TR-Dizin
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/21
Browse
Browsing TR-Dizin by Scopus Q "Q4"
Now showing 1 - 20 of 85
- Results Per Page
- Sort Options
Article 19. Yüzyılda Osmanlı ve Rus İmparatorluklarında Yerel Yönetim Reformu: 1864 Zemstvo Kanunu ve 1864 Vilayet Nizamnamesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz(2022) Gülseven, Aslı YiğıtOsmanlı ve Rus İmparatorluklarının 19. yüzyılına damga vuran modernleşme süreci her iki devlette de kapsamlı bir reform hareketi başlatmıştı. 19. yüzyılın ortasında patlak veren Kırım Harbi neticesinde, Avrupalı devletlerin baskı ve müdahalelerinden çekinen her iki imparatorlukta da iktisadi refahın sağlanması yolunda idari düzenlemelerin ya-pılması öncelikli hedef haline gelmişti. Buradan hareketle, Osmanlı ve Rus İmparator-luklarında 19. yüzyılda etkin yönetim anlayışı çerçevesinde yerel yönetimlerde bir takım idari düzenlemeler meydana getirildi. Bir yandan yerel yönetimlerin faaliyet ve yetki alanlarının genişletilmesi anlayışı benimsenirken, diğer yandan her iki imparatorlukta da merkezi yönetimin güçlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu çalışma, Osmanlı İmparatorlu-ğunda 1864 Vilayet Nizamnamesi ve Rus İmparatorluğunda 1864 Zemstvo Kanununun taşra örgütlenmesine getirdikleri yerel yönetim reformunu ortaya koymayı ve her iki dü-zenlemeyi tarihsel arka plan, içerik, kapsam ve etkinlik yönünden karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır.Article Açık Ders Malzemelerine Genel Bakış: Türkiye Bilimler Akademisi Örneği(2013) Al, Umut; Madran, Rafet OrçunBu çalışmada açık ders malzemeleri konusu genel olarak ele alınmakta, Türkiye Bilimler Akademisinin açık ders malzemeleri platformu incelenmektedir. Türkiye Bilimler Akademisi açık ders malzemeleri platformu kapsamında 22 ayrı kategoride 81 adet ders bulunmaktadır. Çalışmamızda Google Analytics aracılığıyla bu derslere ait kullanım verileri analiz edilmektedir. Makale kapsamında Türkiye Bilimler Akademisi açık ders malzemeleri platformuna ilişkin kullanım verilerinin Google Analyticsden elde edildiği ilk tarih olan 15 Ocak 2011 ile 15 Ocak 2013 arasındaki iki yıllık döneme ait veriler incelenmektedir. Buna göre araştırmamıza konu olan iki yıllık süre zarfında siteyi 315.830 kişinin ziyaret ettiği ve bu kişilerin toplamda 445.982 ziyaret gerçekleştirdiği saptanmıştır. Sitenin içeriğinin gelişmesi ve daha yaygın şekilde tanıtılması sonucunda zaman içinde siteye gösterilen ilgide artış olduğu görülmektedir. Ancak siteden ülke çapında yararlanma düzeyinin sınırlı olduğu, kullanımın belli coğrafyalarda yoğunlaştığı ve belli coğrafyalarda kullanım düzeyinin neredeyse yok denecek kadar az olduğu anlaşılmaktadır. Dünyadaki konu ile ilgili gelişmeler ve ülkemizdeki üniversite, öğrenci ve akademisyen sayıları dikkate alındığında, açık ders malzemeleri ile ilgili şimdiye kadar yapılanların sorgulanması gerekmektedir.Article Akdeniz Anlaşmaları ve Türkiye’deki\ruygulamaları(2021) Birlik, Gültekin K.İkinci Dünya Savaşı öncesinde yaşanan İspanya İç Savaşı’nda, revizyonist\rve anti-revizyonist blokların birbirleriyle olan mücadelesi nedeniyle\rAkdeniz’de deniz haydutluğu olayları yaşanmıştır. Ağustos 1937’de\rÇanakkale Boğazı önünde, Sovyetler Birliği’nden İspanya’daki\rCumhuriyetçilere yardım getiren iki geminin batırılmasıyla Türkiye de deniz\rhaydutluğundan etkilenmiştir. Deniz haydutluğuna karşı, Eylül 1937’de\ryapılan Nyon ve Cenevre Anlaşmalarına Türkiye de katılmış, “Akdeniz\rAnlaşmaları” kapsamında İngiliz savaş gemilerine iki liman tahsis etmiştir.