Browsing by Author "Topal, Cansu Akdağ"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Dudak ve Damak Yarığı Olan Bebeğe Sahip Annelerin Postpartum Depresyon Düzeylerinin Belirlenmesi(2023) Aslankaya, Nuray; Boztepe, Handan; Topal, Cansu AkdağBu çalışma, dudak ve damak yarığı olan bebeğe sahip annelerin, postpartum depresyon düzeylerinin belirlenmesi amacı ile yapılmış, tanımlayıcı kesitsel türde bir araştırmadır. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Polikliniği'nde takip edilen, dudak ve damak yarığı olan bebeğe sahip, araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 150 anne dahil edilmiştir. Veriler 2 Ocak – 1 Nisan 2023 tarihleri arasında anneler ile görüşülerek, Sosyo-demografik Veri Formu ve Edinburgh Postpartum Depresyon Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan 53 (%35,33) kişinin Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeğinden 12 ve üzerinde puan aldığı belirlenmiştir. Olası risk faktörlerinden, annenin sigara kullanma durumu, bebeğin tanısını öğrenme zamanı, gebeliği süresince travmatik/üzücü olay yaşama durumu ve bebeğin cinsiyeti, düşük ekonomik düzey istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Dudak damak yarıklı bebeklerin karmaşık tıbbi ve cerrahi müdahaleye maruz kaldıkları göz önüne alındığında, bu bebeklerin annelerinin stres, korku, anksiyete, depresyon gibi durumları daha fazla yaşadığı düşünülmektedir. Bu sebeple dudak damak yarıklı bebeğe sahip anneler doğum sonrası dönemde hemşireler tarafından iyi gözlemlenmeli ve depresyon açısından değerlendirilmelidir. Postpartum depresyon varlığı tespit edilen anneler gerekli birimlere yönlendirilmelidir.Master Thesis Emzirme Öz-yeterliliği, Emzirme Motivasyonu, Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2023) Ünsal, Başak; Topal, Cansu Akdağ; Boztepe, HandanEmzirme, doğum sonu dönemde anne bebek arasında bağın hızlıca oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Emzirmenin erken dönemde başlaması ve devam etmesinde annelerin emzirme öz-yeterliliği algıları etki gösterir. Bandura'nın öz-yeterlilik kuramından etkilenerek oluşturulan emzirme öz-yeterliliği annelerde oluşan emzirme motivasyonu ve annelerin kendine olan güveninden etkilenmektedir. Bu çalışmada; Emzirme Öz-yeterliliği, Emzirme Motivasyonu Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak planlanan çalışma Gazi Üniversitesi Hastanesinde 20 Kasım 2022- 1 Mart 2023 tarihleri arasında güç analizi ile belirlenen 260 postpartum dönemdeki anne ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Form, Emzirme Öz-yeterlilik Ölçeği, Emzirme Motivasyon Ölçeği, Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, emzirme öz-yeterliliği ile emzirme motivasyonu arasında (p<0,05) ve emzirme öz-yeterliliği ile benlik saygısı arasında pozitif anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Annelere doğum öncesi emzirme eğitimi verilirken eğitim kapsamına annelerin psikolojik sürecini destekleyen programlar da eklenmelidir. Hemşireler, annelere aile ve eş desteği sağlanması için eğitimlere ve uygulamalara aile üyelerininde eklenmesini sağlamalıdır. Anahtar kelimeler: Emzirme öz-yeterliliği, emzirme motivasyonu, benlik saygısı, hemşirelik, emzirmeMaster Thesis Türkiye'deki Göçmen Suriyeli ve Türk Kadınlarda Prenatal Dönem Bağlanma Düzeylerinin Karşılaştırılması(2022) Tekmen, Ezgi Kübra; Boztepe, Handan; Topal, Cansu AkdağHer ebeveynlik beraberinde bir takım sorumlulukları getirmektedir. Doğmuş olan bebeğin; mutlu, huzurlu, başarılı olabilmesi içinebeveynleri ile bebek arasında güvenli bir bağlanmanın kurulmuş olması gerekmektedir. Bu çalışmada; Suriyeli göçmenlerin ve Türk gebe kadınların gebelik döneminde prenatal bağlanma düzeylerini karşılaştırmak, bunları etkileyen faktörleri belirlemek amaçlanmıştır.Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak planlanan çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 08 Eylül- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında güç analizi ile belirlenen 197 Suriyeli gebe kadın, 200 Türk gebe kadın olmak üzere toplamda 397 gebe ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Form ve Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 397 gebenin prenatal bağlanma puan ortalaması 55,22± 11,66 olarak bulunmuştur.Türk (61,79±8,55) katılımcıların prenatal bağlanma puanlarının Suriyeli (48,38±10,39) katılımcılara göre daha yüksek olduğu görülmüştür(p<0,05).Suriyeli gebelerin prenatal bağlanma düzeyinin düşük olmasında göçmen olmanın ve göçün gebelik üzerindeki olumsuzluklarının etkili olduğu düşünülmektedir. Hemşireler göçün insan ve kadın üzerine etkilerini bilmeli; güvenli ve güvensiz bağlanmaya işaret eden durumları erkenden tespit edebilmeli, prenatal dönemde bağlanmayı etkin hale getirerek, bağlanmanın geliştirilmesi için aileye destek olmalıdır.Master Thesis Üniversite Öğrencilerinde Primer Dismenoreyi Belirleyen Biyopsikososyal Faktörlerin İncelenmesi(2023) Öksüz, Canan; Topal, Cansu Akdağ; Boztepe, HandanDysmenorrhea is a widespread problem in women's health that has a detrimental impact on many facets of life and quality of life. In addition to being one of the most prevalent gynecological problems in women, dysmenorrhea is affected by many factors. This study, conducted on university students, aimed to examine the biopsychosocial factors determining primary dysmenorrhea, the nature of which is quite complex. This descriptive cross-sectional study was conducted at Atılım University between 01.11.2022 and 20.12.2022. The sample size was determined using the sampling calculation formula, and a totl of 339 students participated in the study. Dysmenorrhea Data Collection Form, Beck Anxiety Inventory (BAI), Beck Depression Inventory (BDI), Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS), Adverse Childhood Experience Questionnaire (ACEs), PainCatastrophizing Scale (PCS), and Visual Analog Scale (VAS) were used as data collection tools. The mean VAS score on which the students indicated the severity ofdysmenorrhea they have experienced between 0-10 was found to be 6.2±2.3. BAI mean score was 20.5±13.5, BDI mean score was 18.6±11.2, MSPSS mean score was 65.9±16.2, ACEs mean value was 1.5±1.1, and PCS mean value was 19.3±13.9. When the findings were analyzed, it was determined that onset of pain (t=3.37, p<0.001), age at menarche (t=- 3.21, p<0.05), PCS (t=16.98, p<0.001), BDI (t=5.13, p<0.05) and BAI (t=7.53, p<0.001) variables showed a significant relationship with iv primary dysmenorrhea. Age, grade, smoking status, alcohol consumption, body mass index, menstrual cycle, number of menstrual days, MSPSS, and ACEs variables in the model were found to have no significant relationship with primary dysmenorrhea (p>0.05). The data appears to suggest that primary dysmenorrhea could be related to biological and psychological factors. It is thought that the lack of a relationship between negative childhood experiences and perceived social support, which are among the social factors included in our model, and primary dysmenorrhea is due to the relatively high Multidimensional Scale of Perceived Social Support scores of the students and the relatively low scores of the Adverse Childhood Experience Questionnaire. Nurses should be aware of the biopsychosocial dimensions of primary dysmenorrhea in order to provide comprehensive assessment, education and counseling to women. Keywords: Anxiety, depression, dysmenorrhea, obstetric nursing, pain catastrophizing, social support
