Doktora Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/11237

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 23
  • Doctoral Thesis
    Türk organizasyonlarında göçmen çalışanların kapsayıcılığı: Bir temmellemdirilmiş teori yaklaşımı
    (2025) Yavuzoğlu, Ömer; Tuzlukaya, Şule Erdem
    This study explores the multifaceted dynamics of workplace inclusion in Türkiye, focusing on the integration experiences of immigrants within a complex socio-political and economic context. Using a constructivist grounded theory approach, semi-structured interviews were conducted with 47 participants, including immigrants and Turkish employees from various sectors. This research identifies significant external environmental factors government policies, economic pressures, cultural stereotypes, and societal fears that hinder immigrant inclusion. Language barriers and political discourse further exacerbate exclusionary practices, shaping negative perceptions and creating systemic barriers. These are counterbalanced by discriminatory policies, unequal career advancement opportunities, and exclusionary behaviors by supervisors, which perpetuate marginalization and exclusion. The study emphasizes the interplay between societal, organizational, and individual factors in shaping workplace inclusion, offering contextspecific strategies to address systemic barriers. This research, by situating its findings within Türkiye's legislative and cultural context, contributes to the global discussion on workplace inclusion. It provides insights into strategies for promoting equitable integration in non-Western, multicultural environments. At the organizational level, the findings emphasize the importance of inclusive leadership, equitable HRM practices, and training in cultural and language sensitivity to promote inclusion.
  • Doctoral Thesis
    The Mediating Role of Organizational Agility in the Effect of Artificial Intelligence Adoption and Artificial Intelligence Ambdexterity on Competitive Advantage in Organizations
    (2025) Dikici, İlke; Tengilimoğlu, Dilaver; Baş, Mehmet
    Bu tez çalışmasının amacı, işletmelerde yapay zekâ benimsenmesinin, yapay zekânın rutin ve yenilikçi kullanım biçimleri, örgütsel çeviklik ve rekabet avantajı arasındaki ilişkilerini incelemek ve Türkiye bağlamında teknik derinlik ile fonksiyonel yayılım boyutlarını birlikte ele alan özgün bir yapay zekâ olgunluk modeli geliştirmektir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de yapay zekâ teknolojilerini aktif biçimde kullanan işletmelerde çalışan profesyoneller oluşturmaktadır. Çalışma, bilgi teknolojileri, finans/bankacılık ve iletişim sektörlerine odaklanmakta olup, bunun yanında sağlık, havacılık/otomotiv, enerji, üretim ve eğitim gibi yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştığı diğer sektörlerden de katılımcılar kapsama dâhil edilmektedir. Kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan 512 katılımcıdan çevrim içi anket yoluyla veri toplanmıştır. Ölçeklerin Türkçe uyarlama süreci seri yaklaşım yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Betimleyici analizler IBM SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiş; ölçüm ve yapısal modellerin test edilmesi ise SmartPLS yazılımı aracılığıyla kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi (PLS-SEM) yaklaşımıyla yürütülmüştür. Bulgular, yapay zekâ benimsenmesinin hem rutin hem de yenilikçi kullanım üzerinde güçlü ve anlamlı etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Ancak rekabet avantajı üzerindeki doğrudan etkisi anlamlı bulunmamıştır. Rekabet avantajının en güçlü belirleyicisi örgütsel çeviklik olup, yapay zekâ benimsenmesinin rekabet avantajına etkisi yenilikçi kullanım ve örgütsel çeviklik üzerinden tam ve seri aracılık mekanizmalarıyla ortaya çıkmaktadır. Rutin kullanımın örgütsel çeviklik ve rekabet avantajı üzerindeki etkileri ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bu sonuçlar, işletmelerin rekabet üstünlüğü elde etmesinde yenilikçi yapay zekâ kullanımının kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma, örgütsel davranış ve strateji yazınına yapay zekânın rekabet avantajını doğrudan değil, kullanım biçimleri ve çeviklik kapasitesi üzerinden etkilediğini göstererek katkı sunmaktadır. Pazarlama yazını açısından ise yenilikçi yapay zekâ kullanımının müşteri değeri yaratma ve stratejik konumlanma süreçlerinde dolaylı fakat güçlü bir mekanizma olduğunu ortaya koymaktadır. Buna ek olarak çalışma, Türkiye bağlamında uygulanabilir nitelikte bütünleşik bir yapay zekâ olgunluk modeli geliştirerek yapay zekâ yazınına özgün bir katkı sağlamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    CDS Primini ve Vadeli İşlem Sözleşme Fiyatlarını Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği
    (2025) Benli, Tolga; Dinçergök, Burcu
    Günümüz finansal piyasalarının karmaşık yapısı içerisinde etkin risk yönetimi ve optimal yatırım stratejileri geliştirmek, piyasa katılımcılarının çeşitli finansal enstrümanları derinlemesine kavramasını gerektirmektedir. Vadeli işlem sözleşmeleri ve Kredi Temerrüt Takasları (CDS) gibi türev ürünler, risk yönetiminde stratejik öneme sahip finansal varlıklar olarak öne çıkmaktadır. Bu enstrümanların fiyatlandırma mekanizmaları hem ulusal hem de küresel çok sayıda ekonomik faktörün etkisi altında şekillenmektedir. Söz konusu faktörlerin vadeli işlemler ve CDS primleri üzerindeki münferit etkilerinin sistematik analizi, risk yönetimi süreçlerinin optimizasyonu ve daha isabetli yatırım stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik öngörüler sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye CDS primi ile Borsa İstanbul Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası ürünlerinden dolar/TL ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hangi ulusal ve küresel değişkenlerden etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak ilgili değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkileri de dikkate alınmıştır. Literatürde öne çıkan çalışmalardan faydalanarak ulusal düzeyde enflasyon, sanayi üretim endeksi, merkez bankası dış borcu ve rezervi verileri kullanılırken küresel düzeyde VIX ve MSCI ACWI endeksleri ve Amerika, Çin, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Brezilya CDS primleri kullanılmıştır. Veriler, Ağustos 2018-Aralık 2024 dönemini kapsamakta ve aylık frekanstadır. Ulusal değişkenlerin birçoğunda Ağustos 2018 tarihinde meydana gelen yapısal kırılma sebebiyle veri seti bu tarih kesim noktası olacak şekilde ikiye bölünmüştür. Yöntem için VAR metodolojisi izlenmiş, Granger nedensellik testi, etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri kullanılmıştır. Sonuçlar CDS priminin ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hem küresel hem de ulusal değişkenlerle ilişkisini ortaya koyarken dolar/TL vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının ulusal etki altında olduğunu göstermektedir. Ek olarak bağımlı değişkenlerin yapısal kırılmalardan etkilendiği sonucuna varılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Yeşil Hizmetkâr ve Yeşil Dönüşümcü Liderliğin Yeşil İş Bağlılığı ve Göreve Yönelik Çevreye Dostu Davranış Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi
    (2025) Yorulmaz, Ali Cenk; Üner, Mehmet Mithat; Karatepe, Osman Mübin
    Mevcut literatürde, yeşil hizmetkâr liderlik (YHL) ve yeşil dönüşümcü liderliğin (YDL) yeşil iş bağlılığı (YİB) ve göreve yönelik çevre dostu davranış (ÇDD) üzerindeki birleşik etkilerini inceleyen çalışmalar eksiktir. Özellikle, bu liderlik stilleri ile göreve yönelik ÇDD arasındaki ilişkide YİB'in aracı bir rol oynaması göz önüne alınmamıştır. Bu boşluğu gidermek amacıyla, bu araştırma sosyal değişim teorisi ve iş talep-kaynakları modeline dayanarak YHL, YDL, YİB ve göreve yönelik ÇDD arasındaki ilişkileri keşfetmek üzere kavramsal bir çerçeve önermektedir. Veriler Ankara, Türkiye'deki otel çalışanlarından toplanmış ve hipotezler Kısmi En Küçük Kareler-Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) ile test edilmiştir. Bulgular, YİB'in YHL ve YDL'nin göreve yönelik ÇDD üzerindeki etkisi için bir aracılık rolü üstlendiğini göstermektedir. Özellikle, YHL'nin YİB üzerinde YDL'ye kıyasla daha güçlü bir olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Beklendiği üzere, YHL'nin YİB aracılığıyla göreve yönelik ÇDD üzerindeki dolaylı etkisi, YDL'nin dolaylı etkisinden daha belirgin çıkmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Telekomünikasyon Sektöründe Tedarikçi Seçim Kriterlerinin Geliştirilmesi: Ahp ve Dengeli Puan Kartı Uygulaması
