Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/23
Browse
40 results
Search Results
Master Thesis Yapay Zeka Tabanlı Kuraklık Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi: Türkiye İçin Bir Vaka Çalışması(2024) Sabamehr, Mılad; Ekin, Cansu ÇiğdemSanayi büyümesi ve kirlilik nedeniyle gelişmiş ülkeler için kuraklık ciddi bir sorun haline gelmektedir. Bu sorunun üstesinden gelmek için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç vardır, bunlardan biri de yapay zeka (AI) gibi teknolojilerdir. Bu çalışma, bir veri yönetim sistemi, tahmin sistemi ve PDSI ve SPI hesaplama sistemi içeren bir AI tabanlı kuraklık yönetim sistemini tanıtmaktadır. Veri yönetim sistemi, kullanıcıların Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden tarımsal verileri analiz etmelerine olanak tanır. Tahmin sistemi, yağış ve sıcaklık tahmin etmek için SARIMA, ARIMA ve Prophet algoritmalarını kullanır. En iyi performans gösteren algoritma, hata oranlarına göre seçilir, böylece doğru tahminler yapılır. Bu tahminler daha sonra veri yönetim sisteminde saklanır. Yapay zeka tarafından oluşturulan verilerden yararlanarak, PDSI ve SPI hesaplama sistemi bir sonraki iki yıl için PDSI ve SPI tahmin eder. Ayrıca, sistem beklenen hava koşullarını PDSI ve SPI tahminleri ile karşılaştırarak belirli bölgelerde tarımsal ürün yetiştirme riskini değerlendirir. Sonuçlar, ARIMA'nın sıcaklık ortalamalarını tahmin etmek için en uygun olduğunu, SARIMA'nın ise yağışı tahmin etmek için en iyi performansı gösterdiğini göstermektedir. 2024'te Şanlıurfa ilinde Buğday ürünleri için PDSI'nin %91 risk seviyesi ve SPI-3'ün %75 risk seviyesi olduğunu göstermektedir.Master Thesis Virginia Woolf'un Bayan Dalloway ve Deniz Feneri Eserlerinde Büyük Savaşın Yankıları(2025) Çelik, Hilal; Aras, GökşenThe thesis examines the impacts of the Great War in Mrs. Dalloway and To the Lighthouse within the framework of modernist aesthetics, stream of consciousness narrative techniques and Albert Einstein's Theory of Relativity. By examining how Woolf's representation of fragmented, multi-faceted reality reflects devastating effects of the war, this study presents a different perspective to Woolf's creative process, incorporating literature and science. The importance of the study lies in the interdisciplinary approach illustrated through an analysis of Woolf's relationship with Modernism as a result of the war and her portrayal of subjective reality with her innovative techniques. The originality of this study is rooted in its application of Einstein's Theory of Relativity to Woolf's narration, examining her portrayal of identity, memory and human nature with an emphasis on relativity of time and space, as exemplified by James Ramsay's assertion that 'Nothing was simple one thing' (Woolf, 1994:138) in To the Lighthouse. These novels exemplify Woolf's ability to portray individual lives with broader cultural and philosophical themes, making her a cornerstone of modernist literature.Master Thesis Univariate Time Series Methodology for Wind Energy Based on Hybrid Deep Learning Models(2024) Öztekin, Anastasya; Ünlü, Kamil DemirberkRüzgar enerjisi günümüzde en çok tercih edilen yenilenebilir enerji alternatifi olarak kabul edilmekte ve küresel bir ilgi toplamaktadır. Ayrıca, rüzgar enerjisinin etkin kullanımı küresel ölçekte çevresel kaynakların korunmasına büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. Rüzgar enerjisinin değişkenliği göz önünde bulundurulduğunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılması için güvenilir bir tahmin geliştirmek çok önemlidir. Literatürde rüzgar enerjisinin doğru tahmini için birden fazla model geliştirilmiştir. Bu çalışmada bu sorunu gidermek için zaman serisi verilerine dayalı istatistiksel modeller kullanılmıştır. Bu çalışma, Diziden Diziye ve Evrişimli