Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Entities
Browse GCRIS
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Arsava, Ayşe Füsun"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 20 of 65
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Ab Adalet Divanı’nın Hukuk Yaratması Ultra-vires Tasarruf Olarak Görülebilir Mi?
    (2021) Arsava, Ayşe Füsun
    AB Adalet Divanı Taricco II davasında vermiş olduğu kararla İtalyan Anayasa Mahkemesi ile kendi arasındaanayasal kimliğin korunması konusundaki mevcut uyuşmazlığın tırmanmasını önleyebilmiştir. AB Adalet Divanı birönceki kararında İtalyan hukukunun zaman aşımı kurallarının AB’nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşme’nin325. maddesi muvacehesinde uygulanmaması gerektiği sonucuna varmıştır. İtalyan Anayasa Mahkemesi ise budurumu İtalyan Anayasasının kimliğinin korunması ile bağdaşmaz olarak görmüştür. Makalede AB’nin ÇalışmaUsulleri Hakkındaki Sözleşme’nin 325. maddesinin etkisine ilişkin olarak AB Adalet Divanı tarafından getirilengerekçelere ve Taricco I kararında getirilen AB Adalet Divanının hukuk yaratma sınırlarına ışık tutulmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Ab Hukukunun Bloke Edici Etkisi
    (2016) Arsava, Ayşe Füsun
    AB ve üyeler arasında yetk taks m Avrupa entegrasyon sürecinin en tartışmalı konularından biridir. Her anlaşma değişikliği yoğun bir şekilde yetki düzeninde yaratacağı muhtemel sonuçlar bakımından inceleme konusu yapıldığı gibi, hiçbir ulusal yasama faaliyeti mevcut Avrupa hukuku ışığında değerlendirilmeden gerçekleşememektedir. Lizbon anlaşmasında Avrupa hukukunda ilk kez bloke edici etkisi olan supranasyonal yetk alanları ve ulusal yetk alanları açık şekilde düzenlenm şt r. Makale Avrupa hukukunun bloke ed c etk s n , koşullarını, üye devletler n yasama faal yetler üzer ndek sonuçlarını ele almaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Ab Hukukunun Uluslararası Hukukla İlişkisinin Dayanakları ve Sınırları
    (2020) Arsava, Ayşe Füsun
    AB’nin de üye devletler gibi güncel Ekonomik ve Parasal Birlik, ortak Avrupa mülteci sistemi bağlamındadoğan krizlerin üstesinden gelinmesinde Uluslararası Hukuk araçlarına başvurduğu görülmektedir. Butablo AB Hukuku ve Uluslararası Hukuk ilişkisinin değerlendirilmesini gerektirmektedir. AB primer hukuku açık bir şekilde Uluslararası Hukuk yanlısı olarak ifade edilmişken, AB Adalet Divanı kararlarında buyaklaşım açık şekilde gözlenmemektedir. Makalede AB Hukukunun Uluslararası Hukuka karşı muhtariyetiddiasının doğuracağı sorunlar tartışılmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Ab Hukukunun Uluslararası Hukukla İlişkisinin Temelleri ve Sınırları
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    AB’nin ve üye devletlerin ekonomik ve parasal Birlik ve ortak mülteci politikası gibi aktüel krizlerin üstesinden gelmek için sıklıkla Uluslararası Hukuk enstrümanlarına başvurduğu görülmektedir. Bu gelişme AB Hukuku ve Uluslararası Hukuk ilişkisinin yeniden ele alınmasına neden olmaktadır. AB primer hukukunun tereddütsüz Uluslararası Hukuk yaklaşımı ile formüle edilmiş olmasına karşılık, bu yaklaşımın AB Adalet Divanı tarafından paylaşılmadığı görülmektedir. Makale AB Hukukunun muhtariyetinin, AB Hukukunun Uluslararası Hukuk dayanağı temelinde ele alınması gerekliliğine eğilmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Ab Temel Haklar Şartının Ab Hukuku İle İlişkisi
