Mertol, Halit Cenan
Loading...
Profile URL
Name Variants
Mertol, Halit Cenan
Halit Cenan Mertol
M., Halit Cenan
H. C. Mertol
H.,Mertol
M.,Halit Cenan
H., Mertol
Mertol,H.C.
Mertol,Halit Cenan
H.C.Mertol
Mertol H.
Halit Cenan, Mertol
Cenan Mertol H.
Mertol, Halit
Halit Cenan Mertol
M., Halit Cenan
H. C. Mertol
H.,Mertol
M.,Halit Cenan
H., Mertol
Mertol,H.C.
Mertol,Halit Cenan
H.C.Mertol
Mertol H.
Halit Cenan, Mertol
Cenan Mertol H.
Mertol, Halit
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
cenan.mertol@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Civil Engineering
Status
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
1
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
1
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
12
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

Documents
18
Citations
365
h-index
10

Documents
14
Citations
310

Scholarly Output
34
Articles
18
Views / Downloads
239/2266
Supervised MSc Theses
14
Supervised PhD Theses
1
WoS Citation Count
295
Scopus Citation Count
332
Patents
0
Projects
1
WoS Citations per Publication
8.68
Scopus Citations per Publication
9.76
Open Access Source
8
Supervised Theses
15
| Journal | Count |
|---|---|
| PCI Journal | 2 |
| Buildings | 2 |
| Journal of the Croatian Association of Civil Engineers | 2 |
| Journal of Performance of Constructed Facilities | 2 |
| Journal of Reinforced Plastics and Composites | 1 |
Current Page: 1 / 3
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

10 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 10
Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 4A Site Survey of Damaged Rc Buildings in Izmir After the Aegean Sea Earthquake on October 30, 2020(Croatian Soc Civil Engineers-hsgi, 2023) Mertol, Halit Cenan; Tunc, Gokhan; Akis, TolgaAn earthquake with a magnitude of Mw = 6.6 and a depth of approximately 16.5 km occurred on 30 October 2020 off the cost of Samos, a Greek island 35 km southwest of Seferihisar, a town in Izmir. The earthquake caused several collapses and severe structural damage in approximately 6,000 buildings, specifically in the Bayrakli District in Izmir Bay. This paper presents the observations and findings of a technical team that visited the earthquake -affected areas immediately after the earthquake. Eleven partially or fully collapsed and several severely damaged reinforced concrete buildings were investigated. Based on the site investigations, we observed that almost all of the collapsed or severely damaged reinforced concrete buildings in the region were built between 1975 and 2000. Site observations also confirmed that the construction of these collapsed or damaged buildings did not conform to the requirements outlined in the Turkish Earthquake Codes used at the time. The failures and severe damage to buildings in earthquake-affected areas are primarily related to inadequate reinforcement configuration, poor material quality, the absence of geotechnical studies, and framing problems related to their lateral load-carrying systems. Therefore, it is recommended that all the buildings located in and around Izmir Bay, particularly those built between 1975 and 2000, be structurally evaluated to prevent any further loss of life and property during future earthquakes.Master Thesis Betonarme Yapıların Tasarımı için Özel Yük ve Direnç Katsayılarının Geliştirilmesi(2021) Elosta, Ibrahım; Mertol, Halit CenanBetonarme yapıların tasarımında kullanılan mevcut yük ve direnç (dayanım) katsayıları bu yüzyıldan önce geliştirilmiştir. Geçmişten gelen bu katsayıların kullanılması, daha iyi kalite