Karasar, Hasan Ali
Loading...

Profile URL
Name Variants
H.A.Karasar
K., Hasan Ali
Karasar,H.A.
Karasar, Hasan Ali
H.,Karasar
Hasan Ali, Karasar
H., Karasar
K.,Hasan Ali
Karasar, Hassan Ali
K., Hasan Ali
Karasar,H.A.
Karasar, Hasan Ali
H.,Karasar
Hasan Ali, Karasar
H., Karasar
K.,Hasan Ali
Karasar, Hassan Ali
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
hasanali.karasar@atilim.edu.tr
Main Affiliation
International Relations
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
2
ZERO HUNGER

0
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

1
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

2
Research Products
5
GENDER EQUALITY

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

5
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

1
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

1
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
1
NO POVERTY

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

0
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
29
Articles
4
Views / Downloads
4/0
Supervised MSc Theses
25
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
3
Scopus Citation Count
3
WoS h-index
1
Scopus h-index
1
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.10
Scopus Citations per Publication
0.10
Open Access Source
2
Supervised Theses
25
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Bilig | 1 |
| Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi | 1 |
| Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

23 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 23
Master Thesis Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi(2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan AliRusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.Master Thesis Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015(2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan AliTürkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.Master Thesis Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015(2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlamaMaster Thesis Libya-çad Çatışması (1976-1994)(2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan AliBu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.Master Thesis 1991 Yılında Somali Devlet Yıkılma 1977 Somali Etiyopya Savaş Etkileri(2016) İbrahim, İsmail; Karasar, Hassan AliUluslararası olarak Somali son otuz yıldır Somali aşiretleri arasında uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle dünyanın başarısızı ülkelerinden bir olarak görülmekle birlikte, Somali'deki akademisyenler ve devlet misyonları Somali'de barışın tesis edilmesinin ve idarenin neden başarısız olduğunu ve bu uzun süredir devam eden çatışmaların neden hâlâ ve hangi şartlarda devam ettiğini anlayamamaktadırlar. Bu tez Somali'de barış sürecine ve devletin tesis edilmesi çabalarına katkıda bulunmayı amaçlamakta ve Ogaden savaşının Somali'de devletin yıkılmasını ve Somali merkezi hükümetinin parçalanmasını nasıl kolaylaştırdığını incelemektedir. Somali halkı arasındaki yerel inanışlara ve tartışmalara göre Somali ve Etiyopya arasındaki savaş Somali devletinin yıkılması arasında karşılıklı bir ilişki mevcuttur, çünkü birçok Somalili politikacı Somali ve Etiyopya arasındaki savaşın Somali devletinin yıkılışının nedenidir. Ancak bazı akademik tartışmalarda Somali'deki yıkım yazarın hangi açıdan baktığına bağlı olarak başka etken faktörlere dayanmaktadır. 1969'da Somali'de alt rütbeli askeri eksperlerin liderlik yaptığı bir darbe 1969'da seçilmiş hükümetin halkı tatmin edememesi nedeniyle halk tarafından devletin tesisi için son umut olarak görülmüş, ancak askeri hükümet son yirmi yılda Somali hükümetleri arasında popüler olmuş adam kayırmacılık, aşiretçilik ve yolsuzluklar nedeniyle ülkeyi yıkım yoluna sokmuştur. Literatürde devletin tesisi, ulusalcılık ve savaş gibi çeşitli alanlara dayanan bu tezde devletin tesisi ve devletin yıkılması süreçlerini ve Somali-Etiyopya savaşının Somali devletinin tesisi ve devletin yıkılması üzerindeki içermeleri daha iyi anlamak için orijinal bir analitik çerçeve