Sinir Ağı yaklaşımlarına dayalı tek değişkenli hibrit modeller geliştirerek Karaburun, İzmir, Türkiye'deki rüzgar santralleri tarafından üretilen rüzgar enerjisini tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın tahmin aralığı kısa vadeden uzun vadeye kadar uzanmaktadır. En doğru tahmini belirlemek adına gerçek veriler kullanılarak çok sayıda hibrit model geliştirilmiştir. Karşılaştırma sonuçları, Evrişimli Sinir Ağı'nı Uzun Kısa Süreli Bellek hücresiyle istiflenmiş Diziden Diziye ile birleştiren hibrit modelin hem kısa hem de uzun vadede en doğru tahminleri sağladığını ortaya koymaktadır. Geliştirilen hibrit model, kısa vadeli tahminler için önemli bir değişim katsayısı ortaya koyar. Uzun vadeli tahminlerde, kısa vadeli tahminlere göre değişim katsayısında bir azalma olsa da ortalama hataların karesi, ortalama mutlak hata ve ortalama mutlak yüzde hata gibi belirleme metrikleri, modelin uzun vadeli tahminlerde doğruluğunu koruduğunu göstermektedir.Master Thesis The Impact of the Russian-Ukrainian War on the Eastern Mediterranean Region and Turkey’s Security Perception(2024) Kaya, Buse; Yıldırım, Nilgün EliküçükTürkiye'de ulusal güvenlik kavramı tarihsel tecrübelerle oluşmuş ve jeopolitik yapısı güvenlik algılamasında oldukça etkili olmuştur. Türkiye bulunduğu coğrafya itibariyle stratejik bir bölgedir. Türkiye'nin Doğu ve Batı arasında bir köprü olması jeostratejik önemini artırmaktadır. Fakat Türkiye'nin sınır komşularının ideoloji ve rejimlerinin farklı olması statükosunu korumasında bir tehdit olarak görülmüştür. Bu nedenle Türkiye'nin güvenlik algısı geleneksel güvenlik yaklaşımı çerçevesinde şekillenmiştir. Doğu Akdeniz Bölgesi Türkiye'nin sınır, enerji ve jeopolitik açıdan güvenliğini sağlamasında önemli bir alan olmuştur. Doğu Akdeniz Bölgesindeki hidrokarbon enerji kaynaklarının keşfedilmesi ile bölgedeki devletler arasındaki çatışmalar artmış ve uluslararası alanda dikkatler bu bölgede toplanmıştır. Devletlerin kendi deniz yetki alanlarını belirlemesi ve bölgeden çıkan hidrokarbon enerji kaynaklarının kullanımı, bölgedeki devletler arasında rekabete yol açmıştır. Rusya Ukrayna Savaşının başlaması, enerji kaynakları açısından Rusya'ya bağımlı olan AB'nin, Doğu Akdeniz'de enerji rezervlerine sahip olan devletlerle iş birliği içerisine girmesine neden olmuştur. Ayrıca Doğu Akdeniz Bölgesi ABD, NATO, AB tarafından Rusya'nın çevrelenmesinde stratejik bir bölge olarak görülmektedir. Rusya'nın yayılmacılığı ve ABD'nin bölgede artan nüfuzu Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırmaktadır. Türkiye Doğu Akdeniz'deki haklarını ve güvenliğini korumak istemektedir. NATO ülkesi olan Türkiye, Rusya ile de ileri düzeyde iş birliği içerisindedir. Türkiye savaş sırasında tarafsız bir politika sergilemekte ve ulusal güvenliğini ön plana koymaktadır. Bu çalışmada Rusya Ukrayna Savaşının Doğu Akdeniz Bölgesine etkileri ve Türkiye'nin güvenlik algısı çerçevesinde bölgedeki politikalarına yansımaları incelenecektir.Master Thesis Smoke Screen Use of Words: Suspension and Self-Negation in Selected Short Fiction of Elizabeth Bowen and Samuel Beckett(2024) Büyüktelli, Rüveyda; Elbir, Nüket BelginBu tez çalışması, Elizabeth Bowen ve Samuel Beckett'in İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında, savaşın travmatik etkileri altında yazdıkları kısa öykülerini, savaş dönemindeki zaman ve mekân algısının yanı sıra, günlük yaşamlarında meydana gelen 'askıya alma' ve dönemin yol açtığı belirsizlikten ortaya çıkan 'kendiyle çatışma' temaları üzerinden incelemektedir. Savaş döneminde, tarafsız olan anavatanları İrlanda'da yaşamak yerine savaştan en çok etkilenen iki Avrupa başkentinde -Londra ve Paris'te- yaşamış ve eserlerini yazmış olan bu iki yazarın, eserlerinde savaşın yol açtığı belirsizliği, duraksamayı ve aynı anda hem İrlandalı kökenlerini