Doktora Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/11237
Browse
31 results
Search Results
Doctoral Thesis Yapay Zekânın Hukuki Kişiliği Sorunu(2025) Başer, Müge Önal; Kılıçoğlu, Ahmet MithatÖzellikle son yirmi yılda yaşanan teknolojik atılımlarla makineler, programlandıkları işleri yapan birer araç olmaktan çıkıp otomatik sistemler haline gelmiştir. Yapay zekâ da bu otomatik sistemlerin, günlük yaşamda en çok karşılaşılan örneklerinden birisidir. Yapay zekâ, yaşamımıza bazı kolaylıklar getirmekle birlikte, birçok hukuki soruna da kapı aralamaktadır. Olası insan hakları ihlalleri ile hukuki ve cezai sorumluluk halleri, bu açıdan en güncel hukuki sorunlardır. Farklı yaklaşımlara sahip olsalar da Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kuruluş, özellikle 2019 yılı ve sonrasında yapay zekâ regülasyonları üzerinde çalışmaya başlamıştır. Ülkemizde henüz bu yönde bir düzenleme bulunmamakta; ancak konuyla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada ise yapay zekâya ilişkin bir regülasyonun nasıl olması gerektiğinden çok yapay zekânın hukuki statüsüne odaklanılmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle kişi, gerçek kişi ve tüzel kişi kavramlarıyla ilgili genel bilgiler verilmekte; sonra teknik ve hukuki açılardan yapay zekâ kavramından ne anlaşılması gerektiği incelenmekte ve yapay zekânın sui generis bir öge olduğu tespiti yapılmaktadır. Ardından, yapay zekâ, hukuk dünyasındaki sui generis canlı ve nesnelerden hayvanlar ve otomobiller perspektifinden değerlendirilmekte ve söz konusu eşyaya ilişkin hükümlerin, yapay zekâ kaynaklı sorunları çözmede yeterli olamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Sonrasında, yapay zekâya ayrı bir hukuki statü tanınması olasılığı değerlendirilmek üzere yapay zekâya hukuki kişilik tanınmasını reddeden görüşler ile kabul eden görüşler incelenmekte ve yapay zekâya özgü bir hukuki kişilik önerisi getirilmesinde yarar olduğu sonucuna varılmaktadır. Ve en son da tüm araştırma, inceleme ve değerlendirmelerimiz sentezlenerek yapay zekâya özgü bir hukuki kişilik önerisi sunulmaktadır.Doctoral Thesis CDS Primini ve Vadeli İşlem Sözleşme Fiyatlarını Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği(2025) Benli, Tolga; Dinçergök, BurcuGünümüz finansal piyasalarının karmaşık yapısı içerisinde etkin risk yönetimi ve optimal yatırım stratejileri geliştirmek, piyasa katılımcılarının çeşitli finansal enstrümanları derinlemesine kavramasını gerektirmektedir. Vadeli işlem sözleşmeleri ve Kredi Temerrüt Takasları (CDS) gibi türev ürünler, risk yönetiminde stratejik öneme sahip finansal varlıklar olarak öne çıkmaktadır. Bu enstrümanların fiyatlandırma mekanizmaları hem ulusal hem de küresel çok sayıda ekonomik faktörün etkisi altında şekillenmektedir. Söz konusu faktörlerin vadeli işlemler ve CDS primleri üzerindeki münferit etkilerinin sistematik analizi, risk yönetimi süreçlerinin optimizasyonu ve daha isabetli yatırım stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik öngörüler sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye CDS primi ile Borsa İstanbul Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası ürünlerinden dolar/TL ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hangi ulusal ve küresel değişkenlerden etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak ilgili değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkileri de dikkate alınmıştır. Literatürde öne çıkan çalışmalardan faydalanarak ulusal düzeyde enflasyon, sanayi