    (2019) Adıgüzel, Hasan; Samut, Pınar Kaya
    İletişim çağında ve küreselleşen dünyada telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, küresel pazarlarda boy gösterebilmek ve müşteri memnuniyetini arttırmak adına yaşanan değişimleri ve gelişimleri yakından izlemek zorundadırlar. Telekomünikasyon sektörü, kesintisiz ve hızlı bir şekilde hizmet vermek zorunda olan bir sektördür. Bu nedenle faaliyetlerin yürütülebilmesi için gerekli ürün ve hizmetleri satın alma süreçleri büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, telekomünikasyon sektörüne yönelik olarak tedarikçi performans değerlendirme amaçlı bir Dengeli Puan Kartı oluşturmaktadır. Türkiye'de tedarik zincirlerine, yönetimlerine ve tedarikçi performans değerlendirmesine yönelik çok sayıda çalışma bulunmasına karşılık telekomünikasyon sektörüne yönelik çalışmalardan üç tane bulunması, bu çalışmanın önemini artırmaktadır. Dengeli Puan Kartının oluşturulmasına yönelik olarak öncelikle olası performans değerlendirme kriterleri belirlenmiş, tez danışmanından ve sektörde konusunda uzman kişilerden görüş alınarak esas alınacak ana ve alt kriterler tespit edilmiştir. Oluşturulan derecelendirme tabloları, sektörde tedarik zinciri yönetiminde aktif görev yapmakta olan 5 uzmana gönderilmiş ve puanlandırma yapmaları istenmiştir. Uzmanlardan gelen yanıtlar Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılarak analiz edilmiş ve kriterlerin önem dereceleri elde edilmiştir. AHP ile elde edilen önem derecelerine göre sıralama yapılarak ve Dengeli Puan Kartının boyutlarına dağıtılarak telekomünikasyon sektörü için bir Dengeli Puan Kartı oluşturulmuştur.
  • Doctoral Thesis
    Yükseköğretim Kurumlarında Hizmet Kalitesinin Değerlendirilmesi
    (2023) Obaidi, Safa Qasim Mousa; Üner, Mehmet Mithat
    Yükseköğretim kurumları, öğrencilerin aldıkları hizmetlerle ilgili ne hissettiklerini bilerek gelişmek ve rekabet etmek için çalışırlar. Bu nedenle, öğrenciler yükseköğretim kurumlarının temel paydaşları olduklarından, bu kurumların öğrencilerin algı ve memnuniyetlerini değerlendirecek ve ölçecek bir hizmet kalitesi ölçüm aracına ihtiyacı vardır. Yüksek Öğrenim Kalite Ölçeği (HEISQUAL), yüksek öğretim kurumlarının öğrenci algısını araştırmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bu ölçek, üniversitenin teknik ve operasyonel yönlerine odaklanmaktadır. HEISQUAL ölçeği yedi boyut içerir: öğretmen profili, altyapı ve fakülteler, müfredat, işe alım kalitesi, emniyet ve güvenlik, öğrenci becerilerinin gelişimi ile yönetim ve destek personeli. Bu çalışmada HEISQUAL modeli, öğrencilerin algılarının çevrimiçi bir anket dağıtılarak toplandığı Ürdün Haşimi Krallığı'ndaki bazı üniversitelerde öğrencilerin algılarını ölçmek ve değerlendirmek için kullanıldı. Anket, kesinlikle katılıyorumdan kesinlikle katılmıyoruma doğru bir derecelendirme ölçeği olarak yedi noktada formüle edilmiştir. HEISQUAL boyutlarına ek olarak öğrencinin demografisini ölçmek için altmış altı soru içermektedir. Katılımcı sayısı Ürdün Haşimi Krallığı'ndaki devlet ve özel üniversitelerden 358 kız ve erkek öğrenciye ulaştı. Çalışma, algılarının öğrencinin eğitim alanına ve üniversitenin devlet mi yoksa özel mi olduğuna göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak için öğrencilerin üniversitenin operasyonel ve teknik yönleriyle ilgili memnuniyet derecesini inceledi. Sonuçlar, öğrencilerin altyapı ve tesisler boyutlarına ek olarak öğretmen profili, emniyet ve güvenlikten memnun olduklarını gösterirken, öğrencilerin müfredat ve istihdam kalitesi boyutlarından memnuniyetsizliklerini göstermiştir. Bu çalışma, öğrencilerin gereksinimleri konusunda farkındalık yaratmaya ve eğitim kurumlarındaki karar vericilerin ve planlayıcıların hizmet kalitesini iyileştirme konusunda çalışmalarını sağlamaya açık bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: hizmet kalitesi, HEISQUAL, öğrenci algısı, operasyonel yön, tekink yön.
