Elbir, Nüket Belgin
Loading...
Profile URL
Name Variants
N., Elbir
Elbir, Nuket Belgin
N.B.Elbir
E., Nuket Belgin
Nuket Belgin, Elbir
Nüket Belgin, Elbir
Nüket Belgin Elbir
E.,Nuket Belgin
Elbir, Nüket Belgin
E.,Nüket Belgin
Elbir,Nuket Belgin
E., Nüket Belgin
N. B. Elbir
N.,Elbir
Elbir,N.B.
Elbir, N. Belgin
Elbir, Belgin
Elbir, Nüket
Elbir, Nuket Belgin
N.B.Elbir
E., Nuket Belgin
Nuket Belgin, Elbir
Nüket Belgin, Elbir
Nüket Belgin Elbir
E.,Nuket Belgin
Elbir, Nüket Belgin
E.,Nüket Belgin
Elbir,Nuket Belgin
E., Nüket Belgin
N. B. Elbir
N.,Elbir
Elbir,N.B.
Elbir, N. Belgin
Elbir, Belgin
Elbir, Nüket
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
belgin.elbir@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of English Language and Literature
Status
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
3
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
2
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

Documents
2
Citations
0
h-index
0

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
33
Articles
4
Views / Downloads
324/586
Supervised MSc Theses
16
Supervised PhD Theses
11
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
2
Supervised Theses
27
| Journal | Count |
|---|---|
| Analele Universitatii Ovidius Constanta, Seria Filologie | 3 |
| Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi | 1 |
| Folklor/Edebiyat | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

14 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 14
Master Thesis Thomas Hardy'nin the Mayor of Casterbridge Ve Chinua Achebe'nin Things Fall Apart Trajedi Öğeleri(2021) Bakr, Mohammed Bashar Bakr; Elbir, Nüket BelginBu tez, Thomas Hardy'nin The Mayor of Casterbridge ve Chinua Achebe'nin Things Fall Apart trajedi öğelerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma, Hardy ve Achebe'nin romanlarının baş kahramanlarını klasik trajedi ve Shakespeare trajedisi ışığında ele almaktadır. Esas olarak, Yunan filozof Aristoteles ve Elizabeth dönemi oyun yazarı Shakespeare'in bakış açısıyla, Hardy ve Achebe tarafından anlatı biçiminde kullanılıp geliştirilen ve meydan okunan trajik hata, kibir, şans ve kader gibi klasik trajedi kavramlarına odaklanmaktadır. Aynı zamanda iki farklı yazar, Hardy ve Achebe, tarafından yazılan iki farklı romandaki kader ya da inancın antik Yunan ve Shakespeare'in trajik versiyonları arasındaki temel benzerlik ve farklılıklarına ışık tutuyor. Bu çalışma, klasik trajedi düşüncesinin günümüze kadar bir geçerliliği ve sürekliliği olduğunu göstermektedir. Ayrıca, iki ana kahraman Michael Henchard ve Okonkwo'nun trajik ve felaketli yaşamlarını da analiz etmektedir. Hardy ve Achebe, romanlarında geçiş dönemini ele almış ve tarihlerindeki bu ani değişikliklerin bireylerin karakteri üzerindeki büyük etkilerini keşfetmişlerdir. Bu tez, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında İngiliz ve Afrikan kırsal toplumlarında teknolojik, politik ve sosyal değişikliklerin insan koşulu üzerindeki sonuçlarını tartışmaktadır.Master Thesis On Dokuzuncu Yüzyıl Romanlarında Toplumsal Hareketlilik Teması: Vanity Fair, Jane Eyre ve Great Expectations(2018) Jasım, Alyaa Kareem Jasım; Elbir, N. BelginBu çalışmanın konusu on dokuzuncu yüzyıl ortalarında yanılmış üç romanda sosyal hareketlilik konusunu nasıl betimlendiğidir. Söz konusu eserler William Makepeace Thackeray'nin Vanity Fair, Charlotte Bronte'nin Jane Eyre ve Charles