Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/23
Browse
33 results
Search Results
Master Thesis Virginia Woolf'un Bayan Dalloway ve Deniz Feneri Eserlerinde Büyük Savaşın Yankıları(2025) Çelik, Hilal; Aras, GökşenThe thesis examines the impacts of the Great War in Mrs. Dalloway and To the Lighthouse within the framework of modernist aesthetics, stream of consciousness narrative techniques and Albert Einstein's Theory of Relativity. By examining how Woolf's representation of fragmented, multi-faceted reality reflects devastating effects of the war, this study presents a different perspective to Woolf's creative process, incorporating literature and science. The importance of the study lies in the interdisciplinary approach illustrated through an analysis of Woolf's relationship with Modernism as a result of the war and her portrayal of subjective reality with her innovative techniques. The originality of this study is rooted in its application of Einstein's Theory of Relativity to Woolf's narration, examining her portrayal of identity, memory and human nature with an emphasis on relativity of time and space, as exemplified by James Ramsay's assertion that 'Nothing was simple one thing' (Woolf, 1994:138) in To the Lighthouse. These novels exemplify Woolf's ability to portray individual lives with broader cultural and philosophical themes, making her a cornerstone of modernist literature.Master Thesis Doğuran Çekirdekli Hilbert Uzayları Üzerine Bir İnceleme(2024) Kaysı, Tuba; Atalan, Ferihe; Ay, SerdarBu tezin içeriği, Matematik, İstatistik ve makine öğrenmesi gibi pek çok alanda önemli bir araç olarak kullanılan doğuran çekirdekli Hilbert uzayları ile ilgili genel bilgilerden oluşmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak doğuran çekirdekli Hilbert uzayı (kısaca DÇHU) ve doğuran çekirdek tanımı verildi ve birkaç DÇHU örneğinden bahsedildi. Doğuran çekirdeğin temel karakteristik özelliğine, doğuran çekirdekli Hilbert uzayları teorisinin klasik teoremlerinden biri olan Moore-Aronszajn Teoremi'nin ifadesine ve kısaca ispatına değinildi. Sonrasında bir çekirdek fonksiyonu verildiğinde nasıl doğuran çekirdekli bir Hilbert uzayı inşa edildiğine bakıldı. Son olarak, doğuran çekirdekli Hilbert uzaylarının bazı uygulamaları tartışıldı. Bunlardan ilki interpolasyon ve yaklaşım teorisi üzerine diğeri ise İstatistik ve makine öğrenmesi üzerine uygulamalarıdır.Master Thesis AR Mobil Uygulamaları İçin Erişilebilirlik Test Çerçevesi(2025) Zeb, Fatıma Anwer; Nazlıoğlu, SelmaBu tezde, Artırılmış Gerçeklik (AR) uygulamalarının kapsayıcılığını artırmak için birleşik bir mobil öncelikli erişilebilirlik test çerçevesi olan Erişilebilirlik Doğrulayıcısı'nı öneriyoruz. Mevcut AR sistemleri genellikle ekran okuyucu desteği, hareket tanıma, bilişsel uyarlanabilirlik ve sesli komutlar gibi temel erişilebilirlik özelliklerinden yoksundur ve bu da onları engelli kullanıcılar için zorlu hale getirir. Bu boşlukları gidermek için Erişilebilirlik Doğrulayıcısı çerçevesi, uyumluluğu ve kullanılabilirliği değerlendirmek için TalkBack ve VoiceOver gibi yerel erişilebilirlik araçlarından yararlanarak manuel ve otomatik test yaklaşımlarını entegre eder. Özel donanıma dayanan geleneksel yöntemlerin aksine, bu yaklaşım akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi yaygın olarak bulunan cihazlara öncelik vererek erişilebilirlik testini daha ölçeklenebilir ve pratik hale getirir. AR erişilebilirliğini sistematik olarak değerlendirerek ve iyileştirerek. Bu