Ünal, Hasan

Loading...
Profile Picture
Name Variants
H.,Unal
Hasan, Ünal
Ünal,H.
Unal,H.
U.,Hasan
H.,Ünal
Ünal, Hasan
Ü.,Hasan
U., Hasan
H., Unal
Hasan, Unal
Unal, Hasan
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
hasan.unal@atilim.edu.tr
Main Affiliation
International Relations
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
1
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
1
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
2
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
2
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
0
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
4
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
6
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

40

Articles

0

Views / Downloads

250/5181

Supervised MSc Theses

40

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

0

Supervised Theses

40

Journals data is not available

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 40
  • Master Thesis
    Işid'in Ortaya Çıkışı ve Türkiye
    (2018) Yüksel, Serdar; Ünal, Hasan
    IŞİD terör örgütü Arap Baharı'nın Suriye'ye gelmesiyle oluşan iç savaşı ve zaten istikrarsız bir görüntü veren Irak'ta kendisine hakimiyet alanı kurarak devlet olma yolunda ilerleyen bir görüntü çizdi. Irak ve Suriye ile tarihsel yakınlığın yanında sınır komşusu olan Türkiye ise bu süreçte en çok etkilenen devlet oldu. Türk dış politikasının bu dönemde geliştirdiği politikalar, bölgenin siyasi istikrarın da etkili olmuştur. Türkiye bu dönemde aktif ve çok yönlü dış politikasıyla sadece Ortadoğu da değil dünya çapında yaptığı eylemlerle yankı uyandıran IŞİD terör örgütüne karşı yürüttüğü politikalarıyla bölgede söz sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Türk dış politikasında alınan kararların anlık değişkenlerini ve iç politikasına nasıl yansıdığı üzerine tartışmayı amaçlamaktadır. Bu noktada bir sonuca varabilmek için AKP hükümetinin Türk dış politikasında alışılagelmişliğin dışına çıkan bazı kararları ve dış sorun olarak görünen Irak, Suriye ve IŞİD politikalarının iç sorunlarını da tetiklemesiyle yaşanan olaylardan da yararlanılmıştır. Böylelikle söz konusu değişimlerin yıllara ve şartlara göre Türk iç ve dış siyasetinde köklü değişikliklere gidildiği ve IŞİD konusunda anlaşmalara dayanan bir çözüm seçtiği görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Dış Politika Değişkenleri, IŞİD,
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği tarafından Türkiye'ye yapılan mali yardımların diğer aday ve potansiyel aday ülkelerle karşılaştırılması
    (2018) Koç, Elif; Ünal, Hasan
    Bu çalışmanın amacı, Avrupa Birliği tarafından Türkiye'ye yapılan mali yardımların diğer aday ve potansiyel aday ülkelerle karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan çalışmada AB'ye aday ve potansiyel aday ülkeler, AB mali yardımları, adaylık süreçleri, temel ekonomik göstergeleri, hibe ve kredi şeklinde yararlandıkları mali yardımlar çerçevesinde incelenmiştir. Resmi istatistik kurumlarından alınan veriler doğrultusunda ülkelerin temel ekonomik verileri elde edilmiştir. Söz konusu veriler ile ülkelerin, gayri safi milli hasılaları, kişi başına düşen gayri safi milli hasılaları ve yüzölçümleri baz alınarak ülkelerin elde ettiği mali yardımlar birbiriyle kıyaslanmıştır. Yapılan kıyaslamalar neticesinde, Türkiye'ye yapılan toplam mali yardım tutarının diğer aday ve potasniyel aday ülkelere göre daha fazla olmasına rağmen, kişi başına ve kilometrekare başına düşen mali yardım tutarının diğer aday ve potasniyel aday ülkelerin oldukça gerisinde olduğu görülmüştür.
  • Master Thesis
    Suriye krizi ve sığınmacılar sorunu: önlemler ve politikalar
    (2018) Bilgiç, Semanur; Ünal, Hasan