Dickens'in Great Expectatıons adlı romanlardır. Romanların üçü de, İngiliz tarihinde Kralice Victoria'nın adı ile anılan Viktorya Döneminde (1837-1901) yazılmıştır. Bu çağ, İngiltere'nin sanayileşme sürecinin tamamlandığı, ancak büyük bir değişime neden olan bu donemin önemli sorunlar ortaya çıkardığı bir dönemdir. On dokuzuncu yüzyılda, artık en popüler edebi tür haline gelen, okur kitlesi giderek genişleyen roman, bu sorunları betimleme, irdeleme ve çoğu zaman çözümler sunma işlevini üstlenmiştir. Toplumsal sınıflar arasındaki farkların belirginleştiği ve zenginleşen ve güçlenen orta sınıf değerlerinin önem kazandığı dönemde, bir üst sınıfa atlama, yükselme arzusu da toplumda yaygın bir istek, hatta tutku halini almıştır. Bu çalışma, üç yazarın bu toplumsal konuyu nasıl işlediğini incelemekte, yazarların tutumu arasındaki benzerlik ve farkların anlamı ve önemi üzerine bir değerlendirme sunmaktadır.Master Thesis Samuel Selvon'un The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating Romanlarında Sömürgecilik Sonrası Edebiyat ile Modernizm Akımlarının Buluşması(2020) Çar, Tuğçe; Elbir, N. BelginBu tezin amacı Samuel Selvon'un The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating üçlemesinde anlatıcının kullandığı dil üzerinden Modernist edebiyat ve sömürgecilik sonrası (postkolonyal) edebiyata ait ortak unsurların araştırılmasıdır. Bu üç romanda da yazar dil ile bazı deneysel çalışmalar yapmış, sömürgecilik dönemine ait olarak ortaya koymak istediklerini, kullandığı ya da oluşturduğu özel dil ile ifade etmeyi tercih etmiş, böylelikle sömürgecilik sonrası döneme ait bulgularını kendine özgü yöntemlerle ortaya koymak suretiyle eserlerinde Modernizm akımı ile sömürgecilik sonrası dönem arasında bir köprü kurmuştur. Tezin teori bölümünde, teze konu olan romanların tarihsel bağlamı içerisinde anlaşılmasını sağlamak amacıyla sömürgecilik sonrası döneme ait tarihsel bilgi sunulmuş, postkolonyal kuramların ve postkolonyal edebiyatın kavramsal temelleri üzerinde durulmuş, edebiyatta Modernizm akımının gelişimi ile ilgili bilgi verilerek bu iki akımın hangi yönlerden kesiştiklerine dair bir tartışmaya yer verilmiştir. Analitik bölümlerde, The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating romanlarında anlatıcı tarafından kullanılan kendine has dilin, adı geçen edebi akımların ortak yönlerinin ortaya konulması bakımından ne gibi bir önem taşıdığı üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak, Samuel Selvon'un bu üç romanda anlatım dili olarak lehçe kullanmasının, dönemin edebi akımları açısından deneysel ve öncü bir çalışma olduğu, bu durumun gerek postkolonyal gerekse Modernist edebiyat için önemli anlamlar ifade ettiği, Selvon'un dil ve lehçe teması üzerinden hem postkolonyal hem de Modernist edebiyatın ortak konusu olan 'yurtsuzluk' ve 'yalnızlık' temalarını son derece etkin bir şekilde işlediği anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Lehçe, Deneysellik, Melezlik, Modernizm, PostkolonyalDoctoral Thesis Viktorya Dönemi Romanlarında Evlilik ve Cinsiyet Öznelliğisöylemlerinin Foucaultcu Söylem Analizi Yöntemiyle İncelenmesi(2021) Mır, Shah; Elbir, Nüket BelginBu tez, 19. yüzyılın sonlarına ait Viktorya dönemi romanlarında toplumsal cinsiyet öznelliği ve evlilik üzerine olan söylemleri incelemektedir. Araştırma için seçilen romanlar, Henry James'in The Portrait of a Lady, George Gissing'in The Odd Women