Uluğ, Naime
Loading...
Profile URL
Name Variants
U.,Naime
Naime, Uluğ
Naime, Ulug
N.,Uluğ
U., Naime
N., Uluğ
N.,Ulug
Ulug, Naime
Uluğ N.
Ulug,N.
Uluğ, Naime
Ulug N.
Uluğ,N.
N., Ulug
Naime, Uluğ
Naime, Ulug
N.,Uluğ
U., Naime
N., Uluğ
N.,Ulug
Ulug, Naime
Uluğ N.
Ulug,N.
Uluğ, Naime
Ulug N.
Uluğ,N.
N., Ulug
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
naime.ulug@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of Therapy and Rehabilitation
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
5
GENDER EQUALITY

1
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

4
Research Products
2
ZERO HUNGER

0
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

2
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

0
Research Products
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products
1
NO POVERTY

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

0
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products

Documents
15
Citations
377
h-index
7

Documents
14
Citations
252

Scholarly Output
18
Articles
11
Views / Downloads
40/0
Supervised MSc Theses
7
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
19
Scopus Citation Count
20
WoS h-index
2
Scopus h-index
2
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
1.06
Scopus Citations per Publication
1.11
Open Access Source
7
Supervised Theses
7
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Medicine | 2 |
| European Journal of Pain | 1 |
| İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi | 1 |
| Journal of Bodywork and Movement Therapies | 1 |
| Journal of Health Sciences and Medicine (Online) | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