\rAkdeniz Anlaşmaları gereğince, bütün karasularında denizaltı, gemi ve\ruçakların deniz haydutluğuna karşı tedbir alması gerekirken, Türkiye sadece\rÇanakkale Boğazı ile Gökçeada ve Bozcaada’nın karasularında denizaltılara\rkarşı tedbir almıştır. Türkiye’nin bu şekilde tedbir almasında deniz gücünün\rkapasitesi belirleyici olmakla birlikte, İtalya ile bir çatışma ortamı yaratmak\ristememesi de etkili olmuştur.\rAnlaşmalardan sonra deniz haydutluğu olayları Batı Akdeniz’de engellenemezken, Çanakkale Boğazı önünde ve Ege Denizi’nde bir daha\ryaşanmamıştır. Bunun nedeni, Anlaşmalarla alınan tedbirler değil, Sovyetler\rBirliği’nin İspanya’daki Cumhuriyetçilere yaptığı yardımı Boğazlar yerine,\rFransa üzerinden göndermeye başlamış olmasındandır. Türkiye, 1938\rsonunda İngiltere ile birlikte Anlaşmalardan çekilmek istemiş; ancak İngiltere\rBatı Akdeniz’de devam eden deniz haydutluğu nedeniyle bunu uygun\rgörmemiştir. Çekoslovakya ve Arnavutluk işgallerinin hemen sonrasında ise,\rTürkiye bütün imzacı devletlerden önce davranarak, 8 Nisan 1939’da\rAkdeniz Anlaşmalarından çekilmiştir. Türkiye, İkinci Dünya Savaşının\rhemen öncesinde, “ihtiyatlı ve acele” bir politika izleyerek, Akdeniz\rAnlaşmalarından kaynaklanabilecek çatışma ortamlarından sakınmak\ristemiştir.Article Alzheimer hastalığında Kallikrein-6, 7 ve potasyum kanal proteinlerinin olası rolü(2021) Bulduk, Erkut; Yıldırım, Filiz; Yıldırım, ZuhalAmaç: Alzheimer hastalığının (AH) oluşum mekanizması kesin olarak bilinmemekle birlikte AH’dan sorumlu başlıca iki protein, senile plakların yapısındaki beta amiloid ve nörofibriler yumakların yapısındaki tau proteinidir. Hastalığa yol açan en önemli etmenlerden biri çözünür olmayan amiloid çökeltilerin oluşumu, diğeri ise artmış tau fosforillenmesidir. Kallikreinler, nöronal hasar ve işlev kaybı ile belirgin AH’nın etiyolojisinde rol oynayan, serin proteazların bir alt familyasıdır. Kallikrein (KLK)-6 ve KLK-7’nin merkezi sinir sisteminde (MSS) yüksek seviyelerde bulunan yaşa bağlı proteaz olduğu bilinmektedir. Daha once AH’ı gibi nörodejeneratif hastalıklarda yer alan hücre dışı proteinlerin proteolizine karıştığı gösterilmiştir. Bu çalışmada KLK-6 ve KLK-7’nin AH patogenezindeki olası rolünü ve potasyum kanal proteinleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmaya Polatlı Duatepe Devlet Hastanesinde takip edilen yaşları 65’in üzerinde olan 35 AH ve rutin tarama amacıyla nöroloji polikliniğine başvuran kognitif durumu normal olarak değerlendirilen 35 sağlıklı birey (control grubu) dahil edildi. 12 saat açlığı takiben antekübital venden alınan kan örnekleri 4°C’de 2500xg’de 10 dakika santrifüj edilerek, serum örneklerinde KLK-6 ve KLK-7 ile içeri doğru düzeltici potasyum kanalı (KCNJ3) ve iki gözenekli potasyum kanalı (KCNK9) protein düzeyleri enzim-bağımlı immunosorbent assay (ELISA) ile ölçüldü. Gruplar arasındaki fark T-test ile incelendi. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından bir fark saptanmadı (p>0.05). Alzheimer grubu control grubu ile karşılaştırıldığında serum KLK-6 ve KLK-7 düzeyleri anlamlı olarak artarken (p<0.05), KCNJ3 ve KCNK9 protein düzeylerinde bir fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Beyinde anormal protein katlanmasının ve birikmesinin önüne geçilememesinin AH’ye yol açtığı düşünülmektedir. Bu araştırmanın bulgularına göre KLK- 6 ve KLK-7 düzeyleri ile AH’nın patolojisi arasında bir ilişki saptandı.Article An Analysis of Academic Performance: Could Family Income and Medium of Instruction Be Determinants?