kontrolüne sahip malzemeler ve daha iyi tahminlere sahip yükler kullanılarak inşa edilen betonarme yapıların tasarımını günümüzde önemli ölçüde cezalandırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, mevcut malzemeler (beton ve çelik) ile ilgili istatistiksel verileri (bias ve kovaryans) ve yük tahminlerini (ölü, canlı vb.) kullanarak istenilen hedef güvenilirlik endeksine göre yük ve dayanım (direnç) katsayılarını belirleyen bir araç geliştirmektir. Birinci Derece İkinci Moment Moment (BDİM) ve Monte Carlo Simülasyonu (MSC) yapısal güvenilirlik modelleri olarak kullanılan yöntemlerdir. Farklı göçme modları için direnç (dayanım) parametrelerini belirlemek için ilk yöntem kullanılmıştır. Bu direnç parametreleri güvenilirlik indeksi değerlerini belirlemek için MCS Metodu kullanılarak 20 milyon rastgele değişken kullanılarak hesaplanmıştır. Son olarak, betonarme elemanlar tasarlamak için özel yük ve direnç katsayılarını belirlemek için Microsoft Excel Yazılımı kullanılarak bir program geliştirilmiştir. Bu programı kullanılarak, direnç (dayanım), zati ve hareketli yük verileri kullanılarak kiriş ve kolon elemanlarının göçme modlarına ve hedef güvenilirlik indekslerine göre, kendi projeniz için özel yük katsayıları seçilebilmektedir.Master Thesis Kompozit Kolon-betonarme Kiriş Birleşim Bölgelerinin Deneysel Analizle Davranışının Belirlenmesi(2020) Dakhıl, Abdulrrahman A.; Tunç, Gökhan; Mertol, Halit CenanBu tezde, yüksek ve sınırlı süneklik düzeylerine sahip çelik-betonarme kompozit çerçevelerin deprem performansları deneysel olarak incelenmiştir. Yapılan deneysel çalışma ile SRC kolon ve betonarme kiriş kompozit birleşim bölgelerinin depreme karşı davranış ve hasar görebilirlik özelliği ile bu birleşim bölgelerinin deprem enerjisini elastik olmayan deplasmanlar yardımı ile soğurabilme yeteneği araştırılmış ve konu detaylı olarak irdelenmiştir. Bu kapsamda, akademik kaynak taraması yapılarak kolon-kiriş bağlantısının tasarımı ve davranışı için yeni bir bakış açısı elde edilmeye çalışılmıştır. Tez çalışmasında verimlilik esasına dayalı deprem mühendisliği kavramı çerçevesinde kullanılan temel tasarım parametresi ise sünekliktir. Bu çalışma ile yürürlükteki Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) uyarınca detayları elde edilen kompozit kolon-kiriş bağlantılarının tasarım gereği ihtiyaç duyulan değişken süneklik taleplerine göre davranışının belirlenmesi hedeflenmiştir. Kolon-kiriş bağlantılarındaki eksikliklerin ve enerji soğurma kapasitelerinin belirlenmesini müteakip, ½ ölçek oranındaki çerçeveler belirlenen süneklik hedeflerine uygun olarak tasarlanmış, deneysel ölçüm cihazları yerleştirilerek, testleri ve analizleri gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, bağlantı noktalarına deplasman kontrollü yatay tersinir çekme ve basınç kuvvetleri ile sabit eksenel yük uygulanmıştır. Deneysel çalışmalarda kullanılan parametreler ise şunlardır: kolon donatı oranı, bağlantı ebat oranı, eksenel yük ve yatay tersinir yükler. Yapılan deneyler neticesinde SRC kolon-betonarme kirişlerden oluşan çerçevelerde ilave kolon donatı miktarlarının deprem davranışını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 10Lessons Learned From Four Recent Turkish Earthquakes: Sivrice-Elazığ, Aegean Sea, and Dual Kahramanmaraş(Springer, 2024) Tunc, Goekhan; Mertol, Halit Cenan; Akis, TolgaT & uuml;rkiye is located in an earthquake-prone region where almost all of its population resides in risky areas. In the past 100 years, there has been a strong earthquake every two years and a major one every 3 years. This study investigates the