurses-An International Study
    (Wiley, 2020) Bragadottir, Helga; Burmeister, Elizabeth A.; Terzioglu, Fusun; Kalisch, Beatrice J.
    Aim To describe the association of missed nursing care and to identify the determinants of satisfaction with current position for direct-care nurses. Background Missed nursing care and job satisfaction are important issues regarding quality patient care and safety in health care, globally. Method This was a cross-sectional quantitative study usingMISSCARE Surveydata. Participants were 7,079 nursing staff providing direct patient care in hospitals in Australia, Iceland, Turkey and the USA. Multivariable nested models were used to identify the relationship between missed nursing care and nurses' satisfaction with current position. Results More missed nursing care was associated with less satisfaction with current position. Other determinants of job satisfaction included country, nursing experience, overtime worked, adequacy of staffing and the number of shifts missed during the previous 3 months. Conclusion(s) Internationally, more missed nursing care is associated with less nursing job satisfaction and is influenced by work experience, overtime worked, levels of staffing and absenteeism. Implications for Nursing Management This study identifies that the association between missed nursing care and satisfaction with nursing position is of global concern. Other factors requiring the attention of nurse managers are staffing levels, absenteeism and work experience.
  • Review
    Obstetrik Acillerde Simülasyon Eğitimi ve İnterdisipliner Yaklaşım
    (2019) Karadaş, Merve Mert; Terzioğlu, Füsun
    Obstetrik aciller, gebelikte veya doğumda anne veçocuğun sağlığını tehdit edebilen gebelik ile ilgilidurumlardır. Bu tür acil durumlar, her zaman meydanagelebilir hem anne hem de fetüs/yenidoğan için sınırlıbir zamanda uygun müdahale, doğru ve etik kararvermeyi gerektirir. Yaşamı tehdit eden obstetrikacillerin uygun şekilde yönetilmesi, ekip içerisindehızlı bir koordinasyon, beceri ve etkili bir iletişimgerektirdiği için riskli bir durumdur. Bu nedenle, herekip üyesi obstetrik acillerin yönetiminde, diğer ekipüyelerinin rolleri ve sorumlulukları konusunda bilgisahibi olmalıdır. Obstetrik acillerin yönetimindeinterdisipliner eğitim ise, mesleklerarası işbirliğininsağlanmasında ve hasta bakımının güçlendirilmesindeetkili bir yaklaşımdır. Sağlık hizmetlerinde, hastagüvenliğinin sağlanması, bütüncül bakım anlayışıylaekip yaklaşımının sunulması ancak nitelikli yetişmişsağlık profesyonelleri ile mümkündür. Sağlıkprofesyonellerinin bu anlayış ile yetiştirilmesinde enetkili öğretim yaklaşımı ise simülasyon eğitimidir.İnterdisipliner simülasyon eğitimi, hasta güvenliğinisağlama ve hasta sonuçlarını iyileştirmek için etkili birpotansiyele sahiptir ve sağlık personelinin işbirliğiiçeresinde çalışabileceği gerekli bilgi ve beceriyekatkıda bulunabilir. Sağlık alanında eğitim alanöğrencilerin hastayla karşılaşmadan önce uygulamabecerilerini arttırmak, deneyimli sağlık personelininbecerilerini geliştirmek veya ekiplerin acil durumlarahazırlanmalarını sağlamak için simülasyon eğitimindeinterdisipliner yaklaşım pratik ve güvenilir bir yoldur.Bu derlemede, obstetrik acillerde simülasyonunkullanım alanları ve interdisipliner simülasyon eğitimiele alınacaktır.
  • Article
    Citation - WoS: 59
    Citation - Scopus: 73
    Effects of Reflexology and Progressive Muscle Relaxation on Pain, Fatigue, and Quality of Life During Chemotherapy in Gynecologic Cancer Patients
    (Elsevier Science inc, 2019) Dikmen, Hacer Alan; Terzioglu, Fusun
    Purpose: Our aim was to investigate the effect of reflexology and progressive muscle relaxation (PMR) exercises on pain, fatigue, and quality of life (QoL) of gynecologic cancer patients during chemotherapy. Methods: Eighty participants were randomly assigned to one of four groups: reflexology, progressive muscle relaxation (PMR) exercises, both (reflexology + PMR), or a control group. Data were collected with a general data collection form, Brief Pain and Fatigue inventories, and Multidimensional Quality-of-Life Scale-Cancer. Results: In reflexology and reflexology + PMR groups, a significant decrease in pain severity and fatigue and an increase in QoL were found (p < .05). In the PMR alone group, pain severity and fatigue decreased significantly (p < .05), but there was no significant change identified in QOL (p > .05). Conclusions: Reflexology and PMR exercises given to gynecologic cancer patients during chemotherapy were found to decrease pain and fatigue and increase QoL. (C) 2019 American Society for Pain Management Nursing. Published by Elsevier Inc. All rights reserved.