9 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 9 of 9
Article Türkiye'deki Depremzedelerde Ağrı Şiddeti, Hareket Korkusu ve Düşme Korkusu: Kesitsel Gözlemsel Çalışma(2025) Arıkan, Hülya; Begen, Sena Nur; Yarımkaya, Nur Sena; Acet, Nagihan; Uluğ, Naime; Kılıç, ErdenAmaç: 6 Şubat 2023'te Türkiye'deki 11 ilde meydana gelen yıkıcı depremler, hayatta kalanlar üzerinde önemli fiziksel ve psikolojik etkiler bırakmıştır. Bu çalışma, depremzedelerde ağrı şiddeti, hareket korkusu ve düşme korkusunun sıklığını belirlemeyi ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini, ayrıca psikolojik dayanıklılık ve fiziksel aktivite düzeyi ile bağlantılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu gözlemsel, kesitsel çalışmaya, deprem öncesinde ağrısı veya fiziksel travması bulunmayan 184 hayatta kalan (93 erkek, 91 kadın; yaş ortalaması: 34,02 ± 10,76 yıl) dahil edilmiştir. Ağrı şiddeti, hareket korkusu, düşme korkusu, fiziksel aktivite düzeyi ve psikolojik dayanıklılık sırasıyla ‘Sayısal Ağrı Skalası’, ‘Hareket Korkusu Nedenleri Ölçeği’, ‘Modifiye Düşme Etkililik Ölçeği’, ‘Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu’ ve ‘Connor-Davidson Dayanıklılık Ölçeği’ kullanılarak 02 Mayıs 2023 ile 30 Temmuz 2023 tarihleri arasında değerlendirilmiştir. Bu parametreler arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %46,7’sinde hareket korkusu, %33,2’sinde düşme korkusu ve %37,7–50,5’inde orta ila şiddetli ağrı gözlenmiştir. Hareket korkusu, baş ağrısı (r = 0,275, p < 0,001), boyun ağrısı (r = 0,294, p < 0,001), üst sırt ağrısı (r = 0,262, p < 0,001) ve bel ağrısı (r = 0,284, p < 0,001) dahil olmak üzere ağrı şiddeti ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur. Benzer şekilde, düşme korkusu (daha yüksek skorlar daha düşük korkuyu gösterir), baş ağrısı (r = 0,202, p = 0,006), boyun ağrısı (r = 0,179, p = 0,015), üst sırt ağrısı (r = 0,191, p = 0,010) ve bel ağrısı (r = 0,282, p < 0,001) ile pozitif yönde ilişkilidir. Hem hareket korkusu (r = -0,243, p = 0,001) hem de düşme korkusu (r = 0,220, p = 0,003) psikolojik dayanıklılıkla anlamlı bir ilişki göstermiştir. Ancak, her iki korku türü de fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkili bulunmamıştır (p > 0,05). Sonuç: Deprem sırasında fiziksel travma geçirmeyen ve önceden ağrısı olmayan hayatta kalanlar arasında hareket korkusu, düşme korkusu ve ağrı şiddeti yaygındır. Bu faktörler, fiziksel aktivite düzeyinden bağımsız olarak birbirleriyle yakından ilişkilidir. Psikolojik dayanıklılık, korkuya bağlı tepkilerde kritik bir rol oynamaktadır. Bu bulgular, afet sonrası rehabilitasyon stratejilerininde ağrı şiddetini ve korkuya bağlı tepkileri ele alırken, psikolojik dayanıklılığının da göz önünde bulundurması gerektiğini vurgulamaktadır.Article Nonspesifik Kronik Boyun Ağrısı Olan Akademik Personelde İleri Baş Postürünü Etkileyen Faktörlerin Karşılaştırılması: Tanımlayıcı Çalışma(2024) Yelvar, Gul Deniz Yilmaz; Cirak, Yasemin Buran; Begen, Sena Nur; Arslan, Fatma Cansu Aktaş; Uluğ, Naime; Kılıç, ErdenAmaç: Çalışmanın amacı, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan akademik personelde ileri baş pozisyonuna etkileyen faktörlerin karşı laştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan elli katılımcı dâhil edildi. Katılımcılar, kranioverteb ral açı değerine göre “normal servikal pozisyon” ve “ileri baş du ruşu(FHP+)” olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik bilgiler ve oturma, bilgisayar ve telefon kullanım süresi kaydedildi. Dinlenme, uyku ve aktivasyon sırasındaki ağrı şiddeti, görsel analog skalası kul lanılarak değerlendirildi. Üst trapezius ve suboksipital kaslarının ağrı eşiği algometre ile değerlendirildi. Skapulotorasik kas kuvveti, derin servikal kas kuvvet ve enduransı el dinamometresi ve stabilizer basın çlı biyofeedback ünitesi kullanılarak değerlendirildi. Kraniovertebral açı, fotoğraf analiz yöntemleriyle belirlendi. Servikal eklem pozisyon hissi, dijital inklinometre kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Top lam 50 akademik personel dâhil edildi. FHP+ grubunda kilo, beden kitle indeksi ve cep telefonu kullanım süresi anlamlı olarak daha yük sek olduğu belirlendi (p=0,02; p=0,01). FHP+ grubunda üst trapezius ağrı eşiğinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,02). Gruplar arasında orta trapezius kas kuvveti, derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve eklem pozisyon hissi bakımıdan anlamlı fark olduğu belirlendi. (sırasıyla p=0,02; p=0,03; p=0,01). Sonuç: Nonspesifik boyun ağrısı olan hastalarda, FHP; üst trapezius kas ağrı eşiği, orta tra pezius kas kuvveti, azalmış derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve servikal eklem pozisyon hissi ile ilişkilidir.Article Role of Latissimus Dorsi-Thoracolumbar Fascia Complex Stretching on Pain and Pain-Related Parameters in Patients With Chronic Low Back Pain: A Randomised Clinical Trial(Wiley, 2025) Ulug, Naime; Kodak, Seyde Busra; Kodak, Muhammed Ihsan; Aslan, Sema NurBackground Fascial stretching is gaining interest as a potential intervention for pain management. However, evidence regarding the effect of latissimus dorsi-thoracolumbar fascia (LD-TLF) complex stretching in patients with chronic low back pain (CLBP) remains limited. Therefore, this study aimed to investigate the effects of LD-TLF complex stretching on pain-related factors and disability in patients with CLBP. Methods Thirty patients with CLBP were randomly assigned to a study group (n = 15; 7 men, 8 women) and a control group (n = 15; 7 men, 8 women). The study group received 4 weeks of LD-TLF complex stretching in combination with conventional physiotherapy, while the control group received conventional physiotherapy only. Outcomes were assessed before and after the interventions, including primary measures of pain pressure thresholds (PPT) at thoracolumbar fascia levels (L1, L3 and 12th costa), and secondary measures included the Pain Sensitivity Questionnaire (PSQ), the effects of pain on daily activities measured by the Brief Pain Inventory (BPI), and disability assessed by the Oswestry Disability Questionnaire (ODQ). Results Pre- and post-treatment PPTs, at the L1, L3 vertebrae and 12th costa levels, demonstrated significant differences between the study group and control groups. Post-treatment thresholds were significantly higher compared to pre-treatment thresholds (p < 0.001, eta p(2) = 0.67; p < 0.001, eta p(2) = 0.61; p < 0.001, eta p(2) = 0.74). Additionally, significant improvements were found in PSC, BPI and ODQ scores in the study group compared to the control group (p < 0.05). Conclusion The results of this study suggest that stretching the LD-TLF complex may be a beneficial addition to the conventional physiotherapy approach for patients with CLBP. Specifically, LD-TLF complex stretching, when used in combination with conventional physiotherapy, appears to provide improved pain thresholds, decreased pain sensitivity and pain during activity, as well as reduced disability compared to conventional physiotherapy alone in patients with CLBP.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 2Upper Extremity Functions and Physical Activity in Chronic Maintenance Hemodialysis Patients: a Case-Control Study(Lippincott Williams & Wilkins, 2023) Arslan, Fatma Cansu Aktas; Demirguc, Arzu; Ulug, NaimeContinuous hemodialysis (HD) treatment causes many complications in patients. The aim of this study is to evaluate the upper extremity functional capacity, physical activity level, and physical functions of patients receiving continuous HD treatment. Fifty HD patients and fifty healthy subjects were included in the study. Hand grip strength with Dynamometer, range of motion of upper extremity with Digital Goniometer, functional level of the upper extremity with the Turkish version of the Shoulder, Arm, and Hand Problems Questionnaire (The DASH-T), physical activity levels with international physical activity questionnaire short form and physical functions with the human activity profile (HAP) were evaluated. The mean grip strength of the subjects in the control group was 23.3 +/- 1.44 kg, while the mean grip strength of the HD patients with fistula was 15.75 +/- 3.08 kg (P < .05). In all joint range of motion measurements; the values of HD patients were significantly lower than the control group (P < .05). The DASH symptom scores of the individuals in the HD group (mean 19.19 +/- 1.41) were significantly higher than the control group (mean 5.75 +/- 1.41) (P < .05). The number of individuals with low-level activity in the HD group (72%) was higher than the control group (34%) (P < .01). The maximum activity score score of the HAP (mean 68.7 +/- 1.4) and the adjusted activity score of the HAP (mean 42.54 +/- 3.02) were lower in the HD group (P < .0001). HD treatment adversely affects hand grip strength, the range of motion, upper extremity functions, physical activity, and physical function levels of the patients.Master Thesis Kronik İnme Hastalarında Torakolumbal Fasya ve Latissimus Dorsi Esnekliğinin Gövde Kontrolü ve Denge ile İlişkisinin İncelenmesi(2025) Filiz, Aleyna; Uluğ, NaimeBu çalışmanın amacı kronik inme hastalarında thorakolumbar fasya ve latissimus dorsi esnekliğinin denge ve denge ile ilişkisinini araştırmaktı. Çalışma, Ekim 2024 ile Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara İncek Medical Park Hastanesi'nde yatmakta olan ya da ayaktan tedavi gören, 40-65 yaş arasındaki inme geçirmiş kadın ve erkek hastalar ile gerçekleştirildi. Çalışmaya, 3 ay önce inme geçirmiş, Modifiye Ranking skoru 0-3 arasında, Mini Mental Test skoru 25 ve üzerinde olan, iletişim kurabilen, yürüme yardımcısı ile veya yardımcı olmadan ayakta durabilen ve yürüyebilen toplam 32 gönüllü hasta dahil edildi. Çalışma kapsamında, hastaların demografik bilgileri kaydedildi. Torakolumbal fasya esnekliğini değerlendirmek için; sağ ve sol gövde rotasyon normal eklem hareket açıklığı gonyometrik platform ile, latissimus dorsi esnekliğini değerlendirmek amacıyla etkilenen taraf pasif omuz fleksiyonu normal eklem hareketi universal gonyometre ile ölçüldü. Denge parametreleri; Stabilometrik Platform-Alfa Cihazı ve Fonksiyonel Uzanma Testi (FUT) ile ölçüldü. Stabilometrik değerlendirmelerde özellikle ağırlık merkezinin x ve y koordinaları üzerinde salınım alanı, salınım uzunluğu ve ağırlık aktarım yüzdeleri gibi parametreler analiz edildi. Gövde kontrol düzeyleri Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ve postüral kontrol ise Postüral Değerlendirme Skalası (PDS) ile değerlendirildi. Çalışma sonucunda tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizleri yapıldı. Torakolumbal fasya, latissimus dorsi elastikiyet sonuçları ile stabilometrik değerlendirme sonuçları, gövde kontrolü, postüral kontrol ve düşme riski arasındaki ilişki korelasyonları analiz edildi. Çalışma sonucunda; torakolumbar fasya elastikiyeti ile stabilometrik denge parametrelerinden sağ-sol ağırlık aktarımı arasında anlamlı ilişki bulundu. Ancak Torakolumbal fasya elastikiyeti ile GBÖ'nin dinamik denge ve koordinasyon skorları arasında istatistiksel olarak zayıf negatif yönde korelasyonlar bulundu. GBÖ alt grupları sonuçları ile PDS ve FUT skorları arasında anlamlı ilişki bulundu. Sağ hemiparetik hastalarda, sağ TLF esnekliği ile GBÖ statik skoru arasında anlamlı ilişki bulundu. Çalışmamız sonucunda, torakolumbal fasya ve latissimus dorsi esnekliğini değerlendiren gövde rotasyonu ile ağırlık aktarımı ve gövde kontrolünün dinamik denge parametresi arasında anlamlı ilişki olduğu bulundu. Bu sonuçlar ışığında, inme hastalarında torakolumbal fasya ve latissimus dorsi yapılarının denge parametreleri ve gövde kontrolü üzerinde etkili olabilecekleri, bu nedenle inme rehabilitasyonu sürecinde tedavi programlarında göz önüne alınması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: inme, torakolumbal fasya, latissimus dorsi, fasya esnekliği, dengeArticle Baş Önde Postürü Olan Genç Yetişkinlerde Baş Postürü Yürüyüş Parametrelerini ve Simetrisini Değiştirir Mi? Kesitsel Bir Çalışma(2025) Begen, Sena Nur; Karahan, Zehra; Uluğ, Naime; Yılmaz, SevalAmaç: Baş önde postür (BÖP) bozukluğu yaygın bir postüral problemdir. Bununla birlikte, yürüyüş kinematiği üzerindeki etkisi belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, genç yetişkinlerde baş postürünün yürüyüşün spatio-temporal parametreleri ve asimetrisine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Genç erişkinlerde gerçekleştirilen bu kesitsel çalışmada katılımcılar kraniovertebral açı (KVA) değerine göre BÖP ve normal postür olmak üzere iki gruba ayrıldı. Katılımcıların KVA, kranial rotasyon açısı ve kraniohorizontal açıları lateralden çekilen fotoğraflar ile değerlendirildi