impact of four recent earthquakes, that occurred between 2020 and 2023, on reinforced concrete (RC) buildings. The first, Sivrice-Elaz & imath;& gbreve;, struck the eastern part of T & uuml;rkiye on January 24, 2020, with a moment magnitude of Mw = 6.8. The second, the Aegean Sea, hit the western part of the country on October 30, 2020, with an Mw of 6.6. The third and fourth are the February 6, 2023 dual Kahramanmara & scedil; earthquakes with Mws of 7.7 and 7.6, which struck the eastern part of T & uuml;rkiye approximately 9 h apart. Immediately following these earthquakes, a technical team investigated each of the damaged areas. This study summarizes their findings on RC buildings. It was discovered that the majority of the collapsed or severely damaged RC buildings were constructed before 2000. The main reasons for this included technological limitations, specifically on producing high-quality concrete, as well as a lack of public policies and enforced laws in the construction sector to maintain an acceptable international standard. Furthermore, the damage patterns of buildings from these four earthquakes indicated poor workmanship, low material quality, improper structural framing, a common appearance of soft and weak stories, the inadequate use of shear walls, and defective reinforcement configuration. The significance of soil studies and the enforcement of building inspections are also discussed, along with the earthquake codes. The study concludes that the maximum peak ground accelerations from the dual Kahramanmara & scedil; earthquakes were almost triple the code-prescribed values. Therefore, it is recommended that the current mapped spectral acceleration values be revised and that buildings constructed before 2000 should be prioritized while determining their structural performances.Master Thesis Kentsel dönüşüm kapsamında ankara'da riskli bulunan binaların yorumlanması(2020) Çamurdan, Asil Tuğana; Mertol, Halit CenanTürkiye'de bulunan birçok yapı deprem bölgelerinde yer almaktadır. Özellikle 1999 Adapazarı Depremi öncesinde yapılmış olan yapıların deprem yükleri altında göçme riski bulunmaktadır. Bu depremden sonra gerçekleştirilen malzeme, analiz, tasarım, yapım ve denetim ile ilgili düzenlemeler, daha güvenli yapıların tasarlanıp inşa edilmesine yol açmıştır. Türkiye'de daha öncesinde yapılan bütün eski yapıların durumunun, yapıların güçlendirme veya yıkım ve yapım işlemi gerektirip gerektirmediğinin 'Kentsel Dönüşüm' adı altında değerlendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu çalışmada, Kentsel Dönüşüm yapılan binaların yapısal değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalar incelenmiştir. Ankara'daki binalar için hazırlanan 39 adet yapısal değerlendirme raporu tetkik edilmiş ve sonuçları beton dayanımı, zemin taşıma kapasitesi, deprem yükleri, riskli kolon sayıları ve onların taşıdığı kesme kuvvetleri, vb. konularda karşılaştırmalar yapılmıştır. Binaların neden riskli olduğu hakkında grafikler çizilmiştir. Bu karşılaştırmalar ve grafikler ışığında bazı ilişkiler oluşturulmuştur. Bu çalışmanın sonuçları genellenerek Türkiye'nin diğer illerine gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılabilir.Master Thesis Yeterli Dayanıma Sahip Olmayan Betonarme Binaların Çapraz Çelik Profiller Kullanılarak Güçlendirilmesi(2022) Erpek, Berk; Mertol, Halit CenanTürkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na göre, Türkiye'deki toplam 19,5 milyon binadan sadece 5 milyonu depreme dayanıklıdır. Yedi milyon bina acil olarak güçlendirilmeli veya yıkılmalıdır. Yeterli dayanıma sahip olmayan