    Suriye krizi, dünya tarihinde yaşanan kitlesel insan akımlarının en büyük olanıdır. Suriye'deki iç savaştan hareketle milyonlarca Suriyeli öncelikle can güvenliklerini korumak adına ülkelerini terk ederek başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere göç etmeye başlamıştır. Milyonlar ile ifade edilen bu göç hareketi, dünya ülkelerinin göç, mülteci ve sığınmacı konusunu tekrar ele alması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu çalışma, Suriye odak noktasında yaşanan göç hareketinin en büyük ev sahibi olan Türkiye açısından ele almayı, ulusal ve uluslararası düzenlemeler kapsamında yapılanları ve yaşananları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye, 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. İnsani güvenlik yaklaşımı kapsamında mülteci kampları oluşturulmuş, 'açık kapı' politikası uygulanarak savaştan kaçan bütün Suriyeliler Türkiye'ye kabul edilmiş, ancak düşük bir oranda kamplara yerleştirilebilmiştir. Kamplara yerleştirilebilen Suriyelilerin her türlü ihtiyacı, olanaklar kapsamında giderilmeye çalışılmaktadır. Ancak kamplara yerleştirilen Suriyeli sayısı, Türkiye'ye gelen toplam Suriyeli sayısının çok az bir oranına karşılık gelmektedir. Kampların yetersizliği nedeniyle Türkiye'nin birçok bölgesine yayılan Suriyeli göçmenlerin büyük bir bölümü, ekonomik yetersizliklerinden dolayı bakıma ve desteğe muhtaç durumdadır.
  • Master Thesis
    Avrasyacılık Kökeni ve Türk Avrasyacılığının Oluşumu
    (2018) Keleş, Emine Begüm; Ünal, Hasan
    Bu tezde Avrasyacılık ve Türk Avrasyacılığının tarihi gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır, aynı zamanda Rusya ve diğer ülkelerin politik gündemleriyle olan ilişkileri üzerinden değerlendirilmiştir. Ağırlıklı olarak Türk Avrasyacılığı fikrinin gelişimi ve Rusya'nın Türk Avrasyacılığına katkıları araştırılmıştır. Avrasyacılık hangi ülkeler ile birlikte oluşturuldu, nerede, ne zaman, hangi düşüncelerle ortaya çıktı bunların cevabını araştırmamızda bulmak mümkündür. Hangi ülkeler, hangi düşüncelerle Avrasyacılığı destekliyor veya izlemekle yetiniyor, günümüz penceresinden bakılarak sentezlenmiş bir çalışmadır. Tüm bunların yanı sıra Türk Avrasyacılığın kökeni etniksel ve ulusal açıdan analiz edilmiş, Rusya, Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye'nin Avrasya Birliği projesi üzerinde odaklanmış olduğu gözlemlenmiştir. Bu projeyle Türk Avrasyacılığı ve Evrazia düşüncelerinin nasıl geliştiği ve gelişeceği, Türkiye ve Rusya'nın ileriye yönelik attığı adımlardan bahsedilmiştir. Son olarak Avrasyacılık ve Türk Avrasyacılığı sentezi sonucu gelecekte siyasi iyileşmeler adına neler olacağını öngörmek adına yapılmış bir çalışmadır.
  • Master Thesis
    Bulgaristan'daki Türk Azınlığı ve Türkiye'deki Kürtler Etnik Partiler: Dps ve Hdp Karşılaştırması
    (2015) Karakaş, Behiye; Ünal, Hasan
    ]Bu tez araştırması etnik partilerin ayrılıkçı ve entegrasyoncu tutumlar benimsemelerinin arkasındaki sebepleri açıklamaya çalışmaktadır. Çalışmaya göre HDP 'nin ayrılıkçı talep ve tutumları kısacası ülkenin bölgesel ekonomik gelişmişlik farklılığı kültürel ve demografik etkenler, HDP parti liderinin söylemleri ve partinin amaçlarına yönelik dış destekler gibi nedenlere dayanmaktadır. Bu etkenler nedeniyle parti ayrılıkçı bir tutum benimsemiştir ve Türkiye deki Kürt Halk ulusal Bir bilince ulaşmakta sorunlar yaşamıştır. Bulgar etnik partisi DPS büyük ölçüde dış müdahale eksikliği , ülkenin homojen ekonomik gelişmişliği , olumlu lider etkisi ve diğer birleştirici etkenler ile beraber entegrasyon yanlısı bir tutum sergilemiştir. Etnik partilerin davranışlarını etkileyen başka bir faktör de üye ve aday ülkelerde de Avrupa Birliği politikalarıdır. Özellikle bu çalışmada Avrupa Birliğinin