    (2016) Arsava, Ayşe Füsun
    2009'da primer hukuk 2009'da primer hukuk olarak bağlayıcılık kazanan AB Temel Haklar Şartı, AB Divanı içtihatında artan şekilde rol oynamaktadır. Temel Haklar Şartına AB Divanının yapmış olduğu atıf her sene daha çok artmaktadır. Temel Haklar Şartı sadece düzenlediği münferit haklar bakımından değil, genel hükümleri itibariyle de çok sayıda hukuki soruna yol açmaktadır. Bu sorunlardan birini oluşturan Temel Haklar Şartının Birlik hukukunun diğer hükümleriyle, ulusal hukukla ve uluslararası hukukla ilişkisi makalede ele alınmaktadır
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Review
    Ab Üyeliği Sürecinde Türkiye'nin Kıbrıs Politikalarının Kırılma Noktaları
    (2011) Arsava, Ayşe Füsun
    Kıbrıs siyasi sorununun çözümünde günümüzde paralel olarak iki stratejinin uygulandığı görülmektedir. Bunlardan birincisi Kıbrıs siyasi sorununun Türkiye-AB müzakere sürecinde âdeta bir “Kıbrıs kriteri” olarak ele alınarak çözülmesidir. Diğeri ise Kıbrıs-Türk ve Kıbrıs-Rum yönetimi arasında yapılan müzakerelerle Kıbrıs siyasi sorununun çözülmesidir. Türkiye-AB müzakere sürecinin uzun bir süre gerektirmesi ve bu sürecin akıbetinin belli olmaması nedeniyle sorunun çözümünde ikinci stratejiye a ırlık verilerek yol alınmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu stratejinin uygulanması Kıbrıs Türklerine kendi kaderlerine sahip çıkma anlamında önemli bir sorumluluk getirmesinin yanı sıra Türkiye’nin de AB ile ilişkilerinde Kıbrıs siyasi sorununun Türkiye’nin temel dış politika stratejilerine, özellikle Garanti Anlaşması’ndan doğan haklarına uygun olarak çözümünü gözetme sorumluluğu getirmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Ab Yargısının Geleceğine İlişkin Reform Önerileri
    (2013) Arsava, Ayşe Füsun
    AB yargısında Avrupa Tek Senedi ile başlayan, Maastricht anlaşması ile yoğunluk Kazanan reform çalışmaları AB yargısını yeni talepleri karşılamaya itmiştir. Nice Anlaşması kimi önemli reformlarla bu duruma uyum sağlamıştır. Lizbon Sözleşmesi de reform yolunda adımlar atmaya devam etmiştir. Mahkemeye başvuru hakkı hukuk devletinin en önemli gereklerinden biridir. Davaların Temel Haklar Şart’ının 47.madde 2.fıkrasında öngörüldüğü üzere etkin hukuki himayenin temini için makul bir süre içinde ele alınıp, karara bağlanması gerekmektedir. AB Anlaşmasının 19.madde 1.fıkrası Lizbon Sözleşmesi ile kapsam kazanmıştır. 1.fıkranın 2.bölümünde ise Avrupa hakları himaye sisteminde ilk kez önemli bir pozitif bir hukuk düzenlemesi yapılmıştır. Buna göre üye devlet mahkemelerinin AB’de etkin hukuki himaye için primer bir sorumluluğu bulunmaktadır. Her iki fıkra birarada ele alındığında AB Adalet Divanı’nın görevini ulusal mahkemelerle birarada yerine getireceği, bunun ortak bir görev olduğu yaklaşımının kabul edildiği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle Birlik yargısı ve geleceği düşünüldüğünde ulusal mahkemelerin Avrupa mahkemeleri olarak özel bir sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir. Ulusal mahkemeler AB hakları himaye sisteminin parçasıdır. Ulusal mahkemelerin kendi arasında ve Divan’la olan diyaloglarının desteklenmesi gerekmektedir. AB Divanı’nın reformu onun Birliğin hakları himaye sistemindeki özerk rolü ve üye devlet mahkemelerinin ortak sorumluluğu dikkate alınmaksızın gerçekleştirilemez. Avrupa Hukukunun ulusal hukuk yaşamında anlamının önem kazanması Birlik Mahkemelerinin yükünün artmasına yol açmaktadır. Makale bu çerçevede AB yargısında yapılması düşünülen reform önerilerine ışık tutmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    AB YASAMA TASARRUFLARINA KARŞI BİREY HAKLARINI KORUMA MEKANİZMASI