binaların hepsini yıkıp yeniden inşa etmek mümkün gözükmemektedir. Güçlendirme süreci birçok komplikasyon içerir. En önemli komplikasyonlardan biri, güçlendirme çalışmaları yapılan binalarda oturanların tahliye edilmesidir. Mevcut betonarme binaların dıştan çelik çapraz yöntemi ile güçlendirilmesi, daha hızlı, daha ucuz ve bu binalarda yaşayan, çalışan veya kullananları etkilemeden yapılabilmesi nedeniyle dünya çapında popüler hale gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, mevcut betonarme binalar için dıştan çelik çaprazlar kullanılarak güçlendirme yönteminin verimliliğini değerlendirmektir. Bu çalışmada 3, 6, 9 ve 12 katlı dört betonarme bina model analitik olarak incelenmiştir. Kullanılan betonarme bina modelleri, tasarım kodlarına göre yeterli dayanıma sahip olmayan binalar olarak tasarlanmıştır. Yeterli dayanıma sahip olmayan bina modellerinin performansları, Eşdeğer Statik Deprem Yükü, İtme Analizi ve Zaman Tanım Alanında Deprem Yer Hareketi Analizi olmak üzere üç farklı yöntemle değerlendirilmiştir. Bu binalar daha sonra dıştan çelik çaprazlarla güçlendirilmiş ve performansları aynı üç yöntemle değerlendirilmiştir. Sonuçlara göre, tüm betonarme bina modellerinin ters V konfigüre edilmiş dış çelik destek sistemi kullanılarak etkin bir şekilde güçlendirilebileceğini anlaşılmıştır. 9 kata kadar olan betonarme binaların ise X konfigürasyonlu çelik çaprazlama sistemi ile etkin bir şekilde güçlendirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Binanın her iki yanında birer çelik çerçeveye sahip olan sistemin, maliyet açısından en uygun güçlendirme sistem olduğu görülmüştür.Master Thesis Düzenli ve Düzensiz Betonarme Binalar için Geliştirilmiş İtme Analiz Prosedürlerinin Değerlendirilmesi(2021) Sharıda, Mohamed El; Mertol, Halit CenanPerformansa dayalı tasarım yöntemlerinin önemli bir özelliği, sismik talep parameter tahminlerinin doğruluğu olarak kabul edilebilir. Tasarıma dayalı yöntemlerin bu du doğrultuda iyileştirmeler yapmak her zaman çok değerlidir. Yüksek modların etkisini hesaba katan birkaç Gelişmiş İtme Analizi (GİA) prosedürü son zamanlarda araştırmacılar tarafından önerilmiştir. Bu prosedürlerin çoğu normal bina çerçevelerine uygulandığından, bu tür prosedürlerin etkinliğinin düzensiz bina çerçeveleri için değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Ardışık Modal İtme (AMİ), Dinamik Yük Modeli (DYM) ve Tek Çalışmalı Çok Modlu İtme (TÇÇMİ) gibi GİA prosedürleri literatürde moment taşıyan çelik çerçevelere uygulanarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, farklı kat sayılarına (4, 8, 12, 16, 20 ve 24) sahip 12 adet düzenli ve düzensiz özel moment taşıyan betonarme çerçevenin sismik taleplerini tahmin etmek için kullanılan GİA prosedürlerinin etkinliğini ve uygulanabilirliğini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. GİA yöntemleri sonucunda elde edilen yapısal talepler Doğrusal Olmayan Zaman Alanı Analizinden (DOZAA) elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada birinci mod ve düzgün yanal yük modellerine dayalı geleneksel itme analizleri de gösterilmiştir. Sonuçlar, DYM ve AMİ yöntemlerinin, düzenli ve düzensiz binaların sismik taleplerini TÇÇMİ prosedüründen daha yüksek doğrulukla tahmin edebileceğini göstermiştir. Buna ek olarak, DYM ve AMİ itme prosedürlerinin, daha yüksek modların etkisinin önemli olduğu bina çerçevelerinin sismik talepleri tahmin etmek için daha iyi alternatifler olduğu belirlenmiştir.Master Thesis Değiştirilmiş ve Genişletilmiş İtme Yöntemleriningeri Çekme Düzensizliği Olan Betonarme Binalar için Değerlendirilmesi(2022) Hasan, Ghadeer