Gülseven, Aslı

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Gülseven, Aslı
Job Title
Doktor
Email Address
asligulseven1@gmail.com
Main Affiliation
Department of International Relations
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

1

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

1

Research Products

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

1

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

2

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

7

Articles

0

Views / Downloads

19/412

Supervised MSc Theses

7

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

0

Supervised Theses

7

Google Analytics Visitor Traffic

Journals data is not available

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Master Thesis
    Seçmenin Siyasal Yönelimini Etkileyen Faktörler: İnönü Üniversitesi Örneği
    (2020) Doğan, Zehra Şeyda; Gülseven, Aslı
    Siyaset sahnesinde rekabet eden bütün siyasal partilerin hedefleri en fazla oy oranını alıp iktidara ya da yönetime gelmektir. Bu hedefe ulaşabilmek için seçmenlerin beklentilerini, davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri ayrıntılarıyla bilmek isterler ve seçim stratejilerini bu beklentiler doğrultusunda oluştururlar. Bu çalışmanın amacı Malatya İli İnönü Üniversitesinde seçmenlerin, seçmen davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma nicel bir araştırma olup veriler toplam 401 seçmenin katıldığı yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre seçmenler seçim dönemlerinde kendilerini en çok etkileyen yerel medya organını televizyon (%34,2) ve sosyal medya (29,4) olarak belirtmişlerdir. Ayrıca seçmen davranışlarını, aile, parti lideri, etnik köken gibi faktörlerin geçmiş dönemlere oranla daha az etkilediği belirlenmiştir. Araştırma neticesinde seçmen davranışlarına etki eden en önemli faktörün yönetimdeki iktidarın sergilediği ekonomik performans olmuştur. Seçmenlerin ideolojileri de halihazırda oy verme davranışına önemli oranda etki eden bir başka faktör olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Demokrasi, Seçimler, Propaganda, İktidar, Siyasal Katılım, Seçmen Davranışları
  • Master Thesis
    Uluslararası siyasal çatışmaların aşılmasında ekonomik ilişkilerin önemi: Türk-Rus ilişkilerde karşılıklı karmaşık bağımlılık
    (2020) Gasımova, Sara; Gülseven, Aslı
    Türkiye ve Rusya arasındaki siyasal ve ekonomik ilişkiler özellikle Soğuk Savaş sonrasında hız kazanmıştır. Bulundukları coğrafya bu iki ülkenin gerek siyasal gerekse ekonomik, ticari ve turizm alanında yoğun iş birlikleri kurmalarını teşvik etmiştir. Fakat 2015 yılında, Ortadoğu'daki gelişmelerin bir uzantısı olarak iki ülke arasında bir askeri siyasal gerilim yaşanmıştır. 2015 yılında Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesiyle ortaya çıkan siyasal krizin kısa sürede aşılmasında Soğuk Savaş döneminin bitiminden bu yana iki ülke arasında inşa edilen karşılıklı karmaşık bağımlılık etkili olmuştur. Bu da uluslararası siyasal çatışmaların aşılmasında ekonomik ilişkilerin önemini Türk-Rus ilişkileri bağlamında teyit etmektedir.
  • Master Thesis
    Rusya'nin Arktika politikasi
    (2021) Akkoyun, Merve; Gülseven, Aslı
    Dünyanın en kuzey noktası olan Arktik, tarihten günümüze kadar her zaman devletlerin ilgi odağı olan bir bölge olmuştur. Ulaşım ve iletişimin oldukça zor olduğu dönemlerde bile Arktik, insanların keşfetme arzusunda önemli bir yer tutmuştur. Günümüzde ise özellikle de küresel ısınma ile birlikte buzulların erimesi, bölgeye ulaşımı daha da kolaylaştırdığından, devletlerin bölgedeki etkinliği de artmıştır. Öte yandan bölgenin gaz, petrol ve diğer maden rezervleri bakımdan ciddi bir kapasiteye sahip olduğunun keşfedilmesiyle birlikte bölge devletlerinin yanısıra bölgeye kıyısı olmayan devletlerin de Arktik'e ilgisini arttırmış ve Arktik olmayan bu devletler bölgeden dünya mirası olarak faydalanmak istediklerini belirtmişlerdir. Bölgede önemli bir güç olan Rusya ise Arktik'deki üstünlüğünü başka güçlere kaptırmak istemiyor ve bunun için bölgede askeri ve ekonomik olarak gücünü arttırmaya önem veriyor. Bu çalışmada Rusya'nın Arktik'deki ekonomi politikasının, bölgedeki diğer güçlerle ilişkilerine olan etkisi devletler,organizasyonlar ve projeler temelinde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Arktik, Rusya, Arktik Devletleri, Askerileşme.
