Terzioğlu, Füsun
Loading...

Profile URL
Name Variants
Terzioglu, F.
Terzioglu,F.
Füsun, Terzioğlu
Terzioğlu,F.
T.,Fusun
F., Terzioglu
T., Fusun
Terzioglu, Fusun
Terzioğlu, Füsun
F.,Terzioğlu
Fusun, Terzioglu
T.,Füsun
F.,Terzioglu
Terzioglu,F.
Füsun, Terzioğlu
Terzioğlu,F.
T.,Fusun
F., Terzioglu
T., Fusun
Terzioglu, Fusun
Terzioğlu, Füsun
F.,Terzioğlu
Fusun, Terzioglu
T.,Füsun
F.,Terzioglu
Job Title
Profesör Doktor
Email Address
fusun.terzioglu@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Nursing
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
13
Research Products
4QUALITY EDUCATION
2
Research Products
5GENDER EQUALITY
4
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
1
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
1
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
4
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
2
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
33
Articles
32
Views / Downloads
126/0
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
393
Scopus Citation Count
428
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
11.91
Scopus Citations per Publication
12.97
Open Access Source
26
Supervised Theses
0
| Journal | Count |
|---|---|
| Sağlık ve Toplum | 2 |
| Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi | 2 |
| Perspectives in Psychiatric Care | 2 |
| Sağlık Bilimleri ve Meslekleri Dergisi /Journal of Health Sciences and Professions | 2 |
| Cukurova Medical Journal | 1 |
Current Page: 1 / 6
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

33 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 33
Article Citation - WoS: 59Citation - Scopus: 71Effects of Reflexology and Progressive Muscle Relaxation on Pain, Fatigue, and Quality of Life During Chemotherapy in Gynecologic Cancer Patients(Elsevier Science inc, 2019) Dikmen, Hacer Alan; Terzioglu, FusunPurpose: Our aim was to investigate the effect of reflexology and progressive muscle relaxation (PMR) exercises on pain, fatigue, and quality of life (QoL) of gynecologic cancer patients during chemotherapy. Methods: Eighty participants were randomly assigned to one of four groups: reflexology, progressive muscle relaxation (PMR) exercises, both (reflexology + PMR), or a control group. Data were collected with a general data collection form, Brief Pain and Fatigue inventories, and Multidimensional Quality-of-Life Scale-Cancer. Results: In reflexology and reflexology + PMR groups, a significant decrease in pain severity and fatigue and an increase in QoL were found (p < .05). In the PMR alone group, pain severity and fatigue decreased significantly (p < .05), but there was no significant change identified in QOL (p > .05). Conclusions: Reflexology and PMR exercises given to gynecologic cancer patients during chemotherapy were found to decrease pain and fatigue and increase QoL. (C) 2019 American Society for Pain Management Nursing. Published by Elsevier Inc. All rights reserved.Article Citation - Scopus: 1Anxiety and Depression After Cesarean: Non-Pharmacological Evidence Based Practices;(Dokuz Eylul University, 2022) Terzioğlu,F.; Gençbaş,D.; Boztepe,H.; Doğu,N.; Akdeniz,C.; Yüceer,B.The purpose of this review is to examine the non-pharmacological evidence-based practices of anxiety and depression after a cesarean section delivery. Postpartum anxiety and depression have increased in the last decade, the rates of postpartum depression are around 13% worldwide. In the postpartum period, women may experience anxiety and depression due to the operation they have undergone; such as being in an unfamiliar environment, facing new technological equipment and encounters with the medical teams, the post-operative pain, the new roles women undertake as mothers. One of the factors that increase anxiety and depression in the postpartum period is the type of delivery. In Turkey, the rate of cesarean delivery is comparatively high, which is