Haıtham Hasan; Mertol, Halit CenanBetonarme binaların düzensiz konfigürasyonları, bu tip binalarda önceki depremler sırasında meydana gelen hasarların nedenlerinden biri olarak sıklıkla tanımlanmıştır. Belirli kot seviyelerinde binanın yanal boyutunun küçülmesi nedeniyle meydana gelen düzensizlik tipi (geri çekme), farklı yüksekliklere sahip binalar için felaket olabilir. Mühendislerin, uygulama kolaylığı nedeniyle, betonarme binaların sismik performansını değerlendirirken itme analizi gibi basitleştirilmiş doğrusal olmayan statik analiz prosedürleri benimsemeleri çok yaygındır. Geleneksel itme analiz yöntemlerinin kullanılması, az katlı binalar için kabul edilebilir sonuçlar sağlanaktadır. Ancak bu yöntem, sismik hareketler altındaki davranışı yalnızca temel mod şekli tarafından belirlenmeyen orta ve yüksek katlı binalar için yeterli sonuçları sağlamamaktadır. Bu sorunun üstesinden gelmek için, daha yüksek mod şekillerinin etkilerini dikkate alan bazı gelişmiş yöntemler çeşitli araştırmacılar tarafından önerilmiştir. Ancak bu yöntemlerin geri çekme düzensizliği olan üç boyutlu yüksek binalara uygulanabilirliği literatürde ele alınmamıştır. Bu çalışmada, çeşitli konumlarda geri çekme düzensizliğine sahip toplam 6 orta ve yüksek katlı bina modeli, ASCE 7-22'ye göre Ters Üçgen Yanal Yük Dağılımı (TLP), vi Birinci Mod Şekli Yanal Yük Dağılımı (FLP), Düzgün Yayılı Yanal Yük Modeli (ULP), Değiştirilmiş Üst Sınır Yöntemi (MUB) ve Genişletilmiş Üst Sınır Yöntemi (EUB) gibi doğrusal olmayan itme analiz yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş ve bu yöntemlerin uygulanabilirliğini değerlendirilmiştir. Bu yöntemlerden elde edilen sonuçlar, daha kesin çözümler sunan Doğrusal Olmayan Zaman Alanı Analizi Yöntemi (NLTHA) ile karşılaştırılmıştır. Bina modellerinden üçü 6 katlı, diğer üçü 12 katlıdır. Modellerin kat yükseklikleri zemin katta 4.5 m, diğer katlarda ise 3.2 m olarak belirlenmiştir. Tüm modeller, her iki plan görünümü yönünde, her birinin tipik uzunluğu 6 m olan dört açıklığa sahiptir. Her yükseklik seviyesinden bir model planda simertik bir bina olarak tasarlanmış ve karşılaştırma amacıyla kullanılmıştır. Her yükseklik seviyesindeki diğer iki model de, bir yönde yüksekliğin çeşitli yerlerinde geri çekme düzensizliği bulunmaktadır. Sonuçlar, yanal yer değiştirmeler, katlar arası ötelenme oranları ve plastik mafsal dönüşleri gibi sismik talep değişkenleri için değerlendirilmiştir. EUB yöntemi, geleneksel itme analiz prosedürlerine (TLP, FLP ve ULP) kıyasla tüm düzensiz bina modellerinin katlar arası ötelenme oranları için daha doğru sonuçlarını sağlamıştır. 6 ve 12 katlı bina modellerinin üst katlarındaki plastik mafsal dönüşlerini tahmin etmek için geleneksel itme yöntemleri yeterli değildir, oysa EUB yöntemi düzensiz binalar için bu plastik mafsal dönüşleri için makul sonuçlar sağlamıştır.Master Thesis Betonarme Kaplı Çelik Kompozit Kolonlar ve Betonarme Kirişlerin Sonlu Elemanlar Yöntemine Göre Analizi(2021) Othman, Mohammed Moatasem Othman; Tunç, Gökhan; Mertol, Halit CenanKompozit yapı sistemi, betonarme yapı sistemi ve çelik yapı sistemi olmak üzere iki ana yapısal sistem içermektedir. Bu çalışmada, kompozit kolon-kiriş bağlantısının kesme ve eksenel yük göçmeleri altındaki dinamik davranışını incelemek amacı ile daha önce laboratuvarda test edilen iki numune LS-DYNA yazılımı ile modellenmiştir. İlk numune Yüksek Süneklikli (HD), ikincisi Düşük Süneklikli (LD) olup, donatı detayları Türk Deprem Yönetmeliğine (TEC 18) göre tasarlanmış ve sonrasında da analiz sonuçları deney numunelerinin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada, incelenen