(2013) Cılasun, Seyit MüminÖğrencilerin üniversitedeki akademik performansları üzerine oldukça eskiye dayanan yoğun bir literatür bulunmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu alanda yapılmış yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Atılım Üniversitesindeki işletme bölümü öğrencilerinin CGPAlerini belirleyen faktörler, özellikle de ailenin gelir düzeyi ve eğitim dili incelenmiştir. Birinci sınıftaki öğrencilere anketler uygulanarak, öğrencilerin ailelerinin eğitim durumu ve gelir düzeyi, cinsiyetleri, yaşları, üniversite giriş puanları, lise mezuniyet notları ve bölümleri (Türkçe İşletme mi yoksa İngilizce İşletme mi) hakkında bilgi edinilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerle oluşturulan model tahmin edilmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Ailenin gelir düzeyinin akademik performans üzerinde negatif bir etkisi varken, üniversite giriş puanı başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan, eğitim dilinin akademik performans üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Article Ay Taşımacılığında Elektromanyetik Fırlatma Teknolojisi ve Bor(2018) İnger, ErkGelecek yıllarda, ay yerinde keşfedildiğinde, aydan uzaya malzeme nakliyesi yeteneklerinin geliştirilmesi planlanmaktadır. Uzay araçlarının yakıt ikmali için gerekli oksijen gibi ay malların yörüngedeki depolara taşınaması sağlanacaktır. Genel olarak aydan malzeme nakliyesi söz konusu olduğunda EMFS (Elektromanyetik Fırlatma Sistemi) teknolojisinin, yakın gelecekteki üstünlükleri çok iyi açıklanabilir. EMFS’nin kimyasal fırlatma sistemine göre, yüksek kapasiteli taşıma, yüksek güvenlik ve çevresel sürdürülebilirlik ile düşük bakım maliyetleri ve yüksek verimlilik gibi çeşitli avantajları bulunmaktadır. Sunulan ön konseptin geliştirilmesi ve bu tür bir sistemle dağıtımının fizibilite ve net faydası ile ilgili, yüksek yük taşıma kapasitesine sahip oluşu EMFS’yi desteklemektedir. EMFS halen sürdürülen bir çalışmadır ve özellikle donanım geliştirme aşamasında dikkate alınması gereken birçok zorlukları bulunmaktadır. Bu çalışmada Yüksek Sıcaklık Süperiletken (HTSC) MgB2 gibi malzemeler, ana güç üretimi, veriyolu çalışması, endüktif enerji depolama, devre açma anahtarları, başlatıcı bobinler ve yükler dahil, birçok EMFS bileşenleri için yaygın olarak kullanılan uygulamalardır.Article Beşeri Değerler ile Devamsızlık Tutumları ve Gerekçeleri Arasındaki İlişkiler(2016) Demirutku, Kürşad; Tekinay, SenaBu çalışma, beşeri değerler ile devamsızlık tutumları ve devamsızlık gerekçeleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da bulunan bir vakıf üniversitesinde çeşitli bölümlerde öğrenim gören 180 öğrenci ile bir korelasyon çalışması yürütülmüştür. Katılımcıların değer yönelimleri Potre Değerler Anketi (Schwartz ve diğerleri, 2012) kullanılarak, devamsızlık tutumları ise semantik farklılıklar ölçeği ile ölçülmüştür. Ayrıca öğrenciler, ilgili alanyazından hareketle bu çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen ölçekler üzerinde, çeşitli gerekçelerle dersi olduğu halde okula gitmeme ve okula gittiği halde derse girmeme sıklığını rapor etmişlerdir. Korelasyon analizleri hazcılık ve uyarılma değerlerine verilen önemin devamsızlık tutumları ve gerekçeleriyle olumlu, özyönelim ve uyma değerlerine verilen önemin ise olumsuz ilişkiye girdiğini göstermiştir. Devamsızlık ile ilişkili tutum ve gerekçelerin çeşitli değerleri ifade etme işlevine sahip olabileceği önerilmiştir. Sonuçlar, araştırmanın ölçüm ve örneklem özellikleri ile ilişkili kısıtlılıkları hesaba katılarak tartışılmış ve bunlara ilişkin gelecek çalışma önerileri sunulmuştur.Article Bilgisayar Bir Metni Vurgulu Okuyabilir Mi?