approximately 52%. Anxiety and depression after cesarean section develop due to fear and concern such as the complications that may occur during and after the mother's anesthesia, the possibility delaying breastfeeding her baby, and experiencing pain. Non-pharmacological evidence-based applications such as reiki, acupressure, hand and foot massage, yoga, reflexology, aromatherapy, skin to skin care, nursing care protocols were found to be effective in studies conducted to reduce anxiety and depression after cesarean-section. Nurses who have critical roles and responsibilities in pre-and post-cesarean care practices are recommended to include these evidence-based non-pharmacological practices in routine care practices. © 2022, Dokuz Eylul University. All rights reserved.Article Citation - WoS: 41Citation - Scopus: 46The Association of Missed Nursing Care and Determinants of Satisfaction With Current Position for Direct-Care Nurses-An International Study(Wiley, 2020) Bragadottir, Helga; Burmeister, Elizabeth A.; Terzioglu, Fusun; Kalisch, Beatrice J.Aim To describe the association of missed nursing care and to identify the determinants of satisfaction with current position for direct-care nurses. Background Missed nursing care and job satisfaction are important issues regarding quality patient care and safety in health care, globally. Method This was a cross-sectional quantitative study usingMISSCARE Surveydata. Participants were 7,079 nursing staff providing direct patient care in hospitals in Australia, Iceland, Turkey and the USA. Multivariable nested models were used to identify the relationship between missed nursing care and nurses' satisfaction with current position. Results More missed nursing care was associated with less satisfaction with current position. Other determinants of job satisfaction included country, nursing experience, overtime worked, adequacy of staffing and the number of shifts missed during the previous 3 months. Conclusion(s) Internationally, more missed nursing care is associated with less nursing job satisfaction and is influenced by work experience, overtime worked, levels of staffing and absenteeism. Implications for Nursing Management This study identifies that the association between missed nursing care and satisfaction with nursing position is of global concern. Other factors requiring the attention of nurse managers are staffing levels, absenteeism and work experience.Article Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeğinin\r(deaö) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(2019) Terzioğlu, Füsun; Aktaş, Demet; Ertuğ, Nurcan; Boztepe, HandanAmaç: Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeği (DEAÖ) Türkçe versiyonu-\rnun geçerlik ve güvenilirliğini değerlendirmektir.\rYöntem: Bu metodolojik çalışmadaki ölçek, farklı meslek grupları ile\rçalışan sağlık çalışanları ve öğrencilerinin, disiplinlerarası eğitime iliş-\rkin algılarını belirlemek amacıyla Ankara’da bir üniversitenin beş farklı\rsağlık disiplininden toplam 215 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçek geçer-\rlik ve güvenirliği açıklayıcı faktör analizi, iç tutarlık katsayısı (∝) ve\rsınıf içi korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir.\rBulgular: Faktör analizi sonucunda; 17 maddeli ve 3 faktörlü ölçeğe\rulaşılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha (∝) katsayısı 0.926 olarak bulun-\rmuştur ve ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu saptanmıştır.