Ülker, Halil İbrahim
Loading...

Profile URL
Name Variants
U., Halil Ibrahim
U.,Halil Ibrahim
H.I.Ulker
Ü.,Halil İbrahim
H.İ.Ülker
Ulker,H.I.
Ülker, Halil İbrahim
Halil Ibrahim, Ulker
Ülker,H.İ.
Ulker, Halil Ibrahim
H., Ulker
H.,Ülker
Halil İbrahim, Ülker
Ülker, Halil
Ülker, Halili İbrahim
U.,Halil Ibrahim
H.I.Ulker
Ü.,Halil İbrahim
H.İ.Ülker
Ulker,H.I.
Ülker, Halil İbrahim
Halil Ibrahim, Ulker
Ülker,H.İ.
Ulker, Halil Ibrahim
H., Ulker
H.,Ülker
Halil İbrahim, Ülker
Ülker, Halil
Ülker, Halili İbrahim
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
halil.ulker@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of Public Administration and Political Science
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
1
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
3
Research Products
4QUALITY EDUCATION
3
Research Products
5GENDER EQUALITY
1
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
4
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
1
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
11
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
8
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
64
Articles
6
Views / Downloads
249/1249
Supervised MSc Theses
57
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
0
Supervised Theses
57
Journals data is not available
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

17 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 17
Master Thesis Doğu Karadeniz Bölgesindeki Seçmen Davranışlarının 1991-2011 Yılları Arası İncelenmesi(2015) Özçakmak, Tuncay Tolga; Ülker, Halil İbrahimSiyaset kavramına baktığımızda, en geniş anlamda, insan hayatını düzenleyen genel kuralları yapmak, değiştirmek ve korumak için gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Seçimlerdeki en önemli faktör de seçmendir. Demokratik rejimlere baktığımızda üç düzeyde siyasal katılımın gerçekleştiğini ifade edebiliriz. Bireysel katılım, grup düzeyinde gerçekleşen katılım ve bireylerin maddi veya manevi ihtiyaçlarını karşılama amaçlı katılım olduğunu ifade edebiliriz. Seçmen davranışı, bireyin yurttaşlık bağıyla bağlı olduğu ülkesinde yapılan seçimlere, ülkeyi belirli bir süre yönetecek olan yönetici kadroyu belirlemek amacıyla katılarak sergilediği davranış türüdür. Seçmen davranışını etkileyen unsurlarını; seçmen memnuniyeti, seçmenin güven ve öz güven düzeyi, bilgi araştırması, algılanan risk, fikir liderliği ve parti sadakati olarak sıralayabiliriz. Seçmen davranışını belirleyen diğer etmenleri ise şöyle sıralayabiliriz; yaş ve cinsiyet, yerleşim birimi, eğitim meslek ve gelir düzeyi, değerler kimlikler ve sosyal gruplar, ideoloji, algılar, Sosyo kültürel etmenler, aile geçmişi ve oy verme davranışı, sektörler ve sosyal sınıflar, sorunlar, politikalar Bu çalışmada, 1991-2011 yılı dâhil olmak üzere yapılan 6 genel seçime katılan siyasi partiler ve aldıkları oy oranları Doğu Karadeniz Bölgesi olarak ayrıntılarıyla ele alınmış olup, bu süreçte ortaya çıkan kitle partilerine yönelik seçmen davranışları ideolojik temelde irdelenmeye çalışılmış ve 1991-2011 yılları arası seçmen davranışlarının nasıl bir seyir izlediğine dair bulgulara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Seçmen Davranışı, Doğu Karadeniz Bölgesi, Genel SeçimlerMaster Thesis Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme - Türkiye Modeli -(2010) Demirkaya, İbrahim Doğukan; Ülker, HalilDünyanın