(2013) Uslu, İ. Baran; Demir, Nurettin; İlk, H. Gökhan; Yılmaz, A. EgemenGünümüzde, daha önce kulakla algılanmaya çalışılan vurgu,tonlama ve ezgi gibi prosodik ögeleri incelemek için bilgisayardestekli yöntemler bulunmaktadır. Akustik özelliklerin tanımlanması ve programlar yardımıyla incelenmesi, konuşmanınparçalarüstü özellikleriyle ilgili önemli ipuçları vermektedir.Bu çalışmada, Türkçe metinden konuşma sentezleme için birsistem tasarlanmıştır. Gerçekleştirilen bu sentezleyicide seçilentümcelerin ezgi yapıları incelenmiştir. Bilgisayar tarafındansentezlenen konuşmanın kulağa doğal gelmesi için, bir ezgimodeliyle donatılması gerekir. Çalışma kapsamında bir ezgimodeli önerilmiş, bu modelin bileşenleri, dilbilim kurallarıaçısından irdelenmiş ve tartışılmıştırArticle Bilimsel İletişimde Yeşil ve Altın Yollarda Yakınsama ve Türkiye’deki Yansımaları(2011) Ertürk, Korhan Levent; Şengül, GökhanSon yıllarda özellikle sosyal ağlarda bilgi dolaşımının artması, gelişmiş mobil iletişim cihazlarının yoğun kullanımı kısıtsız ve farklı ortamlarda bilgi erişim ve paylaşımını gerektirmektedir. Bu bağlamda bilimsel bulguların yer aldığı makalelerin geniş kitlelere ve diğer bilim insanlarının erişimine açılması; hem bilimsel eserin doğruluk ve güvenirliğini artırmaya yardımcı olmakta, hem de bilimsel verinin paylaşılmasını ve dolayısı ile de bilimsel gelişimi olumlu yönde etkilemektedir. Yaklaşık on yıldır bu amaca açık erişim insiyatifi katkı sağlamaktadır. Bu amaçla kendi kendine arşivleme (yeşil yol) ve açık erişim dergisi (altın yol) bilimsel çalışmaların bilim topluluğuna sunulmasında yeni yöntemler olarak takdim edilmiştir Bu çalışmada; uluslararası alanda yeşil ve altın yollar üzerinde ortaya konan kurallar irdelenmiş, yazar ve yayıncılarının oluşan iklime uyumluluğu sorgulanmış ve Türkiye adresli kurumsal arşiv ve dergilerin ortaya çıkan durum karşısında konumları üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışma esnasında Ulrich Süreli Yayın Rehberi, Thomson Reuters (ISI) Bilimsel Web (Web of Science - WoS) ve Elsevier Scopus uluslararası ticari atıf veri tabanları, RoMEO, Juliet, ve ROARMAP telif politikası rehberleri, OpenDOAR, ROAR kurumsal arşiv rehberleri ve DOAJ açık erişim dergisi rehberi ile ULAKBİM ulusal veri tabanları incelenmiştir.Article Bir Özel Yetenek Sınavı Analizi ve Ortaya Çıkan Nitelik Sorunu(2017) Ünver, ErdemYÖK'ün hazırladığı özel yetenek sınavlarını tanımlayan bir değerlendirme sistemi olmakla birlikte, uygulamada farklılıklar gözlenmektedir. Belirlenen formüldeki not ağırlıklarının değiştirilmesi, bazı üniversitelerin ön eleme yapması, bazı üniversitelerin tüm öğrencileri kabul etmesi ya da sadece özel yetenek sınavını ön plana çıkartması, ilk akla gelen farklılıklardan bazılarıdır. Bir vakıf üniversitesi olan AÜ' de yapılan özel yetenek sınavı verileri nitelik sorununu açık bir şekilde yansıtmaktadır. 2015-2016 Akademik Yılı özel yetenek sınav verileri iki boyutlu matris üzerinde değerlendirildiğinde, önceki yıllarla benzeştiği, sözü edilen sorununun çözümü yolunda önlem alınmadığı, öğrenci harçlarıyla varlıklarını sürdüren vakıf üniversitelerinin kontenjanlarını doldurabilmek için, özel yetenek sınavı yerine, sıralama sınavı yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, YÖK'ün belirlediği değerlendirme sisteminin uygulandığı bir yetenek sınavında, adayların YGS, OBP, ÖYSP ve YP analizleriyle yargıya götürecek sayısal verilere ulaşmaktır. Veriler, sanat eğitimine uygun olmayan ve sanatsal davranış geliştiremeyecek adayların, öğrencilik hakkı elde edebildikleri yönündedirArticle Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3Characterization