azınlıklar hususundaki düzenlemeleri HDP partisinin kültürel ve bölgesel taleplerini arttıran bir etken yaratırken, DPS partisinin ise diğer sebepler ile beraber entegrasyon yanlısı tutum izlemesine katkı sunmuş ve parti ülkesindeki grubun kültürel haklarını savunmaya devam etmektedir. Ülkelerin ulusal bütünlüğünü sağlayan veya tehdit eden etnik parti tutumlarını analiz eden teori ve hipotezler genellikle tarihi arka plan, ekonomik gelişmişlik, dış destek etkisi , seçim sistemleri , lider etkisi ve ülkenin demografik etkenlerini analize dayanır. Bu tezde her iki partinin farklılaşan tutumları bu etkenler çerçevesinde incelenmiştir. Anahtar kelimeler : DPS, HDP, Ayrılıkçılık, Entegrasyon, Avrupa Birliği.
  • Master Thesis
    Lobicilik ve Propaganda-amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği'nde Lobicilik Faaliyetleri ve Türkiye'nin Abd'de Yürüttüğü Lobicilik Çalışmaları
    (2017) Altay, Mustafa Kemal; Ünal, Hasan
    Homo sapiens'den, homo sapiens sapiens'e oradan günümüze kadar geçen süre zarfında insanoğlu sürekli olarak etkileşim ve iletişim içerisinde kalmışlardır. Bu süreç insan ırkının varlığı yok olacağı güne kadar sürüp gidecektir. İnsanlar arsında ki mücadele ilk insan topluluklarından başlayarak sürekli olarak devam etmektedir. Bu mücadelenin içeriği ister savaşlara dayansın, isterse bir bilgilin oluşturulmasına hepsinin içerisinde cereyan eden bir yönetsel sistemler zinciri varlığı ya da başka bir ifadeyle hiyerarşik yapı mevcuttur. Bu süreçlerin temel yapısı ise; modern anlamda lobi (etkileme, manipüle etme vb.) faaliyetleri ve propaganda (tanıtma, baskı kurma vb.) faaliyetleri olarak özetlenebilir. Bu çalışmada sırasıyla lobicilik ardından da propaganda hakkında detaylı bilgilere yer verilerek, siyaset, askeri ve ekonomik alanlarda ki etkilerine değinilecektir. Ayrıca bu kavramların zaman içerisinde nasıl evrime uğradıklarına değinilecektir. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde ki ve Avrupa Birliğinde ki işleyiş biçimlerinden de söz edilecektir. Son kısımda ise, Türkiye'nin lobicilikle tanışması ve Türk lobilerinin faaliyetlerine değinilerek özellikle lobi faaliyetlerinin Dünya üzerinde büyük bir yer kapladığı Amerika Birleşik Devletlerinde ki çalışmalarından bahsedilecektir. Atalarımızdan miras aldığımız ve adeta genetik kodumuza işlenen çevremize hükmetmek, etki alanımızı genişletmek ve güce (siyasi, ekonomik, vb.) sahip olmak gibi olgulardır. Bu olguların sürekliliği için lobiciliğin ve propagandanın devamlılığı esastır. Özellikle günümüz Dünyasında demokrasi kavramının sadece kâğıt üstünde kaldığı, demokrasinin amaç değil de araç olduğu ve faşizan ideolojilere sahip yöneticilerle yönetilen ülkelerde kısmen lobiciliğin, fakat propaganda faaliyetlerinin çok ama çok daha önemli hale geldiği ülkelerde ki siyasiler için önemi kat be kat daha da artmaktadır. Bu çalışmada Dünya tarihinin tozlu sayfalarında yerini almış faşist ideolojilere sahip olan yöneticilere kısmen değinilecek, onların moderni olanlardan ise asla bahsedilmeyecektir.
  • Master Thesis
    Rusya-ukrayna İlişkilerinde Kırım Sorunu 1991-2014
    (2015) Beybulayeva, Lyudmila; Ünal, Hasan; Karasar, Hasan Ali