numune modellerinin çatlak ve göçme davranışları, yük-deplasman eğrileri, sönümleme ve rijitlikteki azalma araştırılmıştır. Ayrıca, çelik profilin kolon kesidinde bulunup bulunmaması, kullanılan betonun basınç mukavemet değerleri, çelik profil türü ve süneklik gibi parametrelerin değiştirilmesiyle çerçevelerin performansının nasıl etkileneceğine yönelik iki modele dayalı ön çalışma esas alınarak LS-DYNA'da 12 numune daha oluşturularak gerekli analizler yapılmıştır. Sonuçlar, sonlu eleman modellerinin deneysel teste yakın bir sonuç verdiğini, ayrıca sünekliği yüksek numunenin düşük süneklikli numuneye göre nispeted daha iyi sismik performans sergilediğini göstermektedir. Ayrıca, parametrik çalışma, çeliğin türünden bağımsız olarak çerçevedeki çeliğin kullanılabilirliğinin çerçevenin sismik performansını iyileştirmek için en önemli parametre olduğunu, daha sonra önem açısından ikinci parametre olarak beton kalitesinin geldiğini, çelik profil türünün ise ikinci parametre olduğunu göstermektedir. Analiz sonuçlarına göre komposit kolonlu çerçevelerde kesme donatısı oranınını çerçevenin dinamik davranışı üzerinde çok büyük bir etkisi olmadığı görülmüştür.Article Citation - WoS: 62Citation - Scopus: 70Investigation of Rc Buildings After 6 February 2023, Kahramanmaras, Turkiye Earthquakes(Mdpi, 2023) Mertol, Halit Cenan; Tunc, Gokhan; Akis, Tolga; Kantekin, Yunus; Aydin, Ishak CanTwo major earthquakes struck Pazarcik and Elbistan, towns in Kahramanmaras, Turkiye, on 6 February 2023, approximately 9 h apart. The first earthquake, recorded at 04:17 local time, had a M-w = 7.7, with a focal depth of 8.6 km. At 13:24 local time, a second earthquake occurred with M-w = 7.6 at a focal depth of 7 km, approximately 90 km north of the first one. A total of 11 provinces were severely affected by these earthquakes. As of 15 April 2023, they caused close to 51,000 deaths and almost 215,000 completely destroyed/severely damaged buildings. At some locations, the largest horizontal peak ground acceleration (PGA) values of the first and second earthquakes exceeded the code-generated PGAs by almost 3 and 1.75 times, respectively. A technical team visited these areas within 15 h of the first earthquake. The purpose of this article is to present their observations, findings, and the characteristics of the two earthquakes, with comprehensive site survey results supported by photographs. This study concludes that most of the collapsed and severely/moderately damaged buildings in the region were built between 1975 and 2000, when site inspections were rare or non-existent. In addition to the high PGAs recorded in these earthquakes, it was verified that the design and construction of these buildings did not fully comply with the earthquake codes valid at the time. The collapsed buildings and their damage patterns confirm inadequate development length, violation of bending stirrup ends at 135 & DEG;, deficiencies in construction materials and reinforcement configuration, noncompliance with confinement zones, violation of the strong beam-stronger column analogy, and issues related to building inspection. Based on the extent of the damage, it is strongly recommended that the structural performance inspection of all other buildings located near major fault lines, specifically those constructed between 1975 and 2000, should be completed. Since these earthquakes generated much higher PGAs, which is believed to be one of the main reasons for the extensive damage, a re-evaluation of all other PGAs along major fault lines is also recommended.