birçok ülkesinde farklı biçimde uygulanan KatılımcıBütçeleme modellerinden yola çıkarak hazırlanan bu çalısmada, Türkiye içinörnek bir uygulama ortaya konmustur.Dünya'da 21. yüzyıla damgasını vuran Küresellesme ve beraberindegelen bölgesellesme, yerellesme eğilimlerinin, diğer faktörlerle birlikteyönetim anlayısları, yapılanmaları ve ilkelerinde görülen dönüsümler dikkatealınarak, yönetisim kavramı ve iyi yönetisim modelleri hakkında bilgilerverilmistir.Birinci bölümde Demokrasi ve Katılımcı Demokrasi baslığı altındademokrasinin kökeni ve demokrasi modelleri hakkında bilgiler verilerek,Katılımcı Demokraside yer alan kararlara katılma ve birlikte belirleme hakkıçerçevesinde kendine yer bulan katılımcı bütçelemeye geçilmistir.İkinci bölümde bütçe ve katılımcı bütçeleme hakkında bilgilerin yanı sıraönündeki riskler, zorluklar ve katılımcılık olgusuna yönelik elestirilere yerverildikten sonra süreçlerle ilgili bilgiler aktarılmıstır.Üçüncü bölümde, 1989 yılında Brezilya'nın Porto Alegre kentindebaslayıp bu gün farklı ülkelerde farklı biçimlerle kullanılan Katılımcı bütçeleme örnekleri incelenmis; bu kapsamda Brezilya dısında, Kanada,?sviçre, ?sveç ve Arjantin uygulamaları örnek olarak seçilmistir.Dördüncü bölümde, Türkiye'de yapılan yasal düzenlemeler vebelediyelerde uygulamaya konulan katılımcı yapılanmalara yer verilmistir.Türkiye'de yerel yönetimin geleneğinin de incelendiği çalısmada kamuyönetiminde yapılan köklü reformların nedenleri genis olarak ele alınmıstır.Ayrıca reform olarak adlandırılan yerel yönetim yasalarına rağmen KentKonseylerinin katılımcılık sorunları üzerinde durulmustur.Besinci bölümde Türkiye'de Katılımcı demokrasi ve bütçeleme örnekleribaslığı altında, hiçbir yasal ve siyasal zorunluluk ve destek yokken Fatsa'daseçilen bağımsız belediye baskanın 1979 yılında baslattığı katılımcı yönetimörneği ile Çanakkale Belediyesinin 1996 da baslattığı ve halen devamettirdiği Yerel Gündem 21 uygulaması örnek olarak sunulmustur.Altıncı Bölümde ise yedinci bölüme kaynak olması amacıyla hazırlanan anket çalısması yer almaktadır. 16 farklı göstergenin irdelendiğideğerlendirme katılımcı bütçelemeyi baslatan belediyeler için de kaynakniteliği tasıyacaktır.Yedinci bölümde ise tezin temelini olusturan ?Türkiye Modeli ? ortayakonarak bundan sonra Türkiye'de yürütülecek katılımcı bütçelememodellerine taslaklık edecek bir çalısma yapılmaya çalısılmıstır.Master Thesis Milliyetçilik Türü Olarak Anadoluculuğun Doğuşu(2016) Genç, Kürşat; Ülker, Halil İbrahimTez çalışmamızda 16. yüzyılda başlayıp 18. yüzyılda artarak devam eden Osmanlı Devleti'ndeki modernleşme hareketleri ve Avrupa'da ortaya çıkan ulusçuluk akımının sonucu ile çok uluslu Osmanlı Devleti'nin içine düştüğü zor durumdan çıkış çabalarını bakıldı. Avrupa'daki gelişmelere paralel olarak; 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devletindeki fertlerin 'kul'dan 'birey'e ve Osmanlı toplumunun 'tebaa' dan 'millet'e dönüşme sürecinde ortaya çıkan akımlardan yola çıkarak Anadoluculuğun doğuşunu incelemeye çalışıldı. Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük fikir hareketlerini savunan düşünce insanları tarafından ortaya konan vatan, millet, devlet tanımlamaları ve tarih anlayışına bakılmıştır. Bu akımların bir anti sentezi olarak doğan; farklı bir tarih anlayışı ortaya atarak, vatan, millet kavramlarını yeniden tanımlayan, yeni bir milliyetçilik türü olan Anadolu Milliyetçiliği'nin doğuşunu ve 1930'lu yıllara kadar gelişimi incelenmeye çalışılmıştır.Master Thesis Küreselleşmenin Siyasi Sonuçları ve Türkiye'ye Yansımaları(2014) Nişikli, Elif; Ülker, Halil İbrahimKüreselleşmenin dünya üzerindeki etkileri birçok araştırmaya konu olmuştur. Son yıllarda, küreselleşen ekonomi dünyada önemli değişikliklere neden olmaktadır. Dünya bugün bilgi çağını yaşamakta olup, tüm ekonomik faaliyetleri birbirini etkilemektedir. Bir ülkede meydana gelen ekonomik kriz tüm dünyaya yayılabilmektedir. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan yeni aktörler tarafından yönetilmeye başlamıştır. Günümüzde dünya yeni bir dünya düzeni arayışındadır. Son yüzyılda meydana gelen çeşitli entegrasyon hareketleri ise küreselleşme sürecine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin Türkiye'ye olan etkilerini belirleyerek incelemektir. Geçmişten günümüze küreselleşme kavramı incelenerek yorumlanmış, Türkiye'ye etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Siyaset – TürkiyeMaster Thesis Kadınların Siyasi Kariyerlerinde Cam Tavan Etkisi(2013) Gönül, Ayşe Füsun; Ülker, Halil İbrahimKadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engelinin etkisini araştıran çalışma, ülkemizde kadınların siyasal katılımlarının yetersiz olması gerçeği ve sorunundan yola çıkılarak başlamıştır. Ülkemizdeki kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engeli konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, araştırma sonucunda bilimsel bir katkı sunmanın yanı sıra, siyasi partilerdeki emektar kadınlara teşvik edici bir kaynak oluşturmak da amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak, Türkiye Büyük Millet Meclsi?nde grup kuran 4 siyasi partinin Ankara?da yaşayan kadın üyeleri belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara?da Genel Merkez?de ve ilçe-il teşkilatlarında üye olan kadın siyasetçiler seçilmiş ve 119 kadına anket uygulanmıştır. Ayrıca karar mekanizmalarına yükselmeyi başarmış ( cam tavan engelini kırabilmiş ) 13 kadın siyasetçi ile yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Mülakat ve anketler, bağımlı değişken olarak belirlenen parlamenter sistemdeki hedeflere göre yapılmıştır. Cam tavanın varlığı ve seviyesi parlamenter sistemde aranmıştır . Ankette , yerel yönetimlere ilişkin de bir soru sorulmuştur ve kadınların önemli bir kısmının yerel yönetimlerde aktif olmaya hevesli olmadıkları gerçeğiyle karşılaşılmıştır. Bu sonucun kadın dostu belediyeler oluşturmak adına kaygı verici olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Daha önce incelenmiş olan iş hayatında cam tavan etkisinin kategorilerinden beslenilerek, erkeklerin kadınlar için oluşturdukları engeller, kadınların kadınlar için oluşturdukları engeller ve kadınların kendileri için oluşturdukları engeller kategorileri araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın, alt amaçları da anketin sorularını oluşturmuştur. Anket cevapları ki-kare (chi-square) testiyle değerlendirmeye alınmıştır. Anket ve mülakatlar sonucunda beklenmedik sonuçlarla da karşılaşılmıştır. Kadın siyasetçiler, kendilerine rol model olarak erkek siyasetçileri seçmişlerdir. Ülkemizde siyasal sistemin, rol model olabilecek kadın siyasetçiler yetiştirmek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşamının aksine siyasette erkeklerin, kadınların