üretim endeksi, merkez bankası dış borcu ve rezervi verileri kullanılırken küresel düzeyde VIX ve MSCI ACWI endeksleri ve Amerika, Çin, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Brezilya CDS primleri kullanılmıştır. Veriler, Ağustos 2018-Aralık 2024 dönemini kapsamakta ve aylık frekanstadır. Ulusal değişkenlerin birçoğunda Ağustos 2018 tarihinde meydana gelen yapısal kırılma sebebiyle veri seti bu tarih kesim noktası olacak şekilde ikiye bölünmüştür. Yöntem için VAR metodolojisi izlenmiş, Granger nedensellik testi, etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri kullanılmıştır. Sonuçlar CDS priminin ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hem küresel hem de ulusal değişkenlerle ilişkisini ortaya koyarken dolar/TL vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının ulusal etki altında olduğunu göstermektedir. Ek olarak bağımlı değişkenlerin yapısal kırılmalardan etkilendiği sonucuna varılmıştır.Doctoral Thesis The Impact of Digital Games on Architectural Education: an Experimental Study Through Virtual Reality Game Design(2025) Yoğsul, Hasane Ceren Cindioğlu; Akın, Emel; Acar, AktanMimarlık eğitiminde dijital oyunların kullanımı, öğrencilerin mekânsal düşünme ve temsil becerilerini geliştirme potansiyeliyle giderek önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı oyun tabanlı öğrenme yaklaşımının mimarlık öğrencilerinin mekânsal farkındalıkları ve iki boyutlu mekânsal temsil becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Tezin amacına koşut olarak, bir sanal gerçeklik oyununun geliştirilmesi ve oyunun mimarlık öğrencileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezde, bir sanal gerçeklik oyunu geliştirilmiş; oyun, iki aşamalı çapraz desenli deneysel bir yöntemle sınanmıştır. Deney için üçüncü sınıf mimarlık öğrencilerinden 20 katılımcı seçilmiş; katılımcılar rastgele kontrol (n=10) grubu ve deney (n=10) grubu olarak ayrılmıştır. Deneyin 1. Aşamasında kontrol grubuna oyundaki yapılarla ilgili bilgi verildikten sonra yapıların çizimleri istenirken, deney grubuna oyun oynatıldıktan sonra yapıların çizimleri istenmiştir. 2. Aşamada, kontrol grubu deney grubuna dönüştürülerek 1. Aşama (bilgilendirme sonrası çizim) sonrasında oyun oynatılmış, tekrar çizim istenmiştir. Deney grubuna da 1. Aşama (oyun spnrası çizim) sonrasında bilgilendirme yapılmıştır. Veri toplamak üzere oyun sonrası bulunuşluk, akış ve sistem kullanılabilirliği ölçekleri uygulanmış; görüşleri açık uçlu anketler ve gözlemler ile kaydedilmiştir. Çizimlerin, ölçeklerin, anketlerin, kayıtların ve gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda sanal gerçeklik tabanlı oyun deneyiminin öğrencilerin mekânsal temsil becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Mimari yapıların çizimlerinde (plan ve kesit) oyun oynayan öğrencilerin, sadece yapı bilgilendirmesi yapılan öğrencilere kıyasla daha fazla gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ölçek analizlerinde katılımcıların bulunuşluk ve akış puanlarının yüksek olduğu, deneyimin oldukça sürükleyici ve motive edici olduğu belirlenmiştir. Gözlemler ve açık uçlu anket yanıtları, oyun içi etkileşimin öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve mekânsal keşif süreçlerini, plan-kesit gibi iki boyutlu mimari temsil araçları ile aktarma becerilerini artırdığını desteklemektedir. SG oyunu ile farklı bir yaklaşım sergileyen bu özgün çalışmanın, daha geniş örneklemlerle ve daha gelişmiş SG araçlarıyla güçlendirilecek ve