    (2017) Arsava, Ayşe Füsun
    Lizbon Anlaşması AB'nin hakları koruma mekanizmalarında önemli değişiklikler getirmiştir. Önemli değişikliklerden biri gerçek ve tüzel kişilerin dava açma hakkını düzenleyen 263. maddenin 3. paragrafıdır. Söz konusu paragrafta, birinci ve ikinci alt paragraflarda bahsedilen şartların oluşması durumunda, gerçek ve tüzel kişilerin kendilerine direkt veya dolaylı olarak etki eden işlemlere ve uygulanış detayları açıkça belirtilmemiş düzenleyici işlemlere karşı dava açılabileceği ifade edilmiştir. Bu madde AB yasal işlemlerine karşı kişisel hakların korunmasına ilişkin mekanizmalara, ABAD'ın 3.10.2013 tarihli Inuit Kanatami davasındaki tüzük karakterli hukuki tasarruflar ifadesine ilişkin yorumu çerçevesinde ışık tutmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Review
    Ab'nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşmesinin 263.madde 4.fıkrasında Öngörülen Tüzük Karakterli Tasarrufların Bireysel Hakların Korunmasına Katkısı
    (2014) Arsava, Ayşe Füsun
    Birey Haklarının korunması bağlamında AB hukukunda mevcut olan genel memnuniyetsizlik AB’nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Anlaşmanın 263.maddesinin reformunda gerekçe oluşturmuştur. 263.madde 4.fıkrada yapılan reform ile bireylerin haklarını koruma olanakları gerektirmeyen tüzük karakterli tasarruflar aleyhine dava açma olanağına sahiptir. 263.madde 4.fıkraya göre artık bireysel etkilenme gerekli değildir. Yeni düzenleme Lizbon anlaşmasının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaktadır. 263.madde 4.fıkranın şimdiye dek geçerli birey haklarına koruma sistemini ne ölçüde değiştirdiği ve tüzük karakterli tasarruflardan ne anlaşıldığı makalenin konusunu oluşturmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    AB'NİN YASAMA TASARRUFLARINA KARŞI BİREYLERİ KORUMAYA MATUF MERKEZİ KORUMA MEKANİZMASI
    (2016) Arsava, Ayşe Füsun
    Gerçek ve tüzel kişilerin haklarının üye devletlerin mahkemeleri tarafından dezentral himayesi yerine AB hukuku çerçevesinde merkezi olarak korunması AB'nin gündeminde olan, ancak farklı görüşler nedeniyle çözüm bulunması zor olan bir sorun niteliğine sahiptir. AB'nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşmenin gerçek ve tü- zel kişilere kendilerini doğrudan etkileyen ve icra önlemi gerektirmeyen tüzük karakterli hukuki tasarruflar aleyhine iptal davası açabilme olanağı veren 263.madde, 3.fıkrası AB'nin yasama tasarruflarına kar- şı bireyleri korumaya matuf merkezi bir koruma mekanizması işlevi görmesi amacı ile düzenlenmiştir. Makalede AB'nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşmenin 263.madde, 3.fıkrasında kullanılan tüzük karakterli hukuki tasarruflar kavramının yorumu bağlamındaki tartışmalara yer verilmekte ve 263.madde, 3.fıkranın AB'nin yasama tasarruflarına karşı merkezi koruma mekanizması karakterine açıklama getirilmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Aihk’nun 15.maddesi ve Aihm’nin Bu Bağlamda Oynadığı Rol