geliştirilmektedir. Teorik araştırma diğer bulguların yanında Somali devlet sorununun Somali devletinin yıkılmasıyla Somali-Etiyopya savaşı (1977 Ogaden savaşı) arasındaki karşılıklı ilişkinin anlaşılmasında yattığı bulgusunu vermiştir, bu yüzden karşılaştırmalı vaka çalışmalarında çerçevesi belirlenen nicel araştırmaların uygulanmasıyla, bu tez yalnızca devletin yıkılmasıyla tesis konularını çevreleyen teorik tartışmaları ileri bir noktaya götürmekle kalmamakta, aynı zamanda Somali tarihiyle ilgili yeni bir anlayış önermekte ve çoğu zaman romantikleştirilen Somali ülkesi için yeni bir teorik çerçeve sunmaktadır.Master Thesis Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri(2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan AliDünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.Master Thesis Balochistan'ın Değişen Jeopolitik Önemi: Gwadar Limanı'nın ve Çin-pakistan Ekonomik Koridoru'nun (ipek Yolu) Örnek Bir Araştırması(2017) Hussain, Muzaffir; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, Belucistan'ın jeopolitik önemi, birer mega proje olarak nitelendirilen Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru bağlamında incelenmektedir. Buna ilaveten, Çin'in Pakistan'nın Gwadar Limanı'ndaki varlığından kaynaklanan değişen bölgesel ittifak sisteminin etkilerine de değinilecektir. Belucistan'ın Hint Okyanusu, Basra Körfezi ve Umman Denizi arasında bir kavşak noktası olması ve bu bölgenin deniz üzerinden enerji ticaretinin en yoğun olduğu bölge olmasına istinaden Belucistan'ın değişen jeopolitik önemi, Çin'in son yıllarda buraya olan ilgisini arttırmaktadır. Çünkü bir ülkenin coğrafi konumu, siyasi ve insanlık tarihi boyunca önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, devletlere iç ve dış politikalarını oluşturmalarında her daim yardımcı olmuştur. Çin, belirli çıkarlar gözetmektedir. Çin'in Güney Asya'da artan ilgisi, bölgenin jeopolitik önemi hakkındaki tartışmaları da tetiklemektedir. Bölgede daha etkin bir rol edinebilmek adına Çin, Pakistan ile multi milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Bu çalışmada ayrıca, Çin'in Pakistan'daki artan varlığının bölgesel güç dengesi politikalarına etkilerinin yanı sıra, Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun gelişimiyle ilgili yerel ve ulusal rezervler deincelenecektir.Master Thesis Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikası: 2011-2016(2017) Günay, Serdal; Karasar, Hasan AliRusya Federasyonu'nu tarihsel süreç içerisinde siyasi, ekonomik ve askeri dalgalanmalar yaşadı.1721'de Çarlık Rusya'sı ile başlayan büyüme, 1917devrimi ile yerini Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) bıraktı. Sovyetler Birliği'nin 1991'de parçalanması sonucunda Rusya Federasyonu dünyadaki yerini aldı. Rusların küresel düzlemde yaşadığı gelişmelerle inişli çıkışlı süreçleri oldu. Ancak Ruslar her zaman ayağa kalkmayı başarmıştır. Rusya Federasyonu'nu bir yandan Çarlık İmparatorluğu üzerinden diğer yandan da Sovyetler Birliği gibi süper güç üzerinde ayağa kalkmaya başladı. Bugünkü Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikasını anlayabilmemiz için küresel iki gücün tarihsel arka planının iyi kavranması gereklidir. Rusya Federasyonu'nun Dış Politikasını, Suriye İç Savaşı'ndaki kodlarla anlayabiliriz. Bu kodların merkezi Rusya Federasyonu'nda, uzantısı Suriye Devleti'ndedir. Rusya'nın küresel ve bölgesel gelişmelerdeki etkisi Kafkasya, Asya ve Ortadoğu'da derinleşmeye başladı. Rusya, coğrafi yakınlığını, askeri gücü doğrultusunda bölgesel ve küresel şekilde kullanmaktadır. Rusya, askeri gücünün yanında diplomasi kabiliyetini de kullanarak ülkeler üzerinde siyasi nüfuz oluşturmuştur. Rusya, uluslararası siyasal sistemde ABD, Avrupa Birliği ve bölgesel güçlerle rekabet içerisindedir. Rusya Federasyonu, uluslararası alanda Rusların çıkarlarını korumak üzerine kurduğu dış politikasını Suriye'de hayata geçirdi. Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Beşar Esad'ın yanında yer aldı. 2010 yılında Arap ülkelerinde ortaya çıkan 'Arap Baharı', Ortadoğu'da önemli siyasi sonuçlar ortaya çıkardı. 