Orhan, Duygu Dersan

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Dersan Orhan, Duygu
D.D.Orhan
Orhan,D.D.
Orhan, Duygu Dersan
O., Duygu Dersan
D.,Orhan
D. D. Orhan
O.,Duygu Dersan
Duygu Dersan, Orhan
D., Orhan
Job Title
Doçent Doktor
Email Address
duygu.dersan@atilim.edu.tr
Main Affiliation
International Relations
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
1
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
1
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
2
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
3
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
4
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
1
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
8
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
Documents

1

Citations

0

Scholarly Output

40

Articles

12

Views / Downloads

48/0

Supervised MSc Theses

27

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

4

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.10

Open Access Source

12

Supervised Theses

27

JournalCount
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi2
Selçuk İletişim2
Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi2
Güvenlik Çalışmaları Dergisi1
Handbook of Research on New Media Applications in Public Relations and Advertising1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 27
  • Master Thesis
    Küresel Güç Mücadelesi Bağlamında Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin Dış Politikası
    (2023) Mantaş, Tolga Deniz; Orhan, Duygu Dersan
    Doğu Akdeniz tarih boyunca güç mücadelelerinin merkezi olan ve aynı zamanda jeopolitik ve jeostratejik olarak çok önemli bir bölgedir. Dünyanın en kritik deniz yollarına ev sahipliği yapan bölgenin önemi 2000'li yılların başında keşfedilen zengin hidrokarbon, petrol ve doğalgaz rezervleriyle daha da arttı. Bulunan zengin rezervlerle birlikte devletlerin üzerinde anlaştıkları Münhasır Ekonomik Bölge alanlarının olmaması sorunun kaynağını oluşturuyor. Doğu Akdeniz deniz yetki alanları paylaşımı sorunu bölgesel aktörleri ilgilendirdiği kadar küresel aktörleri de ilgilendirmektedir. Türkiye, diğer kıyıdaş ülkelere kıyasla Doğu Akdeniz'e en uzun kıyısı olan devlettir ve sorunun doğrudan muhattaplarındandır. Doğu Akdeniz deniz yetki alanları paylaşımı konusu neredeyse tamamen doğal kaynak ithalatçısı olan Türkiye'yi hem ekonomik; hem de başta Kıbrıs ve diğer ulusal meseleleri ilgilendirmesi bakımından da stratejik anlamda önemli bir konudur. Yunanistan ve Kıbrıs Yönetimi'nin bölgeye ilişkin tezleri Türkiye'nin tezleriyle çelişmektedir. Türkiye'nin uygulayacağı politika ekonomik ve siyasi çıkarlarını korumasının ötesinde bir egemenlik meselesi olması bakımından son derece önemlidir.
  • Master Thesis
    Libya'da Çok Taraflı Silahlı Müdahale, 2011: Meşruiyet ve Gerekçeler
    (2019) Essa, Othman; Orhan, Duygu Dersan