    (2022) Arsava, Ayşe Füsun
    Makalede AİHK’nun 15.maddesi ışığında AİHM’nin insan haklarının korunmasında oynadığı rol ele alınmaktadır. Bu bağlamda makalede Konvansiyon tarafı devletlere 15.madde muvacehesinde bırakılan takdir alanının (“margin of appreciation”) kapsamı, Konvansiyon tarafı devletlere olağanüstü hale yol açan tehlikelerle mücadele için tanınan takdir alanının kapsamı sorularının cevabı aranmaktadır. Bu soruların cevaplandırılması için makale üç bölüm olarak düzenlenmiştir. İlk bölümde AİHK’nun 15.maddesi çerçevesinde söz konusu edilen takdir alanı güncel AİHM kararları ışığında değerlendirilmekte; ikinci bölümde olağanüstü durumlarda takdir alanının genişletilmesinin AİHK’nun 15.madde gerekliliklerine bağlı kriterler ışığında mümkün olduğu ortaya konulmaktadır. Makalenin üçüncü bölümünde ise demokrasiyi tehlikeye sokan olağanüstü hal durumunda AİHM’nin rolü ele alınmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Aihk’nun Extraterritorial Geçerliliği Bağlamında Aihm’nin İçtihatlarında Görülen Hareketlilik
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    AİHK, Konvansiyon tarafı devletlere Konvansiyonda öngörülen hakları ve özgürlükleri ülkelerinde temin etme yükümlülüğü getirmektedir. AİHM’nin ancak 1990’lı yılların sonundan itibaren kararlarında AİHK’nun extraterritorial uygulanmasını kabul ettiği görülmektedir. AİHM’nin bu çerçevedeki kararları birbiriyle tam olarak uyumlu görülmemektedir. Makalede AİHM’nin hangi koşullar altında AİHK’nun extraterritorial uygulanmasını kabul ettiği somut karar örnekleri ışığında ele alınmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Aihk'nun Konvansiyon Alanı Dışında Uygulanması Kriterleri ve Bu Çerçevede Doğan Uluslararası Sorumluluk
    (2011) Arsava, Ayşe Füsun
    -
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Aihm Kararlarının Yerine Getirilmesi
    (2020) Arsava, Ayşe Füsun
    AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) AİHK’dan do -ğan mükellefiyetlerin üye devletlerden birisi tarafından yerine geti -rilmemesi halinde mükellefiyetin yerine getirilmediğini tespit eder.Bu tespitin gereğinin yerine getirilmesi üye devletlerin mükellefiye -tidir. Mükellefiyetin gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda Av -rupa Konseyi Bakanlar Komitesinin yeniden AİHM’ne başvuru imkânıbulunmaktadır. AİHM’nin bununla beraber 2003’ten itibaren kararla -rında ihlâl tespitinin ortadan kaldırılması bağlamında somut önerileryaptığı görülmektedir. Bu tablo AİHM’nin tespit kararından eda kararı -na geçiş yaptığını ortaya koymaktadır. Makalede AİHM’nin Konvansi -yonda dayanağı olmayan eda kararları yerine yeniden tespit kararlarıile ilgili Konvansiyon düzenlemesine dönmesi gerekliliğine ilişkin de -ğerlendirmeler yapılmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    AİHM’DE GÖRÜLEN DAVALARDA ÜÇÜNCÜ TARAFLARIN MÜDAHİL OLMASI
    (2022) Arsava, Ayşe Füsun
    Ulusal mahkemelerde olduğu gibi AİHM’de görülen davalarda da müdahil olma olanağı bulunmaktadır. AİHM Usul Tüzüğü müdahil olma prosedürünü ve kimlerin davaya müdahil olabileceğini düzenlemektedir. AİHM Usul Tüzüğü müdahil olma kriteri olarak “etkilenme” ölçütünü esas almaktadır. Makalede AİHM Usul Tüzüğü’nün öngördüğü düzenlemeler yanı sıra, Tüzüğün eleştiri konusu eksikliklerine dikkat çekilmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    AİHM'NİN AB DİVANINI İKÂME ETMESİ