koruyup hem de ulus ötesi bir yaklaşımla savaş döneminin bireyde ve kolektif olarak toplumda bıraktığı silinmez tarihî, politik, sosyal ve kültürel izleri ve hisleri erken modernizmin estetik anlayışlarını kullanarak yansıtmaları, bu eserlerin aynı zamanda 'late modernism' (geç modernizm) bağlamında incelenmesine olanak sağlamıştır. Bu tezin öne sürdüğü bir diğer sav ise, kısa öykünün 'fragmented' (parçalı) anlatım biçiminin savaş dönemi belirsizliklerini, bu dönemdeki yaşamın askıya alınmış (suspended) ve kırılgan ve değişken (provisional) yanlarını incelemek için en uygun edebi tür olduğudur. Bowen'ın İrlandalı yazarlara ilişkin, 1941'de Woolf'a yazdığı mektubunda atıfta bulunduğu bir ifade olan 'smoke-screen use of words' (kelimelerin sis perdesi arkasından kullanılması) da hem Bowen'ın hem de Beckett'in savaş döneminde yazdıkları kısa öykülerinde kullanılan bir yazım şekli olarak öne çıkmaktadır. Her iki yazarın da bu döneme ait eserlerinde dönemin tarihi, politik ve toplumsal kaygılarını bireysel kaygıların ardında gizlemeleri ise İrlandalı kimliklerinin yol açtığı arada kalmışlığın yanı sıra, savaş döneminin belirsizlikleri ve iki yazarın da savaş dönemindeki kısa öykülerinde geç modernizmin edebi özelliklerinin bulunmasıyla ilişkilendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Bowen, Beckett, İkinci Dünya Savaşı, 'geç modernizm', askıya almaMaster Thesis Investigation of the Multidimensional Relationships among Sarcopenia Severity, Pulmonary Function, Balance, and Trunk Control in Sarcopenic Patients with Chronic Stroke(2026) Forooshha, Zahrasadat Naghdeh; Korkusuz, SüleymanStroke causes balance disorders, problems with trunk control, decreased muscle strength, and affects respiratory function and inspiratory muscles. The aim of our study was to evaluate the relationship between sarcopenia severity and trunk control, balance, respiratory function, and inspiratory muscle strength in patients with sarcopenic stroke. Forty-five patients voluntarily participated in our study. All patients were evaluated by a neurologist, diagnosed with stroke, and met the study's participation criteria. The level of the functional dependence of the patients was assessed by the Modified Rankin Scale (mRS). The severity of sarcopenia was calculated using the Sonographic Thigh Adjustment Ratio (STAR) formula, based on anterior thigh muscle mass measured by ultrasonography. In patients with chronic stroke, respiratory function was measured with a spirometer, and inspiratory muscle strength was measured with a Power Breath K5 device. Trunk control was assessed by the Trunk Impairment Scale (TIS), and balance was assessed by the Berg Balance Scale (BBS). In our study, a moderate positive correlation was observed between STAR value and balance, trunk control, inspiratory muscle strength, Forced Vital Capacity FVC (L), and Peak Expiratory Flow PEF (L/s), and a low positive correlation was observed between STAR value and FEV₁ (p<0.05). Furthermore, a moderate positive correlation was found between BBS and FVC (L) and FEV₁ (L), and a low positive correlation was found between BBS and PEF (L/s) and FEF 25–75 (%) (p<0.05). A low positive correlation was found between trunk control and volume (L), and a moderate positive correlation was found between TIS and FVC (L), FEV₁ (L), PEF (L/s), and FEF 25–75 (%) (p<0.05). In conclusion, our study demonstrated that the severity of sarcopenia in sarcopenic stroke patients is related to balance, trunk control, respiratory functions, and inspiratory muscle strength. Additionally, some pulmonary functions were found to be related to balance and trunk control. These findings demonstrated that considering the multidimensional functional components, including muscle mass, pulmonary function, balance, and trunk control, together is