  • Doctoral Thesis
    Applications of Machine Learning Procedures on Data Envelopment Analysis
    (2023) Kurt, Şenol; Dinçergök, Burcu
    Veri Zarflama Analizi (VZA) ve Makine Öğrenmesi (MÖ), veriden anlam çıkarmayı amaçlayan ve yaygın olarak kullanılan iki metodolojidir. İki metodolojinin birlikte kullanıldığı çalışmalara ilişkin literatür incelendiğinde, genellikle MÖ algoritmalarının VZA metodolojisinin kısıtlarını aşmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir MÖ algoritmasının VZA modeli kullanılarak birim ünite etkinliğinin değerlendirmesini geliştirmek için kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu tez, VZA üzerindeki MÖ prosedürlerinin uygulamalarını inceleyerek mevcut literatüre katkı yapmaktadır. ML algoritmaları ile bir VZA modelinden elde edilen etkinlik skorlarını tahmin etmeye yönelik daha önce yapılmış çalışmalar olmasına rağmen, bu çalışma, bazıları daha önce kullanılmamış olan ML algoritmalarını da kullanarak bu konudaki çalışmayı genişletmektedir. Karar ağacı tabanlı MÖ modelleri, hedef değişkeni tahmin etmede daha büyük etkiye sahip olan özellikleri belirleyebilir. Önceki çalışmalar, Karar Verme Birimi (KVB) verimliliğini etkileyen önemli değişkenleri belirlemek ve açıklamak için özellik önem skorlarını kullanmıştır. Öte yandan, yeni bir yaklaşım olarak, bu çalışma bir VZA modeli için bir ağırlık kısıtlaması olarak özellik önem sıralamasının kullanılmasını önermektedir. Önerilen yaklaşım, VZA modelinin bazı girdilere çok fazla ağırlık veren ve diğer girdilere sıfır ağırlık atayarak göz ardı eden bir sınırlamasının üstesinden gelmek için kullanılabilir. Bu yaklaşım gerçek bir veri seti ile kullanılarak VZA modelinin kalitesinin arttırdığı kanıtlanmıştır.
  • Doctoral Thesis
    İhracat Bariyerleri ve Libya'da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin İhracat Kapasitesini Azaltmadaki Rolleri
    (2019) Salem, Afaf Masaud.sh; Üner, Mehmet Mithat
    Operasyonları uluslararası çapta genişletme kararı alırken, bir iç pazarda belirli bir şirketin karşılaştığı çeşitli riskler ve zorluklar var. Operasyonların genişletilmesi süreci uluslararasılaşma olarak bilinirken, dış pazarlara erişimi engelleyen engeller ihracat engelleri olarak bilinmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, uluslararasılaşma sürecinde zorluklarını anlamak için Libyalı KOBİ'lerin ve ihracatçıların karşılaştığı ihracat engellerini tespit etmektir. İhracat engelleri ve literatürden gözden geçirilen uluslararasılaşma modellerine dayanan bir anket tasarlanmıştır. Tasarlanan anket, Libya'nın ihracat ve ithalat otoritesine kayıtlı iki yüz elli dokuz ihracatçı firmaya dağıtılmıştır. Yüz yirmi bir anket Cronbach'ın 0.956'nın alfa seviyesine ulaştı. Çalışmanın sonuçları, Libya'daki KOBİ'ler için yıllık satış hacimlerinde ve yıllık ihracat hacimlerinde önemli farklar getiren on dokuz ihracat engelinin bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, onyedi ihracat engelleri, Libya şirketleri arasında farklı uluslararasılaşma aşamalarında önemli farklılıklar göstermiştir. Her üç uluslararasılaştırma aşamasındaki şirketler için en önemli üç engel, şirketler açısından önem derecelerine göre sıralanmaktadır. Kesin sonuçlar, Libyalı KOBİ'lerin karşılaştığı en önemli ihracat engellerinin yerel hükümet desteği, döviz istikrarsızlığı ve uluslararası kalite standartlarını karşılama ile ilgili olduğunu gösteriyor. Anahtar Sözcükler Uluslararasılaşma, İhracat engelleri, Libya, KOBİ'ler
  • Doctoral Thesis
    Türkiye'de şehir çiftleri arasında hava seyahat talebine etki eden kriterlerin farklı yöntemlerle karşılaştırmalı analizi
    (2019) Reyhanoğlu, İzay; Tengilimoğlu, Dilaver