ve Thomas Hardy'nin Jude the Obscure adlı romanlarıdır. Çalışma, Michel Foucault'nun söylem analizi yöntemi aracılığıyla toplumsal cinsiyet öznelliği ve evlilik üzerine söylem inşa biçimlerini incelemektedir. Bu inceleme, cinsiyet söylemi üzerine söylemlerin epistemik çevre içinde nasıl inşa edildiğini ve sürdürüldüğünü inceleyen Carla Willig tarafından tasarlanan altı aşamalı bir analitik çerçeve bağlamındada yapılmaktadır. Bu tez ayrıca, üç romanı, söylemsel ortamlar açısından karşılaştırmakta ve yazarların bu söylemlere direnip direnmediğini araştırmaktadır. Çalışma, Foucaultcu söylem analizini kullanarak, toplumsal cinsiyet söylemlerinin değişen dinamiklerinden etkilenen söylem ve toplumsal cinsiyet öznelliği kavramlarının romanlarda nasıl temsil edildiğini irdelemekte ve Viktorya dönemi evlilik kurumu içindeki toplumsal cinsiyet öznelliğinin, bireysel öznelerin toplumsal cinsiyet ve evlilik konusundaki yerleşik söylemlerden kurtulabilmeleri için uygun alanları nasıl etkilediğini araştırmaktadır. Çalışmanın bulguları, belirli bir söylem epistemasının yakından incelenmesinin, egemen söylemlerin düzenleyici gücünün kurucu öğelerini analiz ederek öznellik tarzlarını ortaya çıkarabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, çalışma mekanizmalarını anlamaya yönelik bilinçli bir girişim, belirli epistemeler içinde söylem inşasını incelemeyi hedefleyen yeni çalışmalar için yeni yollar açabilir.Master Thesis Lewis Carroll'ın Alice's Adventures İn Wonderland (1865) ve C.s. Lewis'nin The Magician's Nephew Romanlarında İkincil Dünya Fantazilerinin İncelenmesi(2021) Yılmaz, Elif; Elbir, N. BelginBu tezin amacı Lewis Carroll'ın Alice's Adventures in Wonderland ve C.S. Lewis'in the Magician's Nephew romanlarını birincil dünya düzenindeki gerçeklik ve olasılık kavramlarıyla ilişkili olarak, 'gerçeklik' kavramının metinlerdeki ikincil dünyalarda nasıl biçimlendirildiği ve ifade edildiği ve fantastik ögeler içeren metinlerin, gerçeklik kavramının biçimlendirilmesiyle bağlantılı olarak nasıl sınıflandırıldığı üzerinden incelemektir. Tezin teori bölümünde, fantastik edebiyat eleştirisinin yirminci yüzyıldaki gelişim süreci, türün karakteristik özelliklerini ve fantastik ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi açıklayan, J.R.R. Tolkien, Tzevetan Todorov, Eric S. Rabkin ve Rosemary Jackson tarafından yazılmış başlıca metinler incelenmiştir. Analitik bölümlerde Alice's Adventures in Wonderland ve the Magician's Nephew romanlarının fantastik ögeler içeren metinler olarak, fantastik edebiyat için önemi, bu metinlerdeki fantastik elementlerin teori bölümünde açıklanan metinlerin ele alınması yoluyla incelenmiştir. Sonuç olarak fantastik, kişiler ve toplumların bilinçaltı arzularının tersine çevirme ve ortaya koyma yoluyla ifade edilmesidir, ancak içinde fantastik ögeler barındıran her metin, fantastik edebiyat ürünü değildir, çünkü fantastik edebiyat metinler, fantastiği ve doğaüstünü, gerçek olarak kabul etmelidir. Bu durumda, C. S. Lewis'in eseri bir fantastik edebiyat ürünü olarak sınıflandırılabilirken, Lewis Carroll'ın eseri için aynı durum geçerli değildir, zira Carroll'ın eseri içinde fantastik ögeler barından bir rüyanın hikâyesidir.Master Thesis Emily Bronte'nin Wuthering Heights (uğultulu Tepeler) ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre Başlıklı Romanlarının Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi Açısından İncelenmesi(2019) Muhealdeen, Rasool Abdullah; Elbir, Nüket BelginEmily Bronte'nin Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler) ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre Başlıklı Romanlarının Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi Açısından İncelenmesi. Bu çalışmada Ondokuzuncu Yüzyıl İngiliz yazarları Emily Bronte'nin Wuthering Heights ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre başlıklı romanları, Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi bağlamında, Sigmund Freud'un kişilerin davranışlarını önemli ölçüde etkileyen psikolojik etkenler kapsamında ortaya koyduğu savunma mekanizmaları kavramı ışığında incelenmektedir. İncelemenin yöntemi, söz konusu iki romanda savunma mekanizmalarının nasıl kullanıldığının araştırılmasıdır. Çalışmanın amacı, bu iki önemli yazarın romanlarının farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkıda bulunmaktır. Bu amaçla, Wuthering Heights ve Jane Eyre romanlarındaki başlıca roman kişilerinin romanda betimlenen tutumlarını ve davranış biçimlerini belirleyen savunma mekanizmaları incelenmektedir. İnceleme, iki romanın kahramanları olan Catherine Earnshaw, Heathcliff, Jane Eyre ve Mr Rochester adlı roman kişilerinin roman boyunca davranışları yoluyla sergiledikleri savunma mekanizmalarını ele almakta ve aralarındaki benzerlik ve farklara dikkat çekmektedir. Çalışmada ayrıca, romanların yazarları Bronte kardeşlerin bu karakterleri yaratma süreçlerini ve karakterlere yükledikleri özellikleri etkilediği varsayılan savunma mekanizmaları da dikkate alınmakta ve roman kişilerinin davranışlarını yazarların yaşamları ve kişilik özellikleri açısından tartışan bir değerlendirme sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi, Savunma Mekanizmaları, Sigmund Freud, Emily Bronte, Wuthering Heights, Charlotte Bronte, Jane Eyre.Doctoral Thesis Apokaliptik Romanların Karakteristik Açıdan Karşılaştırmalı Çalışması: Mary Shelley'nin The Last Man'i, H.g. Wells'in The War Of The Worlds'u, John Wyndham'ın The Day Of The Triffids'i ve Jeanette Winterson'ın The Stone Gods'ı(2020) Gürova, Ercan; Elbir, Nüket BelginBu çalışmanın amacı İngiliz apokaliptik romanlarının karakteristik özelliklerindeki dönüşümü ve bu dönüşümün neden ve sonuçlarını Shelley, Wells, Wyndham ve Winterson'ın romanları üzerinden 1826'dan 2007 yılına kadarki süreçte tartışmaktır. Bu çalışma İngiliz Edebiyatında ilk modern apokaliptik romandan başlayarak seçilen dört romanda resmedilen apokaliptik şartların, unsurların ve güçlerin dönüştüğünü göstermeyi amaçlamaktadır. Bu dönüşüm esrarengiz, görünmez ve beden-dışı güçlerden bir grup bilim insanı, tiran kötü karakterlere veya uzaylılara ve nihayet felaketlerden herkesin doğrudan sorumlu olduğu kolektif bir suçluluğa doğru olmuştur. Seçilen romanlar apokaliptik, postkolonyal, posthumanist ve ekokritik yaklaşımların bulgularından yararlanacaktır. Bilim Kurgu eleştirmeni Darko Suvin'in 'biliş, yadırgatma ve yenilik' kavramlarına romanların tartışmasında atıfta bulunulacaktır. Bu çalışma ayrıca seçilen romanları Kermode ve Berger'in apokaliptik teorileri/yazıları ışığında ele alacaktır.Doctoral Thesis Modernist Şiiri İnşa Etmek: Ezra Pound'un ve T. S. Eliot'ın Şiirlerinde Londra'nın Ulusaşırı Temsilleri(2018) Alta, Seda Şen; Elbir, Nüket BelginTarih boyunca Londra, İngiliz edebiyatında birçok yazarın eserlerinde betimlediği ve çoğu kez bir