clinically important in planning rehabilitation programs.Master Thesis Determination of University Students’ Attitudes towards Menstruation and Hygiene Habits(2024) Şahin, Dilara; Bayraktar, NurhanBu çalışma, üniversite öğrencilerinin menstruasyona ilişkin tutumlarının ve hijyen alışkanlıklarının belirlenmesi amacı ile gerçekleştirilmiş tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmaya Atılım Üniversitesinde Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ve İşletme Fakültesinde öğrenim gören araştırmaya katılmayı kabul eden 151 kişi dahil edilmiştir. Veriler Etik Kurul onayının alınmasının ardından 1 Kasım 2023 ile 1 Ocak 2024 arasında, Tanıtıcı Bilgi Formu, Genital Hijyen Davranışları Ölçeği ve Menstruasyon Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin, %90.7'sinin menstruasyon öncesi bilgi aldığı, bilgi kaynağının çoğunlukla (%85.5) anne olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin, Genital Hijyen Davranışları Ölçeği toplam puan ortalamaları 95.76 (Min-Maks: 41.00-114.00) ve Menstruasyon Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları 2.57 (Min-Maks: 1.29-3.45) bulunmuştur. Katılımcıların Genital Hijyen Davranışları Ölçeği toplam puan ortalamaları ile Menstruasyon Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları arasında ilişki saptanmamıştır. Fakat Genital Hijyen Davranışları Ölçeği anormal bulgu farkındalığı alt boyut puanı ile Menstruasyon Tutum Ölçeği toplam puanı ve Menstruasyon Tutum Ölçeği -doğal bir olgu olarak menstruasyon alt boyut puan arasında pozitif yönlü ve zayıf düzeyde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, toplumda menstruasyona ilişkin olumlu tutum geliştirmeye yönelik politikalar ve çok yönlü stratejiler geliştirilmesi önerilmektedir.Master Thesis AR Mobil Uygulamaları İçin Erişilebilirlik Test Çerçevesi(2025) Zeb, Fatıma Anwer; Nazlıoğlu, SelmaBu tezde, Artırılmış Gerçeklik (AR) uygulamalarının kapsayıcılığını artırmak için birleşik bir mobil öncelikli erişilebilirlik test çerçevesi olan Erişilebilirlik Doğrulayıcısı'nı öneriyoruz. Mevcut AR sistemleri genellikle ekran okuyucu desteği, hareket tanıma, bilişsel uyarlanabilirlik ve sesli komutlar gibi temel erişilebilirlik özelliklerinden yoksundur ve bu da onları engelli kullanıcılar için zorlu hale getirir. Bu boşlukları gidermek için Erişilebilirlik Doğrulayıcısı çerçevesi, uyumluluğu ve kullanılabilirliği değerlendirmek için TalkBack ve VoiceOver gibi yerel erişilebilirlik araçlarından yararlanarak manuel ve otomatik test yaklaşımlarını entegre eder. Özel donanıma dayanan geleneksel yöntemlerin aksine, bu yaklaşım akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi yaygın olarak bulunan cihazlara öncelik vererek erişilebilirlik testini daha ölçeklenebilir ve pratik hale getirir. AR erişilebilirliğini sistematik olarak değerlendirerek ve iyileştirerek. Bu araştırma, kapsayıcı tasarımı teşvik etmeyi, AR kullanılabilirliğini artırmayı ve gelecekteki erişilebilirlik standartlarının geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.Master Thesis Yapay Zeka Kodlarında Güvenlik: LLM Çıktılarındaki Açıkları Azaltmak için Prompt Mühendisliği Yaklaşımı(2025) Saleem, Wardah; Nazlıoğlu, SelmaYapay zeka tarafından üretilen kodların güvenliği, Büyük Dil Modelleri'nin (LLM'ler) yazılım geliştirme süreçlerinde giderek daha fazla kullanılmasıyla önemli bir endişe haline gelmiştir. GPT-3.5, GPT-4, Gemini, DeepSeek ve LLaMA gibi güçlü kod üretme yeteneklerine sahip modeller, güvenlik açısından kabul görmüş standartları tam olarak anlamadıkları için SQL enjeksiyonu, zayıf kimlik doğrulama ve hatalı erişim kontrolü gibi güvenlik açıklarına karşı savunmasız kalabilmektedir. Bu tez, LLM'ler tarafından üretilen kodların güvenliğini artırmak amacıyla OWASP Top 10 standartlarının dahil edildiği hızlı mühendislik (prompt