araştırma, kapsayıcı tasarımı teşvik etmeyi, AR kullanılabilirliğini artırmayı ve gelecekteki erişilebilirlik standartlarının geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.Master Thesis Yapay Zeka Kodlarında Güvenlik: LLM Çıktılarındaki Açıkları Azaltmak için Prompt Mühendisliği Yaklaşımı(2025) Saleem, Wardah; Nazlıoğlu, SelmaYapay zeka tarafından üretilen kodların güvenliği, Büyük Dil Modelleri'nin (LLM'ler) yazılım geliştirme süreçlerinde giderek daha fazla kullanılmasıyla önemli bir endişe haline gelmiştir. GPT-3.5, GPT-4, Gemini, DeepSeek ve LLaMA gibi güçlü kod üretme yeteneklerine sahip modeller, güvenlik açısından kabul görmüş standartları tam olarak anlamadıkları için SQL enjeksiyonu, zayıf kimlik doğrulama ve hatalı erişim kontrolü gibi güvenlik açıklarına karşı savunmasız kalabilmektedir. Bu tez, LLM'ler tarafından üretilen kodların güvenliğini artırmak amacıyla OWASP Top 10 standartlarının dahil edildiği hızlı mühendislik (prompt engineering) tekniklerini incelemektedir. Bu çalışmada, farklı LLM'lerde (zero-shot, Chain-of-Thought, Recursive Criticism and Improvement (RCI) ve persona tabanlı promptlar) farklı yönlendirme stratejileri karşılaştırılarak bir kıyaslama veri kümesi (LLMSecEval) ve statik analiz araçları (Bandit ve CodeQL) kullanılmıştır. Sonuçlar, RCI tekniğinin güvenlik açıklarını önemli ölçüde azalttığını ve LLaMA modelinin RCI tekniğiyle sıfır güvenlik açığına ulaştığını göstermektedir. Bulgular, yönlendirme (prompt) tasarımının güvenlik risklerini azaltmadaki etkinliğini ortaya koymakta ve geliştiriciler ile araştırmacılar için güvenli kod üretimi konusunda pratik içgörüler sunmaktadır. Bu araştırma; açık ve kapalı LLM'lerin karşılaştırmalı değerlendirmesini yaparak, prompt mühendisliğini geliştirerek ve güvenlik odaklı, yeniden kullanılabilir prompt şablonları önererek literatüre katkı sağlamaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasında, RCI-SA Döngüsü (Statik Analiz ile Yinelemeli Eleştiri ve İyileştirme) adı verilen bir iyileştirme yöntemi sunulmuştur. Bu yinelemeli yaklaşım, statik analiz geri bildirimlerini kullanarak üretilen kodları sürekli olarak iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bazı durumlarda tespit edilen toplam CWE sayısı artsa da, bu döngü birçok kritik güvenlik açığını ortadan kaldırmış ve önceden gizli olan sorunları açığa çıkarmıştır, bu da genel güvenliğin artmasına yol açmıştır. Bu yöntem, yinelemeli doğrulamanın önemini vurgulamakta ve geri bildirim odaklı prompt iyileştirmeleri yoluyla güvenli kod üretimi için pratik bir çerçeve sunmaktadır.Master Thesis Kesirli Lineer Olmayan Schrödinger Denklemi için Yapı Koruyan Sayısal Bir Yöntem(2025) Koç, Sıla Selenay; Aydın, AyhanDoğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemler, matematiksel fizikte su dalgalarının yayılımı, katı maddelerin dinamiği ve biyomoleküler sistemlerin davranışı gibi karmaşık olayların modellenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu tür denklemlere klasik bir örnek, optik fiberlerde tekil dalga paketlerinin evrimini tanımlayan doğrusal olmayan kübik Schrödinger (NLS) denklemidir: iU_t + k U_xx + β |U|^2 U = 0 Burada a < x < b, 0 < t ≤ T olup β sabit bir parametreyi, U(x,t) karmaşık değerli bir fonksiyonu temsil etmektedir. NLS denklemi doğrusal olmayan bir yapıya sahip olduğundan, genel anlamda analitik çözümü mümkün değildir. Ancak belirli koşullar altında periyodik ve soliter dalga çözümler elde edilebilmektedir. Bu sebeple, modelin dinamiklerini anlamak adına güvenilir sayısal