ve MB-Ruler yazılımı ile analiz edildi. Katılımcıların demografik bilgileri (cinsiyet, yaş, boy, kilo) kaydedildi ve yürüyüş spatiotemporal parametreleri—ilk temas, destek, sallanma fazları, adım döngüsü, dinamik basınç ve yürüyüş simetri skorları—FreeMED force platformu (Sensor Medica, İtalya) kullanılarak ölçüldü. Yürüyüş simetrisi simetri indeksi kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşları 23 yıl (22-23 ÇAA) olan 66 katılımcı (41 kadın ve 25 erkek) dahil edildi. Sol adım döngüsü uzunluğu ile kranial rotasyon açısı arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulundu (r=0,316, p=0,024). Ancak, gruplar arasında diğer yürüyüş kinematik parametrelerinde anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Ayrıca, CVA ile yürüyüş spatio-temporal parametreleri veya yürüyüş simetrisi arasında anlamlı bir korelasyon bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Baş önde postürün genç yetişkinlerde kinematik spatio-temporal yürüyüş parametrelerini ve yürüyüş simetrisini önemli ölçüde değiştirmediğini göstermektedir. Daha hassas ölçümler sağlayabilecek üç boyutlu postür ve yürüme analizi yöntemleri ile planlanan çalışmalara ihtiyaç vardır.Article Citation - WoS: 8Citation - Scopus: 8Reliability and Validity of the Turkish Translation of Pedsql™ Multidimensional Fatigue Scale in Duchenne Muscular Dystrophy(Riyadh Armed Forces Hospital, 2019) Alemdaroglu-Gurbuz, Ipek; Uluğ, Naime; Bulut, Numan; Bozgeyik, Sibel; Ulug, Naime; Arslan, Selen S.; Yilmaz, Oznur; Karaduman, Ayse; Uluğ, NaimeObjectives: To perform the Turkish translation, reliability, and validity study of the PedsQL (TM) -3.0 Multidimensional Fatigue Scale (PcdsQL-MFS) in patients with Duchenne Muscular Dystrophy (DMD). Methods: This prospective, cross-sectional, observational study was held in Hacettepe University, Faculty of Physical Therapy and Rehabilitation between January 2016-August 2018. Turkish translation of the PedsQL-MFS was conducted based on the steps addressed in the translation manual of the original research. The psychometric features of the Turkish version of PedsQL-MFS including feasibility, internal consistency, and test-retest reliability, construct, and criterion-related validity as well as parent/child agreement were investigated on a total of 71 children and their parents. Results: The mean age of boys with DMD included in the study was 102.94 +/- 23.23 months with a mean 17.15 +/- 2.98 BMI. Internal consistencies of Child Self Report General Fatigue, Sleep/rest Fatigue, and Cognitive Fatigue items were 0.74, 0.65, and 0.83 while. 0.89, 0.84, and 0.91 in Parent Proxy Report. The ICC values of Child Self Report and Parent Proxy Report were 0.87 and 0.91. respectively. Parent Proxy Report succeded more acceptable fit indices than Child Self Report. A statistically significant correlation was found between PedsQL-MFS and PedsQL-Neuromuscular Module (p<0.05). Moderate agreement was detected between parent and child. Conclusion: The Turkish version of PedsQL-MFS was determined to be a reliable and valid tool to evaluate fatigue in 5-12 years old, ambulant children with DMD.Master Thesis Whip-Predict Whiplash Risk Sınıflandırma Aracının Türkçe Geçerlik, Güvenirlik Çalışması(2025) Eryılmaz, Muhammed Celal; Uluğ, NaimeBu çalışma, WHIP-PREDICT Whiplash Risk Sınıflandırma Aracı'nın Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirlik analizini gerçekleştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Whiplash yaralanmaları, trafik kazaları gibi travmatik olaylar sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir sağlık sorunu olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, Quebec Task Force (QTF) tarafından geliştirilen 'Whiplash Associated Disorders' (WAD) terimi, bu tür yaralanmaların tanımlanmasında önemli bir yer tutmaktadır. WHIP-PREDICT ölçeği, whiplash yaralanmalarının risk faktörlerini değerlendirerek, uygun tedavi ve rehabilitasyon planlarının oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Ancak, Türkiye'de Whiplash yaralanmalarının risk sınıflandırılması için kullanılan ve Türkçe geçerlik güvenirliği olan herhangi bir ölçek bulunmamaktadır. Literatürdeki bu eksikliği gidermek için WHIP-PREDICT