    2011'de Libya'da barışcıl olarak başlayan protestolar, kısa süre içerisinde protestocular ile Libya hükümetinin güvenlik güçleri arasında açık bir savaşa dönüşmüştür. Bu durum, uluslararası toplumu sivilleri ve sivil nüfusu yoğun olan bölgeleri korumak için Libya'ya askeri müdahalede bulunmaya itmiştir. 2011'de Libya'ya yapılan çok taraflı silahlı müdahale, hem meşruiyeti, hem de müdahalede bulunan ülkelerin motivasyonları açısından bugün hala tartışma konusudur. Koruma sorumluluğu BM Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki silahlı müdahaleyi yasallaştırma kararının yasal dayanağı olsa da, BM esas olarak Libya'da rejim değişikliğini gerçekleştirmeye odaklandı. Libya'daki sivillerin uluslararası toplumdan hızlı bir tepki gerektiren, kitlesel cinayet, zorla göç gibi diğer insan hakları ihlalleri riski altında olduğu açıktır. Ancak, Libya'daki BM misyonu, Libya halkının ihtiyaçlarından ziyade ulusal çıkarlarını ön plana koyan müdahaleci ülkeler tarafından kötüye kullanılmıştır. Libya'ya yapılan silahlı müdahale, Libya devleti açısından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Libya'daki potansiyel katliamlar bir dereceye kadar engellense de, askeri müdahale ne yazık ki Libya'yı başarısız bir devlet ve terör örgütü haline getirmiş, insan ticareti çeteleri, finansal yolsuzluk ve farklı milisler arasında sürekli savaş bugün Libya'nın gerçeği halini almıştır.
  • Master Thesis
    Lübnan ve Suriye, Egemen Güçler Olmalarına Rağmen Birbirine Bağlı Uluslar, Lübnan ve Suriye İlişkileri, 1971–2018
    (2019) Darwich, Baraa; Orhan, Duygu Dersan
    Bu çalışmanın amacı, Suriye'nin Lübnan'ın iç siyasetine ilişkin hegemonyasını nasıl yürüttüğünü ve bağımsızlığından bu yana her iki ülke arasındaki ilişkinin nasıl geliştiğini derinlemesine gözlemlemektir. Buna ek olarak, Suriye'nin Lübnan'a dair olası çıkarları ve bu çıkarları Lübnan üzerinde güçlü bir etkiye sahip olarak nasıl koruduğu analiz edilecektir. Buna ek olarak, Suriye'nin Lübnan üzerinde güçlü bir etki yaratarak sahip olduğu ve güvence altına aldığı olası çıkarları ve bu denli güçlü etkinin önünü açan faktörler de analiz edilecektir. Bu amaçla, çalışma her iki ülkenin Büyük Suriye'nin parçası olduğu ve ardından Osmanlı yönetimi altındayken bağımsızlık döneminden geçtiği dönemleri de kapsamaktadır. Ek olarak, Lübnan İç Savaşı olayları, ilk Suriye askeri müdahalesini işaret eden ve ardından ülkedeki varlığını meşrulaştırmayı başardığı savaş olarak incelenip sunulacaktır. Tez, suikast dönemini, özellikle de Başbakan Rafiq al-Hariri cinayetini, ardından Suriye ordusunu Lübnan'ın dışına itmeyi başaran Sedir Devrimi'ni izliyor. Ayrıca, Hizbullah'ın oluşumunun ve direniş hareketi olarak gelişmesinin ardından Lübnan parlamentosunda siyasi bir oyuncu olarak bulunmasına da değinilmektedir. Ayrıca, tez devam etmekte olan Suriye iç savaşının Lübnan'ın istikrarı üzerindeki etkilerini ve Suriye rejiminin halen kendi varlığı için savaşırken Lübnan'a uyguladığı etki derecesini incelemektedir.
  • Master Thesis
    Kuruluşundan Günümüze Nato'nun Dönüşümü ve 2022 Stratejik Konsepti Bağlamında Türkiye'nin Önemi
    (2025) Sevim, Ali; Orhan, Duygu Dersan
    Bu tez, NATO'nun 2022 Stratejik Konsepti çerçevesinde, değişen bölgesel ve küresel jeopolitik gelişmeler ve güvenlik ortamı ışığında Türkiye'nin İttifak içindeki artan stratejik önemini incelemektedir. Bu temelde, NATO'nun kuruluşundan itibaren geçirdiği stratejik dönüşüm, ittifakın genişleme stratejileri, karşı karşıya kaldığı yeni güvenlik tehditlerine yönelik geliştirdiği misyonlar ve ortaya koyduğu hedefler, Türkiye'nin NATO'nun misyonlarına bugüne kadar yaptığı katkılar, NATO'nun Türkiye'ye sağladığı katkılar, Türkiye'nin jeostratejik konumu ve milli savunma sanayindeki gelişmeler analiz