engineering) tekniklerini incelemektedir. Bu çalışmada, farklı LLM'lerde (zero-shot, Chain-of-Thought, Recursive Criticism and Improvement (RCI) ve persona tabanlı promptlar) farklı yönlendirme stratejileri karşılaştırılarak bir kıyaslama veri kümesi (LLMSecEval) ve statik analiz araçları (Bandit ve CodeQL) kullanılmıştır. Sonuçlar, RCI tekniğinin güvenlik açıklarını önemli ölçüde azalttığını ve LLaMA modelinin RCI tekniğiyle sıfır güvenlik açığına ulaştığını göstermektedir. Bulgular, yönlendirme (prompt) tasarımının güvenlik risklerini azaltmadaki etkinliğini ortaya koymakta ve geliştiriciler ile araştırmacılar için güvenli kod üretimi konusunda pratik içgörüler sunmaktadır. Bu araştırma; açık ve kapalı LLM'lerin karşılaştırmalı değerlendirmesini yaparak, prompt mühendisliğini geliştirerek ve güvenlik odaklı, yeniden kullanılabilir prompt şablonları önererek literatüre katkı sağlamaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasında, RCI-SA Döngüsü (Statik Analiz ile Yinelemeli Eleştiri ve İyileştirme) adı verilen bir iyileştirme yöntemi sunulmuştur. Bu yinelemeli yaklaşım, statik analiz geri bildirimlerini kullanarak üretilen kodları sürekli olarak iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bazı durumlarda tespit edilen toplam CWE sayısı artsa da, bu döngü birçok kritik güvenlik açığını ortadan kaldırmış ve önceden gizli olan sorunları açığa çıkarmıştır, bu da genel güvenliğin artmasına yol açmıştır. Bu yöntem, yinelemeli doğrulamanın önemini vurgulamakta ve geri bildirim odaklı prompt iyileştirmeleri yoluyla güvenli kod üretimi için pratik bir çerçeve sunmaktadır.Master Thesis Kesirli Lineer Olmayan Schrödinger Denklemi için Yapı Koruyan Sayısal Bir Yöntem(2025) Koç, Sıla Selenay; Aydın, AyhanDoğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemler, matematiksel fizikte su dalgalarının yayılımı, katı maddelerin dinamiği ve biyomoleküler sistemlerin davranışı gibi karmaşık olayların modellenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu tür denklemlere klasik bir örnek, optik fiberlerde tekil dalga paketlerinin evrimini tanımlayan doğrusal olmayan kübik Schrödinger (NLS) denklemidir: iU_t + k U_xx + β |U|^2 U = 0 Burada a < x < b, 0 < t ≤ T olup β sabit bir parametreyi, U(x,t) karmaşık değerli bir fonksiyonu temsil etmektedir. NLS denklemi doğrusal olmayan bir yapıya sahip olduğundan, genel anlamda analitik çözümü mümkün değildir. Ancak belirli koşullar altında periyodik ve soliter dalga çözümler elde edilebilmektedir. Bu sebeple, modelin dinamiklerini anlamak adına güvenilir sayısal simülasyonlar büyük önem taşır. Ancak her sayısal yöntem bu amaç için uygun değildir. Literatürde kullanılan dördüncü mertebeden açık Runge–Kutta yöntemi gibi yöntemler, sistemin yapısal özelliklerini koruyamaz ve bu da kararsızlık veya patlamalara yol açabilir. Oysa yapıyı koruyan, yani sistemin kütle ve enerji gibi korunmalı büyüklüklerini sayısal olarak da koruyabilen yöntemlerin, daha kararlı ve fiziksel olarak anlamlı sonuçlar verdiği bilinir. Bu çalışmada, doğrusal olmayan Schrödinger (NLS) denklemi için yapısal özellikleri koruyan yeni bir sayısal şema önerilmektedir. Sayısal çözümün varlığı teorik olarak ortaya konmuş ve yöntemin tutarlılığı ve kararlılığı ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Ayrıca, geliştirilen yöntemin kütle ve enerji gibi fiziksel büyüklüklerin ayrık düzeyde korunmasına olanak tanıyıp tanımadığı da değerlendirilmiştir. Klasik NLS modeline ek olarak, uzaysal türevleri kesirli mertebeden olan doğrusal olmayan kesirli Schrödinger (FNLS) denklemi de ele alınmıştır: i ∂u(x,t)/∂t - (−Δ)^{α/2} u(x,t) + β |u(x,t)|^2 u(x,t) = 0 Bu denklem için kütle koruyan bir ayrık şeması tartışılmıştır. Hem klasik hem de kesirli modeller için önerilen yöntemlerin doğruluğu ve etkinliği çeşitli sayısal deneyler ile gösterilmiştir.