  • Master Thesis
    Irak ve Rusya 2013 - 2018 Yılları Arasındaki İlişkileri 2013-2018
    (2020) Salman, Barazan; Gülseven, Aslı
    Rusya ve Irak halkları arasındaki ilişkiler modern Rus ve Irak devletlerinin oluşumundan çok önceye dayanır. Modern çağda ise önce Sovyet-Irak; ardından Rusya-Irak ilişkilerinde; onların üçüncü ülkerler, ulusal kurtuluş hareketleri ve Rusya için özellikle önemli olan Arap milliyetçiliği önemli roller oynamıştır. Bu tez çalışmasında, iki ülke arasıda geçtiğimiz on yılda, özellikle 2013-2018 arasında, meydana gelen önemli gelişmeler incelenmiştir. Bu kapsamda 2007 yılında Erbil'de yeni bir konsolosluk kurulması, 2008' de Irak'ın büyük borçlarının iptali, 2014' te imzalanan büyük bir silah anlaşması ve 2017 yılında Bağdat'tan Moskova'ya doğrudan uçuşların başlaması gibi önemli olaylar derinlemesine incelendi. Ayrıca, Putin iktidarı sonrası vuku bulan olaylar derinlemesine analiz edilerek bunların gelecekteki ilişkiler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Diğer yandan da, yerel terörizm, NATO ve ABD gibi iki taraf arasındaki jeopolitik ilişkilerin ilerlemesini engelleyen parametreler araştırılmıştır. Tez çalışmasındaki en önemli inceleme, Bağdat ve Moskova yönetimleri arasında imzalanan en son silah alım anlaşması üzerine yapıldı. Bu anlaşma kapsamında Rusya'nın Irak'a S-400, Buk-M3 gibi hava savunma sistemlerin teslimatı üzerine taraflar mutabık kalmışlardır. Sonuç olarak, bu tez çalışmasında Ortadoğu'nun iki önemli oyuncusu arasındaki ilişkiler Sovyetler Birliği döneminden başlayark incelenmiştir. Çalışmada Irak'ın politik yönünde geçtiğimiz on yıldan başlayan ve gelişeceği öngörülen bir değişim saptanmış ve bunun Rusya'nın bölgede kaybettiği gücü kısmende olsa geri kazanmasını sağlayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, Rusya'nın mevcut ekonomik konumundan dolayı Irak ile olan ilişkilerinde özellikle ABD ve Çin olmak üzere üçüncü ülkeler ile arasını bozmamaya özen gösterdiği değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Uluslar arası ilişkiler; Irak; Rusya;
  • Master Thesis
    Nato'nun 1999'da Kosova ve Rusya'nın Kırım'ı İlhak Edişinin Meşruiyeti: Güç Kullanımı ve Kendi Kaderini Tayin Hakkı
    (2021) Ceylan, Selen; Gülseven, Aslı
    Birleşmiş Milletler Sözleşmesine göre devletlerin birbirlerine askeri güç uygulamalarına ve iç işlerini karışmalarına izin verilmiyor. 'İnsani müdahaleye' örnek olarak gösterilen 1999'da NATO'nun Kosova'ya müdahalesi uluslararası alanda bazı tartışmalara yol açtı. Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılarak bağımsızlığı BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan ancak NATO, ABD ve AB'nin tek taraflı kararları ile ortaya çıktı, ancak Uluslararası Güvenlik Konseyi'nin tavsiye görüşü ile yasal olduğu onaylandı. Kosova'ya müdahale 1999'dan sonra önem kazanan insani amaçlarla yakından ilişkilidir. İlk başta Ruslar karşı çıksa da Rusya, Kırım davasında yasadışı işgalini ve ilhakını uluslararası hukuk açısından meşrulaştırmaya çalıştı. Öte yandan kendi kaderini tayin karmaşıktı. Benliğin 'kim' olduğuna ve 'kendi kaderini tayin' kavramının 'hangi koşullarda' geçerli olduğuna karar vermek sorun olmuştur. Kosovalılar kendi kaderini tayin hakkını kullanarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ancak Kırım referandumu uluslararası hukuka uygun değildi. Bu çalışmada, 1999 NATO'nun Kosova'ya müdahalesinin ve 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakının meşruiyeti, yasadışı olarak nasıl güç kullandıkları ve son statüleri için izledikleri yollar inceleniyor. Çalışma, iki davanın hem benzer hem de farklı yönlerini araştırıyor ve aynı zamanda müdahalelerin uluslararası hukuka nasıl aykırı olduğunu da inceliyor. NATO'nun müdahalesinde ve Rusya'nın ilhakında uluslararası hukuku görmezden geldikleri anlaşılıyor. Öte yandan, Kosova'nın bağımsızlık ilanı yasal iken, Kırım'ın Rusya'ya katılma referandumu tamamen yasal olarak kabul edilmedi. Rusya, 1999 yılında NATO'nun eylemini yasal olarak kabul etmemesine rağmen Kosova örneğini referans göstermeye çalışmıştır. Ancak Rusya'nın Kırım'ın ilhakını yasal kanıtlama girişimi uluslararası arenada destek görmemiştir.