edilmiştir. Bu temelde tez, NATO'nun ikinci büyük askeri gücü olmasının ötesinde, sahip olduğu benzersiz jeostratejik konumu, terörle mücadele, enerji güvenliği ve düzensiz göç gibi tehditlerle mücadeledeki başarısı, bölgesel ve küresel istikrarın sağlanmasındaki kilit rolü ve her geçen gün artan milli savunma yetenekleri ile Türkiye'nin NATO'nun 2022 Stratejik Konsepti hedefleri için vazgeçilmez hale geldiğini savunmaktadır. Türkiye'nin İttifak içindeki artan bu önemi, sahip olduğu güçlü ordusu, Rusya-Ukrayna savaşında ortaya koyduğu istikrarlı ve kararlı çabaları ile ABD'de gerçekleşen politik değişimin etkisiyle ortaya çıkan politik değişim ve belirsizlikler neticesinde başta, NATO Genel Sekreteri olmak üzere ABD'li ve Avrupalı siyasetçiler tarafından da teyit edilmektedir. Sonuç olarak bu tez, NATO-Türkiye ilişkilerinin geleceğinin stratejik iş birliği ve gelişen siyasi dinamikler arasında karşılıklı bağımlılık çerçevesinde bir denge ile şekilleneceği sonucuna varmaktadır. Türkiye'nin ayrılmaz rolünün kabul edilmesi ve bu doğrultuda İttifak'ın adil ve tutarlı bir kolektif savunma sağlaması, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği için hayati önem taşıyacaktır. Bu tez, Türkiye'nin NATO içindeki konumunun bölgesel ve küresel barış ve istikrarın tesis edilmesinde belirleyici bir faktör olduğu hipotezini desteklemekte ve Türkiye'nin tam katılımı olmaksızın NATO'nun Yenilenen Jeostratejik Dönemi zorluklarına yanıt verme yeteneğinin ciddi şekilde sınırlanacağını savunmaktadır.
  • Master Thesis
    Putin Dönemi Rusya'sının Ukrayna Politikalarında Avrasyacılığın Eleştirel Jeopolitik Kuramları Çerçevesinde Incelenmesi
    (2024) İşci, Mehmet; Orhan, Duygu Dersan
    Jeopolitik kavramı, coğrafyanın bir alt disiplini olarak, 20. yüzyılın başlarında gelişim gösterse de bundan daha köklü bir geçmişe sahiptir. Bu süreçte, jeopolitik kavramı için II. Dünya Savaşı önemli bir dönüm noktası olmuş, jeopolitik, dünyanın birçok yerinde savaşın ana sebeplerinden biri olarak görülerek uzak durulan bir kavrama dönüşmüştür. 1991'de Sovyetler Birliği'nin yıkılışı ve uluslararası sistemde oluşan yeni paradigmalar, jeopolitik kavramının tarihsel gelişim sürecine ve kapsamına yönelik eleştirel bir yaklaşım ihtiyacını daha da belirgin hale getirmiştir. Bu yaklaşımdan doğan Eleştirel Jeopolitik, uluslararası alanda yaşanan krizlerin yorumlanmasında ve devletlerin hareket bakiyelerinin söylem aracılığıyla nasıl arttırıldığına yönelik incelemeler için önemli bir alan oluşturmuştur. Bu tezin amacı, Rusya'da Ortodoks imparatorluk özleminin tezahürü olarak nitelendirilen Avrasyacı görüşün kökenlerini ve tarihsel referanslarını inceleyerek, Avrasyacılık görüşünün üzerine inşa edildiği toplumsal ve dini mitleri ortaya koymak, Avrasyacılığın, Vladimir Putin'in Ukrayna konusundaki söylemlerin geri planındaki politik zihniyetine etkisini incelemek ve son dönemde Rus yayılmacılığının ve Avrasyacılığın en popüler temsilcilerinden olan Aleksandr Dugin'in başını çektiği muhafazakar Yeni Avrasyacıların, Ukrayna savaşına giden süreçte ortaya koyduğu tarihi, dini ve coğrafi tezlerin kökleriyle Putin'in politikalarına açtığı alanı incelemektir. Bu inceleme aynı zamanda eleştirel jeopolitiğin, ideolojik bir biçimde jeopolitik tahayyülleri gerçekleştirmeye yönelik politikaları ortaya çıkarma işlevine yöneliktir. Konu kuramsal açıdan eleştirel bir perspektifle incelenecek olup yöntem olarak ise literatür taraması seçilmiştir.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin uluslararası göç politikalarının uluslararası göç hukukuna uyumu ve sorunları (1923-2020)