    Sovyetler Birliği'nin çöküşü; politik, ekonomik ve askeri zeminde ülkeler arasında yeni bir dizi çelişki yaratan yeni bağımsız devletler oluşmasına katkıda bulunmuştur. Bu tür gerilimlerden biri, iç ve dış dengesizliklerin konu olduğu Kırım bölgesindeki Ukrayna ve Rusya gibi iki komşu ülke arasında olmuştur. Ukrayna'nın otonom olan Kırım, Rusya Karadeniz deniz üssü varlığı, bölgenin etnik kompozisyonu, jeostratejik konumu gibi Rusya-Ukrayna ilişkilerinin bozulmasına neden olan bazı önemli faktörler sunmaktadır. Günümüzde, yakın zamana kadar dünya ilişkilerinde göze çarpmayan küçük Kırım yarımadası , son dönemde Rusya, Ukrayna ve Batı ülkelerinin birçok uzmanlarının ilgisini çeken, son krizlerden sonra uluslararası ilginin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Rusya-Ukrayna ilişkileri üzerinde, Kırım sorunun etkisi ve ağırlığının temel araştırma sorusu üzerine cevap vermek için, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, Kırım'ın jeostratejik konumu ve çoklu etnik yapısı ve bunun Rusya-Ukrayna ilişkileri üzerindeki etkisi bir araştırma gerektirir. Metodolojik olarak, Kırım sorunun açıklaması, kronolojik yapılandırılmış bakış açıları ile tarihsel olayların çalışmasından geçer. Ana kavramsal ve tarihsel çerçeve; Rus, Ukraynalı, Türk ve Batı uzmanların özel monografi çalışması yoluyla sağlanmıştır. Bir başlangıç noktası olarak, yarımada sakinlerinin tarihsel arka planını inceledim ve her biri kendisi gibi tarihsel algılanan Kırım'a ilişkin Rus, Ukrayna'lı, Kırım Tatarlarını dikkatlice analiz ettim. Bu araştırma bize, Kırım üzerindeki tartışmaların kökenini, Karadeniz Filo sorununu ve Ukrayna krizine ilişkin Rusya'nın dış politikasını anlamak için Sovyet sonrası Ukrayna'daki siyasi süreçlerin sonuçlarını genelleştirmeye izin verir. Buna ek olarak, bu tez temelde Kiev'e karşı tavrını yeniden tanımlamış ve Karadeniz yarımadasının ilhak eylemi ile sona ermiş Ukrayna krizleri içine Kremlin'in müdahalesi ile Euromaidan protesto nedenlerini ve sonuçlarını açıklamaktadır. Tez araştırma bulguları, sadece yukarıda belirtilen Rus-Ukrayna siyasi ve ekonomik problemlerin nasıl kötüleştiğini değil, aynı zamanda Rusya ve Batı arasındaki ilişkileri ve Avrupa-Atlantik bölgesindeki genel güvenlik iklimini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Kırım, Rusya, Ukrayna krizi, Kırım Tatarları, ilhak
  • Master Thesis
    Kırım Sorunundan Donbas Savaşı'na Rusya Ukrayna Uzlaşmazlığı: Sebepler ve Sonuçlar
    (2017) Uyanıker, Halit Burak; Ünal, Hasan
    Tarih boyunca stratejik ve jeopolitik önemiyle Avrasya'nın en önemli coğrafyalarının başında gelen Ukrayna toprakları, kendi tarihinin en kritik dönemeçleri olan Turuncu Devrim ve Maydan olaylarıyla birlikte başlayan 'Avrupalılık' için protesto gösterilerine sahne olmuştur. Bu sürecin en büyük problemlerinden ilki; Rusya'nın Kırım'a müdahalesi olmuş ve bu gelişmenin arkasında yatan etkenlerin neler olduğu ise bu araştırma üzerinden tartışılmıştır. Ayrıca Rusya'nın Kırım'ı ilhakı ve Donbas çatışmalarındaki Rus yanlısı ayrılıkçılara yaptığı iddia edilen askeri destekle birlikte uluslararası bir krize dönüşen halihazırdaki olaylara bakıldığında, kaotik boyutu daha güçlü görebilmek mümkündür. Ancak Moskova-Kiev hattında yaşanan gerilimlerin, SSCB'nin dağılması ve akabinde Ukrayna Parlamentosu'nun 24 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlık kararı almasıyla birlikte başladığı gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Çok yakın bir zamanda gerçekleşen Rusya'nın Kırım'ı ilhakı, imzaladığı en az 4 ayrı yükümlülüğü yerine getirmemesiyle ve Batılı güçlerin sadece kısmi ekonomik yaptırımlarda bulunması, ''Hukuk ve Egemenlik'' kavramının sorgulanmasının aciliyetini ortaya koyması bakımından önemlidir. Ukrayna'nın, egemenliğini sağlama almak için Hukuka ve Ahde vefa ilkesine güvenerek nükleer silahlarını ve türevlerini teslim etmesi , egemenliğini korumak yerine belki de savunmasız kaldığı için topraklarından olması ''Güç ve Hukuk'' kavramlarını sorgulatmasından dolayı isabetli bir yakın zaman belirgesidir. Araştırmanın amacı; Rusya'nın taraf olduğu uluslararası antlaşmaların yükümlülükleri doğrultusunda, tamamen aykırı olarak Ukrayna toprağını işgalini; egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmesinin arka planında neler olduğu, NATO ve AB'nin genişlemesiyle; sınırlarına dayanıldıkça algıladığı tehdidi yaşamsallaştıran Rusya'nın, değişen dış politikasına hangi faktörlerin yol açtığını ve son olarak Ukrayna'nın, bir taraftan Rusya ile AB arasında bölgesel bir kısır döngüde, diğer taraftan Rusya ile Batı arasında küresel bir kıskacın açmazında kalmasının tahrip edici etkilerini açıklayabilmektir.