oyunun çok oyunculu mod gibi özelliklerle zenginleştirilecek gelecek çalışmalar için öncü olacağı düşünülmektedir.Doctoral Thesis Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Singapur Sözleşmesi Uygulama Alanı(2024) Bora, Özlem; Elçin, DoğaMilletlerarası nitelik içeren ticari arabuluculuk uygulamalarının sonuç ve etkilerinin öngörülebilirliği ile yeknesaklaştırılması amacıyla hazırlanan Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Singapur Sözleşmesi), Türkiye'de 11 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yürürlüğe girme sürecinin henüz çok yeni olmasından dolayı Singapur Sözleşmesi'nin uygulama alanını ve Türk hukukuyla uyumunu incelemeyi hedefleyen çalışma konumuzun belirlenmesinde öğreti ve uygulamada duyulan ihtiyaç etkili olmuştur. Singapur Sözleşmesi imza töreninden itibaren ülkemizde olduğu gibi çok sayıda ülkede önemli bir gündem konusudur. Çalışmamızda özel bir kanunla düzenlenen arabuluculuk ile giderek alanı genişletilen dava şartı arabuluculuk konusundaki yasal düzenlemeler dahil Türk arabuluculuk mevzuatı Singapur Sözleşmesi perspektifinden incelenmeye çalışılacaktır. Giriş ve iki bölümden meydana gelen çalışmamızın giriş bölümünde çalışmamızın kapsamı ve amacına ilişkin bilgi verilmiş ve inceleme yöntemimiz sunulmuştur. Giriş bölümünde adalete erişim hakkı yönünden arabuluculuk, sulh kurumuna Türkiye'nin yaklaşımı ve Singapur Sözleşmesi yönünden sulh konusunun değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde arabuluculuk kavramı ve tanımı, uzlaştırma ile ilişkisi, arabuluculuk modelleri ve arabuluculuk sürecindeki sözleşmeler Singapur Sözleşmesi açısından incelenmiştir. Birinci bölümde Türk hukukunda arabuluculuğun tarihsel gelişimi ve yasal düzenlemelere de yer verilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise uluslararası alanda arabuluculuk ile ilgili düzenlemeler, Singapur Sözleşmesi hazırlık süreci, sistematiği, kavramları incelenmiş ve Singapur Sözleşmesi uygulama alanı, temel unsurları ile Türk hukuku yönünden uyumu tartışılmıştır. Çalışmamızda Singapur Sözleşmesi yönünden belirsiz ve tartışmalı olan konular açıklığa kavuşturulmaya çalışılmış olup, uluslararası ve ulusal literatür araştırması sonucundaki öneri ve görüşlerimiz ile çalışmamız tamamlanmıştır.Doctoral Thesis Evlat Edinmede Rıza(2023) Dönmez, Pınar; Kılıçoğlu, Ahmet MithatTürk Hukukuna ilk olarak, 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi ile giren evlat edinme kurumu, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile tekrar düzenlenmiştir. En yalın ve temel ifadesiyle herhangi bir sebeple çocuk sahibi olmayan çiftlerin veya evli olmayan kişilerin çocuk sahibi olmalarını sağlayan, ergin ve kısıtlıların da himayesi amacı taşıyan kurum evlat edinmedir şeklinde açıklanabilir. Bu çalışmanın temel amacı evlat edinmede rıza kavramının konuya yön veren kökler açısından işlevinin, öneminin, ortaya çıkma şeklinin ve evlat edinme prosedürlerine yön veren temel şart olma niteliğinin incelenmesi, değerlenmesi ve sonuçlandırılmasıdır. Bu temel amaç etrafından evlat edinme ve rıza kavramları etraflı biçimde incelenmiş, ilişkisi tarihi köklerle ortaya konmuş, evlat edinme kurumunun hukuki niteliğinde rızanın neden temel şart olduğu ele alınmış ve evlat edinmede rıza konusu detaylıca her yönüyle incelemeye tabi tutulmuştur. Rıza odağında ele alınan evlat edinme kurumunun hukuki bir değerlendirmesi olarak bu çalışma evlat edinmeyi sosyal, psikolojik ve toplumsal bağlamı içinde ele almıştır. Böylece