    Türkiye'de havayolu ile ulaşımın gün geçtikçe yaygınlaşması rekabetin artmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan doğru yapılmış bir havayolu talep tahmini, bir havayolu işletmesi için, belirli bir hatta uçuş konulup konulmaması kararı, filo planlaması, kaynak planlaması, bilet fiyatlarının belirlenmesi, uygun stratejilerin belirlenmesi gibi kritik kararların verilmesinde oldukça önemlidir. Bir ülkenin ekonomisinin önemli bir parçası olan havayolu taşımacılığında talebin bilinmesi işletmelerin özellikle stratejik kararlarını doğru belirlemelerinde önemlidir. Türkiye'de havayolu taşımacılığı, dünya ortalamasına göre daha yüksek oranda büyüme göstermektedir. 2003 yılında başlatılan Bölgesel Havacılık Politikasından bu yana iç hat yolcu sayısında yaklaşık 12 kat artış görülmüştür. Buna karşın yurtiçi yolcu taşımacılığının büyük bir bölümü halen karayolu üzerinden yapılmaktadır. Türkiye'de ana merkezlerden ülkenin pek çok havalimanına uçuşlar gerçekleşmekte iken, ana merkezler haricinde uçuşlar (çapraz uçuşlar) yeterli sayıda değildir. Bu noktalar arası uçuşlar bağlantılı uçuşlar ile gerçekleşmektedir. Bağlantılı uçuşlarda uzun aktarma (bekleme) süreleri ile yüksek bilet fiyatları, bu uçuşlarının yolcular için cazip gelmemesine yol açmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de çapraz uçuşlarla ilgili olarak havayolu talep tahmini çalışması yapılmıştır. Bu amaçla Kayseri ve Bursa, anket uygulanan şehir çifti olarak seçilmiştir. Kayseri'de yaşayan 501, Bursa'da yaşayan 453 bireye uygulanan anketlerden derlenen verilere lojistik regresyon, yapay sinir ağları modeli ve kümeleme analizleri uygulanmıştır. Veri setinin analizi sonucunda elde edilen ampirik bulgular karşılaştırma yapılarak yorumlanmıştır ve yapay sinir ağları modelinin diğer yöntemlerden daha başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Çalışmada, her iki şehirde de uçuş talebini belirleyen en önemli etkenlerin aktarmasız uçuş konulması ile bilet fiyatlarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    İlgili Muhasebe Teknikleri Açısından Kurumsal Yönetim ve Risk Yönetiminin Türkiye'de İslami Bankalar ve Geleneksel Bankaların Performans Üzerine Etkisi
    (2021) Alrujoubı, Adnan Mohammed Husayn; Büyükmirza, Hüseyin Kamil
    Alrujoubi, Adnan. İlgili muhasebe teknikleri açısından kurumsal yönetim ve risk yönetiminin tyürkiye'de islami bankalar ve geleneksel bankaların performans üzerine etkisi, Doktora Tezi, Ankara, 2021. Bu çalışmanın en temel amacı Türkiye'de İslami bankalar (İB) ile geleneksel bankaların (GB) performanslarını etkileyen değişkenler arasında regresyon analizi yaparak iki banka türü arasındaki korelasyonları belirlemektir. Çalışmanın diğer önemli amacı ise CAMELS modeli kullanmak sureti ile bu banka türlerinin performanslarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmanın önemi, banka performanslarının çok geniş kapsamlı kitleleri etkiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Takip eden kısımda araştırmanın ana başlıkları yer almaktadır: 1) Kurumsal yönetişim (KY), risk yönetimi (RY) ile ilgili teorilerin çoğu, iyi KY ve RY uygulamak için fikir birliğine sahip olan ve performans üzerinde mükemmel faydalar sağlayacak olan ekonomik teorilerdir. 2) Türk bankacılık sisteminin temel sorunları bankacılık sektöründe yabancı sermayeye bağımlılık, likidite krizleri ve faiz oranlarının hükümet kurallarıyla değişmesi nedeniyle yerel para birimi enflasyonu olarak sıralanabilir. 3) IB ve GB'ler arasındaki temel farklılık faiz oranlarıdır. Bunun sebebi İslami mevzuatın kullanımıdır. Bu farklılığı ikame etmek için Kar-Zarar Paylaşım (KZP) araçları kullanılmaktadır. Bu nedenle, onları karşılaştırmamız halinde sonuçlarda farklılık beklenir. Çalışma verileri Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesinden elde edilmiştir. Üç İslami banka ve 19 mevduat bankası çalışmaya dahil edilmiştir. Korelasyonları belirlemek için SPSS programı ve 2010-2017 yıllarına ait panel verileri kullanılmıştır. Tüm hipotezler kabul edildiğinde, IB'lerin performansının genel olarak daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir, bu bulgular IB'lerin geleceğinin muadil GB'lere kıyasla hala sağlam bir proje umudu verdiğini düşündürmektedir.