sembol olarak kullandığı bir kent olmuştur. Küçük bir tüccar kasabası olarak kurulan Londra'nın, çokuluslu bir metropole dönüştüğünde edebiyat metinlerindeki işlevinin ve taşıdığı anlamların da değişime uğradığı görülmektedir. Kent, yazarların betimlemeleri sayesinde yeni anlamlar kazanırken, öte yandan da kentte meydana gelen çeşitli değişiklikler kentin görünüşünü ve dolayısıyla yazarların kenti eserlerinde kullanma biçimlerinin değişmesine neden olmaktadır. Diğer bir deyişle, edebiyat ile kent arasında yakın bir ilişki bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren çağdaş kuramcı ve eleştirmenler kent anlatısı içeren edebi eserleri mekân odaklı okuma yöntemleriyle incelemeyi önermişlerdir. Ayrıca bu eleştirmenler bir kentin bir metne dönüşebileceğini, edebi metinlerdeki kent anlatısının ise okuyucunun zihninde kenti yeniden kurabileceği ve yaratabileceği, anlatım yöntemlerine göre yazarın kent ile ilgili izlenimleri değiştirebileceği ve hatta şehrin fiziki yapısını bile etkileyebileceği öne sürmektedirler. Söz konusu eleştirmenler, yazarların kent ile ilişkilerini konu eden edebi anlatılara kent edebiyatı, bu çerçevede kent ile ilgili şiirlere kent şiiri adını vermişlerdir. Bu yöntem, şiirlerdeki kent imgelerinde kentteki tarihsel, toplumsal ve ideolojik değişimlerin tespit edilebilmesinin yanı sıra modernizm gibi edebiyat akımlarının ve bu akımların içinde yer alan yazarların ve eserlerinin de mekân odaklı okumalarının yapılabilmesini sağlamıştır. Ayrıca mekânsal eleştiriyi savunan eleştirmenler kentin yerlisi olan yazarlar ile yabancı yazarların kenti farklı yöntemlerle betimlediklerini öne sürmüşlerdir. Bu tezde, yukarıda belirtilen mekân odaklı eleştiri yöntemleri ışığında, birçok eserlerinde Londra kentini konu ve izlek edinen Amerikalı asıllı modernist şairler Ezra Pound ve T. S. Eliot'ın Londra'yı temsil etme biçimleri incelenecek ve bu iki şairin Londra temsillerini, Londra'nın daha önceki edebi temsilleriyle nasıl bir araya getirerek modernist şiir tekniklerini oluşturmada kullandıkları tartışılacaktır. Kenti bir yabancının gözünden anlatarak, ulusaşırı bir bakışla eski ve yeniyi kaynaştıran Pound ile Eliot'ın şiirlerindeki Londra kenti imgeleri yoluyla modern dünyanın karmaşasını çeşitli yönleriyle ortaya koymaya çalıştıkları vurgulanacaktır.Doctoral Thesis Modern İngiliz Detektif Romanında Türe Özgü Yapıların Yıkılması, Cinsiyet ve İdeoloji İlişkisi(2020) Güneş, Mustafa; Elbir, Nüket BelginPolisiye türü ve polisiye romanın genelde edebi türe özgün bir formül ve çerçeve içerisinde yazıldığı düşünülür. Ancak, bu tezin amacı, 1970'li yıllardan sonra, klasik polisiye roman yazınında, cinsiyet ve ataerkil ideoloji ile bağlantıları olan ciddi bir yol ayrımı yaşandığı savını araştırmak ve mümkünse ispatlamaktır. P.D. James'in kadınların profesyonel tercihleri ve gelişimlerini engelleyen sınırları sorgulayan ve yıkmaya çalışan 1970'lerin 'yeni kadın' kavramını örnekleyen detektif figürünü resmettiği Kadınlara Göre Değil (1972) adlı kitabıyla başlayan bu edebi yol ayrımı, Martin Amis'in, özellikle kurgusal detektifin geleneksel karakter tasviri, dilin daima polisiye türüne özgü bir biçimde kullanılışı, gerilimin her zaman tepe noktasına ulaştığı ve çözümlendiği alışılagelmiş anlatım tarzı, ve suçun hep benzer türde ve özellikte olması ve sonuçlarının hep aynı şekilde cezalandırılması gibi polisiye roman türüne has klişeleri