Boztepe, Handan
Loading...

Profile URL
Name Variants
H., Boztepe
Boztepe,H.
H.,Boztepe
Handan, Boztepe
Boztepe, Handan
B., Handan
B.,Handan
Boztepe,H.
H.,Boztepe
Handan, Boztepe
Boztepe, Handan
B., Handan
B.,Handan
Job Title
Doçent Doktor
Email Address
handan.boztepe@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Nursing
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
7
Research Products
4QUALITY EDUCATION
3
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
1
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
1
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
3
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
37
Articles
33
Views / Downloads
109/77
Supervised MSc Theses
4
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
105
Scopus Citation Count
107
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
2.84
Scopus Citations per Publication
2.89
Open Access Source
16
Supervised Theses
4
| Journal | Count |
|---|---|
| Journal of Pediatric Nursing | 4 |
| Sağlık ve Toplum | 3 |
| Comprehensive Child and Adolescent Nursing | 2 |
| Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi | 2 |
| Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi (BSBD) | 2 |
Current Page: 1 / 5
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

12 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 12
Master Thesis Üniversite Öğrencilerinde Primer Dismenoreyi Belirleyen Biyopsikososyal Faktörlerin İncelenmesi(2023) Öksüz, Canan; Topal, Cansu Akdağ; Boztepe, HandanDysmenorrhea is a widespread problem in women's health that has a detrimental impact on many facets of life and quality of life. In addition to being one of the most prevalent gynecological problems in women, dysmenorrhea is affected by many factors. This study, conducted on university students, aimed to examine the biopsychosocial factors determining primary dysmenorrhea, the nature of which is quite complex. This descriptive cross-sectional study was conducted at Atılım University between 01.11.2022 and 20.12.2022. The sample size was determined using the sampling calculation formula, and a totl of 339 students participated in the study. Dysmenorrhea Data Collection Form, Beck Anxiety Inventory (BAI), Beck Depression Inventory (BDI), Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS), Adverse Childhood Experience Questionnaire (ACEs), PainCatastrophizing Scale (PCS), and Visual Analog Scale (VAS) were used as data collection tools. The mean VAS score on which the students indicated the severity ofdysmenorrhea they have experienced between 0-10 was found to be 6.2±2.3. BAI mean score was 20.5±13.5, BDI mean score was 18.6±11.2, MSPSS mean score was 65.9±16.2, ACEs mean value was 1.5±1.1, and PCS mean value was 19.3±13.9. When the findings were analyzed, it was determined that onset of pain (t=3.37, p<0.001), age at menarche (t=- 3.21, p<0.05), PCS (t=16.98, p<0.001), BDI (t=5.13, p<0.05) and BAI (t=7.53, p<0.001) variables showed a significant relationship with iv primary dysmenorrhea. Age, grade, smoking status, alcohol consumption, body mass index, menstrual cycle, number of menstrual days, MSPSS, and ACEs variables in the model were found to have no significant relationship with primary dysmenorrhea (p>0.05). The data appears to suggest that primary dysmenorrhea could be related to biological and psychological factors. It is thought that the lack of a relationship between negative childhood experiences and perceived social support, which are among the social factors included in our model, and primary dysmenorrhea is due to the relatively high Multidimensional Scale of Perceived Social Support scores of the students and the relatively low scores of the Adverse Childhood Experience Questionnaire. Nurses should be aware of the biopsychosocial dimensions of primary dysmenorrhea in order to provide comprehensive assessment, education and counseling to women. Keywords: Anxiety, depression, dysmenorrhea, obstetric nursing, pain catastrophizing, social supportArticle 14-18 Yaş Grubundaki Çocuklarda İlaç Bilgisi ve İlaç Kullanım Durumlarının Belirlenmesi(2022) Çınar, Sevil; Boztepe, Handan; Özcebe, Hilal; Özbay, Sevıl ÇınarBu çalışmanın amacı çocukların ilaçlarla ilgili bilgilerini, ilaç kul- lanım durumlarını ve bilgi kaynaklarını belirlemektir. Bu araştırma tanımlayıcı olarak Türkiye’nin başkenti olan Ankara İlindeki Mil- li Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı farklı sosyoekonomik düzeyde olan (düşük, orta yüksek) üç okulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini seçilmiş olan okullardaki 9., 10., 11. ve 12. sınıfların- da okuyan 14-18 yaş grubundaki toplam 1082 çocuk oluşturmuş- tur. Araştırmaya katılan çocukların %81,6’sı ağrı kesici ilaçları, %47,7’si antibiyotiği, %30’u mide ilacı, %22,6’sı adale gevşetici ilaçları ve %18,8’ı stres ilaçlarını bildiklerini ifade etmişlerdir. Kronik hastalığı olan ya da hastanede yatanların, kronik hastalığı olmayan, hastanede yatmayan ve son altı ay içinde doktora gitme- yenlere kıyasla doğru ilaç kullanımıyla ilgili bilgilerinin daha fazla olduğu bulunmuş; istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Bu çalışmanın sonunda çocukların ilaçlar hakkındaki bilgilerinin geliştirilmesine gereksinim olduğu belirlenmiştir.Article Çocuğu Hastanede Yatan Ebeveynlerin Aile Merkezli Bakım Alma Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi(2019) Boztepe, Handan; Yıldız, Gizem Kerimoğlu; Çınar, Sevil; Ay, AyşeAmaç: Bu araştırmanın amacı, çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin, aile merkezli bakım uygulamalarına katılma durumları veetkileyen faktörleri belirlemektir.Hastalar ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma bir çocuk hastanesinin yataklı servislerinde çocuklarına refakat eden ebeveynler ileTemmuz 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu araştırmaya katılmayı kabuleden 303 ebeveyn oluşturmuştur.Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun (%95) hastanede çocuklarının bakımına katıldıkları, en çok bakımına katıldıkları uygulamaların çocuğun temel fiziksel bakımını karşılamaya yönelik uygulamalar (yemek yeme, hijyen gereksinimlerini karşılama) veilaç uygulaması olduğu (%37,6) belirlendi. Çocukları planlı bir şekilde hastaneye yatırılan ebeveynlerin sağlık profesyonellerinedaha fazla soru sorabildiği belirlenmiştir (p<0,05). Ebeveynlerin çoğunluğunun (%72.6) teslimlere katılmak istedikleri belirlendi. Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve çocuklarının hastalığını, hastanede aldıkları tedavi protokolünü, çocuklarına yapılanuygulamaların nedenlerini ve yatak başı hemşire teslimlerini anlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkolduğu bulundu (p<0.05).Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda, çocukları hastanede yatan ebeveynlerin aile merkezli bakım sürecine katılmalarını planlarken; ebeveynlerin eğitim seviyesi ve çocukların hastaneye yatış şekli gibi özelliklerin, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatealınması gerekliliği sonucu ortaya çıkmıştır.Article Communication Experiences of Nursing Students With Children and Their Families: a Qualitative Study(2023) Boztepe, Handan; Çınar, Sevil; Özbay, Sevıl ÇınarBackground: The clinical setting is often a stressful and anxiety-provoking environment. In particular, caring for pediatric patients causes students to experience anxiety in the clinic. It is extremely important to learn how to communicate effectively with the child’s parents and family members in overcoming this difficulty and providing effective care. Aim: The aim of this study is to determine the communication experiences of students with children and their parents during the clinical education of pediatric nursing course. Methods: The phenomenological approach, which is a qualitative research method, was used in the study. The population of the study comprised fourth-year students from the Faculty of Nursing, who accomplished the pediatric nursing course. The study was con ducted with 15 students, who agreed to participate voluntarily, via in-depth interviews. Results: The themes emerging as a result of the interviews conducted with the students were “difficulties and facilitators,” “family-centered care experiences,” and “acquisitions.” In the study, most of the student nurses stated that they felt fear, restlessness, and anxiety when they first came to the service, and they had difficulty in communicating with the hos pitalized child and the family. The students stated that they had difficulties in communica tion especially due to the age and diagnosis of the children. Conclusion: The study revealed that it is necessary to develop students’ skills of commu nication with children and their families. Accordingly, it is necessary to increase the com munication skills of student nurses by organizing trainings. It is recommended to create interactive environments where student nurses can express their difficulties.Article Inequality Among Adolescents in the Developing Countries is the Main Determinant of E-Health Literacy(2022) Çınar, Sevil; Boztepe, Handan; Özcebe, Hilal; Özbay, Sevıl ÇınarAmaç: Bu çalışmada, adölesan yaş grubundaki e-sağlık okuryazarlık düzeylerinin, adölesan karar verme süreçleri ile\radölesanların ve ebeveynlerin sosyal ve ekonomik belirleyicileri ile ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.\rMethods: Katılımcılar Türkiye’deki farklı sosyoekonomik yerleşimlerdeki liselerin 9-12. sınıflarında okuyan 14-18 yaş\rgrubudur. Veriler, adölesanların ve ebeveynlerinin sosyo-demografik özelliklerine ilişkin sorulardan oluşan veri toplama\rformu, Ergen Karar Verme Ölçeği ve Adölesanlar için E-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler, 14 ila\r18 yaşları arasındaki 1.082 adölesandan toplanmıştır.\r Results: Adölesanların yaşı, ailenin aylık geliri, karar verme puanları arttıkça e-sağlık okuryazarlığı düzeyi artmaktadır.\rAdolesanların ekonomik durumu ve yaşı, e-sağlık okuryazarlığını oluşturan temel faktörlerdir.\rConclusions: Adölesanlara güvenilir sağlık bilgilerini nasıl bulacaklarını ve kendi sağlıklarını korumak için uygun\rkararları nasıl alacaklarını öğretmeyi amaçlayan e-sağlık okuryazarlığı eğitiminin acilen iyileştirilmesine ihtiyaç vardır.\rGelişmekte olan ülkelerde hükümetlerin sosyal politikaları olarak düşük sosyoekonomik statüdeki ergenlere e-sağlık bilgi\rokuryazarlığı ve hizmetleri sağlanmalıdırReview Pediatri Hemşireliği Eğitiminde Standart Hasta Kullanımı(2021) Çınar, Sevil; Yıldız, Gizem; Boztepe, Handan; Özbay, Sevıl ÇınarHemşirelik eğitimi süresince öğrencilerin, klinik uygulamalar içingerekli olan becerileri kazanmaları beklenmektedir. Psikomotorbecerilerin öğretilmesinde kullanılan bir eğitim yöntemi ise standarthastadır. Bebeklik döneminden adölesan döneme kadar olançocuk standart hastalar, pediatrik Objektif Yapılandırılmış KlinikSınavlarında çeşitli oranlarında kullanılmaktadır. Tıp ve hemşirelikeğitiminde çocuklar standart hasta olarak 20 yılı aşkın bir süredirkullanılmaktadır ve yapılan çalışmalarda pediatrik standart hastakullanımının olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte,pediatride standart hasta kullanımının birçok etik sorunu içerdiğive geçerlilik, güvenirlik, uygulanabilirlik açısından tartışmaya açıkolduğu düşünülmektedir. Yaş önemli etik konulardan biridir. Çocuklargenellikle standart hasta olarak kendilerinden ne beklendiğinianlayabilecek kadar yeterli bilişsel düzeye sahip olmayabilirler. Çocukstandart hasta kullanmanın faydaları içerisinde hemşirelik öğrencilerininetkili iletişim becerilerinin geliştirilmesi, hasta bakımınplanlanması ve değerlendirmesi yer almaktadır.Review Sezaryen Sonrası Eras Uygulamaları ve Kinezyo Bantlamanınbağırsak Hareketlerine Etkisi(2021) Terzioğlu, Füsun; Doğu, Nilgün; Boztepe, Handan; Gençbaş, Dercan; Akdeniz, Canberk; Özgündöndü, BuğseSezaryen, kadınlarda sık uygulanan abdominal cerrahi türlerindenbiridir. Yüksek oranda tercih edilen sezaryen ile doğum sonrası di ğer abdominal cerrahilerde olduğu gibi anestezi ve cerrahi girişimebağlı bağırsak fonksiyonları etkilenebilmektedir. Doğum sonu dö nemde bağırsak problemleri, ameliyat sonrası komplikasyon, hasta nede kalış süresinde uzama ve sağlık maliyetlerinde artmaya nedenolmakta ve annenin konforunu azaltmaktadır. Bağırsak problem lerinin önlenmesi ve yönetiminde, farmakolojik yöntemlerin annesağlığı ve emzirme sürecine olumsuz etkileri nedeniyle günümüzdefarmakolojik olmayan (nonfarmakolojik) yöntemler kullanılmayabaşlanmıştır. Literatürde, Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme(ERAS) protokolü uygulamalarından sakız çiğneme, erken oral hid rasyon, erken mobilizasyon ve kinezyo uygulamalarının sezaryensonrası bağırsak problemlerinin önlenmesinde ve yönetiminde etkiliolduğu belirtilmektedir. Multidisipliner protokollerde yer alan kanıttemelli bu uygulamaların, sezaryen sonrası hemşirelik bakım süre cine entegre edilerek standardize edilmesi hasta bakım kalitesi açı sından oldukça önemlidir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makale nin amacı, sezaryen sonrası uygulanacak bu yöntemlerin bağırsakfonksiyonları üzerine etkilerini tartışmak ve hemşirelerin bağımsızolarak uygulayabilecekleri uygulamalar içerisine entegre etmesineyönelik önerilerde bulunmaktır.Master Thesis Türkiye'deki Göçmen Suriyeli ve Türk Kadınlarda Prenatal Dönem Bağlanma Düzeylerinin Karşılaştırılması(2022) Tekmen, Ezgi Kübra; Boztepe, Handan; Topal, Cansu AkdağHer ebeveynlik beraberinde bir takım sorumlulukları getirmektedir. Doğmuş olan bebeğin; mutlu, huzurlu, başarılı olabilmesi içinebeveynleri ile bebek arasında güvenli bir bağlanmanın kurulmuş olması gerekmektedir. Bu çalışmada; Suriyeli göçmenlerin ve Türk gebe kadınların gebelik döneminde prenatal bağlanma düzeylerini karşılaştırmak, bunları etkileyen faktörleri belirlemek amaçlanmıştır.Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak planlanan çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 08 Eylül- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında güç analizi ile belirlenen 197 Suriyeli gebe kadın, 200 Türk gebe kadın olmak üzere toplamda 397 gebe ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Form ve Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 397 gebenin prenatal bağlanma puan ortalaması 55,22± 11,66 olarak bulunmuştur.Türk (61,79±8,55) katılımcıların prenatal bağlanma puanlarının Suriyeli (48,38±10,39) katılımcılara göre daha yüksek olduğu görülmüştür(p<0,05).Suriyeli gebelerin prenatal bağlanma düzeyinin düşük olmasında göçmen olmanın ve göçün gebelik üzerindeki olumsuzluklarının etkili olduğu düşünülmektedir. Hemşireler göçün insan ve kadın üzerine etkilerini bilmeli; güvenli ve güvensiz bağlanmaya işaret eden durumları erkenden tespit edebilmeli, prenatal dönemde bağlanmayı etkin hale getirerek, bağlanmanın geliştirilmesi için aileye destek olmalıdır.Master Thesis Emzirme Öz-yeterliliği, Emzirme Motivasyonu, Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2023) Ünsal, Başak; Topal, Cansu Akdağ; Boztepe, HandanEmzirme, doğum sonu dönemde anne bebek arasında bağın hızlıca oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Emzirmenin erken dönemde başlaması ve devam etmesinde annelerin emzirme öz-yeterliliği algıları etki gösterir. Bandura'nın öz-yeterlilik kuramından etkilenerek oluşturulan emzirme öz-yeterliliği annelerde oluşan emzirme motivasyonu ve annelerin kendine olan güveninden etkilenmektedir. Bu çalışmada; Emzirme Öz-yeterliliği, Emzirme Motivasyonu Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak planlanan çalışma Gazi Üniversitesi Hastanesinde 20 Kasım 2022- 1 Mart 2023 tarihleri arasında güç analizi ile belirlenen 260 postpartum dönemdeki anne ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Form, Emzirme Öz-yeterlilik Ölçeği, Emzirme Motivasyon Ölçeği, Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, emzirme öz-yeterliliği ile emzirme motivasyonu arasında (p<0,05) ve emzirme öz-yeterliliği ile benlik saygısı arasında pozitif anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Annelere doğum öncesi emzirme eğitimi verilirken eğitim kapsamına annelerin psikolojik sürecini destekleyen programlar da eklenmelidir. Hemşireler, annelere aile ve eş desteği sağlanması için eğitimlere ve uygulamalara aile üyelerininde eklenmesini sağlamalıdır. Anahtar kelimeler: Emzirme öz-yeterliliği, emzirme motivasyonu, benlik saygısı, hemşirelik, emzirmeArticle Annelerin Evde Reçetesiz İlaç Kullanma Durumlarının Farklı Sosyoekonomik ve Sağlık Okuryazarlık Düzeylerine Göre İncelenmesi(2022) Ay, Ayşe; Boztepe, HandanAmaç: Bu çalışmanın amacı, farklı sosyoekonomik düzey ve sağlık okuryazarlık düzeyine göre annelerin çocuklarına evde reçetesiz\rilaç kullanım durumunu ve etkileyen faktörleri incelemektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı desende olan bu araştırma\rfarklı sosyoekonomik düzeyde yer alan (düşük-orta-yüksek) üç aile sağlığı merkezinde Eylül 2018- Şubat 2019 tarihlerinde\ryürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini araştırma kriterlerine uygun olan 0-18 yaş grubu çocuğa sahip 300 anne oluşturmuştur.\rVeriler “Veri Toplama Formu” ve “Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği” ile toplanmıştır. Bulgular: Düşük sosyoekonomik\rgrubunda yer alan annelerin çocuklarına evde reçetesiz ilaç kullanma düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Annelerin sağlık\rokuryazarlık puan ortalamaları ile sosyoekonomik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.000). Düşük\rsosyoekonomik grubunda yer alan, çocuklarına evde reçetesiz ilaç kullanan annelerin sağlık okuryazarlık puan ortalamaları, reçetesiz\rilaç kullanmayan annelere göre daha düşüktür (p=0.041). Çocuğun yaşının (OR=1.01, p=0.045), annenin düzenli ilaç kullanma\rdurumunun (OR=2.11, p=0.014) ve çocuğa ilaç vermeden önce prospektüsü okuma durumunun (OR=3.14, p=0.005) annelerin\rreçetesiz ilaç kullanımını etkilediği belirlendi. Sonuç: Bu araştırma düşük sosyoekonomik ve sağlık okuryazarlık düzeyinin\rannelerin çocuklarına evde reçetesiz ilaç kullanma durumuna yol açabileceğini vurgulamıştır. Annelerin reçetesiz ilaç kullanmasına\retki eden faktörleri göz önünde bulunduran ve sağlık okuryazarlık düzeylerinin arttırılmasını hedefleyen eğitim programları ile\rreçetesiz ilaç kullanımı azaltılabilir.