of Mesenchymal Stem Cells in Mucolipidosis Type Ii (i-Cell Disease)(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2019) Köse, Sevil; Kaya, Fatima Aerts; Kuşkonmaz, Bülent Barış; Çetinkaya, Duygu UçkanMucolipidosis type II (ML-II, I-cell disease) is a fatal inherited lysosomal storage disease caused by a deficiency of theenzyme N-acetylglucosamine-1-phosphotransferase. A characteristic skeletal phenotype is one of the many clinical manifestationsof ML-II. Since the mechanisms underlying these skeletal defects in ML-II are not completely understood, we hypothesized that adefect in osteogenic differentiation of ML-II bone marrow mesenchymal stem cells (BM-MSCs) might be responsible for this skeletalphenotype. Here, we assessed and characterized the cellular phenotype of BM-MSCs from a ML-II patient before (BBMT) and afterBM transplantation (ABMT), and we compared the results with BM-MSCs from a carrier and a healthy donor. Morphologically, wedid not observe differences in ML-II BBMT and ABMT or carrier MSCs in terms of size or granularity. Osteogenic differentiation wasnot markedly affected by disease or carrier status. Adipogenic differentiation was increased in BBMT ML-II MSCs, but chondrogenicdifferentiation was decreased in both BBMT and ABMT ML-II MSCs. Immunophenotypically no significant differences were observedbetween the samples. Interestingly, the proliferative capacity of BBMT and ABMT ML-II MSCs was increased in comparison to MSCsfrom age-matched healthy donors. These data suggest that MSCs are not likely to cause the skeletal phenotype observed in ML-II, butthey may contribute to the pathogenesis of ML-II as a result of lysosomal storage-induced pathology.Article Çin’in Avrasya Rüyası Olarak İpek Yolu Ekonomik Kuşağı: Ortak Kimlik mi Ortak Korku Mu?(2019) Yıldırım, Nilgün Eliküçükİpek Yolu Ekonomik Kuşağı Çin’in Avrasya Ekseni stratejisinin anahtar bileşenidir. Bu çalışmada Çin’in Avrasya Ekseni stratejisi, sosyal kimlik teorisi perspektifinden bir yaratıcılık stratejisi olarak ele alınmıştır. Çin, yaratıcılık stratejisinde başarılı olabilmek için, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ülkeleriyle Çin Rüyası üzerinden ortak bir grup kimliği oluşturmaya çalışmaktadır. Fakat Çin Rüyası, Orta Asya Türk Toplumları ve Uygurlar tarafından ortak bir kimlik olarak algılanmamaktadır. Orta Asya Devletleri, Çin’in bölgedeki varlığını, ekonomik ve jeo-stratejik olarak olumlu karşılarken, Çinli göçünün yol açacağı demografik değişimlerden ve kültürel etkiden korkmaktadırlar. Bu yüzden, Çin Rüyası, İpek Yolu Ekonomik Kuşağında yer alan Türk toplumlarının ortak kimliğinden ziyade ortak korkusudur. Bu korku uzun vadede girişimin başarısını engelleyecek en önemli faktörlerden biridirArticle Citation - Scopus: 21Comparative Analysis of Programming Languages Utilized in Artificial Intelligence Applications: Features, Performance, and Suitability(Prof.Dr. İskender AKKURT, 2024) Sezen, Arda; Türkmen, Güzin; Şengül, GökhanThis study presents a detailed comparative analysis of the foremost programming languages employed in Artificial Intelligence (AI) applications: Python, R, Java, and Julia. These languages are analysed for their performance, features, ease of use, scalability, library support, and their applicability to various AI tasks such as machine learning, data analysis, and scientific computing. Each language is evaluated based on syntax and readability, execution speed, library ecosystem, and integration with external tools. The analysis incorporates a use case of code writing for a linear regression task. The aim of this research is to guide AI practitioners, researchers, and developers in choosing the most appropriate programming language for their specific needs, optimizing both the development process and the performance of AI applications. The findings also highlight the ongoing evolution and community support for these languages, influencing long-term sustainability and adaptability in the rapidly advancing field of AI. This comparative assessment contributes to a deeper understanding of how programming languages can enhance or constrain the development and implementation of AI technologies.Article Comparative Analysis of Three Innovative Housing Models in Copenhagen for Social Mix(2020) Bican, Nezih BurakCopenhagen has been attracting residents both from abroad and other regions of Denmark, embracing a comprehensive development plan following an economic boom since the 1990s. Local decision-makers have been striving to transform the housing stock of the city in line with the evolving demographics of the city and consequent new demands of the urban society. At the same time, people are seeking cheaper and flexible alternatives of living; thus, social housing (almen bolig) emerges as an affordable option with reasonable qualities for Copenhagen residents. This study uses a comparative analysis to evaluate spatial approaches of three innovative social housing models developed by partnerships of some non-profit housing associations with Copenhagen municipality in 2015. Each model has a distinct motto; Generationernes Byhus (GBYH) builds up neighbourhood across generations; Boliger for Alle (BOFA) provides opportunity of transition across ownership types; and Almene Storbyboliger (ASBB) creates flexible/plastic system addressing demographical structure under change. Methodologically, the research is based on interviews with key stakeholders and in-depth analysis of visual and written documents. It provides a comparative analysis of the models, concentrating particularly on dwelling design approaches which address social mix and diversity. The paper concludes that although the social housing market is strictly controlled for socio-economic reasons, it still has the potential to support the evolution of the urban demography of Danish society thanks to embracement of innovative perspectives both by governmental authorities and forerunning housing associations.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 6Covid-19 Infection in Peritoneal Dialysis Patients: \ra Comparative Outcome Study With Patients on \rhemodialysis and Patients Without Kidney Disease(Aves, 2022) Kazancıoğlu, Rümeyza; Ozturk, Savas; Turgutalp, Kenan; Gürsu, Meltem; Arıcı, Mustafa; Oruç, Ayşegül; Ateş, KenanObjectives: There is limited data about coronavirus disease-19 (COVID-19) characteristics and results in peritoneal dialysis \r(PD) patients. This study aimed to investigate the characteristics and outcomes among PD patients and compare them with \rmatched hemodialysis (HD) patients and a control group without kidney disease.\rMethods: We included 18 PD patients and consecutive age- and gender-matched 18 HD and 18 patients without kidney \rdisease (control group) registered into the Turkish Society of Nephrology database including 1301 COVID-19 patients. We \rcompared demographic, clinical, radiological, laboratory data, and outcomes namely intensive care unit (ICU) admission, \rmechanical ventilation, mortality, and composite outcome (death and/or ICU admission).