yıktığı ve aynı zamanda polis teşkilatında çalışan bir kadın detektifin bu maskülen ortamda var olmasının zorluklarını ve belki de imkansızlığını ele alan Gece Treni (1997) gibi eserlerle devam eder. Graham Swift'in Günyüzü (2003) adlı romanı bu tartışmaları hem daha ileri noktalara taşır hem de türe özgü bilindik anlatı yapılarını alt üst eder ve bu edebi alt üst olma, klasik polisiye romanlarındaki tipik 'kurtarıcı' detektif figürünün de alt üst edilmesiyle paralel olarak verilir. Swift'in romanında detektif figürü, toplumu işlenen suçtan kurtarmak istemeyen veya bu yeteneğe sahip olamayan ve suçun bozduğu düzenin yeniden kurulmasını sağlayamayan ya da bu konularla ilgilenmeyen bir anti-kahramana veya anti-detektife dönüştürülür. Aynı doğrultuda klasik detektif figürünün geleneksel azami otoritesi ve polisiye romanda alışılagelmiş tasvir eden 'erkek bakışı' gücünü ve otoritesini, özellikle kadınlar karşısında, kaybetmiş olarak resmedilir. Çalışmada ele alınan üç romanın, polisiye türüne özgü yapıları yıkmasının geleneksel kadın ve erkek ilişkilerinin ve toplumdaki tipik rollerinin sorgulamasıyla paralel olduğu görülür.Master Thesis Kadın Gelişim Romanlarının Değişen Doğası: George Eliot'ın The Mill On The Floss ve Margaret Drabble'ın The Waterfall Romanları(2021) Karadayı, Özlem Merve; Elbir, N. BelginRoman türü 18. Yüzyıldaki yükselişinin ardından, 19. Yüzyılda birçok alt türe ayrılmıştır. Bu türlerden biri de gelişim romanlarıdır. Bu romanlar genellikle Victoria Dönemi'nde erkek bir kahramanı merkeze alarak, onun çocukluktan yetişkinliğe kadarki gelişimini, çevresiyle ilişkisini, çatışmalarını ve olgunlaşma sürecini anlatır. Kadın yazarların da edebiyat dünyasında etkin olmasıyla birlikte, kadın gelişim romanları da popüler olmaya başlamıştır. Yalnızca erkek değil kadın kahramanların da hikayeleri ilgi çekmeye başlamıştır. Kahraman, konu ve olay örgüsü seçimleri bu türü sıra dışı kılmıştır. Kadın yazarlar, 19. yüzyılda kendi edebiyat geleneklerini oluşturmuş ve geliştirmişlerdir. Gelişim romanları da bu geleneğin iyi bir örneğidir. Bu gelenek, 20. Yüzyıldaki kadın yazarlara ilham olmuştur. Dönemin getirdiği birçok sosyal ve ekonomik değişiklik ile birlikte farklı türde romanlar ortaya çıkmıştır. Özellikle 1960lı yıllara gelindiğinde, kadın gelişim romanı bir alt tür olarak tanınmıştır. Kadınların kendi deneyimlerini anlattıkları bu romanlar 19. yüzyıl kadın yazınının devamı ve aynı zamanda güncellenmiş halleridir. Bu tez kadın gelişim romanlarının 100 yıl içerisinde geçirdiği dönüşümü ayrı yüzyıllardan büyük iki önemli kadın yazar George Eliot ve Margaret Drabble'ın The Mill on the Floss ve The Waterfall romanlarının kıyaslanması ile incelemektedir. İki kadın kahraman Maggie Tulliver ve Jane Gray arasındaki paralellikler ve farklılıklar kadın yazınının değişimini de göstermektedir. Drabble'ın Eliot'a olan hayranlığı ve ondan aldığı ilham romanları üzerinde etkili olmuştur. İki kadın kahraman arasındaki benzerlik kadınların, bir insan olarak karşılaşabilecekleri psikolojik ve sosyal çatışmaların da yıllar içinde aynı kalabileceğini göstermektedir. İki kadın kahraman açısından mühim olan ise hikayelerinin sonlarından ziyade verdikleri mücadele ve deneyimleridir. Tüm bu deneyimler ve çatışmalar Eliot ve Drabble'ı zaman ve mekanın ötesinde birbirlerine bağlar. Anahtar Sözcükler: Bildungsroman, Kadın Gelişim Romanı, George Eliot, Margaret Drabble