yükselmeleri için bir sorun teşkil etmediği ve erkeklerle sorun yaşamanın, cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yaşamında, kadının kadına engel yaratması kategorisi de siyasette geçerli olmamış, kadınların kadınlarla sorun yaşaması durumu siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmamıştır. Ancak kadınların kendi kendilerine engel oluşturmaları gerçeği , iş yaşamının yanı sıra siyasette de yer bulmuş ve kadının kendi kendine koyduğu sınırlar , siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmuştur.Siyasette cam tavan engelinin kategorilerine dahil edilebilecek yeni bulgular : i) Eğitim yetersizliği ii) Kariyer yapmamak iii) Çocuk sahibi olmak iv) STK deneyimi yaşamamak v) Cam tavan engelinin farkında olmamak olarak ortaya çıkmıştır. Kadınlar siyasette yükselirken, söz konusu kategoriler yüzünden kendilerine bariyer koymaktadırlar. Parlamenter sisteme yönelik hedeflerde ise kritik eşik milletvekilliği olarak belirlenmiştir. Mülakat yapılan karar mekanzimasına yükselebilmiş kadınların ise mevcut pozisyonlarının üstünde bir pozisyonu talep ettiklerini söylemek konusunda çekince yaşadıkları, parti büyüklerinin oklarına hedef olma çekincesi yaşadıkları gözlenmiştir. Milletvekilliğine kadar olan siyasi pozisyonları, 119 kadın içinde toplam 80 kadın seçmiştir, en çok işaretlenen pozisyon, 30 kadın tarafından hedeflenen milletvekilliğidir, milletvekilliğinden sonraki pozisyonları ise 119 kadın içinde 9 kadın hedeflemiştir. Sonuç olarak Türkiye- Ankara evreninden seçilen 119 kadın siyasetçiden oluşturulan örnekleme göre siyasette cam tavan için kritik eşik milletvekilliğidir. Milletvekilliği ve sonrasındaki pozisyonlar kadınlar için cam tavan sahasını oluşturmaktadır Anahtar Sözcükler : 1. Siyasette Cam Tavan 2. Kadın siyasetçi 3. Rol modelMaster Thesis Modern Vatandaşlık Anlayışına Bir Eleştiri: Feminist Vatandaşlık Kuramı(2019) Tuğcu, Bülent; Ülker, Halil İbrahimVatandaşlık (yurttaşlık) kavramı, günümüz siyasal düşüncesinin en önemli unsurlarından biridir. Eski çağlardan günümüze kadar uzanan vatandaşlık anlayışı, zamanla bazı değişimlerden geçmiş ve bugün ki halini almıştır. Fakat şu durum gözden kaçırılmamalıdır ki 'kadın' bu tanımın sürekli dışında tutulmuş gibidir. Modern vatandaşlık kuramlarının temel taşlarından biri olan eşitlik anlayışı, söz konusu kadınlar olduğunda o kadar da eşitlikçi değildir. Vatandaşlıktaki bu değişim sırasında kadınların kazandıkları haklar acaba onları ne kadar eşit vatandaş haline getirmiştir? Bütün dünyada, erkek egemenliği altında olan bir toplumsal ve siyasal yapı varken bu soruya yönelik olumlu bir cevap vermek mümkün değil gibidir. Bu çalışmada modern vatandaşlık kuramları çerçevesinde, feminist akımlar ve dünya anayasalarında yer alan eşit vatandaşlık kavramının kadını ne kadar içine aldığı incelenecektir. Çalışma, içerisinde feminizm temelli bir eleştiri barındırmakla birlikte eşitlik kavramının nasıl tanımlandığı üzerinde de durmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; vatandaşlığın tarihsel ve kavramsal çerçevesinden ve vatandaşlığın bu tarihi süreçte ne tür değişimler geçirdiğinden bahsedilecektir. Çalışmanın ikinci kısmında feminizmin tanımı ve feminizm akımları üzerinde durulacaktır. Çalışmanın üçüncü ve son kısmında ise Feminist ve Maskülen Vatandaşlık Kuramı üzerinde durulup dünya ülkelerinde yürürlükte olan anayasalarda