simülasyonlar büyük önem taşır. Ancak her sayısal yöntem bu amaç için uygun değildir. Literatürde kullanılan dördüncü mertebeden açık Runge–Kutta yöntemi gibi yöntemler, sistemin yapısal özelliklerini koruyamaz ve bu da kararsızlık veya patlamalara yol açabilir. Oysa yapıyı koruyan, yani sistemin kütle ve enerji gibi korunmalı büyüklüklerini sayısal olarak da koruyabilen yöntemlerin, daha kararlı ve fiziksel olarak anlamlı sonuçlar verdiği bilinir. Bu çalışmada, doğrusal olmayan Schrödinger (NLS) denklemi için yapısal özellikleri koruyan yeni bir sayısal şema önerilmektedir. Sayısal çözümün varlığı teorik olarak ortaya konmuş ve yöntemin tutarlılığı ve kararlılığı ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Ayrıca, geliştirilen yöntemin kütle ve enerji gibi fiziksel büyüklüklerin ayrık düzeyde korunmasına olanak tanıyıp tanımadığı da değerlendirilmiştir. Klasik NLS modeline ek olarak, uzaysal türevleri kesirli mertebeden olan doğrusal olmayan kesirli Schrödinger (FNLS) denklemi de ele alınmıştır: i ∂u(x,t)/∂t - (−Δ)^{α/2} u(x,t) + β |u(x,t)|^2 u(x,t) = 0 Bu denklem için kütle koruyan bir ayrık şeması tartışılmıştır. Hem klasik hem de kesirli modeller için önerilen yöntemlerin doğruluğu ve etkinliği çeşitli sayısal deneyler ile gösterilmiştir.Master Thesis İnternet Nesneleri (IoT) Ortamında Makine Öğrenmesi Kullanılarak Saldırı Tespiti: Ton-ıot Veri Seti İle Ağ Katmanına Odaklanma(2025) Alawneh, Ahmad; Koyuncu, MuratNesnelerin İnterneti (IoT), modern ağ sistemlerini dönüştürürken, çeşitli ve kaynak kısıtlı mimarisi nedeniyle önemli güvenlik risklerini de ortaya çıkarmıştır. Geleneksel Saldırı Tespit Sistemleri (IDS), özellikle ağ katmanında IoT tehditlerinin gelişen özelliklerini yeterince karşılayamamaktadır. Bu tez, ToN-IoT veri kümesi için özel olarak tasarlanmış, özellik-iyileştirmeli makine öğrenimine dayalı bir Ağ Saldırı Tespit Sistemi (NIDS) sunmaktadır. Önerilen çok aşamalı çerçeve, boyutluluğu azaltmak, fazlalığı gidermek ve gerçek zamanlı performansı iyileştirmek amacıyla istatistiksel (Pearson, Spearman, Ki-Kare) ve gömülü (Random Forest) öznitelik seçimi yöntemlerini bütünleştirmektedir. İkili ve çok sınıflı saldırı tespiti görevleri için Lojistik Regresyon, En Yakın Komşular (KNN), Karar Ağacı, Rastgele Orman (RF), Gauss Naive Bayes, Yapay Sinir Ağları (ANN), XGBoost, Gradient Boosting, AdaBoost ve ExtraTrees dâhil olmak üzere geniş bir sınıflandırıcı kümesi üzerinde kapsamlı karşılaştırmalar gerçekleştirilmiştir. Değerlendirme metrikleri F1-skoru, AUC, MCC ve çıkarım gecikmesini içermektedir. Bulgular, özellik seçiminin verimli sınıflandırıcılarla entegrasyonunun tespit doğruluğunu ve kaynak kısıtlı ortamlardaki operasyonel uygulanabilirliği önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. Bu tez, IoT güvenlik uzmanları için çoğaltılabilir bir çerçeve ve pratik içgörüler sunarak sınıflandırıcı karmaşıklığı, yorumlanabilirlik ve gerçek zamanlı uygulanabilirlik arasındaki dengeyi vurgular. Elde edilen sonuçlar, ölçeklenebilir ve gelişmiş IoT güvenlik mimarileri için pragmatik bir temel sağlamaktadır.Master Thesis Hayat-Benzeri Hücresel Özdevinirler Ortamında Oynanan Mahkumun İkilemi Oyununda İş Birliğinin Teşvikine Yönelik Bir İnceleme(2025) Dumanlı, Arif Eren; Kılıç, HürevrenBu tez, klasik Mahkumun İkilemi oyununun kural-tabanlı Hayat-Benzeri hücresel özdevinirler ortamlarına yerleştirilmesi yoluyla, mekansal olarak yapılandırılmış popülasyonlarda iş birliği davranışının ortaya çıkışını ve sürdürülebilirliğini incelemektedir. Bu