  • Master Thesis
    Ab'nin Kıbrıs Sorununa Bakışı ve Türkiye-ab İlişkileri
    (2012) Ünalmış, Ahmet Nafiz; Ünal, Hasan
    ?AB'nin Kıbrıs Sorununa Bakışı ve Türkiye-AB? İlişkileri isimli yüksek lisans tez çalışmasında Kıbrıs sorununun ortaya çıkışı, AB'nin soruna dâhil oluşu, BM gözetiminde yapılan çözüm müzakereleri ve genel olarak Kıbrıs sorununun Türkiye-AB ilişkileri üzerindeki etkileri incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde; Kıbrıs tarihine ve Kıbrıs'ın tarihsel süreç içerisinde nasıl sorun hâline geldiğine değinilmiştir. Bu bağlamda Osmanlının Kıbrıs'ı fethi, Kıbrıs'ın İngiltere tarafından ilhakı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşundan dağılmasına kadar geçen süreç, 1974 Barış Harekâtının öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler ve BM gözetiminde gerçekleşen çözüm arayışları anlatılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde Avrupa Birliğinin Kıbrıs sorununa nasıl dâhil olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan ve dağıldıktan sonra AET ile kurulan ilişkiler, yapılan mali anlaşmalar ve Kıbrıs Türklerinin bu süreçte saf dışı bırakılması ele alınmıştır. İkinci bölümde ayrıca GKRY'nin 1990 yılında AT'ye yaptığı tam üyelik başvurusu ve bunun yol açtığı hukuksuzluğa değinilerek 1993 Kopenhag Zirvesi'nden başlayarak AB'nin Kıbrıs ile ilgili aldığı kararlar incelenmiş, bu kararlar çerçevesinde KKTC'nin ve Türkiye'nin verdiği tepkiler ortaya konarak konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır.Üçüncü bölümde genel olarak Kıbrıs sorununun, Türkiye-AB ilişkileri üzerindeki etkileri anlatılmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye-AB ilişkilerinin geçmişine değinilip GKRY'nin tam üyelik başvurusu sonucu AB'nin Kıbrıs sorununu, Türkiye ile ilişkilerinde belirleyici unsur hâline nasıl getirdiği ve bu durumun ilişkiler üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Ayrıca meselenin anlaşılmasını kolaylaştırmak için o dönemde yapılan çeşitli yorumlara ve Türkiye hükümetlerinin tepkilerine yer verilmiştir.Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde, Rum kesiminin Kıbrıs açıklarında yürütmüş olduğu petrol arama çalışmalarına değinilerek bu durumun Türkiye açısından yaratacağı avantajlar üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümün son kısmında yakın dönem Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ve bu ilişkilerin Kıbrıs sorunu üzerindeki etkisine değinilmiştir.
  • Master Thesis
    İran İslam Devrimi ve İran'da Kurulan İslam Devletinin Kuruluş Felsefesi ve Temel Kurumları
    (2016) Esmaeılı, Masoumeh; Ünal, Hasan
    İran İslam devriminden sonra ülkede kurulan İslam Cumhuriyeti devleti, genel anlamda batı tarzı devlet sistemlerinden çok farklıdır. Nitekim İran İslam Cumhuriyeti devlet anlayışı İslam hukukuna ve daha doğrusu Şii İslam anlayışına göre kurulmuştur. Şii İslam düşüncesi doğrultusunda 12 imam doktrini, Anayasa gücüyle dini lidere geniş kapsamlı yetkilere vermiştir. Ayrıca yasama yürütme ve yargı alanlarında ülkedeki yetkili şahıs Dini liderdir. Gelinen noktada ülkede var olan meclis yanı sıra, yetkili birçok kurum, karmaşık yetki ve sorumluluk içinde halk tarafından, Velayet-i Fakih tarafından veya halkın seçtiği kişiler tarafından seçilmektedir. Kısacası, çok karmaşık ve kendine has özelliklerle bir hukuk sistemi kurulup, sürdürülmektedir.