'Arap Baharı'; kimine göre 'halk ayaklanması', kimine göre 'devrim', kimine göre 'terör' dür. 18 Aralık 2010 yılında Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başlayan ve sırasıyla Lübnan, Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya, Ürdün, Irak ve Suriye'ye yayılan halk ayaklanmaları aslında hem küresel hem bölgesel statükoya isyandır. ABD'nin başının çektiği Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile Rusya'nın öncülük yaptığı Çin, İran, Suriye ülkeleri arasındaki çıkar çatışması, Suriye İç Savaşı'nın uzamasına neden oldu. İç savaş, 6'ıncı yılını geride bıraksa da binlerce insan hayatını kaybetti ve milyonlarca insan göçe zorlandı. Buna rağmen Suriye İç Savaşı'nın kısa sürede çözülmesi zor gibi görünmektedir. Uluslararası güçler, Suriye İç Savaşını uzun süredir bölgesel örgütleri kullanarak yürütmektedir. Suriye'nin normalleşebilmesi için Rusya ve ABD'nin küresel, bölgesel ve yerel örgütlerle bir araya gelerek ortak çözüm oluşturması gereklidir. Bu iki ülke masada çözüm geliştiremezse doğası gereği ya bir yenilgi ya da bir galibiyet yaşayarak çözüm olacaktır. Anahtar Sözcükler: Suriye İç Savaşı, Rusya, Rus Dış Politikası, İç Savaşın Kodları, Rusya ve ABD, Halk Ayaklanmaları, Diplomasi, Küresel Güçler,Master Thesis Avrupa Güvenlik Anlaşmaları Çerçevesinde Güney Kafkasya Bölgesi için Bir Çözüm Modeli(2014) Otabatmaz, Tolga; Karasar, Hasan AliGüney Kafkasya bölgesinde çıkan çatışmaların asıl sebebi tarihi anlaşmazlıklar, bölgenin jeostratejik ve ekonomik önemidir. Kafkasya'da silahlı çatışmalar şu anda sona ermiş olmakla beraber bölgede güvenlik meselesi halen büyük bir problemdir. Avrupa'da güvenliği sağlamak maksadıyla anlaşmalar-Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması (AKKA), Viyana Belgesi-2011 (VB-11), Açık Semalar Anlaşması (ASA)-imzalanmış ve bu anlaşmalar NATO ile eski Varşova Paktına üye ülkeler arasında güvenliği ve güç dengesini sağlamışlardır. Fakat söz konusu anlaşmalar Güney Kafkasya bölgesinde güvenliği sağlayamamışlardır. Güney Kafkasya'da güvenliği sağlamak için yapılabileceklerden birisi de anlaşmaları zaman içinde ortaya çıkmış olan güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gözden geçirerek düzenlemektir. Anlaşmaların ne şekilde gözden geçirilerek düzenleneceği ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak hale getirileceği konusu önemini korumaktadır. Bu çalışmada Avrupa'da askeri anlamda güvenliği sağlamak maksadıyla imzalanmış olan anlaşmaların Güney Kafkasya bölgesinde güvenliğinin sağlanmasında neden başarısız olduklarının sebepleri ve çözüm yolları ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Güney Kafkasya 2. AKKA 3. VB-11 4. ASA 5. Çözüm modeliMaster Thesis Afganistan 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: General Dostum'un Rolü ve Özbek Etnik Politikaları(2017) Hamidi, Murad; Karasar, Hasan Ali'Afganistan 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: General Dostum'un Rolü ve Özbek Etnik Politikaları' adlı kapsamlı çalışmamda, özellikle Kuzey Afganistan Türk Halklarının 1992'den başlayarak ırkçılığa ve etnik monarşiye karşı verdiklerı hayatta kalma savaşı ve direniş mücadelelerini geniş bir şekilde bahis konusu edip ve etraflıca tartıştım. Özellikle, 2014 Afganistan Cumhurbaşkanlığı Seçimleri sonrası şunu göstermiştir ki Özbekler (Türkler) toplumsal temsilciliğin demokratik - doğru araçlarını kullanarak, Birleşik Afganistan'ın önemli bir etnik ve siyası faktörlerinden biri haline geldiğini tescillemiştir. Bu çalışma, Afganistan'ın sosyo-politik tarihinin son 25 yıldaki statükoya karşı o ülkenin kahraman halkının ve liderinin hikayesinin mücadelesini geniş bir şekilde incelemektedir. Ayrıca, bu çalışma, onun onursal mücadelesinin ana hatlarını belirlemektedir; bazen yalnız ve bazen istenmeyen bir adam ilan edilmesine karşın, o askeri ve siyasi hayatı boyunca hep birçok suçlama -önyargıya maruz kalmıştır ve kalmaktadır. Bunlara rağmen o kahraman halkının sonsuz destiği ve sevgisiyle her zaman hayatta kalmayı başarabilmiştir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