aracının Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapıldı. Bu araştırma, Ağustos 2024 ile Haziran 2025 tarihleri arasında, 18-65 yaş aralığındaki 285 bireyden elde edilen verilerle gerçekleştirildi. Katılımcılar, çalışmanın dahil edilme kriterlerine uygun olarak seçildi ve anket süreci, etik kurallara uygun olarak gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında katılımcıların, demografik bilgileri, kronik hastalık varlığı ve WHIP-PREDICT ölçeği uygulandı. Ayrıca, Boyun Özürlülük Sorgulama Anketi (BÖA), Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ve Olayların Etkisi Ölçeği (OEÖ) gibi ek ölçüm araçları da kullanıldı. Elde edilen veriler sonucunda, WHIP-PREDICT ölçeğinin Türkçe versiyonunun Cronbach Alfa katsayısı 0,893 olarak hesaplandı, bu da yüksek düzeyde iç tutarlılığı gösterdi. Yapı geçerliği analizi, ölçeğin iki alt boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. WHIP-PREDICT'in ilk bölümdeki 10 madde, whiplash travması ile ilişkili semptomları ve risk faktörlerini ölçerken, ikinci bölümdeki 5 madde ise aşırı uyarılma durumunu değerlendirmektedir. Bu bölüm, özellikle 35 yaş ve üzerindeki katılımcılarda yaşa bağlı aşırı uyarılma ile artan riskleri göz önünde bulundurarak, whiplash yaralanmalarının psikolojik etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma sonucunda; WHIP-PREDICT'in birinci bölümü ile, BÖA toplam puanı arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki, TKÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki, OEÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki bulundu. WHIP-PREDICT'in ikinci bölümü ile; BÖA toplam puanı arasında zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı ilişki, OEÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki, TKÖ toplam puanı arasında ise zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan korelasyon bulundu. Çalışma sonuçlarımız, WHIP-PREDICT ölçeğinin Türkçe versiyonunun, whiplash yaralanmalarının değerlendirilmesinde güvenilir ve geçerli bir araç olduğunu gösterdi. Bu çalışma, Türkiye'de WHIP-PREDICT'in klinik uygulamalara entegrasyonunu kazandırarak, whiplash yaralanmalarının değerlendirilmesinde ve yönetiminde önemli katkılar sağlayabileceği düşünülmektedir. Elde edilen bulgular, boyun ağrılı bireylerin değerlendirme ve tedavi süreçlerinin özelleştirilmesine, bunun yanı sıra bu alanda çalışan hekim ve fizyoterapistlerin sunduğu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli rol oynayabileceği düşünülmektedir.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Does Reformer Pilates Exercise Improve Cognitive Functions in Sedentary Women? a Randomized Controlled Study(Elsevier, 2024) Ozeren, Aysenur; Ulug, Naime; Sahan, Nilay; Karahan, Zehra CanBackground: The reformer is an apparatus on which to perform the foot work and the body in a comfortable, nonweight-bearing supine position and keeps the muscles in balance. The aim of this randomized controlled and single-center study was to investigate the effect of reformer Pilates exercises on cognitive functions in sedentary women. Methods: A total of 44 sedentary women aged between 24 and 50 were randomized into two groups. The reformer Pilates group received a 6-week exercise program (45 min/twice per week), while the control group didn't receive any exercise program. Outcomes measured before and after the interventions were, right/left discrimination and scores of two questionnaires: Stroop Test and The Pittsburgh SleepQuality Index. Results: Reformer pilates group showed significant improvement in terms of the Stroop Test (STROOP) "STROOP-B" (t0 = 156; p < 0.05; Cohen d = 0.12), "STROOP-C" (U = 144.5; p < 0.05; Cohen d = 1.13) and "STROOP-D" (U = 165; p < 0.05, Cohen d = 0.40) when compared to control group. In the comparison of the results of the right-left separation in both groups, the difference values were not statistically significant (p > 0.05). Similarly, in the both groups the sleep quality of the individuals improved, but the difference was not statistically significant (p > 0.05). Conclusion: The results of the current study suggest that Reformer Pilates exercises may be more effective on cognitive functions compared to no exercise intervention in sedentary women. Clinical Trial Number: NCT05932004.