\rResults: ICU admission, mechanical ventilation, and mortality rates in PD patients (27.8%, 22.2%, and 22.2%, respectively) \rand the HD group (16.7%, 11.1%, and 16.7%, respectively) were higher than the control group (11.1%, 11.1%, and 5.6%, \rrespectively), but intergroup comparison did not reveal difference. A total of 11 (20.3%) patients had composite outcome \r(6 PD patients, 3 HD patients, and 2 patients in the control group). In Cox regression analysis, higher age and higher CRP level were related to increased risk of composite outcome. Adjusted rate of composite outcome in PD group was significantly higher than \rthe control group (P = .050). This rate was similar in HD and control groups (P = .30).\rConclusions: Combined in-hospital mortality and/or ICU admission of PD patients with COVID-19 was significantly higher than the control \rpatients. There is a need for careful surveillance of PD patients for infection signs and prompt treatment of COVID-19.Publication Other Current Induction Therapy Strategies and Anti-T Lymphocyte Globulin Usage in Kidney Transplantation: Consensus-Based Recommendations by a Turkish Expert Panel(Aves, 2024) Çakır, Ülkem; Dinçkan, Ayhan; Karadoğan, Nayim; Keven, Kenan; Koçak, Hüseyin; Koç, Serkan Kubilay; Yıldız, AlaattinThis advisory committee convened to review national and global kidney transplantation dynamics and provide recom- mendations on the use of anti-T lymphocyte globulin (ATLG) for prevention and treatment of rejection after allogeneic kidney transplantation. A critical evaluation of 6 relevant articles released up to October 2022 was performed to reveal their importance in clinical practice. Additionally, 27 key questions on the indication, dosage of ATLG, and risk stratification were used for the Delphi technique with 8 members of the Turkish Society of Nephrology including 5 kidney transplanta- tion (KTx) subcommittee members and a surgeon experienced in solid organ transplantation. The committee declared that Türkiye had great potential in KTx; however, increase in transplantation would be possible in the case of raise in the deceased donor transplantation. As a consensus, ATLG was strongly recommended for induction and rejection treatment. Also, committee members recommended the safe dosage range in steroid resistant acute rejection as 2.5-3 mg/kg daily for 5-7 days, and the median of preferred dosage in induction sounded as 2-2.5 mg/kg daily for 3 days in intermediate risk state. Additionally, post-transplant infection and malignancy cases due to immunosuppression were much rarely encoun- tered than they were in the past.Article Danışma Hizmetlerinde Bulut Bilişim Uygulamalarının Kullanımı(2014) Tavluoğlu, Canan; Korkmaz, AyşeBulut bilişim, herhangi bir yazılım ve depolama birimi olmaksızın, masaüstü-dizüstü bilgisayar, tablet PC veya akıllı telefonlar kullanılarak internet üzerinden bilgiye erişim sağlayan bir bilişim platformudur. Kütüphaneler gibi birçok kurum zamandan ve paradan tasarruf etmek için bu uygulamaları kullanmaktadır. Kütüphaneler danışma hizmetlerini yeni teknolojilere göre uyarlamakta ve hizmetlerini söz konusu bilişim ortamına taşımaktadır. Bu çalışmada bulut bilişimin tanımı, sunduğu fırsatlar ve zorluklardan kısaca bahsedilmekte ayrıca danışma hizmetlerinde bulut tabanlı uygulamaların nasıl kullanılabileceğine yer verilmektedir. Bu bağlamda ankara'da bulunan üniversite kütüphanelerinde çalışan danışma kütüphanecilerinin bulut tabanlı yazılım olarak hizmet (Software as a Service - SaaS) araçlarının ne ölçüde kullandıklarını belirlemek amacıyla bir anket uygulanmıştır. anket sonuçlarına göre, danışma hizmetlerinde bu araçların kullanım oranlarının çok düşük olduğu