\rSonuç: Çalışma sonuçlarımız, DEAÖ Türkçe versiyonunun geçerli ve\rgüvenilir bir araç olduğunu göstermektedir. DEAÖ Türkçe versiyonu\rfarklı meslek grupları ile çalışan sağlık bakım öğrencilerinin disiplinle-\rrarası eğitime ilişkin algılarını ölçmede kullanılabilir.Review Sağlık Profesyonellerinin Eğitiminde Simülasyona Dayalı Mesleklerarası Eğitim(2019) Şahan, Fatma Uslu; Terzioğlu, FüsunMesleklerarası eğitim, sağlık profesyonellerinin lisans eğitiminde farklı meslek grupları arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri daha iyi kavramalarına ve onların kendi profesyonel kimliklerini oluşturmalarına katkı sağlayan bir yaklaşımdır. Mesleklerarası eğitim dünyada sağlık alanında eğitim veren saygın üniversitelerineğitim müfredatlarına entegre edilmiştir. Türkiye’de ise henüz lisans müfredat programlarında yer almamaktadır. Ancak, Türkiye’de sağlık alanında eğitim alan öğrencilerin, mesleklerarası eğitim programları ile mesleki bilgi ve becerilerinin, yeterliliklerinin, diğer mesleklere olan farkındalıklarının arttırılarak ekip olarak çalışabilme becerisi kazanabilecekleri öngörülmektedir. Literatürde mesleklerarası eğitimin etkinliğinin arttırılması için yenilikçi bir yöntem olan simülasyonun kullanılması önerilmektedir. Simülasyona dayalı mesleklerarası eğitim, öğrencilerinteorik bilgileri ile uygulamaları arasındaki boşluğu gidermekte, iletişim becerilerini ve mesleklerarası ekip çalışması becerilerini geliştirmektedir. Ayrıca bu yaklaşım farklı meslekler arasında köprüler oluşturmakta, etkili bir ekip işbirliğini sağlayarak diğer mesleklerin rollerinin anlaşılmasına ve bilgi kazanımının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bu derlemede mesleklerarası eğitimin önemi, mesleklerarası eğitimde kazandırılması gereken yeterlilikler ve bu yeterliliklerin kazandırılmasında ve geliştirilmesinde yenilikçi bir yaklaşım olarak simülasyona dayalı mesleklerarası eğitim yönteminin kullanılmasına ilişkin yöntemler tartışılmıştır.Review ŞİDDETİN FARKLI BİR YÜZÜ: FLÖRT ŞİDDETİ, ETKİLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER(2018) Yıldırım, Sevda; Terzioğlu, Füsun; Yıldırım-hamurcu, SevdaŞiddetin alt dallarından biri olan ve genellikle ergenler ve gençleri etkileyen flört şiddeti “çiftlerin flörtilişkisinde birbirine karşı sözel, cinsel, duygusal ve fiziksel şiddet ya da şiddet içeren davranışlar uygulaması vebirbirlerinin davranışlarına sosyal kısıtlamalar getirmesidir”. Flört şiddeti sadece endişe verici yaygınlığınedeniyle değil, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerine olan olumsuz etkileri nedeniyle de toplumda görülen önemli birproblemdir. Flört şiddetinin neden olduğu bazı sorunlar anksiyete, depresyon, intihar girişimleri, alkol kullanımıve riskli cinsel davranışlardır. Flört şiddeti; fiziksel, psikolojik/duygusal, sözel ve cinsel şiddet olarak ortayaçıkmaktadır ve ebeveynler tarafından cezalandırılma, flört şiddeti mağduru arkadaşın varlığı, toplumsal cinsiyetrollerine ilişkin geleneksel kalıp yargıların benimsenmesi, alkol/madde kullanımı gibi bazı faktörler flört şiddetiriskini arttırmaktadır. Sorunun çözümüne yönelik olarak atılması gereken adımlar flört şiddeti farkındalığınınarttırılması ve risk faktörlerinin tanımlanmasıdır. Flört şiddetinin önlenmesi, tanılanması ve tedavisine yönelikolarak hemşirelerin de önemli rolleri bulunmaktadır.Article Hemşirelerin Tıbbi Hata Eğilimlerinin ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi(2019) Özen, Nurten; Onay, Taner; Terzioğlu, FüsunÖZAmaç: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışma 01 Mayıs-15 Temmuz 2018 tarihleri arasında sosyal ağlar ve bloglar aracılığıyla hemşire ünvanı almış ve aktif olarak çalışan hemşireler ile online soru formu kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma için etik kurul izni ile katılımcıların onamları alındı. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafındanliteratür incelemesi sonucunda geliştirilen „Katılımcıların sosyo-demografik ve tıbbi hata durumlarına ilişkin hazırlanmış yarı yapılandırılmış soru formu‟ ve „Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği‟ kullanıldı.Bulgular: Araştırma 390 hemşire ile tamamlandı. Katılımcıların %55.1‟i 20-30 yaş aralığında, %87.7‟si kadın ve %63.6‟sı gece ve gündüz vardiyasında çalışmakta olup, %51.8‟i mesleğinden memnun olduğunu ifade etti. Hemşirelerin %82.6‟sı hasta güvenliği ve tıbbi hatalara ilişkin eğitim aldığını, %53.1‟i daha önce tıbbi hatayaptığını belirtti. Katılımcıların %76.7‟si yanlış ilaç uygulamalarının en sık karşılaştıkları tıbbi hata olduğunu, iş yükü fazlalığının (%87.9) ve yorgunluğun (%75.9) tıbbi hataya en sık neden olan faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği toplam puan ortalaması 223.10±19.51 olup, tıbbi hata yapma eğilimleri düşük bulundu. Ölçek toplam puan ortalaması kadınlarda (Z= -2.479; p= 0.013), 31 yaş üzerinde olanlarda (Z= -5.004; p<0.001), 13 yıl ve üzeri (Z= -5.699; p<0.001) ile gece vardiyasında (Z= -3.925; p= 0.001)çalışanlarda, tıbbi hatalara ilişkin eğitim alanlarda (Z= -2.424; p= 0.0015) ve meslekten çok memnun (Z= -5.012; p<0.001) ve memnun (Z= -3.984; p<0.001) olanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti.Sonuç: Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük olduğu saptandı. Kadın cinsiyetinde ve 30 yaş üzerinde, 13 yıl üzerinde ve gece vardiyasında çalışan, hasta güvenliği ve tıbbi hataya ilişkin eğitim alan ile meslekten çok memnun ve memnun olan hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin diğergruplara göre daha düşük olduğu görüldü. Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapmasına neden olan faktörlere yönelik sürekli hizmet içi eğitim ve kursların planlanması ve yeterli sayıda hemşire istihdamı sağlanarak hataya neden olan faktörlerin en aza indirilmesi önerilmektedir.Article Citation - WoS: 28Citation - Scopus: 32Interprofessional Simulation-Based Training in Gynecologic Oncology Palliative Care for Students in the Healthcare Profession: a Comparative Randomized Controlled Trial(Churchill Livingstone, 2020) Uslu-Sahan, Fatma; Terzioglu, FusunBackground: Preprofessional palliative care education may be inadequate, leaving a gap in health professional students' knowledge and understanding of managing patients with gynecologic cancer and their families. Interprofessional simulation-based training may be useful in helping health professional students gain the necessary skills required for palliative care. Objective: This study aimed to determine the effectiveness of different simulation methods used for interprofessional training on gynecologic oncology palliative care knowledge, interdisciplinary education perceptions, and teamwork attitudes of health professional students and to compare these methods. Design: A comparative randomized controlled trial was conducted with a pre-test and two post-tests. Settings: This study was conducted at a university in Ankara, Turkey, in 2016-2017. Participants: A convenience sample of 84 interprofessional students (nursing, medical, nutrition-dietician, and social work) was used in the study. Methods: Students were stratified by their profession and randomized by four blocks into high-fidelity simulation, hybrid simulation, and a control group. Data were collected using a semi-structured questionnaire form, palliative care knowledge test, interdisciplinary education perception scale, and teamwork attitudes questionnaire. Results: The high-fidelity simulation and hybrid simulation groups improved their palliative care knowledge, interdisciplinary education perception, and teamwork attitudes from pre-test to first and second post-tests compared to the control group. Conclusion: The introduction of high-fidelity simulation and hybrid simulation or hybrid simulation-based interprofessional training in undergraduate education can increase students' palliative care knowledge, interdisciplinary education perception, and teamwork attitudes. Training programs that are used together with highfidelity simulation and hybrid simulation applications in interdisciplinary training should be integrated into the undergraduate curricula of future cooperating health professions.Article Ebelik Bölümü Öğrencilerinin Stresle Başa Çıkma Tarzlarının ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi: Sağlık Bilimleri Fakültesi Örneği(2020) Ozen, Nurten; Özkaptan, Bilge Bal; Dovranova, Yyldyz; Terzioğlu, FüsunAmaç: Bu çalışmanın amacı, ebelik öğrencilerinin stresle başa çıkma tarzlarının ve etkileyen faktörlerin incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler:Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışma, Ocak 2019-Şubat 2019 tarihleriarasında İstinye Üniversitesinin ebelik bölümünde öğrenim gören iki ve üçüncü sınıf öğrencileri ile yürütüldü. Yerel etik kurul izni ile okuldan gerekli izinler ve çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilerin aydınlatılmışonamları alındı. Veriler, “Katılımcıların Tanıtıcı Özelliklerine İlişkin Soru Formu” ile “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği” kullanılarak toplandı. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde “Mann-Whitney U”, “Kruskal-Wallis” ve “Bonferroni Düzeltmeli Mann-Whitney U” testleri kullanıldı. Bulgular: Araştırma, 85 öğrenci ile tamamlandı. Öğrencilerin stresle baş etmede sıklıkla kendine güvenli yaklaşım, çaresiz yaklaşım ve iyimser yaklaşım sergiledikleri görüldü. Stres karşısında sigara kullanmayan öğrencilerin iyimser yaklaşım sergiledikleri (p=0,043), sosyal yaşantısında stres yaratan durumları bulunmayan öğrencilerin daha fazla kendine güvenli yaklaşım (p=0,003) sergiledikleri görüldü. Gelir durumu, ebeveynlerin çalışma durumu ve ikamet edilen yer ile stresle başa çıkma tarzları ölçeği alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldü (p<0,05). Sonuç: Ebelik öğrencilerinin stresle başa çıkma yöntemlerinden en çok kendine güvenliyaklaşım sergiledikleri belirlenmiştir. Sosyal yaşantıda stres yaşayan, sigara kullanan, ebeveynleri çalışmayan, gelir düzeyi düşük olan ve yurtta yaşayan öğrencilerin, stresle başa çıkmada etkisiz yöntemler kullandıkları görüldü. Öğrencilerin eğitim sürecinde stresörlerinin azaltılması, stresle başa çıkma konusunda bilgi ve becerisini destekleyici danışmanlık verilmesi ve düzenlihizmet alabilecekleri birimlerin kurulması önerilebilir.Review Covıd-19 Sürecinde Sağlık Sistemlerinin Zorlukların Üstesinden Gelebilme Kapasitesinin Geliştirilmesi ve Hemşireler ile Diğer Sağlık Profesyonellerinin Güçlendirilmesi(2020) Terzioğlu, FüsunGünümüzde, lider ve yöneticiler tam anlamıyla çözümü olmayan, kariyerlerini ve kurumlarının geleceğini tehdit eden,tarafların zarar görmesi kaçınılmaz karmaşık birtakım problemlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Birbiriyle çelişen belirsizbilgileri değerlendirirken yönetici ve liderin önceliği çoğunluğa en az zarar veren çözümü uygulamaya koymak olmasıgerekmektedir. COVID-19 gibi pandemiye neden olan ve yaşantılarımızı belirsizliğin hakimiyetine bırakan bir süreçeklenince hem kişisel hem de sağlık meslekleri olarak yönetmemiz gereken birden fazla kriz durumu ortaya çıkmıştır.Burada önemli olan husus, Quantum çağında karşılaştığımız bu olağanüstü durumları nasıl yönettiğimiz ve bu sürecenasıl liderlik ettiğimiz ile ilişkilidir.Bu planlama sürecinde değişime nasıl ayak uyduracağımız ve nasıl liderlik edeceğimiz önemli bir konudur. Çünküinsanlar en önemli insan hakkı ve anayasal hakkı olan “yaşama hakkı” bağlamında bir riskle karşı karşıya kalmışlardır.Bu nedenle de bu süreçte kendimizi nasıl koruyacağımız ve nasıl sağlıklı kalacağımız en önemli önceliklerimiz olmuştur.Sağlığın korunması ve güçlendirilmesi denince akla ilk gelen hiç kuşkusuz bu konuyu kendisine mesleki ilke edinmiş olansağlık profesyonelleridir. Sağlık profesyonellerine bu kriz yönetiminde, planlama, hız, uyum ve güven oluşturma açısındanönemli sorumluluklar düşmektedir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makalede COVID-19 sürecinde, yönetici ve liderleriniçinde bulundukları sağlık sisteminde zorlukların üstesinde gelebilme kapasitelerinin geliştirilmesi ile hemşirelerin ve sağlıkprofesyonellerinin güçlendirilmesi kapsamında yapılabilecekler tartışılmıştır.