evlat edinme hukuki prosedürleri ile evlat edinme amacı arasındaki organik bağı koparılmamış ve göz ardı edilmemiştir. Yargıtay kararları, temel uygulamalar ve mevcut alan yazının okunması ile yapılan araştırma sonucunda evlat edinmede rızanın temel şart olmasının, evlat edinme kurumunun temel amacına hizmet etmesinde iyi bir araç ve güvence işlevi gören bir sigorta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Evlat edinme kurumu, evlat edinmede rızayı temel koşul saymaktadır. Buna yönelik prosedürler izlenmekte ve rızanın yerine getirilmesi ehemmiyetle önemsenmektedir. Böylece temel amaç olan küçüğe sıcak ve sürekli bir yuva sağlamak etkin olabilmektedir.Doctoral Thesis Uygulanan Politikaların Süt Üretimine Etkisi: Seçilmiş Ab Ülkeleri ve Türkiye Karşılaştırması(2024) Güncer, Kemal; Omay, TolgaDünya nüfusundaki artışın, gelir artışları ile tarım ürünlerine olan talebi artırması ve tarımsal ürün talebinin bileşiminde değişikliklere yol açması beklenmektedir. Bu büyüyen gıda talebini karşılamak için tarımsal üretimde önemli artışlar gereklidir. Ancak, dünya üzerinde tarımsal üretimde kullanılabilecek arazi miktarının sınırlıdır. Bu durum, tarımda üretim artışları için birim arazide elde edilen üretim miktarının artırılması yani verimlilik artışlarının zorunlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca tarım sektöründe devlet müdahalesi yaygın olarak uygulanmakta ve üretimdeki artışlar makroekonomik politika ve düzenlemelere bağlı kalmaktadır. Tarımsal destek politikalarının verimlilik üzerindeki etkisi desteklerin niteliğine bağlıdır. Verimlilik ölçütleri arasında kısmi faktör verimliliği (KFV) ve toplam faktör verimliliği (TFV) bulunmakta, ancak TFV literatürde daha baskın olarak kullanılmaktadır. Tarım sektöründe çalışan verilerin kalitesi dikkate alındığında geleneksel TFV yaklaşımlarının büyümenin nedenleri hakkında yeterli bilgi sağlamamakta ve büyümenin teknolojik ve kurumsal değişim, tarımsal politika ve tasarım ile ilişkilisini ele almaktadır. Bu nedenle, çalışmada, KFV ve TFV yaklaşımlarının eksikliklerini gidermek ve tarımsal büyüme üzerindeki etkileri analiz etmek amacıyla yeni bir ölçüt olarak birleştirilmiş yaklaşım geliştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye'deki süt üretiminin belirleyicilerini analiz etmek ve çözümlemek amacıyla 1961-2017 dönemi üzerine odaklanılmış, aynı dönemde, hayvancılık ve süt sektörlerini yoğun şekilde destekleyen Almanya, Fransa ve Hollanda gibi üç Avrupa Birliği ülkesi ile regresyon analizini de içeren karşılaştırmalı bir çalışma yapılmıştır.Doctoral Thesis Yapay Zekanın İş İlişkisine Etkileri(2024) Çankaya, Yiğitcan; Başterzi, SüleymanGünümüzde iş hukukunun tartıştığı birçok sorun veya kavram, günlük yaşamımıza olduğu kadar çalışma yaşamına çok katmanlı bir şekilde entegre olmuş, Endüstri 4.0 uygulamaları kapsamında ele alınan yapay zeka nedeniyle gündeme gelmektedir. Bu teknolojilerin çalışma yaşamında kullanılma biçimleri, ortaya çıkan hukuka aykırılıklarda işçinin veya işverenin hukuki veya cezai sorumluluğunun tespitinde belli zorluklar gündeme getirmektedir. Katıldığımız kavramlaştırmaya göre yapay zeka, makine öğrenme ve derin öğrenmeye dayalı olarak, akıl yürütme ve zeka ile ilişkilendirilen bilişsel yeteneklerin, bir bilişim sistemi tarafından kullanılması ve düşünsel bir içerik, tahmin, öneri ya da karar ortaya çıkarmasıdır. Yapay zekanın kullanılma amacı ve bilişsel yeteneklerine göre zayıf veya güçlü yapay zeka; dar, genel veya süper yapay zeka; analitik, insandan ilham alan veya insansı yapay zeka; otonom veya otonom olmayan yapay zeka olarak sınıflandırılması mümkündür. Bu sınıflandırma aynı zamanda yapay zekanın kişiliğe ve kişilik hakkına ya da hukuki ve cezai sorumluluğa sahip olup olmadığı tartışmasında önem taşımaktadır. Yapay zeka alanında genellikle yumuşak hukuk kuralları benimsenmektedir. Türkiye ise 2025'e kadar uygulanacak olan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi haricinde yapay zekaya ilişkin bir hukuk politikası geliştirmemiştir. Yapay zeka iş ilişkilerinde işe alımlarda, iş ilişkisinin devamında ve sona ermesinde kullanılmaktadır. Bu gelişmeler çalışmada algoritmik yönetim ve Hizmet Olarak Yapay Zeka (AIaaS) kavramları içerisinde incelenmektedir. İş ilişkisinin başlangıcında yapay zeka; işe alım ilanları ve aday işçinin bilgilendirmesinde, özgeçmiş ve sosyal medya analizlerinde, görüşme ve test analizlerinde kullanılmaktadır. Bu uygulamalar genel olarak ayrımcılığa yol açmakta ve bunun yaptırımlarına tabi olmaktadır. İş ilişkisinin devamında yapay zeka kullanımı; iş organizasyonunun belirlenmesinde, performans değerlendirme sistemlerinde ve izleme yöntemlerinde gündeme gelmektedir. Bu uygulamaların hukuka aykırı sonuçları ise ayrımcılık, işçinin özel yaşamın gizliliği hakkının ihlali, işçinin kişisel verilerin korunması hakkının ihlali ve çalışma koşullarının uygulanmamasıdır. Son olarak iş ilişkisinin sona ermesinde yapay zeka, fesih sebeplerinin tespiti ve otomatik fesihte kullanılır. Hukuka aykırı fesihler, iş güvencesine tabiiyet ve iş sözleşmesinin türüne göre iş hukuku bakımından farklı hüküm ve sonuçlara tabidir. Türk iş hukukunda yapay zekanın beraberinde getirdiği hukuki sorunları çözümlemek için ise (i) algoritmik ayrımcılığa ilişkin olarak sistemik ayrımcılık yaklaşımı benimsenmeli, (ii) algoritmik yönetime özgülenmiş işyeri kurulları oluşturulmalı, (iii) KVKK md. 11/1(g) hükmü otomatik ve yarı otomatik karar alma süreçlerini içerecek şekilde daha güvenceli hâle getirilmeli ve (iv) işverenin yapay zeka kullanımından doğan sorumluluğu kurutuluş kanıtı getirme imkanı tanıyan kusursuz sorumluluğa veya uygun illiyet bağı karinesi gibi ispat kolaylığı sağlanan kusur sorumluluğuna dayanacak şekilde açık düzenlemeye kavuşturulmalıdır.Doctoral Thesis Türkiye ekonomisinin politik ekonomik eksende değerlendirilmesi (1924-2015)(2016) Çelik, Eşref Uğur; İsmihan, MustafaÜlkelerin kaliteli ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlamaları kendi gelişimleri açısından büyük öneme sahiptir. Bu tür bir uzun dönemli ekonomik performansa ulaşmak için olumlu makroekonomik gelişmeler gereklidir ancak yeterli değildir. Ülkeler çoğunlukla sergilemiş oldukları makroekonomik gelişmeleri sosyo-politik gelişmelerle destekledikleri ölçüde uzun dönemli kişi başına gelir artışlarını sağlayabilmektedirler. Bu bağlamda, çalışmanın ilk kısmında Türkiye için makroekonomik performans ve sosyo-politik performans endeksleri oluşturulmuş ve ilgili tarihsel analiz 1924-2015 dönemi için gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ise, Türkiye'deki makroekonomik ve sosyo-politik gelişmelerin uzun dönemli ekonomik büyüme üzerindeki rolü çok partili dönem için araştırılmış ve bu bağlamda, üretim fonksiyonu yaklaşımı çerçevesinde bir model geliştirilmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye'de makroekonomik ve sosyo-politik ortamlardaki iyileşmelerin uzun dönemli ekonomik büyümeyi olumlu etkilediğini göstermiştir. Ancak bölüşüm cephesindeki gerilimlerin azaltılmadığı ve sosyo-politik ortamda huzurun sağlanmadığı bir durumda, makroekonomik performansın yükselişi uzun dönemli kişi başına gelir artışlarının sağlanması için tek başına yeterli değildir. Daha açık bir ifadeyle, makroekonomik ve sosyo-politik gelişmeler arasında ödünleşimler bulunmasına karşın, uzun dönemli ekonomik başarının yakalanabilmesinin yolu her ikisinde de sağlanacak olan olumlu gelişmelerden geçmektedir.Doctoral Thesis Geçici Afet Konutlarında Ortopedik Engelli Erişebilirliği: Afad Engelli Afet Konutunun Erişilebilirlik Ölçümü ve İyileştirme Önerileri(2017) Ünal, Bülent; Akın, EmelBu çalışmada Türkiye'deki mevcut konteyner geçici afet konutlarının ortopedik engelli bireylerin erişilebilirliği açısından analiz edilmesi ve elde edilen veriler ışığında iyileştirme önerileri oluşturulması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda AFAD'ın kullanmakta olduğu, engelliler için geçici afet konutlarının tasarımının Engelliler İçin Evrensel Standartlar Kılavuzu'na uyumluluğu, mevcut geçici konutun engelli bireylerin erişebilirliği açısından ihtiyaçlarını karşılama durumu ve ortopedik engellilik durumlarının bu ihtiyaçlara etkileri araştırılmıştır. Araştırma, ortopedik engelli bireylerin sanal ortamda oluşturulan geçici afet konutu mekânını deneyimlemesi ile gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler doğrultusunda geçici afet konut tasarımlarına iyileştirme önerileri oluşturulmuştur. Oluşturulan öneriler ile Engelliler için Evrensel Standartlar Kılavuzu'nda bulunan 245 kriter baz alınarak, mevcut durumda bulunan uyumlu kriter sayısı 67'den 142'ye çıkarılarak %208'lik bir iyileşme sağlanmıştır. İyileştirme önerileri, sonuç istatistikleri ile AFAD'a sunularak, görüş ve önerileri alınmıştır.Doctoral Thesis Applications of Machine Learning Procedures on Data Envelopment Analysis(2023) Kurt, Şenol; Dinçergök, BurcuVeri Zarflama Analizi (VZA) ve Makine Öğrenmesi (MÖ), veriden anlam çıkarmayı amaçlayan ve yaygın olarak kullanılan iki metodolojidir. İki metodolojinin birlikte kullanıldığı çalışmalara ilişkin literatür incelendiğinde, genellikle MÖ algoritmalarının VZA metodolojisinin kısıtlarını aşmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir MÖ algoritmasının VZA modeli kullanılarak birim ünite etkinliğinin değerlendirmesini geliştirmek için kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu tez, VZA üzerindeki MÖ prosedürlerinin uygulamalarını inceleyerek mevcut literatüre katkı yapmaktadır. ML algoritmaları ile bir VZA modelinden elde edilen etkinlik skorlarını tahmin etmeye yönelik daha önce yapılmış çalışmalar olmasına rağmen, bu çalışma, bazıları daha önce kullanılmamış olan ML algoritmalarını da kullanarak bu konudaki çalışmayı genişletmektedir. Karar ağacı tabanlı MÖ modelleri, hedef değişkeni tahmin etmede daha büyük etkiye sahip olan özellikleri belirleyebilir. Önceki çalışmalar, Karar Verme Birimi (KVB) verimliliğini etkileyen önemli değişkenleri belirlemek ve açıklamak için özellik önem skorlarını kullanmıştır. Öte yandan, yeni bir yaklaşım olarak, bu çalışma bir VZA modeli için bir ağırlık kısıtlaması olarak özellik önem sıralamasının kullanılmasını önermektedir. Önerilen yaklaşım, VZA modelinin bazı girdilere çok fazla ağırlık veren ve diğer girdilere sıfır ağırlık atayarak göz ardı eden bir sınırlamasının üstesinden gelmek için kullanılabilir. Bu yaklaşım gerçek bir veri seti ile kullanılarak VZA modelinin kalitesinin arttırdığı kanıtlanmıştır.