yerleştirme amacıyla, hücresel özdevinirlerin doğum ve hayatta kalma kurallarını (B ve S ile gösterilir) ajanların iş birliği ya da ihaneti tercih etmesine bağlayan bir simülasyon çerçevesi GameMaker motoru kullanılarak geliştirilmiştir. Ajanlar, toroidal bir ızgara üzerinde sekiz komşusuyla (Moore komşuları) etkileşir, Mahkumun İkilemi matrisine göre kazanç elde eder ve stratejilerini üç güncelleme moduna göre değiştirirler: gerekirci (Normal), kanonik Fermi kuralıyla stokastik taklit (Stochastic) ve benzer kümülatif ödemelere sahip komşulara yönelen Stokastik Plato varyantı (Stochastic Plateau). Farklı B/S kuralları incelenerek yerel güncellemelerin ve özdevinir kuralların mekansal iş birliği desenleri ile ortalama iş birliği üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, dikkatle seçilen gerekirci Hayat-Benzeri kurallarla uygulanan stokastik güncellemelerin, yalnızca gerekirci dinamiklere kıyasla iş birliğini artırabildiğini göstermektedir. Özellikle Stokastik Plato modu, daha geniş parametre aralıklarında dayanıklı iş birliği kümeleri üretmektedir. Bu bulgular, uyarlanabilir sistemlerde iş birliğini teşvik eden yerel dinamikler ve kazanç odaklı stokastik güncellemeler hakkında yeni içgörüler sunmaktadır.Master Thesis Diş Hekimliği Uygulamalarında Yapay Zeka Kullanım Niyetini Etkileyen Faktörler: Ankara İli Örneği(2025) Alqaifi, Faten; Tengilimoğlu, DilaverBilim ve teknoloji alanındaki sürekli ilerlemeler, diş hekimliğine yapay zeka (YZ) entegrasyonu yoluyla girmiş, tedavi süreçlerini kolaylaştırma, operasyonel verimliliği artırma ve klinik sonuçları iyileştirme gibi faydalar sunmuştur. Alanı devrim niteliğinde dönüştürme potansiyeline rağmen, diş hekimleri arasında YZ kullanımı sınırlı kalmakta ve bunun önünde çeşitli engeller bulunmaktadır. Bu araştırmanın iki temel amacı vardır: Ankara'daki diş hekimleri arasında yapay zeka kullanımına yönelik temel engellerin düzeyini ve yapay zekayı kullanma niyetini etkileyen faktörleri incelemek ve bu ilişkilerde yaş, cinsiyet ve önceki deneyimin düzenleyici bir rol oynayıp oynamadığını değerlendirmektir. Araştırmada, Ankara'daki çeşitli diş klinikleri ve hastanelerinde çevrimiçi anketler uygulanarak niceliksel ve kesitsel bir yaklaşım benimsenmiş ve 440 katılımcıdan oluşan bir örneklem seçilmiştir. Elde edilen bulgular, performans beklentisi, çaba beklentisi ve sosyal etkinin diş hekimlerinin YZ'yi kullanma niyetini olumlu yönde etkilediğini (küçük etki büyüklüğüyle) ortaya koyarken, YZ kaygısının daha güçlü bir olumsuz etki yarattığını göstermektedir (orta düzeyde etki büyüklüğüyle). Düzenleyici analiz, yaş, cinsiyet ve önceki deneyimin önerilen ilişkiler üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Bu araştırma, mevcut sınırlı literatüre katkıda bulunmakta ve YZ entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla politika yapıcılar ile diğer paydaşlar için uygulanabilir öneriler sunmaktadır. Bulgulara dayanarak, YZ kullanım niyetini etkileyen faktörler ile karşılaşılan engelleri hedef alan çeşitli stratejiler önerilmiştir. Bu stratejiler arasında düzenleyici çerçeveler, etik YZ tasarımı, YZ'nin diş hekimliğindeki destekleyici rolünün açık bir şekilde iletilmesi, YZ eğitim ve öğretiminin güçlendirilmesi, sosyal platformların kullanımı ve kullanıcı dostu YZ araçlarının geliştirilmesi yer almaktadır.Master Thesis Sürtünme Karıştırma Kaynağının Deneysel Analizi(2025) Oflaz, Ozan; Kalkan, HakanBu tezde, 4 mm kalınlığında alüminyum 5754 plakalar uçtan kaynaklanmıştır. Uygulanan