    (2022) Üstün, İdil; Orhan, Duygu Dersan; Orhan, Duygu Dersan; Orhan, Duygu Dersan; International Relations; International Relations
    Uluslararası mülteci hukukunun temelini 1951 yılında imzalanan Mültecilerin Hukukî Statüsüne Dair Cenevre Sözleşmesi ve bu sözleşme çerçevesinde kabul edilen 1967 tarihli Mültecilerin Hukukî Statüsüne İlişkin Protokol oluşturmaktadır. Mülteci kavramını tanımlamakta olan 1951 Mülteci Sözleşmesi, mülteciler için koruma sağlamaktadır. Türk anayasal sisteminde kanun değeri taşıyan 1951 Mülteci Sözleşmesi ile 1967 tarihli protokol iç hukukta temel düzenlemeler şeklinde uygulanmıştır. 30 Kasım 1994 tarihinde 'Türkiye'ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye'den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar İle Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılar ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik' yürürlüğe girmiştir. Bu şekilde Avrupa kıtası haricinde Türkiye'ye yönelik gerçekleşmekte olan sığınma girişimleri karşısında ihtiyaç duyulan düzenlemeler sağlanmıştır. Özellikle Suriye'den yaşanan göçmen akınından dolayı yapılan değişiklikler sonucunda, 2013 yılında 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) yürürlüğe girmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, 1951 tarihinde imzalanan Mültecilerin Hukukî Statüsüne Dair Cenevre Sözleşmesi'nden günümüze kadar dünyada mülteci hukukuna yönelik olarak yapılmış çok sayıdaki düzenleme bağlamında, Türkiye'de mülteci hukukuna yönelik olarak yapılmış hukuki ve idari düzenlemeleri değerlendirmektir. Bu çerçevede Türkiye'de mülteci hukukuna yönelik düzenlemelerin uluslararası düzenlemelere uyumu ve ortaya çıkan sorunlar tespit edilmeye çalışılacaktır. Anahtar Sözcükler: Göç, Mülteci, Geçici Koruma, 1951 Cenevre Sözleşmesi, Türkiye.
  • Master Thesis
    Büyüyen Doğu-batı Rekabeti Bağlamında Türkiye'nin Afrika Dış Politikası: Yumuşak Güç Diplomasisinin Analizi (2005-2021)
    (2021) Mısırlı, Hüsnü; Orhan, Duygu Dersan
    Sömürgeleşme süreci sona ermesine rağmen, Afrika kıtasındaki uluslararası rekabetin diğer aktörler tarafından modern yöntem ve araçlarla sürdürüldüğü görülmektedir. Üstelik, Avrupa devletlerinin kurmuş oldukları düzen, bölgeden çıktıklarında Afrika toplumunun gerçekleriyle örtüşmemiş ve uzun yıllar kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Afrika toplumlarının sosyal yapısına uymayan zorlama sınırlar, bir yandan anlaşmazlıklara ve etnik çatışmalara neden olurken, diğer yandan da yeni kurulan ülkelerin ticaretine, ulaşımına ve ekonomilerine zarar vermiştir. Kaçınılmaz olarak, şiddet ve güvensizlik ortamı devlet kurumlarını zayıflatmış ve Afrika ülkelerinin siyasi ve ekonomik ilerlemesini engellemiştir. Ne yazık ki, kıtadaki küresel rekabeti devralan yeni aktörlerde kıta ülkeleriyle ilişkilerinde mevcut düzeni korumak için kendilerini konumlandırmanın haricinde bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türk dış politika anlayışı ile ilgili olarak; Sovyetler Birliğinin 1991 yılında dağılması Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni dünya düzeninin tek süper gücü olarak ortaya çıkmasına ve uluslararası sistemin tek kutuplu bir yapıya dönüşmesine neden olmuştur. Bu kapsamda, yeni dünya düzeninin değişen dinamikleri nedeniyle, soğuk savaş döneminin ardından iki kutuplu yapının son bulması Türkiye için de yeni fırsatlar ve ortaklıklar bağlamında bir manifesto niteliğinde olmuştur. Kuşkusuz Türkiye, başlangıçta Afrika'ya açılma politikası kapsamında tarihsel bağlarını ve kültürel benzerliklerini kullanarak olumlu bir atmosfer yaratma avantajına sahip olmuş ve ayrıca 2005'te Afrika'ya açılma girişiminin tezahürü, yumuşak güç diplomasisinin kıtanın bazı bölgelerinde uygulanmasına ivme kazandırmıştır. Ancak, uygulanan dış politika öncelikleri Türkiye açısından hem fırsatlar sunmuş hem de zorluklara neden olmuştur.
  • Master Thesis
    2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki İlişkiler: 2003-2014
    (2019) Ghalib, Layla; Orhan, Duygu Dersan
    Layla Ghalib, '2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki Ilişkiler: 2003-2014,' Lisansüstü, Ankara, 2019. Bu çalışmanın odak noktası, devam eden iyi ekonomik ilişkilerin aksine Türkiye ile Irak arasındaki siyasi ilişkilerin 2010 sonrasında kötüye gitmesi ve 2012 yılında da bu kötüleşmenin zirvesine ulaşmasının ardındaki nedenleri analiz etmektir. İki devlet arasında artan 'ticaret devleti' ilişkileri siyasi alana yansıtılmamıştır. Türkiye ve Irak ilişkilerindeki siyasi sorunlarla ilgili olarak, komşu ülkelerle ekonomik karşılıklı bağımlılık alanı oluşturmaya çalışan Türkiye'nin artmakta olan ekonomik ilişkilerine yapılan atıflara Ankara ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasındaki iyi ekonomik ilişkilerin sebepleri ile detaylı bir şekilde yer verilmiştir ve bu durumun Bağdat-Ankara ilişkilerine yansıması sunulmuştur. Irak siyasetinde tarikatçılığın artması ilişkilerin azalmasında önemli bir faktör olarak gösterilmektedir. Buna ek olarak Kürt sorunun ve PKK saldırılarının Türk – Irak ilişkilerine etkisi incelenmiştir. 2003 sonrası Türkmen sorunu ve onların Iraktaki haklarının Türkiye-Irak ilişkileri üzerine etkileri analiz edilmiştir. Türkiye-Irak ilişkilerinin yerel ve bölgesel faktörlerine ek olarak Arap Baharının, özellikle Suriye krizinin sonuçları da Türkiye-Irak arasındaki ilişkilerin kötüleşmesine sebep olan bir etken olarak incelenmiştir. Son olarak bu çalışma, Türkiye Irak ilişkilerinin tarihi, mevcut durumu ve geleceği hakkında daha geniş bir bölgesel bağlamda sonuçlara ulaşmaktadır.
  • Master Thesis
    Suriye İç Savaşı Bağlamında Rusya-suriye İlişkileri ve Rus-amerikan Rekabeti Üzerindeki Etkileri
    (2020) Abanoz, Can; Orhan, Duygu Dersan
    Orta Doğu bölgesi Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana bazı anlaşmazlıklardan muzdariptir. Özellikle siyasi, ekonomik ve askeri istikrarsızlıklarla ilgili konular o zamandan beri hiç çözülememiştir. Suriye, Ortadoğu'nun önemli ve karmaşık devletlerinden biridir. Bu tezde, nitel araştırma yöntemi kullanılarak Suriye'nin tarihsel ve mevcut durumundan kaynaklanan sorular cevaplanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle Suriye'nin Rusya için neden önemli olduğu, Rusya'nın Suriye konusundaki çıkarları, Rusya ve ABD'nin Suriye konusunda neden farklı yollar izlediği ve her iki tarafın rekabetinin neden Soğuk Savaş 2.0'a dönüştüğü de bu çalışmanın sorularıdır. 