görülmektedirArticle Citation - Scopus: 1Determination of Metabolic Rate From Physical Measurements of Heart Rate, Mean Skin Temperature and Carbon Dioxide Variation(Sakarya University, 2022) Özbey, M.F.; Çeter, A.E.; Turhan, C.Thermal comfort depends on four environmental parameters such as air temperature, mean radiant temperature, air velocity and relative humidity and two personal parameters, including clothing insulation and metabolic rate. Environmental parameters can be measured via objective sensors. However, personal parameters can be merely estimated in most of the studies. Metabolic rate is one of the problematic personal parameters that affect the accuracy of thermal comfort models. International thermal comfort standards still use a conventional metabolic rate table which is tabulated according to different activity tasks. On the other hand, ISO 8996 underestimates metabolic rates, especially when the time of activity level is short and rest time is long. To this aim, this paper aims to determine metabolic rates from physical measurements of heart rate, mean skin temperature and carbon dioxide variation by means of nineteen sample activities. 21 male and 17 female subjects with different body mass indices, sex and age are used in the study. The occupants are subjected to different activity tasks while heart rate, skin temperature and carbon dioxide variation are measured via objective sensors. The results show that the metabolic rate can be estimated with a multivariable non-linear regression equation with high accuracy of 0.97. © 2022, Sakarya University. All rights reserved.Article Citation - Scopus: 1Determination of the Knowledge Levels of Nurses Regarding Central Venous Catheter Care(Galenos Publ House, 2022) Turkkan, Hicran; Ayyildiz, Tulay Kuzlu; Sonmez, MunevverIntroduction: It is important that pediatric nurses have sufficient knowledge in the prevention of central catheter-related blood circulation infections. This study was carried out to determine knowledge levels of the nurses, who were working in pediatric clinics, regarding central venous catheter care.Methods: The universe of the study was composed of 118 nurses, who were working in pediatric clinic of a public hospital (n=50) and a training hospital (n=68) between May-June 2019. No sample was selected; and 88 nurses, who were eligible for the sample and study criteria and approved to participate during the dates of data collection (May-June 2019) were included in the study. 75% of the universe was reached. Personal information form for the identification of demographic characteristics and working lives of the nurses and the form for the knowledge levels of the nurses regarding central venous catheter care were used to collect data.Results: At the end of statistical assessment, central venous catheter care mean score of nurses was found to be 8.35+2.36 (0-12). In addition, it was determined that no significant differences were found between central venous catheter scores of the nurses based on age, sex, marital status, working institution, working department, working year and their states of providing central venous catheter care (p>0.05). A significant difference was detected between nurses' states of having knowledge and education regarding central venous catheter and their central venous catheter scores (p<0.05). Conclusion: It was found that the knowledge points of the nurses for central venous catheter care were insufficient. It is recommended to increase in-service training in line with the protocol/procedure/ instructions regarding central venous catheter care.