kadının yeri ve modern vatandaşlık kuramlarının feminizm temelli bir incelenmesi yer alacaktır.Master Thesis Dünyada Türkiye'de Merkez Sol Görüş ve Ülkemizdeki Başarısızlık Nedenleri(2018) Kara, Mahmut; Ülker, Halil İbrahimMerkez sol hareketler, Türkiye siyasetindeki ana damar siyasal akımlardan biri olmuştur. Uzun zamandır siyasi hayatta olmalarına rağmen istisnai birkaç dönem hariç iktidar olamadıkları görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'de ana damar siyasi akımlardan olmasına rağmen merkez sol hareketlerin neden iktidar olamadığı sorusu tezin ana sorunsalı olarak ele alınmış ve merkez-çevre kuramı bağlamında yapılan literatür taraması ve alan araştırması çalışmaları ekseninde bu soruya yanıt aranmıştır. Bu noktada ideoloji kavramı, siyasal hayatı etkileyen ana ideolojiler, merkez solun dayandığı ideolojik temel olarak sosyal demokrasi ideolojisi, sosyal demokrasinin tarihi ve fikirsel temelleri, Türkiye'de merkez sol hareketlerin ideolojik ve tarihsel temelleri, dünya genelinde merkez sol hareketler ve siyasal başarı durumu ele alınarak tezin ana sorusunu cevaplamak için fikirsel ve teorik arka plan oluşturulmuş ve sonrasında Türkiye'deki merkez sol hareketler ilk ortaya çıktığı dönemlerden itibaren ele alınarak hangi unsurların ve nedenlerin merkez sol hareketlerin iktidar olup olamadıklarını belirlemede etkili oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda merkez sol hareketlerin, merkez-çevre teorisi ekseninde Kemalist merkezin kontrolünden çıkamaması, halk ile gerekli yakınlaşmayı kuramaması, liderlik sorunları, ideolojik sorunlar, laiklik ve din ilişkisi karsıdaki konumu nedenleriyle iktidar olamadıkları sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Yurtdışında Yaşayan Türk Seçmenlerin Oy Davranışları: Kulu Örneği(2019) Köylüoğlu, Sinem; Ülker, Halil İbrahimSeçmen davranışı, siyaset bilimi ve siyasal aktörler için oldukça önemli bir konudur. Seçmenlerin hangi faktörlere göre tercih yaptıklarını tam olarak tespit etmek ise oldukça güçtür. Sosyolojik Yaklaşım, Psikolojik Yaklaşım ve Rasyonel Tercih Yaklaşımı seçmen davranışları açıklamak üzere kullanılan teorilerdir. Ancak seçmen davranışının konu edildiği çalışmalarda, seçmenin bulunduğu yer ile siyasi aktörlerin aynı yerde oldukları görülmüştür. Yani siyasi aktörler ile seçmenin doğrudan etkileşimi söz konusudur. Bununla birlikte seçmenin başka yerde olduğu araştırma sayısı oldukça azdır. Bu çalışmada yurt dışında yaşayan Türklerin, Türkiye'deki seçimlere yönelik geliştirdikleri oy verme ve katılma gibi davranışlarının arka planındaki faktörler incelenmiştir. Araştırma Konya iline bağlı olan Kulu ilçesinde yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen temel sonuç, yurt dışında yaşayan Türk seçmeninin Türkiye'deki siyaseti takip ettiği, siyasal pazarlama ve propagandalardan etkilendiği, lider merkezli hareket ettiği, oy verme davranışında aile, referans gruplar ile ideolojilerin etkili olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte araştırmaya katılanların Türkiye'deki siyasi tutumu ile yurt dışındaki siyasi tutumlarının farklı olduğu anlaşılmıştır.Master Thesis Darbelere Giden Süreçte Medyanın Algı İnşası: 27 Mayıs 1960 ve 15 Temmuz 2016'nın Karşılaştırmalı Analizi(2018) Şimşek, Serpil Seda; Ülker, Halil İbrahimTürk siyasi hayatındaki darbelerin hazırlanış safhasında, gerçekleştirilmesinde ve sonrasında meşrulaştırılmasında asker, yargı, akademinin yanı sıra en önemli sacayaklarından birisini de medya oluşturmaktadır. 