1946'dan bu yana Suriye, derin iç meseleler ve uluslararası ilişkilerde sıkıntılı bir süreçten geçmiştir. İç meselelerde siyasi rekabet ve İsrail ile tarihten gelen düşmanlık, Soğuk Savaş döneminde büyük bir zorluğa neden olmuştur. Suriye'nin çok etnik ve çok mezhepli yapısı nedeniyle Hafez Assad döneminden başlayarak mezhep meseleleri ortaya çıkmıştır. Babasının halefi olan Bashar Assad da benzer sıkıntı ve sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Sovyetler Birliği'nin halefi Rusya Federasyonu ile de Sovyetler Birliği ile gelen köklü tarihsel bağlar devam etmiştir. Suriye İç Savaşı başladığında Rusya, Assad Rejimi lehine hızla yanıt vermiştir. Aynı zamanda, ABD'nin, özellikle 11 Eylül'den sonra, Orta Doğu politikalarındaki başarısızlığı, Orta Doğu bölgesindeki terörist faaliyetlerini ortaya çıkarmış ve dünyanın geri kalanına yayılmıştır. Rusya Devlet Başkanı Putin'in Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgesindeki uzun vadeli hedefleri taraflar arasında büyük bir rekabete yol açmıştır. Rusya ve ABD, bu rekabete katılan vekilleri ile Orta Doğu bölgesinde bir güç haline gelme konusunda çatışmasıyla, Suriye'nin sonsuz iç istikrarsızlıkları yeni bir duruma yol açmıştır. Bu durum yeni bir Soğuk Savaşı göstermekte ve egemen taraflar arasında 'Soğuk Savaş 2.0' olarak telaffuz edilmektedir.
  • Master Thesis
    Putin dönemi Rusya'sının Ukrayna politikalarında Avrasyacılığın eleştirel jeopolitik kuramları çerçevesinde incelenmesi
    (2024) İşci, Mehmet; Orhan, Duygu Dersan
    Jeopolitik kavramı, coğrafyanın bir alt disiplini olarak, 20. yüzyılın başlarında gelişim gösterse de bundan daha köklü bir geçmişe sahiptir. Bu süreçte, jeopolitik kavramı için II. Dünya Savaşı önemli bir dönüm noktası olmuş, jeopolitik, dünyanın birçok yerinde savaşın ana sebeplerinden biri olarak görülerek uzak durulan bir kavrama dönüşmüştür. 1991'de Sovyetler Birliği'nin yıkılışı ve uluslararası sistemde oluşan yeni paradigmalar, jeopolitik kavramının tarihsel gelişim sürecine ve kapsamına yönelik eleştirel bir yaklaşım ihtiyacını daha da belirgin hale getirmiştir. Bu yaklaşımdan doğan Eleştirel Jeopolitik, uluslararası alanda yaşanan krizlerin yorumlanmasında ve devletlerin hareket bakiyelerinin söylem aracılığıyla nasıl arttırıldığına yönelik incelemeler için önemli bir alan oluşturmuştur. Bu tezin amacı, Rusya'da Ortodoks imparatorluk özleminin tezahürü olarak nitelendirilen Avrasyacı görüşün kökenlerini ve tarihsel referanslarını inceleyerek, Avrasyacılık görüşünün üzerine inşa edildiği toplumsal ve dini mitleri ortaya koymak, Avrasyacılığın, Vladimir Putin'in Ukrayna konusundaki söylemlerin geri planındaki politik zihniyetine etkisini incelemek ve son dönemde Rus yayılmacılığının ve Avrasyacılığın en popüler temsilcilerinden olan Aleksandr Dugin'in başını çektiği muhafazakar Yeni Avrasyacıların, Ukrayna savaşına giden süreçte ortaya koyduğu tarihi, dini ve coğrafi tezlerin kökleriyle Putin'in politikalarına açtığı alanı incelemektir. Bu inceleme aynı zamanda eleştirel jeopolitiğin, ideolojik bir biçimde jeopolitik tahayyülleri gerçekleştirmeye yönelik politikaları ortaya çıkarma işlevine yöneliktir. Konu kuramsal açıdan eleştirel bir perspektifle incelenecek olup yöntem olarak ise literatür taraması seçilmiştir.