    (2017) Arsava, Ayşe Füsun
    AİHM içtihatları üzerinden şekillenen AİHM ve AB Divanı arasındaki ilişkide 2012 tarihli Michaud-Fransa davasında AİHM'nin verdiği karar bir dönemeç teşkil etmektedir. Michaud-Fransa davasında 2005 tarihli Bosphorus-İrlanda davasında kabul edilen varsayımı reddeden AİHM gerekçesini Birlik temel hak koruma sisteminin yetersizliğine istinat ettirerek AB direktifini iç hukukta düzenleyen Fransız kanununu denetlemiş ve bu tutumu ile AB Divanını ikame etmiştir.Makale, AB temel hakları koruma sisteminin AİHK hakları koruma sistemi ile eşdeğerliliği tartışmaları bağlamında Michaud-Fransa davası örneğinde AİHM'nin içtihat hukuku gelişimine ışık tutmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    AİHM’NİN İNSAN HAKLARI ALANINDA OYNADIĞI ANAYASA MAHKEMESİ ROLÜ
    (2018) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası hukukun anayasallaşma sürecinde AİHK Avrupa’nın gölge anayasası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Avrupa Anayasa Mahkemesi olarak nitelendirmektedir. AİHM içtihatı ile insan hakları alanında Avrupa Konseyi’nin 47 üyesi arasında mütecanis bir standart yaratılması nedeniyle bu tespit isabetlidir. Söz konusu insan hakları standartı bağlayıcıdır ve bireysel başvuru üzerinden de talep edilmektedir. Herşeyden önce diğer uluslararası mahkemelerle veya insan hakları kurumları ile karşılaştırma yapıldığı zaman AİHM’nin önemi daha iyi ortaya çıkmaktadır. AİHM’nin söz konusu yönlendirme fonksiyonu onun insan hakları alanında Avrupa Anayasa Mahkemesi rolünü oynamasını sağlamaktadır. AİHM’nin bir anayasa mahkemesi ile karşılaştırılması durumunda ancak iki mahkeme arasında açık sınırların olduğu ortaya çıkmaktadır. AİHM AİHK’da yer alan haklara riayet denetimi yapmaktadır ve bu çerçevede ulusal özellikleri dikkate almaktadır. AİHM’nin denetimi bunun ötesinde subsidier (ikâme edici) bir denetimdir. AİHM uluslararası bir mahkeme olarak ulusal seviyede herhangi bir icra olanağına sahip değildir; kararlarının üye devletler tarafından icra edilmesi gerekmektedir. AİHM’nin ulusal bir anayasa mahkemesine nazaran söz konusu zafiyeti nedeniyle daha zayıf bir statüye sahip olması, onun anayasa mahkemelerinin fonksiyonlarını tamamlayan bir mahkeme olarak nitelendirilmesi sonucunu doğurmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Almanya Örneğinde Terörizmle Mücadele Aracı Olarak Vatandaşlık Kaybı – Uluslararası Hukukun Sınırları
    (2023) Arsava, Ayşe Füsun
    Terörizmle mücadelede vatandaşlık kaybı günümüzde bir rönesans yaşamaktadır. Kimi devletlerin bu çerçevede mevcut hukuki dayanağa istinat ettiği görülmektedir. Örneğin Almanya’da vatandaşlık hukuku 2019’da terörizmle bağlantılı vatandaşlık kaybı düzenlemesi ile genişletilmiştir. Makalede bu tür düzenlemelerin Uluslararası Hukuka uygunluğu tartışılmaktadır. Yapılan düzenleme ile hernekadar Uluslararası Hukukun reddettiği vatansızlık durumu ortaya çıkmasa da, farklı insan hakları sorunları ortaya çıkmaktadır. Almanya’nın yaptığı düzenleme somut durumu dikkate almaması nedeni ile eleştirildiği gibi, vatandaşlık kaybının ülkeye girişi engelleme amacı taşıması nedeni ile de eleştirilmektedir. Devletler bu tür düzenlemelerle güvenliği bakımından tehlikeli gördükleri vatandaşları hakkında cezai takibat yapmak yerine onları vatandaşlıktan çıkararak Uluslararası Hukuk sorumluluklarından kurtulmak istemektedir. Makalede devletlerin terörizmle mücadele araçlarına ve Uluslararası Hukukun bu çerçevedeki sınırlarına ışık tutulmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Arap Baharı ve Demokrasi Hakkı