FSW yöntemi sonucunda malzemeler üzerinde mekanik karakterizasyon ve iç yapı analizi yapılmıştır. Mekanik karakterizasyon kapsamında çekme testi ve sertlik testi uygulanmış ve sonuçlar test matrisine göre değerlendirilmiştir. Ayrıca kaynak sonrası iç yapıda gözlenen değişimler SEM analizi ile raporlanmıştır. FSW yönteminin bir dezavantajı, mil üzerine uygulanan aşırı yüktür. Bu çalışmanın amacı, milin en az yüke maruz kaldığı parametreleri, özellikle dönme ve ilerleme hızlarını belirlemektir. Tüm elde edilen sonuçlar matematiksel korelasyon ile incelendi. Sürtünme karıştırma kaynağı girdi parametrelerinden optimum sertlik, çekme dayanımı ve kuvvet çıktıları için sürtünme karıştırma kaynağı parametreleri belirlendi.Master Thesis Şebekeye Bağlı Photovoltaıc Sistem ile Çalışan Yeşil Hidrojen Dolum İstasyonu Tasarımı(2025) Atabay, Reyhan; Devrim, YılserGelişen ve büyüyen sanayi, artan dünya nüfusu ve artan enerji ihtiyaçları, alternatif enerji kaynaklarının kullanımını zorunlu kılmaktadır. Artan dünya nüfusunun enerji ihtiyacı dikkate alındığında geçmişte kullanılan ve günümüzde de kullanılmaya devam eden fosil kaynaklar dünyaya zarar vermektedir. Fosil kaynakların kullanımı sonucu açığa çıkan zararlı gazlar dünya atmosferini kirletmekte, fosil kaynakların ulaşım araçlarında kullanılması ise sera gazı etkisini arttırmaktadır. Bu kirlilik, hem yeryüzündeki canlıların sağlığını tehdit etmekte olup yaşam kalitemizi düşürmektedir. Bu ve bunun gibi birçok zararlı etkileri olan fosil kaynaklar yerine temiz enerji kaynakları kullanılmalıdır. Yenilenebilir enerji kaynakları çevreye zarar vermediği gibi doğru kullanıldığında sürdürülebilir bir enerji kaynağına da dönüşebilmektedir. Güneş, rüzgâr, hidroelektrik, biyokütle ve hidrojen gibi yenilenebilir enerji kaynakları temiz bir gelecek için önemlidir. Bu çalışmada güneş enerjisi temelli yeşil hidrojen kullanan yakıt ikmal istasyonları Türkiye'de yedi farklı bölge için tasarlanarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Tasarlanan sistemde anyon değişim membran su elektrolizörü (ADME) ile güneş enerjisinden sağlanan elektrik kullanılarak sudan hidrojen üretilmekte ve üretilen hidrojen, hidrojen yakıt ikmal istasyonlarında depolanmaktadır. Yakıt ikmal istasyonları her istasyonda on adet yakıt hücreli araç ve iki adet yakıt hücreli otobüs tankı doldurulacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarlanan yeşil hidrojen temelli sistemde her ilin güneş ışınım ve sıcaklık değerleri göz önünde bulundurularak belirlenen panel sayıları ile toplam 5 MW kurulu gücünde güneş enerji santrali, elektrolizör, kompresör, yüksek basınçlı kademeli hidrojen depolama tankları, invertör ve ön soğutma üniteleri içermektedir. Güneş enerji santrali her bölgede kurulum için seçilen ilin günlük güneş radyasyonu ve sıcaklık değerlerine göre elektrik üretim değerleri hesaplanmıştır. Hedeflenen yakıt ikmal istasyonu kapasitesine göre elektrolizörün günlük üretmesi gereken hidrojen miktarı belirlenmiş ve bu ihtiyacın karşılanması için gerekli olan elektik güneşten karşılanmadığı durumda şebekeden elektrik karşılanacaktır. Güneş enerjisinden üretilen elektrik enerji ihtiyacını aştığında, kalan elektrik şebekeyi besleyecektir. Tasarlanan sistemde kurulum yapılan farklı bölgeler için ekonomik analiz yapılmış ve Antalya, Aydın, Çanakkale, Çorum, Hakkâri, Konya ve Şanlıurfa illeri için LCOH değerleri sırasıyla 7.18 €/kg H2, 7.57 €/kg H2, 8.39 €/kg H2, 8.99 €/kg H2, 6.90 €/kg H2, 7.69 €/kg H2 ve 7.29 €/kg H2 olarak hesaplanmıştır.