  • Master Thesis
    Gorbachev'in Yerel Reformları ve Yabancı Politikası: Demokratik Barış Teorisi ve Gorbachevin Yeni Düşüncesi
    (2020) Husseın, Hawar Othman; Gülseven, Aslı
    Bu tezde, demokratik iki devletin birbiriyle asla savaşmayacağını savunan Demokratik Barış Teorisi'nin argümanlarına dayanılarak, iç sistem yapılarının devletler ve uluslararası toplum arasındaki ilişkiler üzerine bir yansıması incelenecektir. Teori, uluslararası ilişkilerdeki liberalist bilim adamları tarafından yaratıldığından,liberal akademisyenler varsayımlarının temellerini liberal demokrasiye dayandırmaktadır. Demokratik Barış Teorisinin teorik varsayımları temelinde, bu çalışma, eski Sovyetler Birliği'nin son başkanı Mikhail Gorbaçov'un 1985-1991 yılları arasındaki fikirlerine dayanarak demokrasi ve seçim özgürlüğü yönünde gerçekleştirdiği reform süreçlerine atıfta bulunmaktadır. Bu, SSCB'nin dış ilişkilerinde içsel değişimlere paralel bir dönüşüme yol açan 'Yeni Düşünme' olarak bilinir. Yeni düşünce uluslararası arenada önemli değişiklikleri de beraberinde getirdi. Uluslararası düzeni değiştirdi, farklı uluslar arasındaki ilişkileri geliştirdi, demokratikleşmeyi yaygınlaştırdı, çevreye ve insanlığa öncelik verdi. Ayrıca, batı ve doğu kampları arasındaki ilişkilerin askerileştirme ve ideolojiden liberalleşmesi devletler arasındaki işbirliğinin, ortak oluşumun ve ortak kalkınmanın geliştirilmesine de katkıda bulundu. Anahtar Kelimeler: Demokratik Barış,Yeni Düşünce, Gorbachev, İç yapı
  • Master Thesis
    Bosna-hersek'in Avrupa-atlantik Yapısına Entegrasyonu
    (2021) Yalman, Netice; Gülseven, Aslı
    Bu tez çalışmasının amacı, Bosna-Hersek'in (BiH) NATO ve AB kurumlarına entegrasyon sürecinin neden ilerleyemediğini, bu konudaki aşamaları ve zorlukları, tarihsel süreç analizine dayalı olarak ortaya koymaktır. Bu çalışmada nitel yöntem izlenmiştir. Tez çalışmasında, 2011'den sonraki dönemde, BiH'in Avrupa-Atlantik entegrasyonu konusunda yeterince tez yazılmamış olması sebebiyle, bu alandaki çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır. İlaveten, BiH'in AB ve NATO üyelik süreci halihazırda güncel bir konudur. Öncelikle çalışmaya temel teşkil etmesi açısından Bosna-Hersek'in kısa bir tarihi ve Dayton Barış Antlaşması ile meydana gelen idari ve siyasi yapı incelenmiştir. Akabinde entegrasyon teorisi sınırlı kapsamda ele alınmış ve NATO ve AB'nin kuruluşu ve yapısı incelenmiştir. Bosna-Hersek'in Avrupa-Atlantik kurumlarına üyelik aşamaları, karşılaşılan sorunlar ve şu ana kadar gerçekleşmiş ve kendisinden beklenen reformlar, yasal düzenlemeler ortaya koyulmuştur. Nihayetinde BiH'in Euro-Atlantic entegrasyonuna ilişkin çabaları ve iradesi incelenmiştir. Tezin konusu, Bosna-Hersek'in dünyanın en karmaşık idari ve siyasi yapısına sahip olması ve etnik yapısının çeşitliliği sebebiyle, Avrupa-Atlantik kurumlarına entegrasyon sürecindeki zorlukların üstesinden gelme hususunda yeterli bir iradeye sahip olması ve bu iradenin uygulanabilirliğini kanıtlaması açısından üzerinde durulması gereken bir vakadır. Zira ülkede devlet inşası ve üye devlet inşası aynı anda gerçekleşmektedir. Ülke, karmaşık idari ve siyasi yapısı, siyasiler arasında ülkenin geleceği hakkında ortak bir anlayışın bulunmaması, uluslararası vesayet, ekonomi, seçim sisteminin ayrımcı olması ve anayasasındaki birtakım sorunlarla yüzyüzedir. Savaş sonrası dönemde ülkenin yapısının belirlenmesinin temeli olan etno-ulusal politikanın, devletçilik ve demokratikleşme için mücadele eden kırılgan bir ülkede başarılı olamayacağı değerlendirilmektedir. Entegrasyon teorisi çerçevesinde Avrupa-Atlantik üyeliği yeni bir karar verme mekanizmasını gerektirmektedir. Bu durumun, karar alma mekanizmasında zorluklar yaşayan BiH'in siyasi yapısının işlerlik kazanmasında önemli bir rol oynayacağı değerlendirilmektedir. NATO ve AB'nin, genel-geçer yaklaşımlar yerine, ülkenin hassasiyetlerini dikkate alan etkili-özel stratejiler oluşturarak entegrasyon iradesini daha açık şekilde ortaya koyması, ülkede kalıcı istikrarın sağlanmasına da olumlu etki edebileceği değerlendirilmektedir.