    (2014) Arsava, Ayşe Füsun
    Arap baharı, Arap ülkelerinde gözlenen demokrasi eksikliği nedeniyle beklenme- yen bir gelişme olarak yorumlanmaktadır. Arap baharı halk ve hükümet ilişkisini dü- zenlemeye yönelik normların uluslararası hukukta yeniden tartışma konusu olmasına ve bu normların demokrasi hakkını kapsayıp kapsamadığı yönünde değerlendirme ya- pılmasına yol açmıştır. Bu bağlamda hükümet şeklinin halk tarafından belirlenmediği nispette yönetimin demokratik olarak nitelendirilemeyeceği görüşünün temsil edildi- ği gibi, halkların Selfdeterminationsright’ından demokrasi hakkının değil, demokra- tikleşme hakkının istihraç edilebileceği görüşünün de temsil edildiği görülmektedir. Devlet uygulamalarının analizi uluslararası hukukta demokrasi hakkının mevcudiye- tini yeterince desteklemektedir. Buna karşılık uluslararası hukukta demokratikleşme mükellefiyetinin bulunduğu varsayım olarak kabul görmektedir. Bu durum yönetimin meşruiyetinin somut hükümet şekline değil, daha çok demokrasiyi geliştirmeye yö- nelik gayretlere bağlı oluğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde uluslararası hukukta otoriter rejimlere karşı yapılan direniş hareketlerine meşruiyet prensibi dayanak oluş- turmaktadır. İnsan hakları içeriği ile meşruiyet prensibi otokratik hükümetler üzerin- de baskı oluşturmaktadır ve belli koşullar altında uluslararası camianın müdahalesini mümkün kılmaktadır. Ancak içerde gerekli koşullar olmadığı nispette dışardan demok- ratikleşme sürecinin dayatılmasının da mümkün olmadığının gözardı edilmemesi ge- rekmemektir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Avrupa Birliği Birincil Hukukunda Azınlıkların Korunmasının Hukuki Dayanağı
    (2010) Arsava, Ayşe Füsun
    Azınlıkların korunması konusunda Avrupa Birliği (AB) birincil hukukunda başlan¬gıçta söz konusu olan boşluğun içtihat hukuku ve günümüzde Lizbon Sözleşmesi ile doldurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Azınlıkların korunmasına ilişkin AB mükte- sebatının şekillenmesinde AİHK'nın yanısıra Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıklar Çerçeve sözleşmesi, üye devletlerin ortak anayasal gelenekleri ve AB Temel \"Hakları Şartı rol oynamaktadır. Azınlıkların korunması, AB müktesebatında bir anayasa prensibi olarak kabul edildiği nispette AB kurumsal yapısında ihdas edilen tasarruf¬lara ve üye devletlerin AB müktesebatını icrasına esas olmakta ve AB 'ye aday dev¬letler bakımından da yerine getirilmesi gereken siyasi kriterler arasında değerlendi¬rilmektedir.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • 3
  • 4
  • »
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
Entities
  • Research Outputs
  • Organizations
  • Researchers
  • Projects
  • Awards
  • Equipments
  • Events
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH
OpenAIRE Logo
OpenDOAR Logo
Jisc Open Policy Finder Logo
Harman Logo
Base Logo
OAI Logo
Handle System Logo
ROAR Logo
ROARMAP Logo
Google Scholar Logo

Log in to GCRIS Dashboard

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback