Ülker, Halil İbrahim
Loading...

Profile URL
Name Variants
U., Halil Ibrahim
U.,Halil Ibrahim
H.I.Ulker
Ü.,Halil İbrahim
H.İ.Ülker
Ulker,H.I.
Ülker, Halil İbrahim
Halil Ibrahim, Ulker
Ülker,H.İ.
Ulker, Halil Ibrahim
H., Ulker
H.,Ülker
Halil İbrahim, Ülker
Ülker, Halil
Ülker, Halili İbrahim
U.,Halil Ibrahim
H.I.Ulker
Ü.,Halil İbrahim
H.İ.Ülker
Ulker,H.I.
Ülker, Halil İbrahim
Halil Ibrahim, Ulker
Ülker,H.İ.
Ulker, Halil Ibrahim
H., Ulker
H.,Ülker
Halil İbrahim, Ülker
Ülker, Halil
Ülker, Halili İbrahim
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
halil.ulker@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of Public Administration and Political Science
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
1
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
3
Research Products
4QUALITY EDUCATION
3
Research Products
5GENDER EQUALITY
1
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
4
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
1
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
11
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
8
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
64
Articles
6
Views / Downloads
375/5349
Supervised MSc Theses
57
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
0
Supervised Theses
57
Journals data is not available
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

26 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Master Thesis Türkiye'de İdari İşlerin Yürütülmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi(2021) Kumtuna, Deryam; Ülker, Halil İbrahimKUMTUNA, Deryam. Türkiye'de İdari İşlerin Yönetilmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Weber'in kuramsal alanda temellendirdiği bürokrasi kavramının birçok tanımı bulunmaktadır. Bürokrasi; 'bürokratların yönetimi, rasyonel örgüt, memurlar tarafından yönetim,' gibi tanımları literatürde yer almaktadır. Bürokrasi toplumda daha çok örgüt yapılarının olumsuzluklarına ya da güç tekelinin kötüye kullanılmasını ifade eden, bir nevi kötüleyici kavram olarak nitelendirilmekte; otoriteye aşırı bağımlılık, sorumluluktan kaçma, yetki devrinde isteksizlik gibi durumlar bu ifadeye örnek gösterilmektedir. Bu kavramın tanımından ziyade, temel öğelerini ve belirleyici faktörlerini nitelendirerek 'ideal tip' bürokrasiyi tanımlamaya çalışan Weber; kamu ve özel alanların ayrılması, görevlerin önceden belli olduğu, düzenli, gayrişahsilik gibi özelliklerin ve modern siyasal sistemin ihtiyaç duyduğu bir örgüt tipi olarak nitelendirmiştir. Weberyen anlayışta bürokrasi, yönetim şekli değil, yazılı kurallara dayalı, profesyonellikle oluşturulup işlerin yürütüldüğü bir öğüt biçimidir. Bu şekilde ele alındığında bürokrasi; uzmanlaşma, hiyerarşik yapı, iş bölümü, planlanma ve örgütlenme çerçevesinde geniş kitlelerin yönetimini disiplin içerisinde gerçekleştirmeyi gerektiren toplumun bir aşamasıdır. Weberyan anlayışta bürokrasi; teknik açıdan diğer örgüt yapılarından üstün rasyonel bir örgüt biçimidir. Bu örgüt biçimi ve siyaset kavramlarının birbirleri ile olan ilişkisi yadsınamaz bir gerçek olup yapısal çerçevede; değişime ayak uyduramama, merkeziyetçilik, yönetimde gizlilik ve dışa kapalılık gibi sorunlar görülürken; işlevsel çerçevede de siyasallaşma, sorumluluktan kaçma, aracılar ile işlerin yürütülmesi, yolsuzluk ve kuralcılık gibi sorunların mevcut sorunların görülebileceği bir sistemdir. Türk Kamu bürokrasisi bu bağlamda etkin, kaliteli, verimli ve rasyonel hizmet verme hususunda sorunlar yaşamaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk Kamu Yönetiminde Bürokratik Yapı, Bürokrasi Kuramları, Bürokrasi, Siyaset, Türk Kamu Yönetimi Bürokrasi Sorunları.Master Thesis Parlamenter Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yasama ve Yürütme Açısından Karşılaştırılması(2020) Kudu, Ali; Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde yıllardır uygulanan parlamenter hükümet sisteminin kaldırılarak yerine Başkanlık hükümet sisteminin getirilmesi düşüncesi birçok lider tarafından gündeme getirilmiş ve yıllarca tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların sebebi ise Parlamenter hükümet sisteminde yaşanan tıkanmalar, siyasi krizler ve kısa süreli hükümetlerin olmasıdır. Birçok hükümet tarafından, yaşanan bu krizlere çözüm aranırken yeni düzenlemeler yapılmış ve kalıcı çözümler bulunamamıştır. 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı kanunla kabul edilen Anayasa'da değişiklik yapılmasına dair kanun, Cumhurbaşkanı tarafından 11 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanıp, 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak yürürlüğe girmiştir. Bu değişikle ülkemiz, yeni yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. Yapılan bu değişikler sonrasında yürürlüğe giren yeni yönetim sistemine özellikle ana muhalefet tarafından ciddi eleştiriler yapılmaktadır. Anayasa değişikliği yapıldıktan sonraki 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde muhalefet tarafından sürekli olarak dile getirilen ve seçim vaadi olarak da lanse edilen 'eski sisteme dönüş' gereklimi? Yoksa mevcut kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mi kalmalı? Sisteme dair yapılan eleştiriler nezdinde Avantaj ve dezavantajlarıyla iki sistem ele alınacaktır. Ayrıca sisteme yönelik yapılan eleştirilere bazı önerilerde bulunulacaktır.Master Thesis Küreselleşmenin Siyasi Sonuçları ve Türkiye'ye Yansımaları(2014) Nişikli, Elif; Ülker, Halil İbrahimKüreselleşmenin dünya üzerindeki etkileri birçok araştırmaya konu olmuştur. Son yıllarda, küreselleşen ekonomi dünyada önemli değişikliklere neden olmaktadır. Dünya bugün bilgi çağını yaşamakta olup, tüm ekonomik faaliyetleri birbirini etkilemektedir. Bir ülkede meydana gelen ekonomik kriz tüm dünyaya yayılabilmektedir. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan yeni aktörler tarafından yönetilmeye başlamıştır. Günümüzde dünya yeni bir dünya düzeni arayışındadır. Son yüzyılda meydana gelen çeşitli entegrasyon hareketleri ise küreselleşme sürecine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin Türkiye'ye olan etkilerini belirleyerek incelemektir. Geçmişten günümüze küreselleşme kavramı incelenerek yorumlanmış, Türkiye'ye etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Siyaset – TürkiyeMaster Thesis Doğu Karadeniz Bölgesindeki Seçmen Davranışlarının 1991-2011 Yılları Arası İncelenmesi(2015) Özçakmak, Tuncay Tolga; Ülker, Halil İbrahimSiyaset kavramına baktığımızda, en geniş anlamda, insan hayatını düzenleyen genel kuralları yapmak, değiştirmek ve korumak için gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Seçimlerdeki en önemli faktör de seçmendir. Demokratik rejimlere baktığımızda üç düzeyde siyasal katılımın gerçekleştiğini ifade edebiliriz. Bireysel katılım, grup düzeyinde gerçekleşen katılım ve bireylerin maddi veya manevi ihtiyaçlarını karşılama amaçlı katılım olduğunu ifade edebiliriz. Seçmen davranışı, bireyin yurttaşlık bağıyla bağlı olduğu ülkesinde yapılan seçimlere, ülkeyi belirli bir süre yönetecek olan yönetici kadroyu belirlemek amacıyla katılarak sergilediği davranış türüdür. Seçmen davranışını etkileyen unsurlarını; seçmen memnuniyeti, seçmenin güven ve öz güven düzeyi, bilgi araştırması, algılanan risk, fikir liderliği ve parti sadakati olarak sıralayabiliriz. Seçmen davranışını belirleyen diğer etmenleri ise şöyle sıralayabiliriz; yaş ve cinsiyet, yerleşim birimi, eğitim meslek ve gelir düzeyi, değerler kimlikler ve sosyal gruplar, ideoloji, algılar, Sosyo kültürel etmenler, aile geçmişi ve oy verme davranışı, sektörler ve sosyal sınıflar, sorunlar, politikalar Bu çalışmada, 1991-2011 yılı dâhil olmak üzere yapılan 6 genel seçime katılan siyasi partiler ve aldıkları oy oranları Doğu Karadeniz Bölgesi olarak ayrıntılarıyla ele alınmış olup, bu süreçte ortaya çıkan kitle partilerine yönelik seçmen davranışları ideolojik temelde irdelenmeye çalışılmış ve 1991-2011 yılları arası seçmen davranışlarının nasıl bir seyir izlediğine dair bulgulara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Seçmen Davranışı, Doğu Karadeniz Bölgesi, Genel SeçimlerMaster Thesis Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme - Türkiye Modeli -(2010) Demirkaya, İbrahim Doğukan; Ülker, HalilDünyanın birçok ülkesinde farklı biçimde uygulanan KatılımcıBütçeleme modellerinden yola çıkarak hazırlanan bu çalısmada, Türkiye içinörnek bir uygulama ortaya konmustur.Dünya'da 21. yüzyıla damgasını vuran Küresellesme ve beraberindegelen bölgesellesme, yerellesme eğilimlerinin, diğer faktörlerle birlikteyönetim anlayısları, yapılanmaları ve ilkelerinde görülen dönüsümler dikkatealınarak, yönetisim kavramı ve iyi yönetisim modelleri hakkında bilgilerverilmistir.Birinci bölümde Demokrasi ve Katılımcı Demokrasi baslığı altındademokrasinin kökeni ve demokrasi modelleri hakkında bilgiler verilerek,Katılımcı Demokraside yer alan kararlara katılma ve birlikte belirleme hakkıçerçevesinde kendine yer bulan katılımcı bütçelemeye geçilmistir.İkinci bölümde bütçe ve katılımcı bütçeleme hakkında bilgilerin yanı sıraönündeki riskler, zorluklar ve katılımcılık olgusuna yönelik elestirilere yerverildikten sonra süreçlerle ilgili bilgiler aktarılmıstır.Üçüncü bölümde, 1989 yılında Brezilya'nın Porto Alegre kentindebaslayıp bu gün farklı ülkelerde farklı biçimlerle kullanılan Katılımcı bütçeleme örnekleri incelenmis; bu kapsamda Brezilya dısında, Kanada,?sviçre, ?sveç ve Arjantin uygulamaları örnek olarak seçilmistir.Dördüncü bölümde, Türkiye'de yapılan yasal düzenlemeler vebelediyelerde uygulamaya konulan katılımcı yapılanmalara yer verilmistir.Türkiye'de yerel yönetimin geleneğinin de incelendiği çalısmada kamuyönetiminde yapılan köklü reformların nedenleri genis olarak ele alınmıstır.Ayrıca reform olarak adlandırılan yerel yönetim yasalarına rağmen KentKonseylerinin katılımcılık sorunları üzerinde durulmustur.Besinci bölümde Türkiye'de Katılımcı demokrasi ve bütçeleme örnekleribaslığı altında, hiçbir yasal ve siyasal zorunluluk ve destek yokken Fatsa'daseçilen bağımsız belediye baskanın 1979 yılında baslattığı katılımcı yönetimörneği ile Çanakkale Belediyesinin 1996 da baslattığı ve halen devamettirdiği Yerel Gündem 21 uygulaması örnek olarak sunulmustur.Altıncı Bölümde ise yedinci bölüme kaynak olması amacıyla hazırlanan anket çalısması yer almaktadır. 16 farklı göstergenin irdelendiğideğerlendirme katılımcı bütçelemeyi baslatan belediyeler için de kaynakniteliği tasıyacaktır.Yedinci bölümde ise tezin temelini olusturan ?Türkiye Modeli ? ortayakonarak bundan sonra Türkiye'de yürütülecek katılımcı bütçelememodellerine taslaklık edecek bir çalısma yapılmaya çalısılmıstır.Master Thesis Türkiye'de Sol Hareketlerin Evrimi ve Başarısızlık Nedenleri(2020) Yılmaz, Mertcan; Ülker, Halil İbrahimTürkiye'de çok partili hayata geçildiği ilk günden bu yana yüzlerce parti açıldı, yüzlerce parti kapandı. Elde edilen bilgiler sonucunda, sağ partilerin hegemonyası, çok partili yaşamın ilk gününden bu yana mutlak üstünlük ile devam etmiştir. Osmanlı'nın 600 yıllık mutlak hakimiyeti sırasında, tek kişilik otoritenin ağırlığı her zaman halkın arkasındaydı, ancak bu mutlak kural halkın tüm kesimleri tarafından kabul edilmedi. Osmanlı dönemindeki ayaklanmalara ve bakarsak, ekonomik, dini ve siyasi nedenlerin varlığını görürüz. Böylece, bu algının yok edildiği döneme ayak uydurmuş bir Türkiye Cumhuriyetinde, sol görüşe karşı baskı, çok partili yaşamın başlamasından bu yana her hükümetin kullandığı bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Anadolu'da 2. Meşrutiyet döneminden itibaren ' ilk sol hareketler görülmeye başlanmış, Geç Osmanlı, Milli Mücadele, Tek Parti dönemi ve çok partili dönem olarak devam etmiştir. Arkasındaki entelektüel yapısıyla hafife alınmayacak bir tarihe sahip olan bu ideoloji, 1977 Ecevit hükümeti dışında Türkiye'deki ciddi başarılar ve mutlak bir hakimiyet kazanamamıştır. Türkiye'de sol hareketlerin evrimi ve iktidar olamamasının altındaki başarısızlık nedenleri tek bir nedenle açıklanamayacak kadar geniş bir perspektif çizmektedir. Merkez-çevre teorisi, Din algısı, Türk toplum yapısı, ekonomik faktörler, solun kendi içindeki sıkıntılar olmak üzere bir çok bağlamıyla oluşturulan bu tezte, birçok soruya cevap aramıştır. Araştırmalar sonucunda, sol ideolojinin tarihsel bağlamında hangi fikirlerin var olduğu, nasıl geliştiği ve ülkemize nasıl yansıdığı konusunda birçok gözlem yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana solun her zaman, ''iktidarı tehdit eden, her dönemde baskı altında tutulan ve genel olarak sorunlarını açıklayamayan bir ideoloji olarak görülmesidir.'' Ayrıca Sovyetler ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık Türkiye'de solun gelişimini mutlak ölçüde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sol İdeoloji, Sosyalist İdeoloji, Türkiye'de sol, Sol İdeoloji ve TürkiyeMaster Thesis Koronavirüs Sürecinde Bireylerin Yönetenlere Olan Güven Tutumlarının İncelenmesi(2021) Şahin, Musa; Ülker, Halil İbrahimVatandaşların algılarında devlet düzeyinin ölçümü yapılırken, can ve mal güvenliğinin korunması önemli esaslar arasında yer almaktadır. Vatandaşların devlete karşı tutumlarının belirlenmesinde ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik göstergelerinin tutarlı olması önemli rol oynarken, devleti oluşturan bireylerin devlete ilişkin psikolojik algıları da son derece önemlidir. Bir başka deyişle bir devletin başta vatandaşın can ve mal güvenliği olmak üzere sosyal, siyasal ve iktisadi haklarını ne ölçüde koruyup kolladığı ve halkın inancı ile tutarlı davranış gösterip göstermediği olguları vatandaşın algısı açısından devlet düzeyinin ölçümünde etkin bir rol oynar. Bu bağlamda ele alınacak olursa devletin niteliği ile ilgili kritik boyut 'güven' hissidir. Meşruiyet halkın devlete karşı davranışlarının ölçümüdür.Yani devletin haklı olduğuna dair inancı içermektedir. Ancak bu ölçümü etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır; bunlar güven duyma ya da duymama, memnuniyet veya memnun olmama tutumlarından ziyade psikolojik ve sosyolojik açıdan da ele alınmalıdır. (Gür, N. (2017). Güven, bürokrasi ve refah devleti). Çünkü her birey ayrı ve özel olarak düşünülürse hepsinin içsel motivasyonu etik ve ahlaki değerleri kendi içinde ayrışıp şekillenmektedir. Bazı bireyler olumsuz olaylar karşısında güvenlerini sürdürebilirken bazıları ise bu güveni yeniden inşa etmekte zorlanabilmektedir. Bu nedenle bunun altında yatan psikolojik nedenler ve güven tutumları ele alınmalıdır.Master Thesis Kadınların Siyasi Kariyerlerinde Cam Tavan Etkisi(2013) Gönül, Ayşe Füsun; Ülker, Halil İbrahimKadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engelinin etkisini araştıran çalışma, ülkemizde kadınların siyasal katılımlarının yetersiz olması gerçeği ve sorunundan yola çıkılarak başlamıştır. Ülkemizdeki kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engeli konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, araştırma sonucunda bilimsel bir katkı sunmanın yanı sıra, siyasi partilerdeki emektar kadınlara teşvik edici bir kaynak oluşturmak da amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak, Türkiye Büyük Millet Meclsi?nde grup kuran 4 siyasi partinin Ankara?da yaşayan kadın üyeleri belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara?da Genel Merkez?de ve ilçe-il teşkilatlarında üye olan kadın siyasetçiler seçilmiş ve 119 kadına anket uygulanmıştır. Ayrıca karar mekanizmalarına yükselmeyi başarmış ( cam tavan engelini kırabilmiş ) 13 kadın siyasetçi ile yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Mülakat ve anketler, bağımlı değişken olarak belirlenen parlamenter sistemdeki hedeflere göre yapılmıştır. Cam tavanın varlığı ve seviyesi parlamenter sistemde aranmıştır . Ankette , yerel yönetimlere ilişkin de bir soru sorulmuştur ve kadınların önemli bir kısmının yerel yönetimlerde aktif olmaya hevesli olmadıkları gerçeğiyle karşılaşılmıştır. Bu sonucun kadın dostu belediyeler oluşturmak adına kaygı verici olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Daha önce incelenmiş olan iş hayatında cam tavan etkisinin kategorilerinden beslenilerek, erkeklerin kadınlar için oluşturdukları engeller, kadınların kadınlar için oluşturdukları engeller ve kadınların kendileri için oluşturdukları engeller kategorileri araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın, alt amaçları da anketin sorularını oluşturmuştur. Anket cevapları ki-kare (chi-square) testiyle değerlendirmeye alınmıştır. Anket ve mülakatlar sonucunda beklenmedik sonuçlarla da karşılaşılmıştır. Kadın siyasetçiler, kendilerine rol model olarak erkek siyasetçileri seçmişlerdir. Ülkemizde siyasal sistemin, rol model olabilecek kadın siyasetçiler yetiştirmek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşamının aksine siyasette erkeklerin, kadınların yükselmeleri için bir sorun teşkil etmediği ve erkeklerle sorun yaşamanın, cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yaşamında, kadının kadına engel yaratması kategorisi de siyasette geçerli olmamış, kadınların kadınlarla sorun yaşaması durumu siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmamıştır. Ancak kadınların kendi kendilerine engel oluşturmaları gerçeği , iş yaşamının yanı sıra siyasette de yer bulmuş ve kadının kendi kendine koyduğu sınırlar , siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmuştur.Siyasette cam tavan engelinin kategorilerine dahil edilebilecek yeni bulgular : i) Eğitim yetersizliği ii) Kariyer yapmamak iii) Çocuk sahibi olmak iv) STK deneyimi yaşamamak v) Cam tavan engelinin farkında olmamak olarak ortaya çıkmıştır. Kadınlar siyasette yükselirken, söz konusu kategoriler yüzünden kendilerine bariyer koymaktadırlar. Parlamenter sisteme yönelik hedeflerde ise kritik eşik milletvekilliği olarak belirlenmiştir. Mülakat yapılan karar mekanzimasına yükselebilmiş kadınların ise mevcut pozisyonlarının üstünde bir pozisyonu talep ettiklerini söylemek konusunda çekince yaşadıkları, parti büyüklerinin oklarına hedef olma çekincesi yaşadıkları gözlenmiştir. Milletvekilliğine kadar olan siyasi pozisyonları, 119 kadın içinde toplam 80 kadın seçmiştir, en çok işaretlenen pozisyon, 30 kadın tarafından hedeflenen milletvekilliğidir, milletvekilliğinden sonraki pozisyonları ise 119 kadın içinde 9 kadın hedeflemiştir. Sonuç olarak Türkiye- Ankara evreninden seçilen 119 kadın siyasetçiden oluşturulan örnekleme göre siyasette cam tavan için kritik eşik milletvekilliğidir. Milletvekilliği ve sonrasındaki pozisyonlar kadınlar için cam tavan sahasını oluşturmaktadır Anahtar Sözcükler : 1. Siyasette Cam Tavan 2. Kadın siyasetçi 3. Rol modelMaster Thesis Milliyetçilik Türü Olarak Anadoluculuğun Doğuşu(2016) Genç, Kürşat; Ülker, Halil İbrahimTez çalışmamızda 16. yüzyılda başlayıp 18. yüzyılda artarak devam eden Osmanlı Devleti'ndeki modernleşme hareketleri ve Avrupa'da ortaya çıkan ulusçuluk akımının sonucu ile çok uluslu Osmanlı Devleti'nin içine düştüğü zor durumdan çıkış çabalarını bakıldı. Avrupa'daki gelişmelere paralel olarak; 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devletindeki fertlerin 'kul'dan 'birey'e ve Osmanlı toplumunun 'tebaa' dan 'millet'e dönüşme sürecinde ortaya çıkan akımlardan yola çıkarak Anadoluculuğun doğuşunu incelemeye çalışıldı. Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük fikir hareketlerini savunan düşünce insanları tarafından ortaya konan vatan, millet, devlet tanımlamaları ve tarih anlayışına bakılmıştır. Bu akımların bir anti sentezi olarak doğan; farklı bir tarih anlayışı ortaya atarak, vatan, millet kavramlarını yeniden tanımlayan, yeni bir milliyetçilik türü olan Anadolu Milliyetçiliği'nin doğuşunu ve 1930'lu yıllara kadar gelişimi incelenmeye çalışılmıştır.Master Thesis Merkezi Yönetimin Yerel Yönetimler Üzerinde Uyguladığı İdari Vesayet Denetiminin Etkileri(2021) Oktay, Ebru Emine; Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde kamu yönetimi, merkezden yönetim ve yerinden yönetim kuruluşları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yerinden Yönetim kuruluşları olarak adlandırılan İl Özel İdaresi, belediye ve köyler halkın mahalli müşterek ihtiyaçlarını karışlamak için kanunla kurulan ve yine karar organları kanunla ve seçimle başa gelen kamu tüzel kişileridir. Ülkemizde olduğu gibi tüm dünya ülkelerinde kamu yönetimi merkez ile yerel yönetimler arasında paylaşılmaktadır. Bu paylaşım bazı ülkelerde merkeziyetçi bir anlayış sergilerken bazı ülkelerde de yerel yönetime daha fazla özerklik veren bir yönetim anlayışı sergilemektedir. Ülkemizde yerel yönetim olgusu bir buçuk asırlık bir tarihe sahiptir. Ancak gelişme bakımından aynı tarihi gelişmeyi gösterememiştir. Yerel nitelikli hizmetlerin merkezi yönetimin eline verilmesi yerel yönetim organlarının esnek, hızlı ve opsiyonel olmayan, karar olma süreçlerinde demokratik katılımı sağlayamayan bir yapıda kalmasına neden olmuştur. Ülkemizde oluşturulan yerinden yönetim modeli yereldeki toplumsal talepleri karşılayamamakta ve hizmette yerellik ilkesine uygun kamu hizmetleri üretememektedir. Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerinde uyguladığı katı ve sert idari vesayet denetimi yeni kamu reformları ile biraz olsun yumuşatılmaya çalışılsa da tarihindeki gelenekselci merkezi yönetim modelinin sınırları dışına tam anlamıyla çıkmayı başaramamıştır. Anahtar Sözcükler: İdari Vesayet Denetimi, Yerel Yönetimler, Merkezi Yönetimler, Karar Alma, Yönetim Organları, Kanun, Anayasa
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