15 Temmuz darbe girişimi öncesi, merkez medya ile 'Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) medya yapılanması' olarak adlandırılan medya kuruluşlarının ve uluslararası medyanın, bilerek veya bilmeyerek darbe şartlarını oluşturmaya yönelik yürüttükleri algı inşa süreci ile 27 Mayıs darbesi öncesinde yürütülen algı inşa süreci arasında çarpıcı benzerlikler bulunmaktadır. 27 Mayıs öncesinde, dönemin gazetelerinde Menderes yönetimine yöneltilen 'diktatörlük', 'yolsuzluk', 'muhaliflere ve medyaya baskı' gibi suçlamaların 15 Temmuz'a giden süreçte Erdoğan yönetimine de benzer ifadelerle yöneltilmesi dikkat çekicidir. Bu çalışma, darbe süreçlerinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde uluslararası ve Türk medyasının oynadığı rolü irdelemektedir. Bu bağlamda, yazılı medya özellikle gazetelerde kamusal rızanın nasıl üretildiği, 'Kamusal Senaryo modeli', Herbert Schiller ve Naom Chomsky'nin medya manipülasyonu analizleri çerçevesinde incelenmektedir. Ulusal ve uluslararası basına yansıyan haber ve yorumların, dönemin tanıklarının hatıralarının yanı sıra Adnan Menderes'in avukatları Burhan Apaydın, Talat Asal, Menderes'in oğlu Aydın Menderes ile yapılan kişisel görüşmelerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Yüksek Adalet Divanı'nın, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkındaki idam kararlarının gerekçelerinde delil olarak sunulan uluslararası medyadaki yorumlar ve haberler de kaynak olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada, FETÖ'nün medya yapılanması ile birlikte merkez medya ve uluslararası medyanın da bilerek veya bilmeyerek 15 Temmuz'a giden süreçte, tıpkı 27 Mayıs darbesi öncesinde olduğu gibi, sivil ve demokratik yönetime karşı bir askeri darbenin algı inşa sürecinin parçası olduğu tezi ileri sürülmektedir.Master Thesis Aydınlanma-kemalizm-modern Cumhuriyet(2011) Bıdak, Ali Rıza; Ülker, Halil İbrahimÇözülen ve çöken bir imparatorluktan ulus devlete doğru giden bir süreç vardır. Osmanlı aydınları imparatorluğun çözülüşünü görmektedir. Ortaya koydukları çözümler imparatorluğun sistemi içinde ve onu ayakta tutmaya yöneliktir. Bu çabalarda aydınlanmanın etkileri görülmektedir. Modernleştirici uygulamalarda söz konusudur. Fakat bu çözüm çabaları yıkılması engellenemeyecek bir imparatorluğun ayakta kalmasını hedeflemektedir.Toplumlar tabi oldukları tarihin değişme ve gelişme yasalarını göz ardı etmektedir. Tarihin yasaları imparatorluklar dönemini kapatmakta ve ulus devletleri tarih sahnesine çıkarmaktadır. Kurtuluş Savaşı'nı yürüten kadrolar başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere imparatorluğun ayakta tutulamayacağını görmüştür. Çabalarını modern bir ulus devleti ortaya çıkarma yönünde yoğunlaştırmışlar ve Kurtuluş Savaşı'na önderlik ederek bağımsız bir devletin kuruluşunu gerçekleştirmişlerdir.Bu Cumhuriyeti kurarken etkilendikleri tarihsel olayların başında 1789 Fransız Devrimi ve onun aydınlanma felsefesi gelmektedir. Bu etkilenim Türk toplumunun modernleşme çabalarında çok açık bir şekilde görülmüştür. Gerçekten bu devrim Osmanlı'dan devraldığı sorunları bütünüyle çözememiştir. Osmanlı'dan devralınan sorunların bütünüyle çözülmesi de günümüze kadar devam eden sorunların-sıkıntıların kaynağı olmuştur.
